"Seval Taşdemir" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Seval Taşdemir" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Seval Taşdemir

Seval Taşdemir

Yumurtalık rezervi nedir, neden azalır?

30 Nisan 2020

Bir kadının yaşı kaç ise yumurtası da kadının olduğu yaşa denk gelir. Eğer kadının yaşı ilerlemişse, yumurtası da kendisi ile birlikte yaşlanır ve böylece çocuk sahibi olma ihtimali azalır. Bu nedenle her yumurta altın değerindedir.

Yumurtalık rezervi nasıl ölçülür?

Anti-Müllerian Hormon adı verilen AMH, hem erkeklerde hem de kadınlarda bulunan bir glikoprotein çeşididir. AMH hormonun en büyük özelliklerinden birisi de kadınlardaki yumurtalık rezervi konusunda bilgilendirici özelliğe sahip olmasıdır. Daha önce yumurta takibi FSH testi ile yapılırken, son yıllarda AMH testinin önemi artmış ve bilim çevresi tarafından kabul görmüştür. AMH testinin başlıca kullanım amacı kadınlarda doğurganlığın değerlendirilmesidir.

AMH testi sonucunda hormonun düşük çıkması kadınlarda yumurta sayısının ve kalitesinin düşük olduğunu göstermektedir. Bu da kadında doğurganlığın azaldığı anlamına gelmektedir. AMH sonucu düşük çıkan kadınların karamsar olmasına gerek yoktur ancak önlerindeki zamanı iyi kullanmaları gerekmektedir. 38 yaşından genç kadınlarda AMH değeri 2.0 ile 6.8 ng/ml olmalıdır. AMH seviyesi 0.5’ten düşükse çok düşük, 1.5’tan düşükse düşük, 2.0 ile 6.8 arasında ise normal ve 6.8’den yüksekse yüksek olarak kabul edilmektedir. AMH seviyesi özellikle polikistik yumurtalığı olan kişilerde yumurta hücreleri fazla olduğu için yüksek seviyelerde çıkmaktadır.

Tüp bebekte altın yumurta uygulamasıyla bebek sahibi olunabilir

Yumurtalık rezervi düşük olan kadınlarda “altın yumurta” ile tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Altın yumurta, zorlu hasta grubuna giren ve çocuk sahibi olma şansı istatistiklere göre çok daha az olan ileri yaş anne adaylarına ve kendisi genç ama yumurtalık yaşı ileri olan anne adaylarına özel olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir.

Çifte Uyarım Yöntemiyle anne adayından, bir adet döngüsünde iki defa yumurta toplanır. Reglin başında 10 günlük bir tedavi ile toplanan yumurtalar vitrifikasyon yöntemiyle de dondurulur. Yumurta toplama işleminden 3-4 gün sonra bir kez daha aynı yöntemle ilaç tedavisi uygulanarak ikinci kez yumurta toplanır. Bu şekilde elde edilen 4-5 yumurta genetik teste tabi tutulur. Çünkü 40 yaş üzeri kadınlarda, transfer edilen her iki yumurtadan birinin genetik olarak kusurlu olma ihtimali oldukça yüksektir. Böylece gebe kalma şansı azalır veya gebelik düşük ile sonuçlanabilir. Anne adayından bu uygulama ile daha fazla yumurta toplanarak, aralarından sağlıklı ve en kaliteli yumurta seçilmesi ile gebelik şansı artmış olur.

Yazının devamı...

Tüp bebekte sperm seçimi için uygulanan en son yöntemler

20 Mart 2020

MESA ve TESE uygulamaları menisinde ölü veya canlı hiç spermi olmayan, şiddetli erkek infertilitesi vakalarında seçilen tedavi yöntemleridir. MESA, yumurtalık kanallarının tıkalı olduğu durumlarda uygulanır. TESE işlemi ise sperm kanallarında tıkanıklık olmamasına rağmen, menisinde hiç spermi olmayan hastalarda uygulanır. Bu hastalarda yumurtalıklarda sperm üretimi yetersizdir. MESA ve TESE işlemleri ile alınan spermler kullanılarak yapılan mikroenjeksiyon uygulamaları sonrasında elde edilen gebeliklerden doğan bebeklerde bir anomali artışı tespit edilmemiştir.

Menide hiç sperm hücresi olmayan vakalarda sperm hücreleri üreme kanallarından veya testis dokusundan (yumurtalıklardan) elde edilerek mikroenjeksiyon işlemi gerçekleştirilebilir. Lokal anestezi ile gerçekleştirilen bu işlemler yaklaşık 30 ila 60 dakika sürer. Bu işlemlerin erkek cinsel sağlığına hiç bir olumsuz etkisi yoktur. Bu programa alınan erkek hastalar bir ürolog tarafından değerlendirilir ve işlem hakkında bilgilendirilir. Menide hiç spermi bulunmayan vakaların yanı sıra, menide normal yapıda spermi olmayan veya bulunan spermlerin hepsinin ölü olduğu vakalar bu işlemler için aday olabilirler.

MESA İşlemi

MESA işlemi kanalları tıkalı olan erkeklere uygulanır. Bu hastalardan mikrocerrahi ile sperm elde edilir. MESA işlemi lokal anestezi altında uygulanır ve erkek cinsel sağlığına olumsuz bir etkisi yoktur.

