GeriMurat Doğan Bebeklerde ek gıdaya geçiş nasıl olmalı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bebeklerde ek gıdaya geçiş nasıl olmalı?

Bebeklerde ek gıdaya geçiş nasıl olmalı?
Abone Olgoogle-news

Bebeğin sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanabilmesi için ek gıdaya başlama süreci çok önemlidir. Peki, bebeğimize ilk kez hangi besinleri verebiliriz? Bebeklerde ek gıdaya geçiş nedir, nasıl olmalıdır? Doğru bildiğimiz yanlışlar nelerdir?

Doğumdan sonra beslenme açısından bazı önemli dönemler vardır. Bu dönemleri iyi bilmek ve sağlıklı nesil yetiştirmek her ebeveyn için çok önemlidir. Bebek doğduğunda sadece anne sütü almasını istediğimiz ilk dilim anne sütü dönemi’dir. Bu genelde doğduktan sonraki ilk 6 ayı kapsar. Bazen erken doğan bebeklerde düzeltilmiş yaş nedeniyle, bu dönem biraz daha uzun olabilmektedir. Daha sonrasında, 2. dönem başlar. Bu dönemde anne sütü ve ek gıdaya geçilmesi gerekir. Bu geçişe tıp dilinde “weaning dönemi” denilmektedir. Türkçesini “anne sütü ve ek gıda dönemi’’ olarak adlandırabiliriz.

Bu bölümde, annelerin en çok merak ettiği ek gıdalara ne zaman geçilmesi gerektiği ve hangi gıdalarla başlanması gerektiğine dair sorulara cevap bulacağız.

Bebek için erken dönemde ek gıdaya başlamanın zararları

Ek gıda dönemi genellikle 4. ayda başlanmakta ve 2 yaşa kadar devam etmektedir. Sonrası ise artık “erişkin diyet” dönemidir. Annelerin ek gıdaya erken dönemde başlamasının en sık görülen sebebi kendi sütünün yetmediği, çocuğunun aç kaldığı ve sağlıklı gelişemeyeceği düşüncesidir. Erken dönemde ek gıdaya başlayan bebeklerde, genellikle sindirim sistemi tam gelişmediğinden ishal görülebilir. Aynı zamanda besin alerjisi de erken dönmede ek gıdaya geçen bebeklerde sorunlara neden olacaktır. Bu bebekler erken dönemde ek gıdaya başladığında anneyi daha az emmekte, bunun sonucunda da annenin sütü azalmaya başlamaktadır.  Hem anne sütü azaldığı için hem de ishal ve alerji dolayısı ile bu çocuklar daha fazla kilo kaybı ve malnütrisyona maruz kalmaktadır. Annelerin yanlış bilgilendirilmesi, çocukların doktor veya hemşire izleminin yapılmaması da erken dönmede ek gıdaya geçişe sebeptir.

Ek gıdaya geçişle ilgili bazı durumları şu şekilde özetleyebiliriz;

Çok erken ek gıdaya geçiş sorunları

  1. Artmış ishal ve alerjik hastalıklar (bağırsak immatürasyonuna bağlı)
  2. Anne sütünde azalma (ek gıdalar nedeni ile çocuğun emme isteği azalmakta)
  3. Malnütrisyon (ishalli hastalıklara bağlı)

Uygun dönemde ek gıdaya geçiş

  1. Uygun zamanda (4-6. aylar arasında) başlanmalı
  2. Besin içeriği yeterli (Kalori, protein, demir, çinko, vitamin A ve vitamin D içeriği yeterli) olmalı
  3. Hijyen koşullarına uyularak besinler hazırlanmalı
  4. Toplumun kültürel yapısına uygun yiyecekler ile (o ülkede mevcut olan ve toplumca kabul edilebilen) başlanmalı

Geç olarak ek gıdaya başlamak

  1. Büyüme geriliği (Anne sütü tek başına kalorik olarak yetersiz hale gelmektedir) oluşabilir.
  2. İmmün yetmezlik (Yetersiz enerji ve protein alımı sonucu) oluşabilir.
  3. İshalli hastalıklarda artma (İmmün sistemde yetersizlik sonucu) görülür.
  4. Malnütrisyon (Yetersiz kalori alımı ve ishalli hastalıklara bağlı) sonucu bodurluk oluşur.
  5. Mikronütrient eksikliği (Yetersiz alım ve enfeksiyonlarda artma sonucu) dediğimiz mineral eksiklikleri oluşur.

Anneler tarafından ek gıdalara geç başlanması durumu da bebeklerde anne sütünün yetersiz kalması ile büyümede yavaşlama, bağışıklık sistemi zayıflığı ve malnütrisyona neden olacaktır. Uygunsuz ve kalitesiz besin seçimi protein enerji malnütrisyonuna sebep olmaktadır. Ayrıca bu durum çeşitli minerallerin alımını da bozmakta ve eser element eksikliğine sebebiyet vermektedir.

