Özge Altınok Lokmanhekim

Gaziantep’te lezzet peşinde

6 Eylül 2020
Gastronomi alanında UNESCO’nun ‘Yaratıcı Şehir’ unvanını almış dünyadaki 9 ender şehirden biri Gaziantep. Tescillenmiş 250 civarında özgün yemeği var. Hem lezzetin peşinde hem de tarihin izinde Antep sokaklarını ve müzelerini keşfetmek üzere oğlumla yola çıktık.

Gaziantep’e varır varmaz sabah ilk durağımız Katmerci Zekeriya Usta oldu. Burası, şehre her gelişimizde değişmez adresimiz. Katmeri nasıl incecik açtıklarını izleyip sonrasında bir katmeri iki kişi bölüştük. Katmer dışında farklı kahvaltı seçenekleri de var Antep’te. Metanet Lokantası’nda beyran çorbası içebilir ya da Ali Haydar Usta’da ciğerin tadına bakabilirsiniz. Dürümcü Recep Usta’da nohut dürüm de lezzetli bir seçenek. Ancak nohut dürüm ve ciğer yemek istiyorsanız sabah erkenden gitmekte fayda var.

Çingene Kız’a merhaba

Kahvaltı sonrasında Zeugma Müzesi’ne gittik. Müzeye girince önce sinema salonda müzenin tarihini üç boyutlu olarak izledik. Bu kısa film hem yetişkinler hem de çocuklar için öğretici ve eğlenceli. Mozaiklerin hikâyesini de izliyorsunuz. Müzenin tanıtımında da kullanılan ve artık sembolü haline gelen, özel bir bölümde sergilenen Çingene Kız isimli mozaiği mutlaka görün. Müzede çocukların mozaikleri tanıması için hazırlanmış bulmacalı oyun alanlarını da deneyimlemeyi unutmayın. Biz kulaklık kiralayıp müzedeki eserler hakkındaki bilgileri dinleyerek müzeyi gezmeyi tercih ettik. Müzenin kafesinde de mozaiklerden kupalar, yapbozlar ve defterler satın alabilirsiniz. 


Yazının Devamını Oku

Gökçeada’da çocukla yavaş tatil

30 Ağustos 2020
‘Yavaş Şehir’ (cittaslow) ağındaki Gökçeada’da küçük, şirin ve pandemi açısından güvenli çok sayıda pansiyon var. Kimseciklerin olmadığı, sanki size özel sakin bir kumsal ya da koyda denize girip ailece huzurlu bir tatil geçirmeniz mümkün.

Bu sefer ailece Türkiye’nin en batı ucuna, güneşin en son battığı Gökçeada’ya doğru yola çıktık. Çanakkale’ye bağlı Gökçeada ‘yavaş şehir’ listesinde ülkemizi temsil eden 18 yerden biri. Tekirdağ, Malkara, Keşan yolunu takip edip Keşan’dan Gelibolu yoluna saptık. Feribot sonrası kısa bir yolculuğun ardından merkezden geçerek ilk durağımız olan eski Rum köyü Zeytinli’ye (Aya Teodoroi) vardık. Burası adanın en eski yerleşimlerinden. Arnavutkaldırımlı sokakları, küçük kafeleri ve yol kenarında hediyelik eşya satan tezgâhlarıyla gezginlerin de ilgi odağı. Dünyadaki yaklaşık 300 milyon Ortodoks Hristiyanın ruhani lideri, 1991’de patrik ilan edilen 1. Bartholomeos 1940’ta Zeytinli Köyü’nde dünyaya gelmiş.




Gökçeada’nın dibek kahvesi meşhur. Sabah kahvesi seviyorsanız ‘Madam’ın Yeri’ne mutlaka uğrayın. Dövülerek öğütülen bu kahvenin en lezzetlisini Zeytinli Köyü’nde içebilirsiniz. Madam’ın Yeri dışında Zeytinli’de pek çok küçük köy kahvesinde de dibek kahvesini tadabilirsiniz. Çocuklar ada muhallebisinin tadına bayılıyor. Rumlara özgü peynirli açık pideyi andıran ‘cicirya’yı denemek üzere Madam’ın Evstratia Cicirya Evi’ne gidebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Ankara’nın taşına bak... Başkentte miniklerin görmesi gereken 8 yer

24 Ağustos 2020
Oğlum, okula başladığından beri tüm milli bayramları okul arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle birlikte törenlerle kutladı. Okullar henüz açılmadığı için 30 Ağustos’u da çevrimiçi olarak önümüzdeki hafta sınıfıyla birlikte kutlayacaklar. Ona Kurtuluş Savaşı’nı anlatırken başta Anıtkabir olmak üzere Ankara’da daha önce birlikte gittiğimiz müzeleri de göstermek, gezdirmek istiyorum. Şehri çocukla ziyaret edenler için gezilecek yerler listesi hazırlarken, farklı şehirlerde yaşayanlar için sanal müze alternatiflerini de paylaşıyorum.

