Otobüs camından 'kurşun geçirmez'e

Otobüslerin ön ve yan camlarını yapan aile şirketinin ikinci kuşak üyelerinden Alaattin Tezgen, farklı olmayı, katma değerli üretim yapmayı; balistik cam üretmeyi hedefledi. Ortağıyla teknolojik yatırım için BEBKA’ya başvurdu. Teknolojik üretimle bugün devlet başkanlarından, CEO’lara kadar riskli gruplardaki kişilerin VİP araçlarının kurşun geçirmez camlarını üretiyorlar. Bartez Cam Sanayi Ticaret A.Ş. Ortağı Alaattin Tezgen, Avrupa, Güney Amerika ve Meksika’nın yanı sıra OEM pazarını hedeflediklerini söylüyor.

Haberin Devamı

Otobüs camından kurşun geçirmeze

Otobüslerin ön ve yan camlarını yapan köklü bir firmanın kurucularının ikinci jenerasyon üyelerinden biriydi Alaattin Tezgen. Çocukluk yıllarında özellikle tatillerde fabrikaya gidip, kimin ne yaptığını gözlüyordu. Boyu yetmese de bazen iki sandığı üst üste koyup, camın kenarlarını bant zımpara ile tıraşlıyordu.
Eğitimini tamamladıktan sonra firmaya geri döndü. 1994 krizinden sonra bir sürü yenilikler olmuştu. Sektörde de ciddi bir rekabet vardı. Alaattin, genç ve idealist olarak teknolojik yatırım yapılması, katma değeri yüksek, herkesin yapamadığı, rekabetin az olduğu bir alanda ilerlemenin daha iyi olacağı görüşünü savunuyordu.
O dönemde İstanbul’da bir fuara katıldı. Lübnanlı bir firmanın temsilcileri stantlarını ziyaret etti. Aralarında diyalog gelişti. Firma yetkilisi, ‘Balistik cam yapabilir misiniz?’ sorusunu yöneltti. Balistik cam ile otobüs camının alakası yoktu. ‘Yapmak ister misiniz?’ diye sorusunu farklı şekilde yöneltti. Bir süre sohbet ettikten sonra aralarında kartvizit alışverişi oldu. Fuarın ardından buluşma sözü verdiler. Daha sonra bir araya geldiler. Hayallerinden bahseden Alaattin’e karşısındaki firma temsilcisi, ‘İstiyorsan bunu ben sana öğretebilirim’ dedi.

Haberin Devamı

DENEMELER YAPTI

Otobüs camından kurşun geçirmeze

Bursa’ya döndüğünde ilk yapılan yönetim kurulu toplantısında yaşananları anlattı. Önlerinde fırsat olduğunu söyledi. Bu üretimle daha önce bahsettiği noktaya gelebileceklerine inanıyordu. Söyleminde pek başarılı olamadı ama o, kararlıydı. İşletmede geceleri ve hafta sonları denemeler yapmaya başladı. Camları üst üste koyup, kavis vermeye çalışıyordu. Fabrika kurucusu büyük amcasının yardımıyla çalışmalarını sürdürdü. Çok katlı camı da bükebildiğini gördü. Lübnanlılar’ın desteği de oldu ve bir malzeme çıkardı. İlk camı lamine etti, kenara koydu.

Haberin Devamı

Ardından internette balistik camla ilgili firmalarla görüşmelere başladı. Suudi Arabistan’da bir firmadan epostasına dönüş aldı. Krallığın araçlarının zırhlamasını yapan firmaydı. İlgilendiklerini söylediler. Yazışmaların ardından firma yetkilileri, İstanbul’a geldi. Firma yetkilisi, ürün görmek istedi. Tecrübeli insanlardı. Alaattin ise bu konuda sadece bir çalışma yapmıştı. Ürünü gösterdi. ‘Yapıyoruz’ dedi. Karşısındaki güldü. Masaya 500 takım cam siparişi ve karşılığında 2,5 milyon dolarlık anlaşmayı kapsayan sözleşmeyi koydu. ‘Yaptığını görebilseydim imza atmaya gelmiştim. Kendini yapmış şekilde anlattın’ dedi. Olay istediği gibi gerçekleşmemişti ama bu durum onu kamçılamıştı.