Bebeğinizin ek gıdaya geçiş için hazır olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?

Anne sütü dönemi 4-6 ay arasıdır. Bu dönemden sonra bebeklerde anne sütü ile beraber ek gıdaya geçilmektedir. Bebeklerde bu dönemde sindirim sisteminin yabancı proteinlere karşı koruyucu mekanizması tam gelişmemiştir. Anne sütü, bu mekanizmanın gelişmesini sağlarken yabancı protein ve patojenlerle bebeğin karşılaşmasını engeller. Bu dönemde bebeklerde yutma refleksi zayıftır ve kaşıkla verileni ağızdan çıkartma eğilimindedir.

İlk dört altı ay bebeğin emerek beslenme evresidir. Bu sürede bebek kaşıkla verileni yeterli yutamaz ve ağzından geri çıkarmaya eğilimlidir. Bu annelerce sanki bebek istemiyormuş gibi algılanmakta ve yanlış besinlerin denenmesine neden olmaktadır. Bununla birlikte bebeklerde, dil çıkarma refleksi 5 ile 7. aylarda kaybolur ve kaşıkla verileni alabilir. Ek gıdalara başlanma konusunda tüm bebekler için kesin bir yaş yoktur. Bu genelde erken doğan bebeklerde düzeltilmiş yaş veya bebeğin özel sağlık sorunlarına göre takip edildiği sağlık uzmanlarınca karar verilecek önemli bir durumdur.  Bu geçiş için bebeklerin mide, bağırsak sistemi, enzim sistemi ve de böbreklerin süzme kapasitesi olgunlaşmalıdır. Ancak bebeklerde ek gıdaya geçişte genel kabul görmüş olan başlangıç yaşını sağlık uzmanlarına ulaşamayan ailelerimiz için belirtmek gerekirse anne sütü ve ek gıda dönemi olan 4. ile 6.aylar arasıdır.

Bebeklerde altıncı aydan başlayarak, ikinci yılına kadar baş kontrolü, ince ve kaba motor basamaklarında ilerleme ile fizyolojik ve nörolojik olgunlaşma görülmektedir. Ek gıdalara geçiş ile kaşıkla beslenme, çiğneme, parmakları ile besinleri tutarak kendini besleyebilme,  bağımsız beslenme ve kaşık-çatal kullanabilme çocuğun beslenme basamaklarını oluşturur. Sekizinci ayda yardımsız oturabilir ve dil hareketleri daha fazla gelişir, bu durumda bebeğiniz daha katı yiyecekleri yiyebilir. Onuncu ayda çiğnemeye başlar ve elindeki yumuşak besinleri ısırabilir. Bir yaşında tüm besin maddelerinden yiyebilir ve iki elini kullanarak sıvı gıda içebilir. İkinci yaşın sonunda yiyecekleri diğer maddelerden ayırabilir.

Sonuç olarak ek gıdaya başlamadan önce dikkat etmeniz gerekenler;

-Baş-boyun kontrolünün tamamlanması (Bebeğin başını dik tutması),

-Oturabilmesi, el ve göz koordinasyonunun gelişmesi, oyuncaklarını ağzına götürebilmesi,

-Dil çıkartma refleksinin kaybolması, kaşıktan yiyecekleri alabilmesi,

-Ağzını açma, yutma ve çiğneme koordinasyonun gelişmesidir.

-Genel olarak doğum ağırlığının iki katına çıkmış çocuk ek gıdalara başlamak için hazırdır.

