GeriSavaş Özbey Partiden önce bir doz huzur alır mıydınız?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Partiden önce bir doz huzur alır mıydınız?

Hayır, almam. Madem sonra tekrar azacağım, boşu boşuna niye önden sakinleşeyim?

Karıştırmazsak olmaz. Zamanın ruhu, yapacak bir şey yok: Vakit az.
Kafeye mi gideceğiz? Aynı zamanda kitapçı ya da çiçekçi de olsun. Misal mi? Akaretler’de Minoa, İstiklal’de Ada, Alman Kitabevi...
Yemeğe mi çıkacağız? Bebek Lucca’da yiyelim, hem sergi de gezmiş oluruz.
Kahvaltı? Karaköy’de Namlı’ya gidelim ki yediğimiz zeytinden, içtiğimiz çaydan alabilelim; mutfak alışverişi aradan çıksın.
Bu sıkışıklıktan, iki arada bir deredelikten gece hayatı da nasibini alıyor tabii.
Bu akşam Harbiye Klein’da bir parti var mesela: Babil’in Asma Bahçeleri (The Gardens of Babylon)...
Partiden önce  bir doz huzur alır mıydınız
Amsterdam menşeli bir parti serisi The Gardens of Babylon, Türkiye’ye ilk kez geliyor.

İki ayrı sahnede Heimat, Holger Hecler, Amentia gibi dokuz ayrı DJ çalacak. Klein’a gece 12.00’den önce gidilmez ama bu akşam durum farklı, kapılar erken açılacak çünkü bu partinin konseptinde meditasyon var. Önce toplanılıp meditasyon yapılacak, sonra hep birlikte sabaha kadar partilenecek.
Ben ikinci kısmını alayım lütfen. Madem sonra tekrar azacağım, boşu boşuna niye önden sakinleşeyim?

Bu akşam sen neredesin

Bülent Ersoy&Muazzez Abacı Ankara Winner İncek’te, Mor ve Ötesi Gayrettepe Zorlu PSM’de, Moğollar Kocaeli Sabancı KM’de, Mabel Matiz Bostancı

Partiden önce  bir doz huzur alır mıydınız

Gösteri Merkezi’nde, Levent Yüksel Bursa Jolly Joker’de, Mirkelam Moda Kayıkhane’de,
Leman Sam Denizli Route’ta, Yeni Türkü Kadıköy Sahne’de...

YENİLERDEN YENİ BEĞEN

Karaköy’de Bahane: 10 Karaköy Oteli’nin terasında modern meyhane. Manzara güzel, servis iyi, mezeler lezzetli... (0532) 602 78 78  Rumelihisarı’nda Köprüaltı: Kaburga da var, ahtapot lahmacun da. Sipariş bile vermeyin, kendinizi Gül Etker’e teslim edin gitsin. (0212) 287 73 23

 

X

Ortaköy’ün yenisi: Kult

Feriye’nin içinde açılan Kult, yeme-içme mekânı olduğu kadar aynı zamanda bir sanat alanı. Bilgisayarınızı açmış, işinizi gücünüzü hallederken bir ressamın çalışmasına ya da bir caz orkestrasının provasına denk gelebilirsiniz.

Kapalı kısmın 80 kişilik, ferah bir oturma düzeni var. Parti, doğum günü gibi bir etkinlik olduğunda ayakta 250-300 kişi ağırlayabiliyor. Öndeki açık bölüm de Boğaz’a sıfır.

Kult, Feriye’nin içinde açılan bir mekân. Müzikler etnik ve deep house... Ama günde üç saati ‘müziksiz zaman’ ilan etmişler; bu süre zarfında sohbet edebilir, sosyalleşebilir ya da bilgisayarınızı açıp işinizi gücünüzü halledebilirsiniz.

Herkesin işi kendine göre tabii. Siz bilgisayar açmışken bir ressam da tuvalinin başına geçebiliyor. Az sonra bir caz orkestrası prova yapmaya, ‘jam session’a (doğaçlama çalmaya) başlarsa ona da şaşırmayın. Zaten başına oturup tıngırdatabilecekleri piyano, çello, keman gibi enstrümanlar mevcut.

“Yok, ben kendi sanatımı kendim icra edeceğim” derseniz o da mümkün. Kullanabileceğiniz resim kâğıdı, kalem ve tuvaller hazır. Eğer ünlü biriyseniz yaptığınız ‘iş’ler kendi klasörünüzde arşivleniyor. Yarın öbür gün belki bunlar satışa da çıkacak. Mesela Aleyna Tilki’nin klasöründe şimdiden bir eser var bile.

