Hürriyet’te kıpır kıpır capcanlı yeni köşeler

Bir süredir Hürriyet’te “HEY GİDİ YILLAR” var. Siyah-beyaz fotoğrafların yer aldığı aile albümlerine dalmanın tadını alanlar, hiç kaçırmıyorlar bu köşeyi.

Zeynep Bilgehan’ın hazırladığı “HEY GİDİ YILLAR”ın başlangıç noktası İlber Ortaylı’nın ve Vedat Milor’un hayli afili gençlik fotoğrafları olmuştu.

Sonra devamı geldi.

Hürriyet’te kıpır kıpır capcanlı yeni köşeler

En son beyaz yakalı siyah önlüklü Fatma Şahin vardı “HEY GİDİ YILLAR”da...

Hürriyet’te kıpır kıpır capcanlı yeni köşeler

Önümüzdeki haftalarda da çok güzel sürprizler olacak.

O MU BU MU

Savaş Özbey’in bulduğu bir format bu...

Hürriyet’te kıpır kıpır capcanlı yeni köşeler

Savaş, ünlü isimlere iki seçenek sunuyor, ünlü isimler de bu iki seçenekten birini tercih ediyorlar.

Ama işin en eğlenceli kısmı tercihin gerekçesinde.

Ünlü isimler, çok şahane tercih gerekçeleri ortaya koyuyorlar.

Bir de işin şöyle bir tarafı var:

Uzun, upuzun röportajlarda kendilerini ele vermeyecek birçok isim, bu formatın büyüsüne kapılıp çok önemli ipuçları veriyorlar kendileriyle ve kişilikleriyle ilgili...

Bu açıdan da “çok faideli bir eser” çıkarıyor ortaya Savaş.

ŞİMDİ NE YAPIYORLAR

Mesela bir Abidin vardı. Bir zamanlar hepimiz onu konuşuyorduk. Ekranlardaki müzik yarışmalarının ortalığı kasıp kavurduğu dönemlerin kısa süreli starıydı. Ne yapıyor şimdi Abidin?

Hürriyet’te kıpır kıpır capcanlı yeni köşeler

İşte böylesi soruların yanıtı için Kelebek’te “ŞİMDİ NE YAPIYORLAR” başladı. Kelebek’ten arkadaşımız Eda Solmaz, hepimizin gerçekten de “Şimdi ne yapıyor” diye merak ettiğimiz isimleri bulup konuşuyor.

Kim bilir, belki yakında şimdi ne yaptıklarını deli gibi merak ettiğim “Akmerkez Hülya”, “Otomobil Osman” gibi isimlerle de konuşur Eda
Solmaz
.

KELEBEK’TE YENİ BİR YAZAR

KELEBEK’teki canlanmaya omuz veren bir isim de Orkun Ün oldu.

Hürriyet’te kıpır kıpır capcanlı yeni köşeler

Orkun, üniversite yıllarında stajla başladığı televizyon haberciliğinin içinde yetişmiş bir isim.

Kanal D Haber’de birlikte çalıştık.

Meraklı, mesafeli, sağduyulu, önyargısız bir bakışı var.

Bunu yazılarına yansıtıyor.

Magazin dünyasına yeni bir bakış getireceğine sonsuz inanıyorum.

DİDİM ÖRNEK HABERİ

DİDİM’deki olayın iki ana unsuru vardı:

*

BİR: İddia sahibi, suçlayan bir kadın.

*

İKİ: Suçlamaya maruz kalan, bir belediye başkanı.

Hürriyet’te kıpır kıpır capcanlı yeni köşeler

Hürriyet, objektif biçimde iki tarafın da yaklaşımını ortaya koyan bir haber yayınladı “Didim’e gittik, konuştuk” başlığıyla...

Fulya Soybaş’ın yaptığı bu haber, bizim bu tür olaylar karşısındaki tutumumuzu en net biçimde ortaya koyuyor.

*

Hemen hatırlatayım:

Daha önce de...

Antalya Elmalı’da ortaya çıkan bir olayla ilgili yaklaşımımız böyle olmuştu.

İLK GÜNDEN TAVRIMIZI EN NET BİÇİMDE KOYDUK

ŞİDDET, taciz, tecavüz...

En hassas olduğumuz konular.

*

Kimliğine, kişiliğine, mensubiyetine bakmadan...

Tacizcinin, tecavüzcünün üzerine gidiyoruz.

*

Reşit olmayan bir kız çocuğunu istismar eden sözde tarikat şeyhiyle ilgili tutumumuzu ilk günden “küt” diye ortaya koyduk.

O günkü manşetimiz “UTANMAZ ADAM” idi.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Dört dörtlük bir habercilik

Tarihe “Elmalı skandalı” olarak geçen skandal...

Elmalı adlı kasabada belediye başkanını, onun makam şoförünü, makam şoförünün eşini falan kapsayan çok boyutlu bir skandal.

Hürriyet olarak belediye başkanının partisine falan bakmadan olayın üzerine gittik.

Kimseyi peşinen suçlu ilan etmeden yaptık bunu.

Belediye başkanıyla da belediye başkanının eşiyle de başkanın makam şoförüyle de olayların ortasındaki makam şoförünün eşiyle de konuştuk.

“Dördü de konuştu” manşeti, Hürriyet’in habercilik anlayışını tam olarak yansıtan bir manşetti.

*

Bu manşeti ortaya çıkaran Hürriyet Akdeniz Bölge Yazıişleri Müdürü Salim Uzun, tarafsız haberciliğin sıkı bir örneğini verdi ve övgüyü fazlasıyla hak etti.

Yazının Devamını Oku

Bu iki fotoğraftan bir konsept çıktı

Önce Vedat Milor’un bu afili gençlik fotoğrafını gördük.

Hemen “Vay! Vay! Vay! Vedat Bey’e bakın siz. Tam gençlik başımda duman havasında” dedik.

*

Sonra İlber Hoca’nın Hürriyet’e yazdığı Adalet Ağaoğlu yazısında kullandığı fotoğrafını gördük.

Hemen “Vay be! İlber Hoca gençliğinde yakıyormuş. Hiç değişmeyen tarafı ise sarkastik bakışlarıymış” dedik.

Sonra da aklımıza “HEY GİDİ YILLAR” başlıklı bir konsept geldi.

*

Geçen pazar başladık

Yazının Devamını Oku

Ozan Güven olayını patlatan iki muhabir

Ozan Güven’in kız arkadaşı Deniz Bulutsuz’a uyguladığı şiddet, Türkiye’nin konuştuğu olay haline geldi.

Haberin ortaya çıkmasında ve büyümesinde iki Hürriyet muhabirinin payı büyük.

İşte o iki Hürriyet muhabiri:

25 YILLIK MAGAZİNCİ: İSMAİL BAYRAK

Hürriyet Magazin Servisi’nin deneyimli ve başarılı isimlerindendir İsmail Bayrak.

25 yıllık gazeteci...

Yıllarca gecelerde çalıştı, sokaklarda emek verdi.

Yazının Devamını Oku

Pandemi şartlarında da ödüller sahiplerini buluyor

Her şey hazırdı.

Oylamalar tamamlanmıştı.

Jürimiz görevini eksiksiz yerine getirmişti.

Tören salonu hazırdı.

Ekiplerimiz ne yapacaklarını biliyorlardı.

Kısacası...

Pantene Altın Kelebek Ödülleri, şanına yakışır bir törenle hak eden sanatçılarımıza takdim edilecekti.

*

Yazının Devamını Oku

Gazeteler açısından da maske zorunlu olmalı

Rakamlar arttıkça...

Yeniden evlere hapsolacağız diye endişeleniyorum.

Ekonominin işlemesi gerekiyor. Daha yeni yeni kendine gelmeye çalışan işyerlerinin açık olması gerekiyor. Üretimin artması gerekiyor. İşlerin yürümesi gerekiyor.

Kısacası...

Normalleşen hayatın kesintisiz biçimde akması gerekiyor.

*

Hayatın yeniden “durma” noktasına gelmesine...

Hiçbir sektörün zerre kadar

Yazının Devamını Oku

Dijitalde de öncüyüz: İşte süper rakamlar

“hurriyet.com.tr”, taaa kasım ayında başlayan yükselişini korona sürecinde zirveye taşımış durumda.

Aylık ortalama 96 milyon ziyaretçi ile Türkiye’nin en çok ziyaret edilen haber sitesiyiz.

hurriyet.com.tr”, son aylarda...

Ortalama 324 milyon oturum ile tarihi zirveyi yakaladı.

*

Şu rakamları da vereyim:

*

“hurriyet.com.tr”de...

Yazının Devamını Oku

Meydanı yalancılara bırakmak yok

Dijital medyada bazı tipler türemiş durumda.

Bir internet sitesi kurmuşlar.

Habire bizim medya grubuyla ilgili kampanya yapıyorlar.

*

Hiçbir kontrol mekanizmaları yok. Bir standarda sahip değiller. Habire yalan yazıyorlar. Tek bir noktası bile doğru olmayan palavraları, ‘haber’ adı altında yayınlıyorlar. Yalanlarını ortaya koyuyorsun. Utanmak sıkılmak yerine yalana devam ediyorlar. Mahkemeye başvuruyorsun. Bu sefer de “Özgürlüğümüz kısıtlanıyor” falan diye ağlaşıyorlar.

*

Ses versek... Kendilerini “önemli” zannediyorlar. Ses vermesek... Yalanları bir biçimde dolaşıma giriyor.

*

Yani

Yazının Devamını Oku

Basında evden çalışma devrimi

Şu virüs belası bize gösterdi ki...

Hürriyet, evden çalışmayla da çıkabiliyormuş.

*

Toplantılarımızı yapıyoruz... İletişimde hiçbir sıkıntı çekmiyoruz... Sayfa yapım aşamalarının her anını izleyebiliyoruz... Manşetleri belirleyebiliyoruz...

*

Trafikte iki saat geçirmiyoruz... Ofis hayatının yol açtığı sorunlarla boğuşmuyoruz...

Hepsinden önemlisi, kurumsal yapımıza inanılmaz ölçüde tasarruf imkânı sağlamış oluyoruz.

*

Daha önce de söylemiştim, yine söylüyorum:

Yazının Devamını Oku

Bu etik anayasasının altına herkes imzasını atmalı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, partisinin sosyal medya için hazırladığı etik ilkeleri kamuoyuna açıkladı.

Açıkladığı ilkelerin üstüne şu notu koymayı da ihmal etmedi:

*

“Bu kuralların her birine her bir teşkilat mensubumuz sonuna kadar riayet edecektir. Diğer siyasi partilerden de aynı hassasiyeti beklemekteyiz.”

Mahir Ünal’ın açıkladığı 12 maddelik sosyal medya etik ilkeleri neler?

Tek tek yazıyorum:

*

Yazının Devamını Oku

İdeolojik ve takıntılı gazeteciliğin iflası

Salgın gelince...

“Sürekli hükümete vurma” ya da “sürekli muhalefete vurma” odaklı gazetecilik anlayışı, bir anda sudan çıkmış balığa döndü.

*

Millet salgın hakkında doyurucu haberler, bilgilendirici yayınlar beklerken...

Eski alışkanlıklarını bir anda bırakamayan “hükümete vurma” ya da “muhalefete vurma” odaklı gazetecilik anlayışı, kendini yeni duruma adapte etmeyi başaramadı.

*

Aradan şunca zaman geçti...

Hâlâ tam olarak toparlanabilmiş değiller.

*

Yazının Devamını Oku

Hürriyet’in sektördeki gücü arttıkça saldırılar da artıyor

Hiçbir siyasi yaklaşıma karşı önyargımız yok. Yayınladığımız her haberde kılı kırk yarıyoruz. Yalana dolana kapılarımız sımsıkı kapalı...

Muhabirlerimiz ve editörlerimiz, “Hürriyet yazdıysa doğrudur” anlayışının yerleşmesi doğrultusunda görev yapıyor.

*

Kısacası işimizi hakkıyla yapmaya çalışıyoruz.

Bütün gayretimiz bu yönde.

*

Biz böyle yaptıkça...

Gücümüz artıyor.

Okurlarımızın

Yazının Devamını Oku

Gazeteler sokağa çıkma yasağına ezdirilmesin

Bu hafta sonu da sokağa çıkma yasağı var.

Daha önce de yazdım, yine yazıyorum:

Gazeteler, sokağa çıkma yasağına ezdiriliyor.

Bu olmamalı.

Darbe günlerinde bile halka ulaşabilen gazetelerin, hafta sonu okuyucularına ulaşamaması büyük, çok büyük sorun.

Önümüzde iki gün var.

Bu iki gün içinde...

Yazının Devamını Oku

Hürriyet Bilim Kurulu sorularınızı cevaplıyor

Korona süreci bize şunu öğretti:

Her gün yeni sorular doğuyor. Her gün bilgilerimizi tazelememiz gerekiyor. Her gün yeni durumlar ortaya çıkıyor. Her gün yeni bilgiler geliyor.

Çok dinamik bir süreç bu... Çok da kısa olmayacak bir süreç...

*

İşte bu nedenle HÜRRİYET BİLİM KURULU’nu oluşturduk. Çok kıymetli hocalarımız, halkımızı aydınlatma amaçlı bu çalışmaya büyük bir özveriyle katılıyorlar.

*

İşte HÜRRİYET BİLİM KURULU’nda yer alan hocalarımız:

*

Yazının Devamını Oku

Bugünlerde Hürriyet

Toplumsal çatışma alanlarının kaşınmaması konusunda azami hassasiyet gösteriyor.

* İnfiale sürükleyecek bir yaklaşıma asla yüz vermiyor.

*

* Devletin koyduğu kuralların hayata geçirilmesine yardımcı olmaya çalışıyor, kuralların belirginlik kazanmasını talep ediyor.

*

* Sosyal medyanın zehirlerine panzehir olacak bir tutum alıyor.

*

* Siyasetin kavgaları, didişmeleri, polemikleri, çatışmaları eskide bırakmasını, yeni bir sayfa açmasını istiyor.

*

Yazının Devamını Oku

Hürriyet’te prensip: Önce çalışanlarımızın sağlığı

Korona illetinin çıktığı ilk günden beri hep ama hep “Önce çalışanlarımızın sağlığı” dedik.

Temel prensibimiz bu oldu, bu doğrultuda hareket ettik.

*

Sadece Hürriyet’te değil...

Demirören Medya’ya bağlı tüm yayın organlarında en fazla titizlenilen temel ilke buydu ve bu olmaya devam ediyor.



Yazının Devamını Oku

Neden ille de gazete

BUGÜNÜN medya ortamında...

Mecralar alabildiğine çeşitlenmiş durumda, dijital almış başını gidiyor.

*

Böyle bir ortamda...

Özgün içerik üretimi yapan en önemli kaynak: GAZETE.

*

Bugünün medya ortamında...

Teyit edilmemiş haberler ortalıkta dolaşıyor, bilgi kirliliği alabildiğine artmış durumda.

*

Yazının Devamını Oku

O masa işte bu masa

HÜRRİYET, işte bu masadan idare ediliyor.

 

Bütün kararlar, işte bu masada alınıyor.

Tercihler, işte bu masada belirleniyor.

Bu masa, Hürriyet’in yazıişleri masası...

*

Masanın sakinlerine şöyle bir bakalım:

*

EMRE ORAL:

Yazının Devamını Oku

Cıvıl cıvıl, kıpır kıpır bir heyecan: Altın Kelebek

BU CUMA: Türkiye’nin en güzel etkinlik alanlarından biri olan Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde bu cuma akşamı “PANTENE ALTIN KELEBEK ÖDÜLLERİ” sahiplerini buluyor.

Kırmızı halılar, şovlar, canlı yayınlar, minik konserlerle bezenmiş, cıvıl cıvıl, kıpır kıpır bir gece bekliyor herkesi.

*

46 YIL: Türkiye gibi yoğun altüst oluşların yaşandığı, her şeyin sürekli sil baştan yapıldığı, herhangi bir alanda gelenek oluşturmanın istisna haline geldiği bir memlekette, “PANTENE ile birlikte düzenlediğimiz ALTIN KELEBEK ÖDÜLLERİ”nin 46 yıl kesintisiz verilmesi, verilebilmesi başlı başına olaydır.

*

YARIŞMA: Yapılan ve yapılacak her türden laga lugaya hiç aldırış etmeyin. “ALTIN KELEBEK ÖDÜLLERİ”, adaletten zerre sapılmayan bir yöntemle oluşturuluyor her zaman. Yüzde 70’i halkın oyuyla, yüzde 30’u ise aralarında Cihan Ünal, Belçim Bilgin, Selçuk Yöntem, Ertuğrul Özkök gibi isimlerin de bulunduğu “büyük jüri” tarafından belirleniyor. Büyük bir titizlikle! 

*

TÖREN:

Yazının Devamını Oku

Hıncal Uluç’un yazısı

BİZİM mesleğin duayen ismidir Hıncal Uluç...

Bağımsızdır, bağlantısızdır. Mesleğe birçok yeniliği getirmiştir. Köşe yazısı denilen olguya yeni bir format atmıştır. Köşe yazılarının üslubunun değişmesinde, konularının çeşitlenmesinde öncülük yapmıştır. Her zaman tartışılmıştır, her zaman konuşulmuştur, her zaman dikkat çekmiştir. Hiçbir zaman kendisine kayıtsız kalınmamıştır.

*

Sabah gazetesindeki köşesinde dün Hürriyet’i yazdı Hıncal Uluç.

Ulaşmak istediğimiz hedefler açısından ne kadar doğru yolda olduğumuzu bir duayenin kaleminden okumak, hepimizi çok mutlu etti.

İŞTE O YAZI...

"Hürriyet, yeniden çocukluğum, gençliğimin gazetesi, Erol Simavi’nin, Nezih (Demirkent) ve Necati (Zincirkıran) ağabeylerin Hürriyet’i olma yolunda.

O dediğim Hürriyet, ülkenin en çok satan gazetesiydi.

Yazının Devamını Oku