Ek gıda verilirken dikkat etmeniz gerekenler

  • Her yeni gıdaya tek tek başlanmalı ve çok az miktarda (bir yemek kaşığı) verilmelidir. Bebeğin alımına uygun olarak 3-4 gün içinde miktarı artırılmalıdır. Yeni bir gıdaya bu üç günün sonunda başlanmalıdır. Böylece çocuğun bir besin maddesine olan alerjisi tespit edilebilir. Buna ‘3 gün kuralı’ da denmektedir.
  • İlk kez verilecek besinler bebek açken denenmelidir. Bu besini tatması ve istek uyandırması için önemlidir.
  • Bebek istemediği bir besini alması için zorlanmamalı bir süre ara verilip iki-üç hafta sonra tekrar denenmelidir. Aşırı zorlama kusmalara ve yeme stresine neden olarak ek gıdaya geçişi zorlaştıracaktır. Bebeğin iştahsızlığına sebep olacaktır.
  • Ek gıdalar tek öğün olarak başlanır. Bebek altı aylık olduğunda anne sütüne ilave olarak günde 2- 4 öğün ek gıda alabilir. Başlangıç haftasında bir öğün olarak başlayıp, giderek artırılabilir.
  • Ek gıdalara geçerken önce tekli besin grubu (yoğurt, meyve suları) kullanılır, daha sonra çoklu karışımlara (sebze çorbası, kabak dolması) geçilir.
  • Bebeğe verilecek ek besinlerin protein, demir, çinko, vitamin D ve vitamin A yönünden zengin olmasına dikkat edilmelidir.
  • Bebeklere doğal ve taze hazırlanmış besinler verilmelidir. Konserve, dondurulmuş yiyecekler, katkı maddeli hazır besinler bebeğe verilmemelidir.
  • Bebek için hazırlanan besinler iki saat içinde tüketilmelidir. İki saatten uzun süre oda ısısında bekletilen yiyecekler kullanılmamalıdır. Uygun saklama koşulları yoksa (buzdolabı gibi) beslenme sonrası artan miktarlar atılmalıdır.
  • Besinler hazırlanmadan ve bebek beslenmeden önce eller mutlaka yıkanmalıdır. Bebeğe verilecek besinler hazırlanırken gıda hijyenine uyulmalıdır.
  • Besinlerin hazırlanmasında kaynatılmış su kullanılmalıdır.
  • Tüm besinler sadece kaşık ile verilmelidir. Ek gıdaların verilmesinde biberon kullanılmamalıdır. Koyu kıvamlı besinler emzikten emilirken boğulmaya neden olabilir. Aynı zamanda biberon ile ek gıdaların verilmesi, uygun olmayan beslenme alışkanlıklarının gelişmesine neden olur ve kaşıkla beslenme alışkanlığının gelişmesine olanak vermez.
  • Bebeği beslemek için kullanılacak kaplar ve kaşıklar temiz olmalıdır. Kullanılan kapların gıda artıklarının kolay temizlenmesi için köşesiz olması gerekmektedir. Bu malzemeler bir tencere içinde ağzı kapatılmış olarak en az beş dakika süre ile kaynatılmalı ve ağzı kapalı olarak soğutulmaya bırakılmalıdır. Böylece hijyen için sıcak buhardan da fayda sağlanmış olur. Plastik kaplar ve biberonlar kaynatılamayacağı ve kolay temizlenemeyeceği için kullanılmamalıdır.
  • Meyve ve sebze pürelerini hazırlarken vitaminlerin kaybolmaması için cam rende kullanılmalıdır.
  • Beslenme saatleri hem anne hem de çocuk için mutlu geçen anlar olmalıdır. Beslenme saatlerinde anne rahat olmalı ve acele etmemelidir. Çocuk çok hızlı ya da çok fazla beslenmiş ise kusabilir. Gerekli temizlik yapıldıktan sonra beslenmeye devam edilmelidir.

Bebeğinize ilk kez verebileceğiniz besinler nelerdir?

Dört ile altıncı aylar arasında meyve (elma, şeftali gibi) ve yoğurt az miktarda başlanabilir. Pirinç kolayca sindirilebilir ve nadiren alerjik reaksiyonlara neden olur. Önceleri sulu muhallebi şeklinde verilebilir. Sebze püreleri; patates, havuç, kabak ve pirinç ile hazırlanabilir. Çorbalara bir miktar sıvı yağ ilavesi bebeğin enerji ihtiyacını tamamlamada yardımcı olur. Bebeğinize altıncı ayından itibaren yumurta sarısı az miktarda başlanabilir ve miktarı artırılarak 8-10 günde tam yumurta sarısı verilebilir. Yedinci ile dokuzuncu aydan itibaren haftada iki üç kez tam yumurta verilebilir. Ispanak, turp ve pancar yüksek nitrat içeriği nedeni ile "weaning" döneminde önerilmemektedir. Yedinci aydan itibaren etli dolmalar, etli sebze yemekleri ve baharatsız ızgara köfte verilebilir. Bu dönemde nişastalı besinler (pilav, makarna, ekmek gibi) verilmeye başlanabilir. Dokuzuncu aydan başlayarak çocuk birçok yiyeceği ısırarak yiyebilir ve bir yaşında aile sofrasındaki besinleri yiyebilir. İnek sütü bağırsakta gizli kanamaya neden olması, demir içeriğinin yeterli olmaması, içerdiği yabancı proteinlerle alerjiye neden olduğu için ilk bir yıl içinde önerilmemektedir. İlk bir yıl içinde bebeğin yiyeceklerine tuz katılmaması önerilir. Bu dönemde tuzlu besin alan çocukların hayatlarının ileri dönemlerinde de aşırı miktarda tuzlu besin tükettikleri tespit edilmiştir. Anne sütü ile beslenme dönemindeki şişmanlığın erişkin dönemdeki obezite ile ilişkisi olmadığı görülmüştür.  Ailede alerji öykü olan bebeklerde emzirme döneminde annenin diyetinden alerjen besinlerin çıkartılması ve çocuğa da bu besinlere başlamanın geciktirilmesi önerilmektedir.

Biberon ile beslenmenin iki hatta dört yaşına kadar devam ettiği görülmüştür. Bu durum çocuğun diş gelişimini de olumsuz etkilemektedir. Biberonun hem temizliği zordur hem de üçlü meme konfüzyonuna sebep olmaktadır. Bu nedenle de uzun süre biberonla beslenme önerilmemektedir.

False