Değerlerimizi unutuyoruz

1dk okuma

Hep başka ülkelerdeki yaşamlara özenmeye başladık. Maalesef kafamızda yurtdışını o kadar yüceltiyoruz ki onları taklit edip kendi değerlerimizi unutuyoruz.

Haberin Devamı

22 yaşındayken eşimle severek evlendim. Tam 21 yıl oldu ve 2 çocuğumuz var. Eşimle mutluyuz.
Evlenmeden önce ne beraber yaşadık ne de flört ettik. Evlendikten sonra da anlaşmadığımız konular oldu ama hep anlayışla karşıladık, sorunlarımızı birlikte çözdük.
Neden bunları yazıyorum? Okumayı seven bir insanım. Önüme ne gelirse okurum. Sizin yazılarınızı da toplumun gidişatını anlamak için severek okurum.
Çoğu zaman dini inancım gereği dediklerinize katılmam. Ancak köşenizde okuduğum bir yazı gerçekten beni çok sinirlendirdi. “Çiftler ön evlilik yapabilselerdi boşanmalar artmazdı” başlıklı bu yazı gerçekten toplumumuzu tanımayan biri tarafından yazılmış olmalı.
Bazen diyorum “size yazanlar bu kadar cahil olamaz” diye. Size yazan o kişi, yurtdışında yaşadığını söylüyor. “Burası Türkiye” diyorsunuz. Bekaret önemli değil gibi bir izlenim uyandırıyor o yazı. O şahıs diyor ki, “Önce beraber yaşasalar bu sorunlar olmazdı. İnsanlar bu kadar kolay boşanmazlardı.”
İyi de Güzin Abla, yurtdışında yaşayan yabancılar boşanmıyor mu? Üstelik onlarda flört daha yaygın değil mi?
Bırakın birkaç ayı, yıllarca aynı evde oturup daha sonra evlenseler de boşanmıyorlar mı?
Madem birkaç ay beraber yaşamak sorunu çözüyor, onlar neden boşanıyor? Bizden kat kat daha yüksek oranlar neden onlarda da var? İşte buna çok kızıyorum.
Ve yine mesela çocuk sayısı... “Çocuk yapmak için zengin olmak gerek” deniyor. Neden Avrupa’da doğurganlık tepetaklak o zaman?
O kadar zengin Almanlar neden çocuk yapmıyor?
Maalesef öyle bir toplum olduk ki, kafamızda başka ülkeleri o kadar yüceltiyoruz, o kadar büyütüyoruz ki hiçbir araştırma yapmıyoruz.
Yazık bu millete, Batı’ya özendikçe değerlerimiz gidiyor.
İlerlemiyoruz, tam tersi geriliyoruz hep. Toplumu toplum yapan aile değerlerimiz yok olursa, annelik vasfı yok olursa bu toplum da çöker.
“Kadın çalışmasın” falan demiyorum, yanlış anlamayın.
Ancak annelik vasfı edinen kadın da çalıştırılıyor.
O zaman da yuvalar ve kreşlerde sevgisiz büyüyen çocuklar, ne anne de ne babalarına saygılı oluyor. Böyle bir toplum bizim toplumumuz olmamalı.
Ondan sonra birileri de çıkıp “flört edin, birlikte yaşayın, o zaman boşanmazsınız” diyebiliyor. Haydi oradan... ◊ Rumuz: Muhafazakâr

YANIT

Haberin Devamı

Sevgili okurum, fikirlerinizi paylaştığınız, düzgün ifadeyle yazdığınız mektubunuzu, size söz verdiğim gibi yayınlıyorum.
Genellikle bana katılmadığınızı söylüyorsunuz.
Bağışlayın ama ben de mektubunuzdaki ana konu haricinde, size bazı konularda katılmıyorum.
Ama köşem herkese, her türlü düşünceye açık olduğu için sizin de düşüncelerinizi burada ifade etmeye hakkınız olduğunu kabul ediyorum.
Size katıldığım nokta, o mektuba cevaben de yazdığım gibi, toplumumuzda evlilik öncesi birlikte yaşamak gibi bir alışkanlık olmamalı.
Bırakın evlilik öncesi birlikte yaşamayı, ben giderek yaygınlaşan hoca nikâhıyla evlenmeyi de uygun görmüyorum.
Resmi nikâh olmadan hoca nikâhı olmamalı.
Ancak kadının çalışması konusundaki düşüncelerinize katılmadığımı söylemek isterim. Çocuklar düzgün bir yuvada sevgi, dengeli bir ailede şefkatle büyüyebilir.