GeriErtuğrul ÖZKÖK Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

- Muhafazakâr aile yapısıdır...

- Çekirdek aile güçlü ve geniştir...

- Aynı yastığa baş koymanın meşru kuralı evliliktir...

- Ortalama çocuk sayısı yüksektir...

- Türk ailesi bu özellikleri ile tipik bir Ortadoğu ve Müslüman ülke ailesidir.

*

İstatistik kurumumuz geçen hafta ilk defa bu yaygın görüşü yıktı...

Aşağıda okuyacağınız rakamları alın ve Ortadoğu ülkelerinin aynı rakamları ile karşılaştırın. (Tabii bulabilirseniz böyle rakamlar.)

Bir de aynı rakamları Balkan ülkelerinin ve öteki Avrupa ülkelerinin rakamları ile karşılaştırın.

Sonuç şudur:

Türk ailesi, yapısı ve tarzı artık ile artık tamamıyla Avrupa yakasına taşınmıştır.

*

Türkiye’deki siyasi partiler bundan böyle Türk toplumunun aile yapısındaki değişimi iyi okumak zorundadır.

Şehirleşmiş Türk ailesi, artık Türkiye’nin siyasi görünümünü de etkileyecek bir değişime uğramıştır.

Sosyolog yanıma güvenmiyor musunuz?

Buyurun o zaman matematik yanımıza...

İşte rakamlar.

2- AYNI HANEDE YAŞAYAN İNSAN SAYISI DÜŞÜYOR

- TÜRKİYE’de...

Aynı hanede yaşayan insan sayısı 24 milyon 604 bin 86 kişi...

Bu kadar insanın bulunduğu hanelerde yaşayan ortalama insan sayısı 12 yılda belirgin şekilde düştü.

İşte rakamlar:

GRAFİK 1
3- GENİŞ AİLE ORANI 6 YILDA ÜÇ PUANA YAKIN DÜŞTÜ

- TÜRKİYE’de hane halkı en büyük il Gümüşhane...

Onu Şırnak, Şanlıurfa ve Hakkâri illeri izliyor.

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Hane halkı en küçük illerimiz ise Çanakkale, Eskişehir ve Tunceli...

- 2014’te nüfusun yüzde 16.7’si geniş aile olarak yaşıyordu.

- 2020’de bu oran yüzde 14’e indi.

Yani sadece 6 yıl içinde Ortadoğu tipi geniş aileden, Batı tipi daha dar aileye doğru hızlı bir gidiş var.

4- ÇEKİRDEK AİLEDE YAŞAYAN NÜFUS 2.5 PUAN AZALDI

AYNI
çatı altında yaşayan ve anne-baba ve çocuklardan oluşan aileye çekirdek aile deniyor.

- 2014’te Türkiye hanelerinde çekirdek aile olarak yaşayan insanların oranı yüzde 67.4’tü...

- 2020’de bu oran 65.2’ye düştü.

5- TEK EBEVEYN VE ÇOCUKLARDAN OLUŞAN AİLE ORANI YÜZDE 10’A ÇIKTI

AVRUPA
toplumlarında son 20 yılda en hızla yükselen aile formu “Single mom” (Tek ebevyn) denilen yeni tarz.

En çarpıcı gelişme ise tek anne ve çocuk veya tek baba ve çocuklardan oluşan yeni aile biçiminin hızla yükselmesi.

2020 yılında Türk ailelerinin yüzde 9.7’si bu yeni hane biçiminden oluşuyordu.

Bu rakam aynı zamanda boşanmaların sayısındaki yükselmeyi de gösteriyor.

Ama en önemlisi yeni bir hayat tarzının gelişmesini de anlatıyor.

6- ‘KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR’ SÖZÜ ESKİ TÜRKİYE’DE KALDI

- Türkiye’nin yüzde 92’si şehirlerde yaşıyor.

- Nüfusun yüzde 80’ine yakını “büyükşehir” statüsündeki belediye sınırları içinde hayatını sürdürüyor.

-Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözü o günkü Türkiye’nin gerçeğini yansıtıyordu.

Bugünün sosyolojisi tamamen farklı.

- ÇETİN ALTAN’IN HAYALİ: Rahmetli Çetin Altan ölmeden önce “Hayal ettiğimiz ülke bu değildi” demişti.

O bir düş kırıklığının ifadesiydi.

