Bir güne sığmayan ve sığdırılmaması gereken kadınlar!

Bugün evde, iş yerinde, tarlada, fabrikada çalışan aynı zamanda çocuğuna, ailesine bakan, onlar için endişe eden, yemek yapan, çamaşır yıkayan; tüm bunları yaparken ailesi ve sevdikleri için didinip duran, bir yandan da hayatı kaçırmamaya çalışan bu yüzden de genelde hep yorgun olan kadınların; bizlerin günü...

Haberin Devamı

Aynı zamanda sevdiği veya sevmekten vazgeçtiği veya saplantılı duygular besleyen erkekler tarafından öldürülen kadınların da günü. İşkence gören, istismara uğrayan, dayak yiyen ve sessiz çığlıklar atanların günü.

Bir güne sığmayan ve sığdırılmaması gereken kadınlar

Erkek egemen iş hayatında kendine yer edinmek, edinebilmek için çok çalışan kadınların günü.

Erken yaşta evlendirilmemesi gereken, okuyarak ayaklarının üzerinde durması için “Hadi kızım arkandayım” denilmesi gereken, bugünün kız çocukları, yarının kadınlarının günü.

TÜİK’İN DİKKAT ÇEKEN VERİLERİ

Türkiye İstatistik Kurumu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel bir bülten hazırladı. Ayrıntıları görmüşsünüzdür. Ben mutlaka çözüm bulunması gereken verileri sıralayacağım;

Bir güne sığmayan ve sığdırılmaması gereken kadınlar

Haberin Devamı

* Cinsiyetler arası ücret ve kazanç farkı tüm eğitim düzeylerinde erkek lehine gerçekleşti.

* Gece yalnız yürürken kendini güvensiz hisseden kadın oranı yüzde 27.4.

* Kadın üst ve orta düzey yönetici oranı yüzde 19.6.

* Kadın profesör oranı yüzde 33.9.

* Kadın büyükelçi oranı yüzde 27.3.

* Kadın milletvekili oranı yüzde 19.9.

Sevgili Okurlarım;

Biliyorsunuz geçtiğimiz şubat ayında Türkiye en acı rekorlardan birine imza attı. Sadece 24 saatte Türkiye’nin dört bir yanında tam sekiz kadın öldürüldü.

* Bu ülkede hiçbir kadın kendini güvensiz hissetmemeli.

* Kadın cinayetlerinin bitmesi için gereken her türlü radikal adım atılmalı.

* Her ne kadar dünyada kadın istihdamı konusunda daha geri ülkeler olsa da kadın istihdamı daha da artmalı.

* Daha çok kadın yönetici, daha çok kadın profesör, büyükelçi ve milletvekili görmeliyiz.

* Siyaset erkek egemen görüntüsüne son verip, eşitlikçi bir yapıya bürünmeli.

* Kabinedeki kadın sayısı arttırılmalı.

TOPLUMA YOL GÖSTEREN TV’LERDE KADININ İMAJI DÜZELTİLMELİ

* Sabahtan akşama televizyonların açık olduğu evlerin bulunduğu unutulmamalı.

* Programından haberine, dizisine kadını olmadık ve olmayacak pozisyonlara sokarak; bireylerin beynine kadına dair ahlaksız, acımasız, olmaması gereken görüntüler enjekte edilmemeli.

DÜĞÜM

Haberin Devamı

Platformlardan birinde Bergüzar Korel’in başrolünü oynadığı Düğüm isimli diziyi takip ediyorum. Kadın cinayetlerini çözmek için sabah programı yapan kadın sunucu “Oğlum olsa bile acımam” diyerek, olayların üzerine gitmektedir. Ama bir gün kendi oğlu bir kız çocuğunun cinayetine karışır ve ağzından çıkan o iddialı sözleri unutarak, oğlunun cinayetle ilgisini saklamaya çalışır. Bunu niye anlattım. Yazar Eylem Tok da bir anne. Çok acı bir olay yaşadı ama Eylem Tok’a bazı hususları hatırlatmak isterim:

* O kazada bir bebek babasız kaldı.

* Bir kadın kocasını kaybetti.

* Bir aile ise oğlunu...

* Kazada yaralanan bir başka kişinin ise hayati tehlikesi sürüyor. Umarım iyileşir ve kimseleri O’nsuz bırakmaz.

Haberin Devamı

* “Kendi oğlum olsa bile acımam” sözü ağır bir söz ama doğru bir söz. Kayıpları olan anneleri, bebekleri, eşleri de düşünerek, adaletin yerini bulması için ne kadar zor olursa olsun oğluyla geri dönmeli. Bunu herkesten çok kendi oğlunun vicdanı ve iyiliği için yapmalı.

Yazarın Tüm Yazıları