GeriErtuğrul ÖZKÖK Sizce bu 'Reformist Tonton' sayfası hangi gazetede çıktı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sizce bu 'Reformist Tonton' sayfası hangi gazetede çıktı

Tam 28 yıl olmuş...

Bugün Turgut Özal’ın ölümünün 28’inci yıldönümü...

Sabah büyük bir sürprizle uyandım.

Bir gazete harika bir Özal’ı anma sayfası hazırlamış.

*

Tepedeki manşeti şöyle:

“Reformist Tonton...”

Sizce bu Reformist Tonton sayfası hangi gazetede çıktı

Üst spotları şöyle:

- “Hayata veda etmesinin üzerinden 28 yıl geçti ancak yaptıkları hafızalardan hiç silinmedi.”

*

Yazının ana haberinin ara başlıkları şöyle:

- “Yıldızı Devlet Planlama Teşkilatı’nda parladı.”

- “20 Mayıs 1983’te Anavatan Partisi’ni kurdu. Muhafazakâr, liberal, ülkücü ve sosyal demokrat 4 eğilimi birleştirdi. Eve telefon bağlamak için yıllarca bekleyen bir ülkede telekomünikasyon devrimi yaptı.”

- “Demokrat tavrını korudu. Genelkurmay Başkanı’nı emekliye sevk etti. Yolsuzluğa karışan bakanını Yüce Divan’a sevk etti, yeğenini bakanlıktan azletti. Eleştirilen çok yönü olsa da ‘Çankaya’nın Şişmanı’ deseler de, aleyhine her gün yazılar yazılıp karikatürler çizilse de, demokrat tavrını korudu. Yüz binler tarafından ‘Tonton’ olarak uğurlandı.”

*

Haberin altında üç kişinin görüşlerine yer verilmiş:

- Eski TBMM Başkanı ve AKP milletvekili Cemil Çiçek: “İdeolojik saplantıları yoktu.”

- Eski gazeteci ve Özal’ın danışmanı Can Pulak: “Atatürkçü bir devlet adamıydı.”

- Eski milletvekili Fikri Sağlar: “Kendiyle barışık biriydi.”

*

Mükemmel bir Özal sayfası....

İşte böyle güzel değerlendirmeler, hakkını vermeler...

Şimdi sıkı durun...

Bu harika Özal sayfası dün hangi gazetedeydi biliyor musunuz?

Sözcü gazetesinde.

*

Yani iki sayfa önce Emin Çölaşan’ın yazdığı gazetede...

Yani “Turgut Nereye Koşuyor” gibi haksızlık ve hakaretlerle dolu bir kitabı yazan bir köşe yazarının iki sayfa sonrasında...

Necati Doğru gibi yeminli Özal muhalifinin yazdığı bir gazetede...

*

Haberi yıllarca Özal’ı takip etmiş, çok deneyimli bir Ankara gazetecisi olan Emin Özgönül yazmış.

Hem Sözcü Yazı İşleri’ni hem Emin Özgönül’ü kutluyorum.

Yıllarca yerden yere vurulmuş, hakaretler yemiş gerçek reformcu ve devrimci bir siyasetçinin hakkını vermişler.

*

Bana göre bu sayfa Türk solunun Özal için yaptığı alkışlanacak bir “iade-i itibar” sayfası...

Bana yıllarca “Dönek”, “Özköşk” diyenlere de kapak olacak bir sayfa bu.

*

Bu sayfa bize başka bir şey daha anlatıyor....

Tarih en büyük haksızlıkların düzeltildiği yer...

Eğer işinizi iyi yapıyor, gerçek reformlara imza atıyorsanız...

Bir gün yeminli rakipleriniz bile sizi kabullenmek zorunda kalıyor.

Zorunda kalmak bile yanlış...

İçlerinden gelerek böyle güzel anma sayfaları yapıyorlar...

*

Nur için yat Sevgili Cumhurbaşkanımız...

Bu ülke size çok şey borçlu...