Ancak onun bir hayali daha vardı.

Köyde tenis oynayan ve keman çalan çocuklar.

Bugünün çocukları onu köyde değil ama artık şehirlerde yapacaklar.

BİR SERİ KATİLİN HÜCRESİNDE GİZLİCE KAYDEDİLMİŞ DİYALOG

STREAMING
platformlarda geçen hafta en ilgimi çeken dizi bir belgesel oldu.

Adı “Sam’in Oğlu” (Son of Sam)...

*

1970’li yılların ikinci yarısında New York şehrinde dehşet yaratan David Berkowitz adlı bir seri katil vardı.

Gece yarısından sonra arabalar içindeki çiftlere 44 kalibrelik bir tabanca ile ateş ederek öldürüyordu.

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Dizi işte o katille ilgili bir komplo teorisi iddiasını anlatıyor.

Bir gazeteci, seri katil yakalandıktan sonra koğuşunda sorgulanırken gizlice kaydedilen sesli görüntülerini ele geçirip yayınlıyor.

İşte o sorgulamadaki ikinci yazıda aynen vereceğim şu bölüm çok ilginçti:

SEVİŞMEK Mİ DAHA HEYECAN VERİCİ YOKSA ÖLDÜRMEK Mİ

- SORGUCU: Silahı ateşlerken ne hissetin? Orgazm gibi bir şey miydi?

* KATİL: Hiçbir şey hissetmedim.

- Cinsel bir şey yok muydu?

* “Hayır...”

- Ama yaptığın iş bir şey hissettirdi değil mi?

* “Evet...”

- Kadınlarla sevişmeyi seviyor musun?

* “Evet...”

* Sence cinayet mi daha heyecanlı?

- “Evet.”

*  Neden öldürdün bu insanları?

- “Onları insan olarak değil, iblis olarak öldürdüm. Onlar insan maskesi takmış iblislerdi. Dışarıda iblisin başka oğulları da var.”

SAYIN CUMHURBAŞKANI KARŞIYAKA’YA SÖZÜ YERİNE GETİRMENİN TAM ZAMANI

BASKETBOLDA
Anadolu Efes’ten sonra ikinci Türkiye zaferi Pınar Karşıyaka’dan geldi.

Takımımız FIBA basket liginde finale kaldı...

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Bütün takımı ve bu takıma yıllardır destek veren Pınar grubunu yürekten kutluyorum.

*

O maçı seyrederken aklıma yıllar önce Pınar Karşıyaka’nın Barcelona gibi dev bir takımla oynayıp yendiği maç geldi.

O gün Karşıyaka’nın kapalı salonundaydım...

Vallahi bir kasaba spor salonundan hiç farkı yoktu.

Türkiye basketboluna ilçelerin gücünü taşıyan bu şahane takımın çok güzel bir arenada oynamak hakkı...

Cumhurbaşkanı Erdoğan Karşıyaka’ya yakışan bir kapalı salonu yaptıracağına söz vermişti.

Yapılacak yeri de hazır.

Bence artık bu sözün yerine getirilmesi zamanı geldi...

Hem Cumhurbaşkanı’na hem Karşıyaka’ya yakışır bu...

HINCAL ABİ BAK ANAYASA’NIN 24’ÜNCÜ MADDESİ NE DİYOR

BU
hafta en garibime giden yazı Hıncal Uluç’un Tarkan’a çok ağır sözlerle yüklendiği yazısı oldu.

Neymiş Tarkan, Yıldız Tilbe’nin müzisyenler için attığı topu reddetmiş.

*

Hıncal Abi, biz köşe yazarlarının ne zamandan beri kendi duygularımızı, öfkelerimizi zorla başka insanlara da kabul ettirmek ve açıklatmak gibi bir görevimiz var...

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Bak Yıldız Tilbe, Tarkan için ne kadar zarif konuştu:

“Olabilir öyle düşünebilir. Saygım var” dedi.

*

Hıncal Abi bak Anayasa’nın 24’üncü maddesi ne diyor:

“Kimse, ibadete, dini ayin ve törelere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, dini inanç veya kanaatlerinden kınanamaz ve suçlanamaz.”

Aynı şey bütün düşüncelerimiz için de geçerli değil mi...

*

Yani diyeceğim abicim...

