Yerinde sayarak ‘ilerleme’

İLERLEME Raporu ve genişleme ile ilgili ‘Strateji Belgesi’ açıklandı. Bir hukukçu siyasetçiden aldığımız yorumu özetliyoruz:

Haberin Devamı

İlerleme olarak rapor; özgür ve adil seçimlerin yapıldığını (sanki daha önceki seçimler özgür ve adil değilmiş gibi!), Kürtçe TV açılmasını (Kürtçe ile ilgili konuşma yasağının kalkmış olması, müzik yayını konusu, özel kurslar çok daha önce halledildi.)


Cumhurbaşkanı’nın kişisel katkılarını övüyor. (Kişisel katkıya övgü yapmanın, kurumsal ilerlemede değerlendirmeye alınması, Olli Rehn ve diğer komiserlerinTürkiye’nin idari ve anayasal rejimi konusunda yeterli bilgiye sahip olup olmadıkları konusunda tereddüt yaratıyor.)


Tam zamanlı başmüzakerecinin atanmasını (Bu hukuki ve siyasi kriterlerin neresine girer?)


Ermenistan
ile normalleşme sürecine girilmesini (hukuki ve siyasi reformlar ile ilgili değil, gayriresmi ticaretin, resmiyet kazanması ile ilgisi daha ağır basıyor. Yenikapı’da Ermeni kardeşlerimiz ticaretlerini sürdürüyorlar, kimse gözünün üzerinde kaşın var demez. Azerbaycan, Rusya ve Ermeni devleti arasındaki oyunların sebep olduğu açmazların, Karabağ, Laçin gibi), Türkiye’nin İlerleme Raporu ile ne ilgisi var?)

Haberin Devamı

ADİL YARGILAMA HAKKI

Ergenekon davasında, eski Genelkurmay Başkanı’nın dahi ifade verdiğini, buna karşı, şüpheli ve sanıkların hukuki garantileri hakkında ciddi kaygılar olduğunu kayda alıyor. (AİHS’nin adil yargılanma hakkı ile ilgili hükmünün ihlali tehlikesinin mevcudiyetine işaret ediyor.)


Dokunulmazlıklar konusunda hiçbir düzenlemenin yapılmadığını not ve ikaz ediyor. (Yargıdan muaf olanların mevcudiyetine işaret ediyor. TBMM’de hiçbir dönemde bu kadar çok sayıda dokunulmazlık dosyası mevcut olmamıştı. DTP ve iktidar partisi başı çekiyor. Ne tesadüftür ki, bu iki parti aynı zamanda, yeni demokratikleşme açılımın da başını çekiyor, dokunulmazlık dosyaları ile demokratikleşme arasında adeta doğru bir orantı mevcut, yeni usul demokratikleşme böyle bir şey herhalde.)


Demokratikleşme açılımı not edilip destekleniyor. (Türkiye’demuhalefetin bilmediği bu açılımı, AB’de ‘ilerlemeden sorumlu’ olanlar biliyor veya bilmeden avans olarak destekliyor.)

Haberin Devamı

DOĞAN GRUBU


Doğan Grubu
’na uygulanan vergi cezalarının, grubun ekonomik gücünü zayıflatabileceğini, dolayısı ile basın özgürlüğünü olumsuz etkileyeceği tehlikesine ve bu nedenle, uygulamanın adil olması gerektiğine dikkat çekiyor. (Fahiş ve keyfi ceza tatbikinin, AİHS’nin basın özgürlüğü ile ilgili maddelerini ihlal etme tehlikesinin mevcudiyetine işaret ediyor.)


Hukuki ve siyasi reformlara hız verilmesi hususunda uyarıyor.

(AB müktesebatındaki hukuki ve siyasi kriterler konusunda ilerleme olmadığını, hatta, basın özgürlüğü, adil yargılanma hakkı gibi konularda ilerleme bir tarafa, sözleşme ihlali tehlikeleri olduğu, dokunulmazlıklar konusunda hiçbir gelişme olmadığı kayda alınıyor.)

Haberin Devamı


Sonuç olarak İlerleme Raporu, hukuki ve siyasi kriterlerde mevcut uygulamanın, AB müktesebatına göre yerinde saydığını ortaya koyuyor.