Atamızın huzurunda
Ankara denince ilk akla gelen müze Anıtkabir. Anıt Bloku ve Barış Parkı’ndan oluşuyor. Sembolik bir Milletler Cemiyeti olan Barış Parkı’nda, ülkemizin farklı bölgelerinden getirilmiş ve dünyanın çeşitli ülkelerini temsilen gönderilmiş 50 bin civarında bitki ve ağaç var. Barış Parkı içinden yürüyerek, sağ ve sol kenarında aslan heykelleri olan Aslanlı Yol’u takip edip Anıt Mezar’ın olduğu yere varabilirsiniz.Atamızı saygıyla andıktan sonra Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’ni gezebilirsiniz. Müzede, Çanakkale, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’u anlatan panoramalar her yaştan ziyaretçinin ilgisini çekiyor. Atatürk’ün özel eşyalarının yer aldığı bölümü de listenize ekleyin. Atatürk’ün kitaplığıysa en çok ilgi çeken bölümlerden biri.




Cumhuriyet tarihini yerinde öğrenin

Yazının Devamını Oku

Bir ada, bir çocuk... KKTC’de çocukla görmeniz gereken 10 yer

17 Ağustos 2020
Kuzey Kıbrıs’a ilk defa eşim orada askerliğini yaparken gitmiştim. Hafızamda hep o kavurucu sıcaklarıyla kaldı. Oysa ada, tarihinden yemeğine, denizinden eğlencesine çok şey vaat ediyor. Üstelik burada sadece biz yetişkinler için değil, çocukların da ilgisini çekebilecek pek çok yer var.

Lefkoşa’da eski şehrin
sokaklarını dolaşın
Lefkoşa’da, yüzyıllar öncesinde yerleşim yalnızca surlarla çevrili olan alan içindeymiş. Venedikli mühendis Julio Savarnano’nun bir sanat eseri olarak görülen 3 mil uzunluğundaki surları, şehri eski ve yeni şehir olmak üzere ikiye ayırıyor. Surlar içinde kalan dar ve çıkmaz sokaklarda yürümek oldukça zevkli.

Girne Kalesi’ni
ziyaret edin
Bizanslılar, bu kaleyi Arap akınlarına karşı Girne’yi savunmak için inşa etmiş. Ortaçağdan günümüze dek gelen etkileyici yapılardan biri… Girne, geçmişte ticaretin merkeziymiş. Bu yüzden dönem dönem gerçekleşen saldırılar sonrasında yapılan

Yazının Devamını Oku

Minikleri büyüleyen Eskişehir

10 Ağustos 2020
Hem arabayla hem de trenle birkaç kez gittik. Çocuk dostu bu şehirde miniklerin zevkle vakit geçireceği, eğleneceği ve öğreneceği birçok durak var. İşte oğlumun en sevdiği etkinlik noktalarımız...

Odunpazarı Modern Müze’yi ziyaret edin
Geçen yıl kapılarını açan, Odunpazarı Modern Müze (OMM) hem yetişkinler hem de çocuklar için ilgi çekici bir yer. Müzede çocuklara özel rehberli turlar ve atölye çalışmaları yapılıyor. Eskişehir’deki ilk tasarım mağazası olma özelliğini de taşıyan OMM Dükkân’da dekorasyondan kırtasiye ürünlerine pek çok şey bulmak mümkün. Ayrıca hem kendiniz hem de çocuğunuz için ilham veren sanat ve tasarım kitapları da satılıyor. OMM’yi ziyaret edecekseniz cep telefonunuza uygulamasını da indirerek rehber eşliğinde gezebilirsiniz.