Sen futboldan iyi anlarsın. Yıldız’ın attığı topa gir... Ama maçı dışarıdan takip eden Tarkan’a ‘İn sahaya sen de vole at’ deme...

KÜLTÜR BAKANLIĞI PANDEMİDE İŞSİZ MÜZİSYENLER İÇİN NE YAPTI

YILDIZ Tilbe
tartışılan kampanyasını başlatınca Kültür Bakanlığı’nın geçen yıl başlattığı “Müzik Susmasın” kampanyasında neler yapıldı diye merak ettim ve açıp Bakan Mehmet Ersoy’a sordum.

- MESAM, MÜYAP ve MİYOBİR gibi meslek kuruluşları aracılığıyla 31 bin işsiz müzisyene ve müzik sektörü çalışanına yardım yapılmış.

- Müzisyenlere verilen destek mayıs ayı sonu itibarıyla 156 milyon liraya ulaşacakmış.

- Son haber de şu: Bu yardım süresi 1 ay daha uzatılmış.

HAFTANIN ŞARKISI 1
BİR MADONNA KLASİĞİ REMİKSLE HARİKA DÖNDÜ

MADONNA’nın “Express Yourself” adlı parçası 1989’da çıktı.

80’leri bitiren kült şarkılardan biridir.

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Geçen cuma günü bu harika şarkının “7” remiksi tekrar Spotify’a konuldu.

Ben 80’leri yeniden keşfediyorum ve çok iyi geliyor.

HAFTANIN ŞARKISI 2
HARİKA BİR 80’LER REMİKSİ DAHA

- “EVERYTHİNG But The Girl” grubunun “Missing” adlı şarkısı 1984’te yayınlandığında hâlâ öğretim üyesiydim.

Ankara yıllarımı kapatan en önemli şarkılardan biriydi.

Geçen cuma bu şarkının Papik ve Sarah Jane Morris tarafından yapılan yeni bir remiksi yayınlandı.

Papik her zamanki gibi şarkıyı hafif jazzy şekilde yorumlamış.

PANDEMİ COLDPLAY’İ BENİ HİÇ SARMADI

- COLDPLAY’in solisti Chris Martin’in pandemi başından beri Instagram hesabından yaptığı paylaşımları çok yakından izliyorum.

Cuma günü yeni şarkıları “Higher Power”ı Spotify ve öteki streaming platformlarına koydular.

Ne yalan söyleyeyim beni hiç sarmadı...

En iyisi ben yine “Something Just Like This”e döneyim.

HAFTANIN ŞARKISI 3
HAFTANIN İKİ TÜRKÇE ŞARKISI

- ŞORT: “Yarına kadar kal yeter”.

Çok güzel bir müzik. Sözler harika...

- Salman Tin: “Aşk Köpeği”. Benim için geçen yılın en güzel keşiflerinden biri Salman Tin’di.

Yeni şarkısı da sözleriyle, müziği ile, ritmi ile çok iyi geldi bana...

Bir de o hafif cazımsı klarnet... Ona da bittim.

X

Dirsek dirseğe, kol kola, yüz yüze, baş başa Avrasyacılığın sonu mu

 Zirve yazıları çok sıkıcıdır... Bildim bileli de klasik formatlarla yazılır...

Ancak bu NATO Zirvesi bence son yılların en önemlisiydi...

O nedenle, sıkıcılığı göze alarak bu zirve ile ilgili görüşlerimi yazmak istiyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NATO Zirvesi’ndeki temasları bence Türkiye açısından son derece önemli oldu.

Bunu hangi somut bilgiye dayanarak söylüyorsun diye sorarsanız, cevabım şu...

Kimsenin bilmediği ve benim bildiğim şeylerden biliyordum demeyeceğim. Çünkü kimsenin bilmediği şeyleri şu an itibarıyla ben de bilmiyorum...

Ama yıllardır bu tür olayları izleyen bir gazeteci olarak, yapılan açıklamalardan, gördüğüm fotoğraflardan, vücut dillerinden çıkardığım bazı sonuçlar var.

Kaynaklarım, liderlerin karşılaşma anlarındaki vücut dilleri, dokunuşları, yüz ifadeleri...

Yazının Devamını Oku

Sadece o gitmedi o da birlikte gitti

Evet İsrail’de 12 yıllık Netanyahu başbakanlığı dönemi sona erdi.