Mekânın kütüphanesinde her ay sadece tek bir kitap olacak. Ama aynı kitaptan 50 tane. O ay boyunca Kult ziyaretçileri sadece o kitabı okuyacak. Böylece insanlara aynı kitaptan konuşmak için  bir ortam yaratılacak. İsterseniz ay sonunda kitabın yazarıyla yapılacak söyleşiye de katılabilirsiniz.

HER EŞYANIN BİR HİKÂYESİ VAR

Mekânın işletmecisi Haldun Demirhisar, Çeşme’nin tanınan yüzlerinden... Alaçatı’da Kum Beach, Plage Isolee, Küçük Balık, Köyün Delisi, Deli Deli Club, Tek Masa gibi mekânları yarattı. O yüzden kitlesi de işinsanları, sanat insanlarının yanında bol bol İzmir diyasporası... En büyük tutkusu geri dönüşüm. Oturduğunuz, yaslandığınız ya da bardağınızı koyduğunuz hemen her eşyanın bir hikâyesi var. Philippe Starck’ın tasarladığı bir sandalyenin yanında eski bir gemi kazanından yapılmış stant da görebiliyorsunuz mesela. Demirhisar buna ‘sürdürülebilir mimari’ diyor.

Yazının Devamını Oku

Çeşme 2021: Yeni sezondan öne çıkanlar

Geçen hafta Çeşme-Alaçatı’nın belki de pandemi nedeniyle değişen eğlence döngüsünden ve bunun öncülerinden bahsetmiştik. Bu hafta diğer notlarla devam ediyoruz.

EN TAZE KEŞİF: Ildırı Köyü’ndeki See Me. Kendi bostanlarından ürünleriyle beş günde bir menü yeniliyorlar. Gizlicik, kuytucuk bir bahçe içinde.

EN COOL KİTLE:

Geçen yazki gibi Momo Beach. Selfie çeken çok az, insanların plaj kıyafetleri bile iç açıyor. Düşünün, Peru mutfağı sunuyorlar.

Bana göre Çeşme’nin en cool kitlesi bu sene de Momo Beach’te...

EN ‘CANLI’ ORTAM:

Uniq’teki Melanj. Yaz boyu Defne Samyeli, Mehmet Erdem, Oğuzhan Koç gibi isimler sahneye çıkacak.

EN SAKİN BEACH:

Yazının Devamını Oku

Yeni finans merkezinin yükselen sayfiyesi TUZLA

Ataşehir-Ümraniye’deki finans merkezinin gökdelenleri yükseldikçe şehrin Anadolu Yakası’nda bir dönüşüm yaşanıyor. Finans merkezinin çektiği yeni kitle, kendine yeni yaşam alanları, kent ritüelleri yaratıyor.

Çok katlı penceresiz binalarda çalışıyor; doğaya, denize, temiz havaya hasret yaşıyorlar. Şehirden kaçmak istiyorlar ama kopmaları da zor, günübirlik, en fazla hafta sonu için uzaklaşabiliyorlar. O vakti de en konforlu, en keyifli ve en sağlıklı şekilde geçirmek istiyorlar. İstanbul’un Anadolu Yakası’nda kurulan yeni finans merkezinin insanlarından bahsediyorum. Küçük kaçamaklar için ellerinin altındaki en yakın yer, emektar Tuzla. Bir zamanların bu havalı sayfiyesi, önce üstünlüğü komşusu Bayramoğlu’na kaptırmış, sonra gittikçe adı daha az duyulur olmuştu. Bugünlerdeyse yeni bir kent trendinin sahası.


Kalmak ya da kalmamak...
Asya Yakası’ndaki bu Tuzla ringlerinin olmazsa olmaz iki durağı var: İlki, Bozburun Yat Kulübü’nün de sahibi Edhem Dirvana’nın Tuzla Yat Kulübü.
Muhteşem manzara, salaş bir ortam ve güzel yemekler... İkincisi; Radisson Blue Oteli. Baştan aşağı bir SPA ve masaj oteli. Geçen hafta SPA’sında dolaşıyorum. Etrafta çoğunlukla çift ve arkadaş gruplarından oluşan beyaz yakalılar var... Otel yetkilisi Yeşim Hanım bu trafiğin hafta sonları arttığını, çoğunlukla finans merkezinin beyaz yakalılarını ağırladıklarını anlatıyor.
Yat Kulübü’yle arası 15 dakika. İster önce masajını yaptırıp sonra yemeğini ye; ister önce manzaraya takıl, keseni/masajını sonra yaptırıp pamuk gibi dön eve... Hangisini öne, hangisini sonraya bırakacağınız sizin kararınız. Önemli olan, günübirlik mi yoksa hafta sonu için mi gideceğiniz. Çünkü Radisson gibi Yat Kulübü’nde de bungalovlar var.

‘TUZLA RİNGİ’NİN BAŞINA, ORTASINA VE SONUNA EKLENEBİLECEKLER

Yazının Devamını Oku