VAZGEÇMEDİ

Haberin Devamı

Dünyada bu işi en iyi yapan Kolombiyalı, İtalyan ve bunların dışında Güney Amerikalı birkaç firma vardı. Lübnanlı firmanın yardımıyla onlardan cam alıp, tersine mühendislik yapmak istediler. Kestiler, içinde katmanlar vardı. Ancak yapamadılar. O süreçte aile şirketi kapandı. Firma demirbaşları üçe bölündü. Elinde birkaç makine kaldı. Hala hırslıydı. Ancak ürün yapabileceği makine de yoktu. Zor günler geçirdi; ama vazgeçmedi.

BORÇLA PANAMA’YA GİTTİ

Otobüs camından kurşun geçirmeze

Yine ‘Kim ne yapıyor?’ diye internette araştırmalara devam etti. Panama’da bir firma buldu. Firmanın genel müdürü ile konuştu. Türkiye’de çalışmalar yaptığını ve onlar gibi üretip, o kaliteye çıkmayı hedeflediğini anlattı. ‘Gel biz sana öğretelim’ yanıtını aldı. Alaattin, ‘Know-how isterseniz verebileceğim bir param yok’ dedi. Şu an finansta çalışan Ayla Hanım’ın ve kız kardeşinin kredi kartından nakit para çekti. Bir arkadaşından da borç para aldı. Yaklaşık 20 bin dolar ile Panama’ya gitti. Sabah 8 akşam 5; üç hafta üretim müdürünün yanında çalıştı. Buradaki çalışmaları gördükçe gözleri büyüyordu. Aklına Suudi Arabistan’dan sözleşme teklif edenler geliyordu. Aynı zamanda alacağı 3 haftalık eğitimle bunun nasıl olacağını da sorguluyordu. Gördüğü her şeyi not alıyor, resmini çekiyordu. Döndüğünde büyük bir artı kazanacaktı.

Haberin Devamı

ARKADAŞI İLE ORTAK OLDU

Arkadaşı Barış Sevim ile ara sıra görüşüyorlardı. Barış, demir-çelik sektöründe faaliyet gösteren büyük bir firmada çalışıyordu. Hacimli ticaretle uğraşıyordu. Stres ve sıkıntısı fazlaydı. Bu nedenle o da kendisi için yeni projeler düşünüyordu. Alaattin’in ne yapmak istediğini ve yaşadığı sıkıntıları biliyordu. ‘Senin çıkış yapman için ne gerekiyor?’ diye sordu. Alaattin de makine, malzeme eksiklerini saydı. Barış, ‘Ben hazırım. Ne gerekiyorsa beraber yapalım’ dedi. Beklemediği bir teklifle karşılaşan ve şaşkınlık yaşayan Alaattin, çok mutlu olmuştu. Finans tarafı ağır olan bu işi beraber götürebileceklerdi. İhtiyaçları olan makineleri aldıktan sonra artık yurt dışına çıkabilecek duruma geleceklerini düşünüyorlardı. Barış’ın profesyonel olarak bir şirkette çalışmış olması da avantaj sağlıyordu. Farklı bakış açısı olacaktı.

Haberin Devamı

Henüz bilinen bir firma değildiler. Ürünleri satılmıyordu. Ankara’da düz cam yaptıkları birkaç firma vardı. Markaları yoktu. Fizibilite yaptılar. Ardından Bartez’i kurdular. Neler gerekiyor diye liste çıkardılar. Pazarlamada gidebilecekleri çok yer vardı ancak üretim kalitesini yükseltmeleri gerekiyordu.

ORTADOĞU’YA SATIŞ BAŞLADI

Barış, ‘Sadece burada pazarlama yapmayalım. Alalım ürünlerimizi dolaşalım’ dedi. Bunun üzerine ilk olarak Dubai’ye gittiler, anlattılar. Güzel reaksiyonlar, talepler aldılar. Biraz rahatlamaya başladılar. Ovaakça’da çalışıyorlardı ve çalışan sayısı da artmıştı. Alaattin’in önceden kalan servoları yanan bu yüzden çalışmayan kesim masası ve otobüs cam bükme fırını vardı. O günkü şartlarda yaklaşık 1 milyon dolarlık nakit yatırım yaptılar. Lübnanlı firmanın da yardımıyla gerekli makineleri aldılar. Alaattin’in aldığı know-how ile artık belli bir kaliteye erişmişlerdi. Ortadoğu’ya satış yapabiliyorlardı.