Ortadoğu’nun en tehlikeli “popülisti” iktidar koltuğunu kaybetti...

Yerine bir koalisyon geldi...

Hem İsrail “Oh” dedi...

Hem dünya...

Gelin olanları alt alta yazalım ve biraz geri çekilip bakalım:

İsrail halkı ve parlamentosu, Netanyahu’nun “Ben gidersem İsrail batar” şantajına kulak asmadı.

İsrail halkı ve parlamentosu,

Yazının Devamını Oku

Maskesiz plaj fotosunda kimler Blues Brothers, kim tiki, slim fit

Türk iş dünyasının VIP’i pandemi sonrası açılışı geçen hafta İstanbul’da Lucca’da yaptı.

Dünyanın en güçlü 7 ekonomisinin lideri ise önceki gün İngiltere’de Cornwall Plajı’nda bir araya gelip geleneksel aile fotoğrafını çektirdi.

Yüzlerinde maske yoktu ama aralarına sosyal mesafe koymuşlardı.

Böyle olunca da hepsinin duruşu ve kıyafeti daha çok ortaya çıkıyordu.

Ben de bu dünyanın en gelişmiş 7 ülkesini yöneten liderlerin kıyafet ve vücut dili analizini yaptım.

Yanıma danışman olarak da eski Radikal gazetesinin moda yazarı ve erkek giyim markası Milimetric’in kurucu ortağı Kağan Gökalp’i aldım.

İşte bizim gözümüzden dünyayı yöneten “maskesiz yedili”....

Yazının Devamını Oku

Son fotoğraf ve ibretlik bir ‘Yeni Türkiye’ hikâyesi

15 Temmuz 2016 gecesi, saat 22.14’te internet siteleri küçük bir haber geçti.

Eski milletvekili Nevzat Yalçıntaş Çatalca İlyas Çokay Devlet Hastanesi’nde ölmüştü.

83 yaşındaydı ve ölüm nedeni kalp kriziydi...

*

Prof. Yalçıntaş, eğitimini Fransa ve İngiltere’de yapmış, parlak bir öğretim üyesiydi.

TRT’nin eski genel müdürlerinden biriydi.

İki dönem milletvekilliği yapmıştı.

Muhafazakâr kesimin en demokrat insanlarından biriydi...

İktisat fakültesinde eski Cumhurbaşkanı

Yazının Devamını Oku

Kâinatın en büyük sırrının fotoğrafını kim, nasıl çekti

Dün Kuzey yarıküre çok ilginç bir güneş tutulması izledi.

Birçok yerden, “Halkalı tutulma” denen bu olayı gösteren harika fotoğraflar geldi.

Bana göre en güzeli de manşete koyduğum bu fotoğraf oldu...

Halkalı tutulma gözümüzü yine uzaya çevirdi.

Bundan istifade ederek ben de son yıllarda size kâinatla ilgili en ilginç olaylardan birini anlatayım.

12 Nisan 2019 günkü yazımda, insanoğlunun yıllardır konuştuğu “karadelik” denilen “şey”in fotoğrafının çekilmesinin hikâyesini yazmıştım.

Karadelik için, “öteki dünyanın kapısı” da diyebiliriz.

Kâinatın en az bilinen boşluklarıdır karadelikler.

Yazının Devamını Oku

Yarın Roma'da sahaya ilk defa Z kuşağı çıkıyor

Türkiye Milli Takımı yarın Roma’da İtalya’nın karşısına çıkıyor.

Geçen yıl yapılamayan Avrupa Futbol Şampiyonası bu maçla başlıyor.

Hürriyet Avrupa baskısı bugün şampiyona için hazırladığı 28 sayfalık güzel bir ek veriyor.

O ek için benden de bir yazı istediler.

O yazıyı hazırlarken farkına vardım şimdi yazacaklarımın.

Yarın sahaya belki de tarihimizin en genç milli takımı ile çıkacağız.

Gelin şu rakamlara bakalım.

*

Takımızın yaş ortalaması 25 ve şampiyonaya katılan 24 takım arasında en genci...

Yazının Devamını Oku

Bu yıllar geçecek, Ezgi Mola kalacak... Ya siz

Ezgi Mola’yı son defa Alice müzikalinin kulisinde görmüştüm.

Harika Kırmızı Kraliçe oyununu sevmemize çocuk gibi sevinmişti...