Masal Şatosu’nda kaybolun

Yazının Devamını Oku

Yemek seçen çocuklar için 8 öneri

8 Ağustos 2020
Yemek seçen bir çocuktum. Ispanak yemeye, ıhlamur içmeye zorlandığım için şimdi ağzıma sürmüyorum. Oğlum da yemek seçiyor. Yemeğin görüntüsü, kokusu tattan önce geliyor. Ancak onu yeni tatlarla tanıştırmak konusunda kararlıyım. Bunun için bazı kurallar belirledik...

HAFTALIK LİSTE YAPIN
Biz yemek listemizi pazar akşamları birlikte yapıyoruz. Et, balık, baklagiller, sebze yemeklerini bir haftaya bölüştürüyoruz. Sevdiği mantı ve ev yapımı hamburgere de listede yer veriyoruz. Böylece hiçbir öğün sürpriz olmuyor, ne yiyeceğimizi biliyoruz. Sebzeler, meyveler de ziyan olmuyor. Alışveriş sırasında sebzelerin hangi yemeklerde kullanıldığını anlatıyorum.

ATIŞTIRMALIKLARI DOĞRU SEÇİN
Yemek saatleri dışında günde bir kere meyve, bir kere de akşamüzeri atıştırmalık hakkımız var. Atıştırmalıkları da sağlıklı alternatiflerden: Ev yapımı dondurma, kuruyemiş... Yemeğini bitirmeyip doymadan masadan kalkmışsa bir sonraki öğünü beklemesi gerektiğini söylüyoruz.
MASAYA BİRLİKTE OTURUN
Yemek saatlerinde televizyon ve tabletler kapalı, telefonlar masaya alınmıyor. Bu, hem yemeğin tadını almak hem de birbirimizle sohbet etmek için önemli.
Çalışan ebeveynler olarak bu zamanlar bizim için de kıymetli. Birbirimize gün içinde neler yaptığımızı anlatıyor, öğrendiğimiz ilginç bilgileri paylaşıyoruz. 

NASIL PİŞİRDİĞİNİZİ ANLATIN

Yazının Devamını Oku

Saygı, sabır, umut ve uyum için sen anlat Anadolu! Çocuklar bu 10 rotayı mutlaka görmeli

2 Ağustos 2020
Oğlum doğduğundan beri her fırsatta bazen anne-oğul, bazen de çekirdek aile seyahat ediyoruz. Seyahatler çocuğun yeni şeylere ilgi duymasına, insanları anlayıp farklılıkları görerek saygı duymasına, daha sabırlı, uyumlu ve anlayışlı olmasına yardım ediyor. Çocuğumun Türkiye’yi ve insanını anlaması, sahip olduğu değerleri fark etmesi için mutlaka yapmasını istediğin seyahatler var. İşte o rotalar ve nedenleri…

Dünyanın ilk tapınağı Göbeklitepe

Şanlıurfa’da bulunan, Neolitik Çağ’a ait tarihin bilinen en eski ve en büyük tapınağı Göbeklitepe seyahat listemizde ilk sıralarda. Göbeklitepe, 2018’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdi. Dev sütunlardan ve üst üste dizilmiş ağır taşlardan oluşan Göbeklitepe’nin inşa süreci, o dönemde elarabası, alet edevat olmadığı için gizemini hâlâ koruyor. Tarihin en eski ibadethanesinin ülkemizde ve ulaşılabilir olması gerçekten çok güzel. Göbeklitepe’de eskiyi korumanın, ona iyi bakıp yaşatmanın önemini ve Anadolu’nun insanlık tarihindeki yerini konuşacağız oğlumla. Göbeklitepe’ye bakıp insanlığın nereden nereye geldiğini görmek de onun için öğretici olacak. Ayrıca Urfa’da ülkenin farklı bir kültürü ve yaşam biçimiyle yerinde tanışacak. Türkiye’nin kültürel zenginliğini anlaması açısından da önemli olacak bu seyahat.

Doğa harikası peri bacaları 
Kapadokya’ya her mevsimde gittim. Peri bacalarını baharda gezmek de karlar altında görmek de ayrı bir keyif. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Göreme Açık Hava Müzesi’ni ziyaret edip peri bacalarının içlerini gezip bölgenin en yüksek noktası olan Uçhisar Kalesi önünde fotoğraf çektirdikten sonra Güvercinlik Vadisi’nde yürüyüş yapacağız. Oğlumun peri bacalarının mimarının yağmur, rüzgâr ve sel sularının olduğunu alması oldukça ilginç olacak. Yeraltı şehirlerinin, efsanelerin ve Orta Anadolu yaşam biçiminin de bu topraklara dair oğluma anlatacak çok şeyi olduğuna inanıyorum. Ayrıca bu seyahat Türkiye’deki doğal zenginlikleri anlaması ve onların kıymetini bilmesi açısından da kritik rol oynayacak. 