Bir gün hepimiz sizin o ısrarla anlattığınız üç hürriyet kavramını öğreneceğiz...

Düşünce ve ifade hürriyeti...

İnanç hürriyet..

Girişim hürriyeti...

Tabii ki adalet...

Tabii ki vicdan...

Tabii ki laiklik...

Büyük ve müreffeh Türkiye işte bu sağlam ayaklar üzerinde yükselecek ve tarih bu Türkiye’yi inşa eden siyasetçileri hep böyle harika sayfalarla anacaktır.

MARATONDA PANDEMİ Mİ INSTAGRAM MODASI MI

TÜRKİYE’de ilgiyle izlediğim sporculardan biri de Seda Nur Çelik...

Tam bir “Iron woman...”

Artık Datça’ya yerleşti ve Instagram’dan çok güzel maraton paylaşımları yapıyor.

Ancak dikkatimi çeken bir şey var.

Sizce bu Reformist Tonton sayfası hangi gazetede çıktı

Maratoncu deyince gözümüzün önüne taytlı veya şortlu bir sporcu geliyor.

Ancak Seda Nur Çelik’in kıyafetleri çok farklı...

Mesela son paylaşımındaki bu kıyafet...

Acaba pandeminin bize verdiği yeni bir ruh hali mi...

Yoksa Instagram’ın yarattığı yeni bir “fashion” mı...

Her ne olursa olsun bu rengarenk maraton çok güzel. Şu gri günlerde içimi açıyor.

FİLİSTİN’İN İLK HAYVAN BARINAĞI GAZZE’DE

HABERİ
geçen gün Al Monitor haber sitesinde okudum. Gazze’de ilk hayvan barınağı kurulmuş.

Pandemi nedeniyle aç kalan sokak köpekleri bir barınakta toplanmış.

Onun yanına ayrıca bir kedi barınağı da yapılmış.

Barınağa getirilen köpeklerin yüzde 60’ı ya hastalıklı ya da sakatmış.

Pandemi dolayısıyla tavuk ve et işletmeleri, restoranlar ve marketler kapanınca barınak da zor durumda kalmış.

Çünkü buralardaki artık besinler barınaklara gidiyormuş.

Hayvan hakları için mücadele eden insanlar bakın dünyayı nereye getirdi. Savaş ve işgal altında bile hayvanları korumak için çalışan insanlar var.

Helal olsun onlara.

TÜRKİYE’NİN İLK PANDALARI ARASINDA BAKIN KİMLER VAR

DÜN Prens Philip’
in davetlilerini anlatan yazımda Türkiye’de WWF’nin (Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın) kurucularından Cemile Garan’ı anlatmıştım.

O vakıf şimdi Türkiye Doğal Hayatı Koruma Derneği olarak devam ediyor.

Sizce bu Reformist Tonton sayfası hangi gazetede çıktı

Hâlâ aynı panda sembolü ile faaliyetini sürdüren vakfın Türkiye’deki ilk kurucuları kimlermiş diye baktım.

İstanbul’un “creme de la creme” denilebilecek bir burjuva kesimi kurmuş.

Kurucular arasında rahmetli Nejat Eczacıbaşı ile Yapı ve Kredi Bankası’nın kurucu ailesinden Karaca Taşkent de varmış.

İşte size Türkiye’nin “ilk pandalarının” tam listesi...

İLK PANDALAR İSTANBUL’UN ‘CREME DE LA CREME’İYMİŞ

İŞTE
“panda amblemli” WWF’nin ilk kurucularının tam listesi:

- Belkıs Acar

- Turhan Akarca

- Hasan Asmaz

- Zekai Bayer

- Nejat F. Eczacıbaşı

- William Edmonds

- Tansu Gürpınar

- Sırrı T. Hitay

- Prof. Turhan İstanbullu

- İsmail İsmen

- Cemile Garan

- Nergis Oral

- Cenan Sahir Sılan

- Karaca Taşkent

BİR KUŞ KAFALI TANRI BİR KUŞ BAŞLI TANRI

MEHMET Yılmaz’
ın “Aşkın Tarihini Yazsam Yeniden” kitabında ilginç bir bölüm var.

