40 yaş sonrası glokom riski

40 yaşını geçmiş kişilerin yanında ailesinde glokom hikayesi bulunanlarla yüksek miyopluların ve şeker hastalarının glokom riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Prof. Dr. Nuray Akyol, “Bu grupların hiçbir yakınmaları olmasa bile, en geç iki yılda bir kontrolden geçmeleri gerekir” dedi.

Haberin Devamı

Sevgili okurlar, önümüzdeki hafta dünya glokom haftası. Biz de glokomla ilgili toplumun dikkatini çekmek, insanların farkındalığı artırmak, bilinçlendirmek, hastaların yaşadığı sorunları ortaya koymak amacıyla konumuzu glokom olarak seçtik. 7 yıl önce 6 Mart Dünya Glokom günü olarak, Dünya Glokom Topluluğu ve Dünya Glokom Hastaları topluluğu’nun ortak aktivitesi olarak kutlanmaya başladı. Son 3 yıldır da Mart ayının 2. haftası Dünya Glokom Haftası olarak kutlanıyor. Bu iki uluslararası derneğe üye yerel dernekler, glokom uzmanları ve gönüllü kuruluşlar, tüm dünyada eş zamanlı yapılan bilgilendirme toplantıları, gönüllü taramalar, afişler, el ilanları, kamu spotları ve video kliplerle bu tarihlerde halkı glokom hakkında bilinçlendirmeye çalışmaktadırlar. Biz de glokomla ilgili konunun uzmanı TOBB ETÜ Hastanesi Göz Hastalıkları bölümü doktorlarından Göz Hastalıkları ve Glokom Uzmanı Prof. Dr. Nuray Akyol’a merak edilenleri sorduk.

Haberin Devamı

- Öncelikle glokom nedir ve kimlerde görülür?

Halk arasında karasu adıyla bilinen glokom, görme sinirinin dejeneratif bir hastalığıdır. Genellikle orta ve ileri yaş hastalığıdır; glokom hastalarının yüzde 90’ından fazlası 40 yaş üzerindedir. Görülme sıklığı yaşla birlikte artar, orta yaşlarda yüzde 2-4 arasında görülürken sıklığı ileri yaşlarda yüzde 10’a yaklaşır. Ancak gençlerde de glokom risk faktörlerine rastlanabilir.

BİRDEN ORTAYA ÇIKABİLİR

- Glokomun belirtileri nelerdir?

Glokom Alzheimer ve Parkinson gibi diğer dejeneratif sinir hastalıklarına benzer şekilde, son derece sinsi seyreder; ilk yıllarında hiçbir belirti vermez. Hastalığın başlangıç yıllarında hiçbir yakınma olmazken, 8-10 yıl geçtikten sonra hastalar görme alanlarının daraldığını farketmeye başlarlar; bazen bu durum, daralmış görme alanı yüzünden farkedilmeyen bir arabanın çarpması gibi dramatik bir şekilde ortaya çıkabilir. Sonraki yıllarda santral görme de azalmaya başlar; tedavi edilmemiş glokomda hastaların yarısı 15. yılda bir gözlerinde, yaklaşık 20. yılda da her iki gözlerinde görmelerini kaybederler.

Haberin Devamı

- Glokomun tedavisinden biraz bahseder misiniz?

Glokom hastalığının tanısı seyrini tamamlamadan önce konur ve tedaviye başlanırsa hastalığın ilerlemesi durdurulmuş ya da çok yavaşlatılmış olur. Glokomla ilgili tartışmasız en çarpıcı gerçek kaybedilmiş olan görme fonksiyonunun hiçbir zaman geriye dönmeyecek olmasıdır. Tanının konup tedavinin başlamasıyla sağlam kalmış olan görme fonksiyonu korunabilir; bu ise göz tansiyonunun düşürülmesi ve güvenli seviyede tutulması ile mümkündür. Orta yaşlı, aktif, halen çalışmakta olan hastalarda daha düşük basınçlara mümkünse ilaçsız ulaşmak hedeftir. Bu hastalar lazer uygulamalarıyla ilaç kullanmaktan kurtulabilirler. Glokom hastalarının çok büyük bir bölümünü tanı aldıktan sonra ömür boyu ilaç kullanması gereken hastalar oluştururlar. Lazer uygulamaları ve ilaçlar işe yaramadığında çeşitli cerrahi uygulamalar son silahlarımız olarak devreye girer.