Otoklav denen basınçlı bir kap vardı. O olmadan ürün olmuyordu. Avrupa’dan alınamıyordu çünkü çok pahalıydı. Barış ile ortaklığından önce Alaattin, amcasının arkadaşı vasıtasıyla Bursa’da bir firma ile görüştü. Elindeki paraya göre otoklav yaptırdı.
Otoklavı çalıştırdılar. O sırada da işletmede kimse yoktu. Makine ısındığı için genleşme meydana geldi. Kapak sisteminin yanlış olmasından dolayı kapak fırladı. Bomba etkisi yarattı. Büyük bir ses geldi ve basınçlı bir patlama oldu. Yaklaşık 8 ton ağırlığında makinenin kapağı 500 metre ilerideki iş yerinin bahçesine kadar uçtu. İşletmenin çatısı uçmuş, makineler birbirine girmişti. İşletme enkaza dönmüştü. Elde bir şey kalmadı. O an orada kimsenin olmaması, can kaybının yaşanmaması en büyük tesellileri oldu.

YENİ MAKİNE BULDULAR

Otobüs camından kurşun geçirmeze

Alaattin, çaresizlik ve üzüntü içindeydi. Barış ise sabahlara kadar internette makine arıyordu. Ancak makine proje ile yapıldığı için dışarıda bulmak oldukça güçtü. Yaptığı araştırmalarda bir makine buldu ve Alaattin’i aradı. ‘Çantanı topla, otoklav buldum. Girit Adası’na gidiyorsun’ dedi. Alaattin, ertesi gün yola çıktı.

Orada büyük bir yatırımcı kaliteli makinelerle imalata başlamış ancak 2008 krizinde gerileme yaşamıştı. Geçen yılların ardından iflas etmişti. Makine düz cam yapımında az kullanılmıştı. Gerekli anlaşmalar yapıldı. Kazanın iki ay sonrasında makineyi temin etmişlerdi. Çatıyı kapattılar. Diğer makineleri de 4 ay sonra aldılar. Daha güçlü döndüler. Patlamadan önce Dubai’de depoları vardı. Kazakistan’dan sipariş almışlardı. Yapacakları işler vardı. Hepsi yarım kalmıştı. Toparladıktan sonra kaldıkları yerden devam ettiler.

KALİTEYİ YUKARI TAŞIDILAR

Ortadoğu’da işler hızlandı. Suudi Arabistan’da daha önce görüştükleri firma, iki kere çağırdı. Yurt dışına çıktıkça insan tanımaya başladılar. Ortadoğu’da AGP’den ayrılan bir üretim müdürü ile tanıştılar. Çalışması için iş teklifinde bulundular. Kabul etmesinin ardından iki sene birlikte yol aldılar. Mevcut kaliteyi bir tık daha yukarı taşıdılar. İşletme müdürü, işinden memnundu ancak ailevi nedenlerle ülkesine dönmesi gerekince ayrıldı. Firma tam hız ilerliyordu. O sürede Türkiye’deki savunma sanayi projeleri büyüdü. Güneydoğu’daki sınır bölgelerinde kalkan, güvenlik kulübesi çalışmaları başladı. Çıta yukarı gitti. Finans olarak rahatladılar.

BEBKA DESTEĞİ

Alaattin, çok sevdiği bir kişiden telefon aldı. O kişi Panama’da eğitim aldığı firmanın üretim müdürü Edward’ın işinden ayrıldığı haberini verdi. Hemen aradı, iş teklifinde bulundu. Birlikte çalışmayı kabul etti. Türkiye’ye geldi ve işletmeyi gezdi. Eksikleri yazdı. Müşterilerden yoğun talep geliyordu. Ancak burada bazı yeniliklere ihtiyaç vardı. İlerlemek için de destek gerekiyordu. Burada da BEBKA devreye girdi.
YATIRIMIN YARISINI HİBE ALDILAR
BEBKA’ya başvuru için proje hazırladılar. İhtiyaçları olan iki özel kesme makinesi, 3D tarayıcı başta olmak üzere toplam 5 makinenin ne için gerektiğini ve nerede kullanacaklarını anlattılar. Proje onaylandı. 1 milyon 200 bin TL’lik yatırımın yarısını BEBKA’dan hibe olarak aldılar.

