İki tahliye tarihe geçti

Dünya iki uçak kazasında yaşanan iki müthiş tahliyeye şahitlik etti. İki önemli kazada da can kaybı olmadı. Yolcuların hayatta kalmasını uçaktaki ekipler sağladı. Pilotların başarılı yönetimleri ve kabin ekiplerinin paniksiz organize olmaları, yolcuların talimatlara tam uyumu hayata tutunmalarını sağladı. İki olayda da özellikle kabin ekiplerinin çok ciddi eğitim aldıkları, yaşları ile tecrübelerinin önemi ortaya çıktı. Elbette kelimenin tam anlamıyla söz dinleyen, kurallara uyan, birbirlerini itip kakmayan ‘çantamı alacağım’ diye tutturmayan yolcular tahliyeyi kolaylaştırdı.

Haberin Devamı

Dünya havacılık tarihinde birçok uçak kazasında başarılı tahliyeler yaşandı. Ama çoğunda can kayıpları da oldu. Bu tahliyeler özel olarak incelenmeli. Çünkü neredeyse kusursuz iki tahliye de havacılık tarihine geçti. Bunun nedenleri var.

ÖNE çıkan iki ana neden var. Birincisi iyi eğitimli kabin ekipleri, ikincisi de bütün talimatlara uyan paniksiz yolcular. Elbette pilotların kabini zamanında uyarıp yönlendirmesi de tahliyelerde bir bütün halinde çalışmanın başarısıydı.

KABİN ekiplerinin eğitimleri incelendiğinde ders niteliğinde yönlendirmeler dikkat çekiyor. Hükmeden yönlendirmedeki kararlılıkları, kabinde koridorlara uygun biçimde dağılmaları, yüksek sesle bağırmalarına rağmen ses tonlarında panik olmaması, sık sık can yeleklerinin kapıdan çıkışta patlatılmasını istemeleri, hiçbir şekilde yolcunun başüstü dolaplarını açarak çantalarını almalarına izin vermemeleri, kabin memurlarının birbirleri ile gözleriyle işaretleşerek sakin kalmaya çalışmaları sistemi doğru yönetmelerini sağladı.

Haberin Devamı

Özellikle Tokyo-Haneda Havalimanı’ndaki olayda yangın çıkan JAL 516 uçağında, zamanında alev uzamasının düşük olduğu taraftaki kapıların açılıp slide’ların patlatılması, önemli bir rol oynadı. Kayan yolcuların yerdeki ekiplerce hızla uçaktan uzaklaştırılması ve 10’ar kişilik gruplar halinde el ele tutuşarak onları terminale götürecek otobüsleri beklemeleri inanılmaz bir organizasyonun parçası oldu.

İki tahliye tarihe geçtiİzlenme rekorları kıran Sully filminden bir sahne...

NEHRE İNİŞTEKİ TAHLİYE ÖYKÜSÜ

TARİH 15 Ocak 2009. US Airways Airbus A320, 1549 sefer sayılı New York LaGuardia-Charlotte uçuşu. Kalkıştan 6 dakika sonra uçağın iki motoruna da Kanada kazları çarptı. En kalın kemikli bu kuşların çarpması sonucu  motorlar durdu. Kaptan Chesley “Sully” Sullenberger, bir havalimanına ulaşmaya çalışırken yoğun nüfuslu gökdelenlerin ağırlıklı olduğu bir bölgede kaza yapma riskini almak yerine, içinde 155 kişi bulunan uçağı Hudson nehrine doğru kaydırmak üzere anlık bir karar verdi. Çocukluğunda Planör dersleri aldığı için motorsuz bir hava taşıtına hakim olma yeteneği yüksek olan Kaptan, Hudson Nehri’ne kusursuz bir iniş yaptı. Zorunlu inişte uçak suya çarptığında, kuyruk kısmına yakın bir yerde gövdede bir yırtılma meydana geldi ve içeri su fışkırdı.  Filmlere konu olan Kaptan Sully suya çarpmadan önce kabin ekipleri aracılığı ile herkesi çarpma pozisyonuna getirtmişti. Ne yazık ki Airbus uçağında bulunan ve suya inişte işleri kolaylaştıran Ditching düğmesine basılacak zaman olmamıştı. Hepsi de 50 yaşın üstünde üç kabin memuru çarpmanın ardından hemen koridora dağıldılar ve hızlı tahliyeyi başlattılar. Acil çıkış kapıları açıldı. Slide’lar patlatıldı. Uçağın arkası suya girdiği için oradaki kapılarda bulunan lide’lar bir işe yaramadı.