TESE İşlemi

Lokal anestezi altında uygulanan bu işlem ile testisin farklı bölgelerinden küçük doku parçaları alınır. Bu parçalardan özel yöntemler ile ayrıştırılarak elde edilen sperm hücreleri ile mikroenjeksiyon işlemi gerçekleştirilir. Bu işlemin erkek cinsel sağlığına olumsuz bir etkisi yoktur. TESE işlemi menisinde hiç spermi olmayan vakalar dışında menisinde hiç normal yapıda veya canlı spermi olmayan vakaların tedavisinde de uygulanabilir.

PESA İşlemi

Bu işlemde sperm erkek üreme kanallarından özel bir iğne yardımı ile aspire edilir. Lokal anestezi altında yapılabilen bir işlemdir.

Yazının devamı...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 Mart 2020

Sadece bugün değil güneşin doğduğu, çiçeklerin açtığı, denizlerin köpürdüğü, bebeklerin doğduğu, günün geceye döndüğü her gün, emekçi kadınlar, dünyayı emekleriyle ve varlıklarıyla güzelleştirmeye devam edecekler.

Dünyadaki adaletsizliklerin karşısında duran ve bu satırları okuyan her kadın; üreticiliğiyle, yetenekleriyle, yüzündeki çizgilerle, yorgunluklarıyla, mutluluklarıyla, küçücük elleri kocaman yürekleriyle, umutlarıyla ve yarına olan inançlarıyla çok özel…

Kadınların hayatın her alanında daha fazla yer alacakları ve hak ettikleri değeri görecekleri bir gelecek dileğiyle…

8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

Yazının devamı...

Gebelikte en çok görülen yakınmalar ve tedavileri

9 Ağustos 2018

Gebelik süreci vücutta hem fiziksel hem de hormonal açıdan büyük değişikliklerin meydana geldiği bir dönemdir. Ayrıca anne adayları, gebelik sürecinde ruhsal olarak da bir değişim yaşamaktadır. Bu nedenle ortaya daha önce yaşanmamış olan bazı rahatsızlıklar çıkabilmektedir. Bu rahatsızlıkları en az seviyeye indirerek son derece rahat bir hamilelik süreci geçirebilmek mümkündür. Hamilelik sürecinde ortaya çıkan rahatsızlıklar genellikle doğumdan bir süre sonra kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. Yaşanan rahatsızlıkların bir kısmı gebeliğin sadece bazı dönemlerinde ortaya çıkmaktadır. Bazıları ise belirli bir dönemde ortadan kalkmaktadır. Anne adayları alacakları önlemler ile bu problemlerden en az şekilde etkilenerek gebelik sürecini geçirebilmektedir.

Bulantı ve kusma hemen hemen her anne adayında ortaya çıkmaktadır. Hormonal değişikliklerden ötürü ortaya çıkan bu rahatsızlık gebeliğin ilk başlarında ortaya çıkar ve bir süre sonra kendiliğinden kesilmektedir. Ayrıca yine hormonal etkiyle mide ve yemek borusu arasında yer alan kaslar gevşer ve bu nedenle mide yanması da görülmektedir. Gebelik sürecinde bağırsak hareketleri oldukça yavaşlamaktadır bu durumda ortaya kabızlık problemini çıkarmaktadır. Ayrıca idrara sık çıkma, kramplar, ödem, göğüslerde hassasiyet de en sık görülen yakınmalar arasında yer almaktadır. Kimi anne adaylarında gebeliğin ilk dönemlerinde baş ağrısı ve hemoroid gibi rahatsızlıklar da ortaya çıkabilmektedir.

Hamilelikte en sık görülen bulantı ve kusma gibi rahatsızlıklardan kurtulmak son derece kolaydır. Bulantı ve kusma yaşayan anne adaylarının az az ve sık bir şekilde yemek yemesi gerekmektedir. Ayrıca aşırı yağlı ve ağır gıdalardan uzak durarak mümkün olduğunca katı ve kuru yiyecekler yemesi tavsiye edilmektedir. Az ve sık yemek yemek aynı zamanda mide yanması gibi şikayetlerinde ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır. Anne adaylarının aynı zamanda bol posalı gıdalar tüketmesi kabızlığın da önüne geçmesini sağlamaktadır. Gebelik sürecinde yaşanan rahatsızlıkların birçoğu doğru beslenme ile giderilebilmektedir. Sık idrara çıkma ve bel ağrısı gibi bazı şikayetler fizyolojik sebeplerden dolayı ortaya çıkmaktadoğumdan sonra ise ortadan kalkmaktadır.

Yazının devamı...
Seval Taşdemir Kimdir?
Manisa doğumlu olan Dr. Seval TAŞDEMİR ilk orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra 1987 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. İhtisasını 1994 yılında Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde "Kadın Doğum Uzmanlığında" tamamlayan Dr. TAŞDEMİR, sonrasında GATA’da "Tüp Bebek" bölümünde eğitim almıştır.1999-2002 yılları arasında Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nin "Tüp Bebek Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi"inde çalışan Op. Dr. Seval TAŞDEMİR, Eylül 2002 tarihi itibariyle iş hayatına Fertijin Kadın Sağlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi’nde Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Klinik Direktörü olarak devam etmektedir.Op. Dr. Seval TAŞDEMİR endokrinoloji ve infertilite alanında yurt içi ve yurt dışında çeşitli seminerlere katılmış, dünyada ve Türkiye’de yayınlanmış 50’nin üzerinde makaleye imza atmıştır.Dünyada ilk kez Netherton sendromu taşıyıcı olan kardeş iki aileye tüp bebek ve preimplantar genetik tanı yöntemi ile sağlıklı bebek sahibi olmalarını sağlayarak Literatürde saygın dergilerden J Assist Reprod Genet. 2011’de yayınlanmıştır.