Elle yapılan veya dışardan alınan iş ve hizmetler, yerini işletme içindeki makinelere bıraktı. Ürün kalitesi yükseldi. Hata oranı sıfıra yaklaştı. Tersine mühendislik çalışmaları başladı. Verim yüzde 100 arttı. Teknolojik anlamda sıçrama yaşadılar. Makinelerin alınması ile entegre tesis hüviyetine kavuştular. Sadece hammaddeyi dışardan alıyorlardı.

28 ÜLKEYE İHRACAT

Otobüs camından kurşun geçirmeze

Bugün Kayapa OSB’de faaliyet gösteren Bartez Cam Sanayi Ticaret A.Ş. 4 bin 500 metrekare alanda faaliyet gösteriyor. 53 kişinin istihdam ettiği işletme, üretiminin yüzde 90’ınını ihraç ediyor. İhracat yaptıkları ülkeler arasında ABD’den Filipinler’e kadar 28 ülke bulunuyor.

Uzmanlık alanlarının VİP araçlar olduğunu söyleyen Bartez Cam Sanayi Ticaret A.Ş. Ortağı Alaattin Tezgen, müşteri portföyünün tamamını devlet büyükleri, CEO’lar, genel müdürler, önemli risk grubunda olan kişilerin araçlarının camları olduğunu söyledi. Bunun dışında kalkan camlarını yaptıklarını anlatan Tezgen, Türkiye genelindeki polis merkezlerinin önündeki kulübelerin camlarını da ürettiklerini açıkladı.

Talebe göre ilerlediklerini anlatan Tezgen, “Hangi tehdidi durdurmak istiyorlarsa ona göre cam üretiyoruz. El tabancası, kalaşnikof için cam üretiyoruz. Yaptığımız camların en dayanıklı ve kuvvetlisi snipera karşı olanı diyebilirim. Ar-Ge birimimizde 4 kişi çalışıyoruz” diye konuştu.

TRENDLER DEĞİŞİYOR

Trendlerin değiştiğine dikkat çeken Tezgen, üreticilerin tek derdinin ağırlığı düşürmek olduğunu kaydetti. Zırhlandıktan sonra cam ve çelikle beraber araca yaklaşık 1 ton yük bindiğini belirten Tezgen, “Sadece zırhlanabilir araçlar 6-8 silindirli araçlar. Öyle bir trend var; ama bir taraftan da ‘Şu kalınlıkta G3 mermisini tutabilir miyim?’ diye uğraştığımız Ar-Ge çalışmalarımız bulunuyor” dedi.

Tezgen, “Takip ediyoruz yeni ürünler çıkıyor. Parlak seramik var. Yer seramiğinin çok sıkıştırılıp, saydam hale getirildiği teknoloji var. O kullanılmaya başladı ama bize o malzemeyi çıkartırlarsa alıp, işleyebiliriz. Bunlar için daha 10-15 yıllık çalışma yapılması gerekiyor. Eğer olursa büyük fark yaratacak” diye konuştu.

YENİ PAZARLAR

Şirket hedeflerinden de bahseden Tezgen, “Birinci amacımız OEM camları verebilmek. Üretim bandında zırhlı aracı yapanlar var. BMW, Mercedes, Audi yapıyor. Bunun dışında Avrupa, Güney Amerika, Meksika pazarı çok büyük. O taraflara gitmeyi hedefliyoruz. Kalitemiz kabul ediliyor. Müşterilerimiz var. Oranı yükseltiriz diye düşünüyoruz. ABD’de iyiyiz, daha iyi olmak için çalışıyoruz. Alman mantalitesini nasıl aşarız ona çalışıyoruz. Almanlar, dünyaya kalite satıyor. Onların tedarikçisi olmanın keyfini yaşamak istiyoruz. Kalite ile gündem olmak istiyoruz” dedi.

Yazarın Tüm Yazıları