O gece üzerinde bu fotoğrafta gördüğünüz “Kırmızı Kraliçe” kıyafeti vardı.

“Bu rolü Türkiye’de en iyi oynayacak isim” demiştim.

*

Dün milletçe öğrendik ki Ezgi Mola hakkında 4 yıla kadar hapis cezası istemi ile dava açılmış.

Nedeni de tecavüze uğrayıp intihar eden genç kızı savunmak için attığı tweet’miş.

İddiaya göre intihar eden kıza tecavüz iddiasıyla yargılanan kişiye hakaret etmiş.

Ne kadar da onuruna düşkün bir arkadaşmış meğer...

Yazının Devamını Oku

Biz Türkler nikâh şekerini Lükres Borjiya'nın kına gecesinde mi öğrendik

Dün Hürriyet ve New York Times’ın manşetinde benzer bir haber vardı. Pandemi sırasında yasaklanan düğünlerin yeniden başlaması.

Hürriyet’in haberine göre Türkiye’de bu yıl düğün patlaması yaşanacakmış.

Normal yıllarda 500 bin olan düğün sayısının bu yıl 750 bine çıkması bekleniyormuş.

New York Times’ın haberine göre de İtalya da 17 Mayıs’tan itibaren düğünleri serbest bırakmış.

Düğünlerin serbest bırakılması bu iki ülkenin iki şehrinde özel bir sevince yol açtı.

Türkiye’de İzmir...

Çünkü İzmir gelinlik üretiminde belki de dünyanın en büyük şehri...

Sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın gelinlik ve damatlık kıyafetleri oradan gidiyor.

Yazının Devamını Oku

Özel telefon, Whatsapp mesajı yayınlayan, yayan fena yandı

O meşum 3 Temmuz gününü hayatım boyunca unutmayacağım.

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın evinden alınıp götürülüşü hâlâ gözümün önünde...

Saracoğlu Stadı’nda FETÖ’cü polislerin provokasyonunu hiç unutmayacağım... Orada yediğim biber gazı hâlâ genzimde...

*

Neler yaptılar bu kulübe...

Sırf Atatürkçü diye... Sırf herkes FETÖ yalakalığı yaparken onlar yapmadı diye...


Yazının Devamını Oku

Erdoğan, Biden'a fesli bir boksörü anlatacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden’la yapacağı görüşmenin tarihi kesinleşti.

Önceki gün aldığım bir bilgiye göre Erdoğan bu görüşmede ABD Başkanı’na bir boksörden söz edecek.

Bir de kitap hediye edecek.

Kitabın adı da şu: “A Golden Heart Mitten...”

Yani “Altın Kalpli Eldiven...”

*

Önceki gün AKP’li bir başkanla ringe çıktım.

Beyoğlu’nun göbeğine kurulmuş bir ringin kenarındaki halatları kaldırıp birlikte içine girdik ve bu fotoğrafı çektirdik.

Ringe çıkma daveti Beyoğlu Belediye Başkanı

Yazının Devamını Oku

Spor yazarları artık maç sonu kültürünü köklüce değiştirmeli

Osaka, aldığı ceza sonrasında Fransa Açık’tan çekilirken, Kadın tenisçinin kararı, aynı zamanda bütün dünyada ‘sporcuların mental sağlığı’ konusunu da tartışmaya açtı.

Bu hafta başında spor dünyasını çok yakından etkileyen çok önemli bir tartışma başladı... Tartışmayı başlatan kadın bir sporcuydu ve şu anda spor medyasında toz duman. Olay şu:

KADIN SPORCU MAÇ SONU TOPLANTISINI REDDEDİNCE

Paris'te yapılan Fransa Açık Tenis turnuvasında Naomi Osaka maç sonunda yapması gereken basın toplantısına çıkmayı reddetti... Böylece tenis tarihinde bir ilke imza attı. Nedenini de şöyle açıkladı: “Bu basın toplantılarında sorulan negatif ve öfkeli sorular psikolojimi bozuyor ve benim mücadele azmimi kırıyor...”

KIZGIN ORGANİZATÖRLER PARA CEZASI VERDİ, İHRAÇLA TEHDİT ETTİ

Tabii organizatörler Naomi Osaka’ya hemen 15 bin dolar para cezası verdiler. Onunla da kalmadılar, turnuvadan ihraç edebileceklerini ve disiplin soruşturması başlatılabileceklerini ifade ettiler.

