YİRMİBİR59

ARKADAŞ şöyle kenara biraz kenara çekil bakalım...

Haberin Devamı

Gölge etme...
Al şu hayaletini üstümden...
Akşamım başlıyor, hayatımın tam ve tan vakti...

* * *

Önce, Urla’da Tanju Okan’ın heykelinin önünde saygı duruşu yapıyorum.
Fonda onun şarkısı:
“Öyle sarhoş olsam ki...”

* * *

Rakıcı değilim, ilk kadehim harika bir Sauvignon Blanc... Narince veya Emir de olabilir.
İlle de Türk şarabı olacak...

* * *

Keyfin ısınma turu başlayınca, bu defa Timur Selçuk sahne alıyor.
“Vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur...”
Arkasından milli nakaratımız:
“İçelim hey hey...”
Ama yoook öyle, vitrin muhafazakârının ağzına söz, eline piştov vermeyiz.
Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar değil, dozunda içeriz...
Ama inadına inadına...

* * *

Hazan mevsimi bitti, şimdi Sezen zamanı...
“Kalbim Ege’de kaldı...”
Biliyoruz, iman etmişçesine biliyoruz...
Hayat tarzını, yaşama sevincini, günlük keyfini savunan Türkiye’nin kalbi hep orada kalacak...
Sadece orada değil, her yerde kalacak.
Şehirden şehre, bölgeden bölgeye atlıyorum, coğrafya dersen ha babam büyüyor.
Türkiye’nin Sezen’i... Bir daha...
“Ah İstanbul, İstanbul olalı...”

* * *

Haberin Devamı

Şarkılar bitmiyor be arkadaş.
Vitrin muhafazakârının kanunu üzerimize basmış ya, hadi biraz da hüzünle dalgamızı geçelim.
Abuzer Kadayıf’tan bir nakarat:
“Kader sana gülmüyorsa
İstediğin olmuyorsa
Hayatın da kayıyorsa
Boş ver abi dalgana bak
Çak.. çak.. çak..”

* * *

Balık servisi hazır...
Tam demindeyiz, en kıdemli arkadaş, kadehini bu yasakları koyanların şerefine kaldırıyor: “Arkadaşlar hazır mıyız...”
Dam dam dara damm.. dara dammm...
“Batsın bu dünya...”

* * *

Ve muhteşem kapanış:
“Elveda meyhaneci...”

* * *

Sanatçımızda bu şarkılar, bizde desen mangal kadar yürek...
Arkadaş, bu keyif bitmez...
Bil ki, artık hepimizin saati 21.59’a ayarlanmıştır.
Güneş doğarken, hayat tarzını savunan Türkiye’nin yeni sloganı da doğmuştur:
“24 saat yirmibir59...”
Çünkü...
Onun imanı varsa, bizim de imanımız var.
Geçen yüzyılda, Evangelist fanatiğin “vitrin muhafazakârlığı”, Amerika’nın keyif saatini değiştiremedi...
İran’ın demokrasi kılığındaki İslami diktatörlüğü, inadına içki içeni arttırdı...
Yirmibirinci yüzyılda, Sünnici siyasetin “vitrin muhafazakârlığı” da Türkiye’nin keyif saatini değiştiremeyecek...
Abartmayacağız, ama inadına içeceğiz...
Kim ki keyfimizi bozmaya kalkar, bilsin ki biz de onun sinir uçlarını bozarız.

* * *

Haberin Devamı

Hayat tarzımızın “Türk baharı” başladı. Arkasından “Türk yazı” gelecek...
Bu yazın şarkısı ise şimdiden belli:
“Bu gece içerim, kimse tutamaz...”

ÖNEMLİ NOT: İçki sağlığa zararlıdır. Kimseye içki içmesini tavsiye etmem. İçilirse, dozunda içilmelidir. İçkinin zararını anlatan eğitici kampanyalara evet diyorum. Ama içkinin yasaklanmasına hayır...

Yazarın Tüm Yazıları