Haberin Devamı

Tecrübeli ve iyi eğitim almış kabin memurları yolcuların büyük kısmını iki tarafta kanat üzerine çıkardılar. Diğerleri sal haline gelebilen slide’lara alındı. Bağırış çağırış olmadı. Can yelekleri çıkış yerlerinde yani kapı önlerinde patlatıldığı için herkes zorlanmadan dışarı çıkabildi. Üç kabin memuru mükemmel bir tahliye yaptı. En son uçaktan Kaptan Sully ve yardımcı pilot çıktı. Gelen yardım ekipleri yolcuları teknelere aldı. Sahilde ambulanslar hazırdı. 

Hava buz gibiydi. Su çok soğuktu. Ama kimsenin burnu kanamadı. Tarihi bir tahliye yapıldı.

NTSB (National Transportation Safety Board-Amerika Ulusal Ulaşım Güvenlik Kurulu) Başkanı Deborah Hersman uçuş mürettebatının hızlı düşünmesi ve ekip çalışması, suya inişte hayatta kalmayı sağlayacak uçak içi ekipmanlar ve hızlı kurtarma çalışmaları da dahil olmak üzere kazada her şeyin doğru gittiğini söyledi Ayrıca kaptanın suya inme kararının herkesin hayatta kalmasını sağladığını vurguladı.

Haberin Devamı

İki tahliye tarihe geçtiChesly B. Sullenberger

SONUÇ: O BİR KAHRAMAN

PİLOT ve kabin ekiplerinin başarısı önemli faktör. Amerikan Hava Kuvvetlerinde F-4 pilotu olarak görev yaptıktan sonra emekli olan ve 1980 yılından itibaren sivil havacılıkta görev yapan kaptan pilot Chesly B. Sullenberger, Amerika’da kahraman ilan edildi. Kendisine senatörlük teklifi bile yapıldı. İkinci pilotun, çarpmadan biraz önce kaz sürüsünü fark ederek, “Ne mükemmel bir V uçuşu değil mi?” dediği öğrenildi. Kaptan’ın 19 bin 663, ikinci pilotun 15 bin 643 saatlik uçuş tecrübesi vardı. Toplam uçuş deneyimleri 92 yıl olan üç kişilik kabin ekibi ise soğukkanlılıkla yolcuların can yeleği giymesine yardımcı oldu, uçak suya ininceye kadar BRACE Pozisyonu’nda (baş kollar arasına alınıp dizlerinin üstüne eğilme) kalmalarını sağladı ve kapılar açılınca yolcuların panikle birbirlerini ezmeden tahliyelerine yardım etti. Kabin memurlarının yaşlarına bakıldığında, tecrübelilerin erken emekli edilmelerinin ne de büyük hata olduğu ortaya çıktı.

Haberin Devamı

İki tahliye tarihe geçti

İKİNCİ HARİKA TAHLİYE-JAL 156

HEPİMİZİN hâlâ gözünün önünde. Alev alev yanan Japon Hava Yolları’nın Airbus A350-900 uçağı. 2 Ocak 2024’de Tokyo’daki Haneda Havalimanı’nda piste çıkan sahil güvenliğe ait Dash 8 uçağı ile bu sırada planlı-izinli mutabakat sağlanmış iniş yapan Japon Hava Yolları’nın A350 yolcu uçağı ile çarpıştı. JAL-516 sefer sayılı uçakta 379 kişi vardı. Çarpışmasının ardından uçak ateş topu haline geldi. Ama yolcuların patlamadan önce güvenli bir şekilde tahliye edilmesi mucizeden başka bir şey değildi. Bunu mümkün kılanlar, böylesine paniğe yol açan bir durumda, kaptanın onların talimatlarına uyan 12 mürettebat ve Japon disiplini ile büyümüş yolculardı.

Haberin Devamı

İki uçağın aynı anda piste nasıl çıktığını öğrenmek biraz zaman alacak. Ama büyük bir hata olduğu da ortada. Biz şimdi kabin ekiplerinin bu tahliyeyi nasıl başardıklarına bakalım.

Geçmişe gidelim... 12 Ağustos 1987’de Japon Hava Yoları’nın Tokyo-Osaka seferi sırasında 747 Jumbo uçağı Osutaka dağına çarptı. JAL 123 seferinde 520 yolcu hayatını kaybetti. Bu kazadan sonra kokpit ve kabin eğitimi çok ciddi bir bicimde yoğunlaştırıldı. Paniksiz sistem yönetimi öne çıktı. Ayrıca kabin memurlarının hükmedici talimatları verirken bile bağırmadan bunu yapmaları sağlandı.

JAPON EĞİTİMİNDEKİ ANA BAŞLIKLAR

- Sakin kalın-yolcuların eşya almalarını mutlaka engelleyin.

- Uçakta böyle bir durumda kim nerede duracak önceden bilin. Her uçuştan önce bu senaryoyu tekrarlayın.

- Hızlı emniyetli tahliye testlerini her üç ayda bir yapın ve süreyi rekora taşıyın.

- Standart emniyet kuralları ile hem yazılı hem sözlü sınavları iki ayda bir, online da olsa tekrarlatın.

- Kokpit ve kabin ekiplerinin sağlık kontrolleri hem hastanelerde hem de şirkette yapılmalı ve birbiri ile örtüşmeleri sağlanmalı. Tecrübeli kabin memurlarının baş-orta ve uçağın en arka tarafında dengenin sağlamaya mutlak özen gösterilmeli. Ekiplerin uçuşta kontrolünü yapacak şirket yetkililerini kimsenin tanımamasına özen gösterilmeli.

- Alkol ve uyuşturucu testleri sık aralıklarla ve belirsiz zamanlarda tekrarlanmalı.

İki tahliye tarihe geçti

ALEVLER UÇAĞI HIZLA SARIYOR

UÇAK alev aldığında, alevin az olduğu taraftan tahliye için anlık kararla acil çıkış kapıları açıldı. Kokpit acaba kuyruk kamerasını açıp yangını izleyerek mi karar verdi, bilmiyoruz. Yolcular sırayla koridorlara çıkıp hızla kapılara koştular. Kimse kimseyi itip kalkmadı.  Kabin memurları tahliyeyi hızlandırılırken bile yolculara temas etmeden elleri ile işaret ederek yönlendirme yaptılar. Acil çıkış kapıları önünde mutlaka bir kabin memuru durdu. Yaşlı ya da çocuklu olanlara temasla yardımcı olundu. Bütün ekip bir orkestranın uyumu içinde çalıştı.

Uçaktan inenler yerdekilerin paniksiz yönlendirmeleriyle hızla uçaktan uzaklaştırıldılar. Sonra 10’ar kişilik gruplar el ele tutuşarak kendilerini terminale götürecek otobüslere bindi. Hey şey saniyeler içinde ya da daha doğru deyimle 5-10 dakikada gerçekleşti. Ve ardından uçak patladı. Enkaza döndü.

Sonuç... Kabin ekiplerinin üstün ve sık tekrarlanan eğitimi ile Japon yolcunun disiplinli ve saygılı-kurallara uyan yaşama bicimi bu olağanüstü tahliyenin gerçekleşmesini sağladı. Elbette kaptan ve 2. pilotun soğukkanlı uçak hakimiyetleri tahliyenin yolun başında kusursuz yapılmasını sağladı.

BİZDE BU İŞ ÇOK ZOR

Elbette cümleye böyle başlıyorum. Allah göstermesin benzeri bir olay bizde yaşansa iki önemli sorun ortaya çıkardı:

1- Yolcu panikle tahliye için acele ederken birbirine zarar verir. Tahliye uzar risk artardı.

2- Bütün ikazlara rağmen başüstü dolaplarından çantalar alınmaya çalışılırdı. Önce can da olsa, mal için de zaman harcanırdı. Bu durum tahliyeyi ciddi tehdit ederdi.

3- Kabin ekiplerinin iyi eğitim almalarına rağmen şirketlerimizin hızlı büyümesi uçaklarda çaylakların sayısının artırıyor. Yani yeni başlamış ya da 10-20 saat uçmuş kabin memurları tahliyenin hızını düşürebilirler.

4- THY ve Pegasus gibi şirketlerin tecrübeli kabin memurlarının emeklilikleri için hızlı ve erken davranmalarının mantığı yok. Bence emeklilik yaşı yükseltilmeli. Tecrübelilerden yararlanılma. Ayrıca eğitimde uzmanlaşmış purser’ların çeşitli bahanelerle sistem dışında kalmamaları için çok özen gösterilmeli. Durup dururken eğitmenlere kırılmamalı, bu konuda maksimum koruyuculuk ve özen gösterilmeli.

5- Pilotlara gelince hızlı büyüme ile birçok pilot hızla büyük gövdelere geçiyor. Gerçi, seferler planlanırken yeni mesul kaptan pilotlar ile az tecrübeliler arasında bir dengeye özen gösteriliyor ama yine de bazen sıkışıklıklarda gözden kaçmalar oluyor.

Yazarın Tüm Yazıları