Gönülleri fetheden mesaj

Bursa, sağlık konusunda Türkiye’nin en şanslı şehirleri arasında yer alıyor.

Haberin Devamı

Gönülleri fetheden mesaj
“Kıymeti bilinmeyen” kaplıcalarını bir kenara bırakıyorum.
Bursa, şehir ve ilçe devlet hastanelerinin yanı sıra Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi ve Tıp Fakültesi gibi, Çanakkaleye, Balıkesir’e, Yalova’ya, Kütahya’ya, Bilecik ve Eskişehir’e de hizmet veren bölgenin en büyük sağlık kampüsüne sahip.
Burada sadece hastalar muayene ve tedavi edilmiyor.
Beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının bağışlanması için yakınları ikna ediliyor.
Alınan organlar, değerleri tutuyorsa, Bursa veya yakın çevresinden gelecek hastalara, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ekrem Kaya dahil, uzman ekipler tarafından başarıyla naklediliyorlar.
Yaşamları, yapılacak organ bağışına bağlı olan kişilere, ikinci hayatlarını yaşatılıyor.
Performanslarıyla, Avrupa’da örnek gösteriliyorlar.
Toplam 5 bin 700 metrekareden oluşan organ nakli hizmet binası da hizmete girince, yapılamayan kalp nakli ameliyatları da burada gerçekleşecek.
İşte o zaman, Bursa’yı ve Tıp Fakültesi’ni dünya ülkeleri konuşacak.
Peki, Tıp Fakültesi’nde verilen eğitim nasıl?
Bu sorunun yanıtını rakamlar ve geçen hafta yaşanan etkinlik ile vereceğim.
BUÜ Tıp Fakültesi’nde, 2 bin 200 tıbbiyeli eğitim görüyor.
Yarım asrı aşkın geçmişi olan bu fakültede, bu zamana kadar 3 bine yakın uzman ile 270 öğretim üyesi yetiştirildi.
Başarı grafikleri son yıllarda artınca, Türkiye’deki 125 tıp fakültesi arasında 15’inci sırada yükseldiler.
İyi de bir hava yakaladılar.

Haberin Devamı

HEKİMLİK ANLAYIŞI

BUÜ Tıp Fakültesi’nde eğitim gören tıbbiyeliler gerçekten çok özel...
Özeller çünkü ‘herkese eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti’ anlayışı ile yetişiyorlar.
Nasıl mı?
BUÜ Tıp Fakültesi öğrencileri 1999 yılında, ‘herkese eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti’ verilmesi için ‘Sağlık ve Etik Düşünce Topluluğu’ kurdu...
Bu topluluk, geçmiş dönemde Prof. Dr. Yeşim Uncu’nun şimdi ise Prof. Dr. Sinan Çavun’un danışmanlığında, aile hekimi olmayan veya haftada bir gün doktorun geldiği kırsal mahalleri dolaşarak belirliyorlar.
Bunların arasında, sağlık hizmetine en fazla ihtiyaç duyanları seçiyorlar.
Yılın ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde bu mahallelere gidip, okulları, kurdukları çadırlarla sahra hastanesine dönüştürüyorlar.
Çadırlarda ve sınıflarda hastaları muayene ediyorlar.
Sıraları, poliklinik masası olarak kullanıyorlar.
Rahatsızlıkları ciddi olanları hastanelere gönderiyorlar.
Çocuk hastalarla, kurdukları özel bölümlerde, özel olarak ilgilenip onlara hikaye okuyorlar, oyun oynuyorlar.
Gençlerle masa tenisi maçı yapıyorlar.
Her gittikleri mahallede ortalama 300 hastaya bakıyorlar.
Geceleri ise koğuşa dönüştürdükleri sınıflarda yatıyorlar.

Haberin Devamı

200 HASTAYA BAKTILAR

Geçtiğimiz hafta Karacabey’in Karakoca Mahallesi’ne gittiler.
Caminin hoparlöründen yapılan anons ile rahatsızlığı olanları, sahra hastanesine dönüştürdükleri okulda karşıladılar.
Toplam 200 hastanın her biriyle ilgilendiler.
Rahatsızlıklarının farkında olmayıp ciddi sağlık problemleri bulunan birçok kişiyi, ambulansla Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne gönderdiler...
Cuma günü gittikleri Karakoca Mahallesi’nden, pazar gecesi çiçeklerle uğurlandılar.
Onlar, yaptıkları bu çalışma ile fakir ve dar gelirli ailelere sadece ücretsiz sağlık hizmeti değil, “Biz, Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Beni Türk hekimlerine emanet edin’ dediği doktorlar olarak yetişiyoruz. Bizim için önce para sonra hasta değil, önce hasta önemli” mesajı da verdiler.
Gönülleri fethettiler.

Yazarın Tüm Yazıları