Naomi Osaka da ceza almasından 1 gün sonra turnuvadan çekildiğini açıkladı. Spor dünyasında büyük bir tartışma başladı ve çok sayıda sporcu Naomi Osaka’ya destek verdi. Kadın tenisçinin kararı, aynı zamanda bütün dünyada ‘sporcuların mental sağlığı’ konusunu da tartışmaya açtı.

BAZI GAZETECİLER SORU SORMUYOR KENDİNİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIYOR

Yazının Devamını Oku

İstanbul’un gayriresmi VIP açılışının yıldızları

Bana göre İstanbul pandemi sonrası açılışını önceki gün yaptı.

İlk açılış “Perakende Günleri” toplantısıydı.

Toplantı sonunda, “Perakende Güneşi Ödülleri” verildi.

Birincisi pandemi sırasında başarılı olan şirketler ödüllendirildi.

Bir de “Yirminci Yıl Özel Ödülü” vardı.

Buna “Ödüllerin Ödülü” deniyordu....

Perakende sektörünü temsil eden 15 dernek ve iki ana sponsordan oluşan büyük jüri belirledi.

Ödülü Mudo mağazalarının kurucusu Mustafa Taviloğlu’na verdiler.

Ve onu, kendisinin yıllar önce söylediği şu cümleyle tanıttılar:

Yazının Devamını Oku

Bir sivil darbe mağduruna postmortem iade-i itibar

Önceki gün Türkiye’de bir “milli mutabakat” olayı yaşadık. Yakın tarihimizin, şimdi hayatta olmayan bir “sivil darbe mağdurunun” ayaklar altına alınmış onurunu iade ettik. Şimdi sizi bu “postmortem” yani ölümü sonrası gerçekleşen iade-i itibar olayının ilk gününe götüreceğim.

O meşum sabaha...

19 Aralık 2009 sabahı Beylerbeyi’ndeki bir askeri lojmanda silah sesi duyuldu.

Türk ordusunun bir subayı, o sabah tabancasını şakağına dayadı ve tetiği çekti. Arkasında da şu mektubu bıraktı:

“Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez. Bu şekilde giderseniz ne yönetecek bir ordu, ne yaşayacak bir Cumhuriyet, bir ülke bulamayacaksınız.

Şunu bilin ki en küçük suçu ve günahı olmayan ben bu yapılan hukuksuzluğa isyan ve bu karanlığa bir nebze ışık olabilmek için hayatıma son veriyorum.”

*

Yarbayın adı

Yazının Devamını Oku

Bu fotoğraf bana niye Cem Karaca'yı hatırlattı

Bu fotoğraf cep telefonuma geçen pazar günü, Porto şehrinde nehir kenarında dolaşırken saat 14.03’te geldi.

Gönderen Ahmet Özal’dı...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın eşi Semra Özal’ı İstanbul’daki evinde ziyareti sırasında çekilmişti.

Hemen söyleyeyim...

Tarihi bir fotoğraftır bu...

Büyük bir barışın fotoğrafı...

Cumhuriyet’i kuran partinin, Cumhuriyet’in liberal devrimini yapan insanı ile vefa buluşmasıdır...

Yeni CHP’nin temellerini atan bir karedir...

Yazının Devamını Oku

Nöbetçi genel yayın yönetmeninin manşeti

Her eski genel yayın yönetmeninin içinde mutlaka bir “nöbetçi genel yayın yönetmeni” vardır.

Benim gibi artık ne ruhen, ne de fiziken öyle bir beklentisi kalmamış eski genel yayın yönetmeninin de içinde vardır o nöbetçi...

Öyle bir gün gelir ki...

“Keşke bu gazeteyi bugün ben yapsaydım” derdi...

Veya benim gibi onu demez de şunu yapar.

İçindeki gazeteyi içinden yapar...

Pazar gecesi öyle bir geceydi işte...

İçimdeki nöbetçi, o gece kendi gazetesini yaptı...

Yaptı da ne yaptı...

Yazının Devamını Oku

O statta sadece final oynanmadı, futbolun geleceği değişti 

Futbolun geleceği adına önemli ipuçlarına tanık olduk.