Yazının Devamını Oku

Harçlığıyla ne yapabilir?

1 Ağustos 2020
Çocukken aile büyüklerimiz bayramlaşıp el öptükten sonra bize mendil içinde bayram harçlığı verirdi. Şimdi aynı şeyi oğluma da yapıyorlar. Aldığı bu hediye başta olmak üzere, parayı harcama ve biriktirme konusunda bilinçli olması için uğraşıyorum. Bunun için neler mi yapıyorum?

Küçüklüğünden beri oğluma benim de babasının da çalıştığını ve yaşamamız için para kazandığımızı anlatıyorum. Çocukların paranın nereden ve nasıl geldiğini, emek ve çalışma karşılığında kazanıldığını anlamaları önemli. Para vererek alışveriş yaptığımızı ya da sinema, tiyatro bileti aldığımızı fark ettiği ilk zamanlarda paranın madeni ve kâğıt para olarak ikiye ayrıldığını ve parayı kaybetmemek için hep cüzdanda taşıdığımızı anlattım.

Sayıları öğrendikten sonra da market alışverişlerinde satın aldığımız meyve, sebze veya temizlik malzemelerinin kaç lira olduğunu ara ara oğluma da sordum. Bunu bir oyun haline bile getirdik. “Bir kilo elma kaç lira? Peki biz üç kilo alırsak ne kadar ödeyeceğiz?” diye sorarak hem parayı öğrenme hem de çarpım tablosu çalışma şansımız oldu. Kendi başına yaptığı alışverişlerde de (örneğin okuldaki kermesten alışveriş ya da kitapçıdan kitap alma) istediği şeyin fiyatına bakarak alıp alamayacağını hesaplamasını, parası almaya yetiyorsa para üstünü alıp kontrol etmesini söylüyoruz. 

Para konusunda doğruyu söyleyin

Çocuklar gördüklerini istemek konusunda özgürler. Alışveriş sırasında beğendiklerini gösterip “Bunu istiyorum, bunu alabilir miyiz?” diye sorduklarında tutturmalarının önüne geçmek için pek çok ebeveyn “Paramız yok, alamayız” demeyi tercih ediyor. Bu geçici çözümü oğlumla ilişkim için doğru bulmuyorum. Başka şeylere para harcadığımı görüp paramız olduğunu anlayabilir ve onun isteklerini önemsemediğimizi düşünüp kendini değersiz hissedebilir. Ben doğruyu söylemekten yanayım.

Evden ne alacağımızı kararlaştırarak çıkıyoruz, her zaman olmasa da bu yöntem son dakika isteklerinin önüne geçebiliyor. Eğer istediği şey bütçemi aşıyorsa bunu ona sessizce söyleyip alternatif sunmayı deniyorum. Daha uygun fiyatlı bir alternatif yoksa ve bütçemi aşıyorsam “Bunu alabiliriz, ancak bunu alırsak sonrasındaki yemek, sinema vb. programımızı ertelememiz gerekecek, tercih senin” diyorum. Çoğu zaman birlikte vakit geçirmeyi tercih ettiği için mutluyum.

Satın almak yerine birlikte üretin  

Bizler çocukken bu kadar çeşit oyuncak, kıyafet ya da teknolojik ürünler yoktu. Babamın yurtdışı iş seyahatlerinden getirdiği bebeklerle oynamaya kıyamazdım eskimesinler diye. Şimdi her şeye çok kolay ulaşabiliyoruz. Ailemizin küçükken bize alamadıklarını, özenip sahip olamadıklarımızı çocuklarımıza almak istiyoruz. Burada duruyorum, anne olarak kendime şu soruyu soruyorum: “Bu oğlumun isteği ya da ihtiyacı mı? Yoksa ben mi bunu istiyorum?” Soruya dürüstçe yanıt verdiğim pek çok zaman mağazadan hiçbir şey almadan, elim boş çıkabiliyorum.

‘Biriktir, destek olalım’ yöntemini uygulayın

Yazının Devamını Oku