Haberin Devamı

RİSKLİ GRUPLAR DİKKAT

- Kimler glokom açısından risk altındadır?

40 yaşını geçmiş insanlar yanında, anne, baba veya kardeşlerinde glokom hastalığı olanlar, yüksek miyoplar, hipertansif hastalar, şeker hastaları ve bazı çalışmalara göre obezitesi olanlar glokom geliştirmeye daha yatkındırlar. Bu grupların, hiçbir yakınmaları olmasa bile, en geç 2 yılda bir göz muayenesi olmaları gereklidir. Göz muayenelerinde glokomu düşündüren bulguların saptanması durumunda gerekli ileri tetkiklerin yapılması gerekir. Ayrıca bazı ilaçların kontrolsüz kullanımı ve önemsiz gibi görünen göz travmaları yıllar sonra glokom oluşumuna neden olabilirler. Bu yüzden kontrolsüz ilaç kullanımından kaçınmanız ve hiçbir hasar bırakmamış da olsa geçirilmiş göz travmalarını muayene sırasında hekiminize söylemeniz gerekir.

Haberin Devamı

TEDAVİ DEĞİŞKEN OLMALI

Bu bilgiler ışığında glokom tanısı için göz içi basıncı ölçümünün yeterli olmadığı açık... O halde ne yapmalıyız? Öncelikle 40 yaşını geçen her hasta göz muayenesi esnasında gözdibi muayenesi ve göz içi basıncı ölçümü yapıldığından emin olmalıdır. Bunlarla herhangi bir şüphe oluştuğunda görme sinirinin fonksiyonunu ve görünümünü objektif olarak değerlendiren testlerle hastanın o anki durumu dökümante edilmelidir. Çünkü glokom yavaş seyirli dejeneratif bir süreçtir ve tek tek bakıldığında her ikisi de normal sınırlar içinde değerlendirilebilecek ardışık iki test, birlikte bakıldığında hastalığın varlığını ve/veya ilerlemesini gösterebilir. Risk grubundaki hastalar takiplerini mutlaka iyi donanımlı bir glokom kliniğinde, bu alanda deneyimli bir göz hekimine yaptırmalıdırlar. Çünkü glokom tanısının konması ve tedaviye başlanması hastalığın kontrol altına alındığı anlamına gelmez. Glokom dinamik bir hastalıktır; hastalığın seyrindeki dalgalanmalarla birlikte tedavi de değişken olmak durumundadır. Bir ilerleme ile karşılaştığımızda gerekiyorsa ilaçlarımızı değiştirmeli, yenilerini eklemeli, lazer ya da cerrahi gibi başka tedavi yöntemlerini hayata geçirmeliyiz.

Haberin Devamı

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA

Sevgili okurlar önümüzdeki hafta 9-15 Mart Dünya Pulmoner Rehabilitasyon haftası olarak ilk kez ülkemizde kutlanacak. Bu haftada AVM’lerde hasta ve ailesi farkındalık toplantıları ve tüm Türkiye’de hekimlere yönelik meslek içi eğitim programları düzenlenecek. Pulmoner Rehabilitasyon yani solunum fizyoterapisi; kişiye özgü olarak planlanan, akciğer hastalarının tedavisini amaçlayan, kişilerin günlük yaşamda daha kaliteli nefes alıp vermesini hedefleyen rehabilitasyon programı. Biz de pulmoner rehabilitasyon haftası ile ilgili destek olamak ve sizleri bilgilendirmek amacıyla önümüzdeki hafta Kafkas Üniversitesi Göğüs Hastalıkları AD başkanı ve Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Kronik solunum yetmezliğikliniği/ Pulmoner rehabilitasyon ve Evde Bakım Merkezi Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Pınar Ergün’ü konuk edeceğiz. Hafta boyunca pulmoner rehabilitasyon ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi bana jineklinik@senolkalyoncu.com adresinden ulaştırabilirsiniz.

Yazarın Tüm Yazıları