 

Suriye ile ‘emlak’ sorunları ne olacak

 

(10’u Türk 25 bakanla barış şovu... “Türkiye ile Suriye ‘Ortak tarih, ortak gelecek’ sloganıyla yeni bir döneme imza attı” haberleri üzerine...) SURİYE 1958 yılında toprak reformu kanunu çıkarmış ve bu kanunu 1962 yılında uygulamaya başlamıştır. Bu kanun Suriye’de taşınmaz malları olan T.C. vatandaşlarını mağdur etmiş, ancak o tarihten sonra Türk hükümetleri tarafından yapılan diplomatik girişimler sonuç vermemiştir. Bu durum karşısında Türkiye 1966 yılında Suriye uyrukluların Türkiye’deki taşınmazlarına el koymuştur. Suriye de T.C. vatandaşlarının Suriye’deki taşınmaz mallarına el koyarak misillemede bulunmuştur. Konuyu çözümlemek amacı ile 1968 yılında Türkiye-Suriye arasında görüşmeler başlamış ve 1972 yılında ‘Türkiye ile Suriye arasında Emlak Sorunlarının Çözümlenmesine Dair Sözleşme’ ve bir ‘Ödeme Protokolü’ imzalanmıştır. Buna göre 1972 yılında Suriye’de emlaki bulunan Türk vatandaşlarına birikmiş gelirleri için bir miktar nakdi ödeme yapılmıştır, ancak o tarihten bu yana (37 yıl!) Suriye’de emlaki bulunan Türk vatandaşlarına ödeme yapılmamıştır. Acaba Suriye makamları ile son günlerde gerçekleştirilen temaslar çerçevesinde, Türk vatandaşlarının yukarıda söz konusu edilen taşınmazları konusu ele alındı mı?
Muammer TOPALOĞLU

 

Haberin Devamı

Bizlerin sahibi yok

 

BEN 37 yıldır her gün evine Hürriyet Gazetesi alan, Hürriyet okuru biremekli astsubayım. Biz astsubaylar ve emeklileri uğradığı haksızlıklar, çektikleri sıkıntılar karşısında pek sesini çıkarabilen bir toplum değildir. İmamlara sahip çıkan bir Diyanet İşleri Başkanlığı, polislerin bir İçişleri Bakanlığı vardır ama bizim sahip çıkanımız yoktur. Hep asker emeklisi denilip genellenip geçilir. Adımız zaman zaman basına ya şehit olduğumuzda yansır veya bir meslektaşımız geçim sıkıntısından beynine kurşun sıktığı zaman. Ertesi gün unutulur gideriz.

Aşağıda başlıkları verilenler dertlerimizin, çektiğimiz sıkıntılarımızın ve bize reva görülenlerin bir bölümüdür. Sesimizi gerekli yerlere duyurmak için başka çıkar yol kalmadığından Tuncer Küçük isimli bir meslektaşımız Amasya’dan Anıtkabir’e yürüyüp durumumuzu Ata’ya şikâyet eylemi kararı almış ve aşağıdaki planda belirtildiği gibi eylemini devam ettirmektedir.


Ülkemizin doğusunda 25 yıl önce yine bir astsubay meslektaşımıza sıkılan ilk kurşunla başlayan terör, bugün bu ilk kurşunun yıldönümünü günümüzde törenlerle kutlar hale gelmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmak üzere psikolojik savaş açan, günümüzde güçleri azımsanamayacak duruma gelmiş bazı iç ve dış çevrelerin, TSK karşıtı yayın organlarının bu hak arama, sesini duyurma eylemini de TSK’yı yıpratmak için kullanabileceği endişesini taşımaktayım. Bir Hürriyet okuru olarak dileğim, her zaman haklıdan, hakkını arayandan yana olan gazetemin, bu olaya sahip çıkması, yandaş, istismarcı basından önce bu olayı doğru bir şekilde kamuoyuna duyurması, olayla ilgili haberin gazetemde doğru bir şekilde işlenmesidir. Saygılarımla...

Haberin Devamı

Mehmet Ali KILIÇ ANTALYA

 

Mesaj tahtası

 

BÜYÜKŞEHİR Belediyesi’nden bir çalışan uzun bir mektup göndermiş. Özetliyoruz: “Pazar günü Avrasya Maratonu yapılacak. İBB adına bu organizasyonu yapacak olan İBB İştiraki Spor A.Ş.’de ise bu büyük organizasyon yerine yaşanan olaylar konuşuluyor. Hatırlar mısınız, üç yıl önce Kadir Topbaş, gazetelere manşet olan Belbim A.Ş. Genel Müdürü’nü görevden almıştı. Kadir Topbaş bunun gibi ‘gönül’ maceralı bir durumla karşılaşırsa, hiç şaşırmasın.” 

Yazarın Tüm Yazıları