Bu maç Avrupa’nın seyircili futbola dönüşüydü. 16 bin taraftar sahada 60 binlik bir atmosfer yarattı. Şurası kesin; seyircisiz bir maç baharatsız bir yemek gibiydi. Futbol önceki gece aromasını ve baharatına kavuştu. Stattaki seyirci yerleşiminde sosyal mesafe ve hijyen şartlarına uygun bir oturum planlaması yapıldı. Ama daha maç başlamadan önce bütün sosyal mesafe kuralları bir yana bırakıldı. Maskeler tamamen atıldı.

Önceki gece her futbolsevere nasip olmayacak bir olayı yaşadım.

Tabii ki bu bir UEFA Şampiyonlar Ligi finaliydi. Tabii ki o maçı seyretmek bir şanstı.

Ancak bir sosyolog olarak benim için en az onun kadar güzel bir fırsat daha vardı.

Bütün dünyada 1.5 yıllık aradan sonra seyircili ilk futbol finalini seyredecektim.

Gerçekten çok zengin gözlemlerle dolu bir gece geçirdim.

Cumartesi gecesi Porto’nun Drago Stadı’nda sadece bir UEFA finali oynanmadı.

Futbolun geleceği açısından çok başka şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Bir milyon kişi beni karıma şikâyet etti

Geçen hafta “Hergele eşek” başlıklı bir yazı yazmıştım.

Twitter’da TT olmuştu.

Bu defa 10 saniyelik yarım kalmış bir cümle ile yine TT oldum.

Üstelik bu defa bir gece ve bir gün TT kaldım...

*

Olay perşembe akşamı bir arkadaşımdan gelen telefonla başladı:

“Sen gerçekten Tayyip Erdoğan büyük lider mi dedin?”

“Evet” dedim...

Şaşırdı... Herhalde

Yazının Devamını Oku

Bu bir final değil, seyircili sezonun açılışı

İngilizler dün itibariyla Avrupa’da duvarları yıktı ve pandemi sonrası futbol dönemini açtı.

İstanbul’dan neredeyse çalınarak Porto’ya ikram edilen final maçına içim buruk geldim. Ama iyi ki gelmişim. İnsanlar saha içindeki futbola susamış. Ama sokaklardaki heyecanına da susamış. Ve bilin ki sahaya dönen seyirci aynı seyirci olmayacak. Daha mı iyi olur daha mı kötü bilmiyorum ama, daha agresif bir seyirci görürsek kimse şaşırmasın.

Dün UEFA Şampiyonlar Ligi final maçı için Portekiz’in Porto şehrindeydim. Aslında İstanbul’da seyredeceğimiz bir final bizden neredeyse çalınarak Porto’ya ikram edilmişti. O nedenle biraz içim buruk geldim buraya. Ama iyi ki gelmişim... Maçın sahadaki ayrıntılarını yarın yazacağım. Bugün saha dışını yazayım.

MAÇA CHELSEA KULÜBÜ BiLETiYLE GiREBiLDiM

Portekiz’e gelişim kolay olmadı. Bilet bulmak hiç kolay değildi. Çünkü stada 16 bin 500 kişi alınacaktı. Son anda maça gitmekten vazgeçen bir Chelsea Kulübü üyesi arkadaşım sayesinde bilet bulabildim.

OTEL FiYATLARI FÜZE GiBi FIRLAMIŞ

İkincisi Portekiz’e giriş koşulları. Kimi, “karantina var” diyordu, kimi “Yok” diyordu. Ama hemen herkese göre Portekiz’e girmek için bir davet lazımdı. Onları da hallettik... Ama en zoru otel bulmaktı... Epeydir kapalı olan oteller, restoranlar sanki bir yılın parasını bir günde çıkarmak ister gibiydi. Sadece 3 metrekare otel odasının fiyatı 600 Euro’dan başlıyordu.

BEŞ UÇAK iNiNCE COViD DUVARI YIKILDI

Yazının Devamını Oku

Erdoğan telefonu kaldırıyor ve karşısında Beşar Esad var

Bugün size 2007 yılında bir gece, Türkiye Başbakanı’nın odasında yaşanan öyle bir olayı anlatacağım ki...

Şaşırıp kalacaksınız...

Ama önce dün dikkatimi çeken bir gelişme ile başlayayım.

*

Dün beni en şaşırtan haber İsrail’den geldi...



Yazının Devamını Oku