Başlığı şöyle:

“Bir erkek ne zaman ölür...”

Ama yazıda benim asıl ilgimi çeken “kuş başlı bir heykel”...

Washington’daki Gazetecilik Müzesi’nde kuş başlı bir tanrının heykelcikleri satılıyormuş.

*

Antik Mısır’da kuş başlı, insan vücutlu bir tanrı varmış.

Sizce bu Reformist Tonton sayfası hangi gazetede çıktı

Adı Thoth...

Antik Mısır’da “iletişim tanrısı”ymış...

İletişim müdürü, iletişim bakanı vs unvanlar duydum ama iletişim tanrısını ilk defa duyuyorum.

*

Bu kuş başlı tanrının görevi insanları yanlış anlaşılmalardan korumakmış.

“İletişim” kavramını gerçekten tam yerine oturtan bir kavram.

İletişimin gerçek amacı “doğru anlaşılmayı sağlamak”...

Bunu yapan tanrı “kuş başlı tanrı” oluyor.

*

Ama iletişimi bayağı bir propagandaya çeviren tanrı ise “kuş kafalı tanrı” oluyor.

.........................

- Mehmet Yılmaz: “Aşkın Tarihini Yazsam Yeniden”, Nemesis Kitap, 2020

X

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku

Korkuyorsunuz çünkü statlarda idare ediyorduk ama ekranda edemiyoruz

Alman liglerinin tatsızlığı, İtalya’nın statları yenilememesi, koca Rusya’nın doğru dürüst bir takım çıkaramaması, herkesi Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Bakıyorum, tüm Avrupa ülkelerinin federasyonları ayakta. Paniğin sebebi belli... Siz daha VAR’ı bile yönetemiyorsunuz. Kalite yerlerde. Şimdi korkuyorsunuz.

Bu bir deprem... Futbolun 8.1 şiddetindeki depremi. Hiç kuşkunuz olmasın, arkasından tsunami de gelecek... Gelecek ve bu bütün derme çatma ‘Milli ve yerli futbol düzeni’ bu tsunaminin altında kalacak.

TÜRKiYE LiGi’NiN VASATLIĞI ALMAN LiGi’NiN RUHSUZLUĞU

· 12 Avrupa takımının pazar günü “Biz artık Avrupa’da bir ‘Ultra Süper Lig’ kuruyoruz” açıklaması tam bir depremdir. Ve yıllardır “Geliyorum” diyen bir deprem bu...

· Alman liglerinin tatsızlığı, tuzsuzluğu, ruhsuzluğu.

· İtalya’nın futbol oynadığı sahaları bile yenilemede nal toplaması.

· Fransa’nın Arap sermayesi sayesinde çok
geç Avrupa futboluna dönmesi.

· Oligarklarını bile İngiltere’ye kaptıran koskoca Rusya’nın doğru dürüst bir futbol takımı çıkaramaması, sonunda bütün Avrupa seyircisini Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Onlar da bu vasatlıkta debelenirken sonunda bu kararı aldılar.

Yazının Devamını Oku

Lüzumsuz bir köşe yazarının çok lüzumlu üç-beş saniyesi

T24 haber sitesi yazarı Ali Akay hatırlattı.

Dün, yani 19 Nisan, Fransız yazar ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın cenazesinin kaldırıldığı günün yıldönümüydü.

Sartre 15 Nisan günü ölmüştü...

Öyleyse niye onu 19 Nisan günü hatırlıyoruz...

*

Cevabı çok basit...

Çünkü onu Montparnasse Mezarlığı’na uğurlayan öylesine büyük bir kalabalık vardı ki...

Fransa, onu, siyasette en büyük muhalifi olan cumhurbaşkanı De Gaulle’ün söylediği şu sözle hatırladı:

“Sartre Fransa’dır...”

Yazının Devamını Oku

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku