Begonvil, zeytin ağacı ve 108 hindistancevizi

Bu fotoğraf geçen cumartesi günü Bodrum’un Bitez Mezarlığı’nda çekildi...

Ankara yıllarından arkadaşımız Figen Batur’un annesi Tuncay Sünkitay’ı kaybettik...

Sıcak bir Bodrum günüydü...

Onu toprağa verdikten sonra bir mezarın kenarında oturup dinlendik...

Begonvil, zeytin ağacı ve 108 hindistancevizi

Bir zeytin ağacının altındaydık...

Rengârenk begonvil çiçekleri ağacı sarmıştı...

Yan tarafta zakkumlar vardı.

Bir de her yerde fesleğenler...

Bir Ege mezarlığının doğal bitki örtüsü...

Kendimi çok kendime ait bir huzur bahçesinde hissettim...

*

Sadece Ege mi...

Gözümü biraz çevirince yan tarafta bir mezar taşının üzerinde yazılan şu yazıya rastladım:

“Çanakkale şehidi Osman oğlu polis Mahmut Dumanlı...”

Öteki dünyaya giderken, babasının Çanakkale şehadetini bir gurur vesikası olarak mezar taşına yazdırmış bir Türk...

Bir de polislik mesleğini...

*

Öyle bir Ege mezarlığı ki...

Bodrumlusu da orada yatıyor...

Ankaralı Tuncay ablamız da, eşi Argun abimiz de, Malatyalısı da, Trabzonlu, Tekirdağlısı da...

Zeytin ağacı, begonvil, zakkum ve fesleğeniyle bu mezarlık bütün Türkiye’nin kara toprağı olmaktan çıkıyor, rengârenk bir Türkiye bahçesine dönüşüyor...

*

Orada, o kutsal ağaçların ve renklerin ortasında “108 hindistancevizi kırmak” nedir onu düşündüm...

HİNDİSTANCEVİZİ KIRMAK İNSANA UĞUR GETİRİR Mİ

AMERİKA bugünlerde yeni başkan yardımcısı adayı Kamala Harris’in kimliğini araştırmakla meşgul.

En çok ilgimi New York Times’ta okuduğum bir ayrıntı çekti:

Kamala Harris California eyalet savcılığı için seçim yarışına girdiğinde Hindistan’daki teyzesini arayıp annesinin doğduğu Besan Nagar’daki plaja bakan Hindu tapınağına gidip kendisi için hindistancevizi kırmasını istemiş.

Hindistancevizi kırmanın uğur getireceğine inanıyormuş.

Teyzesi bütün gün boyunca 108 hindistancevizi kırmış.

Bu da ABD’nin yeni başkan yardımcısı adayının kişiliğinin oluşmasında anne tarafının, yani Hint tarafının daha ağır bastığı şeklinde yorumlanıyor.

Peki uğur getirdi mi? Kamala Harris o seçimi çok küçük bir farkla kazandı.

Begonvil, zeytin ağacı ve 108 hindistancevizi

TÜRKİYE BAŞKAN OLARAK BİR KAMALA’YA HAZIR MI

Bakmayın siz Trump’ın Kamala’nın adaylığından mutlu olduğunu söylemesine...

Trump yanlısı Amerikan Fox kanalı Demokrat Parti Başkan Yardımcısı Kamala Harris’e büyük bir savaş açtı...

Kanalın yaydığı nefretten, Trump’çıların bu kadından çok korktuğu sonucunu çıkarıyorum.

Daha şimdiden Obama’ya yaptıklarını aynen ona da yapmaya başladılar.

Time dergisi onun profilini yazarken şöyle bir cümle kullanmış:

“Doğumu itibarıyla doğal bir Amerikalı değil...”

Çünkü doğduğunda annesi ve babası henüz Amerikan vatandaşı değilmiş...

Dergi sonra özür diledi...

Okuduklarım bana, yüzyılımızın büyük göç olayından sonra bütün dünyada siyasetin kozmopolitleşeceğini söylüyor.

Mesela biz, 20-25 yıl sonra, acaba ruhen Suriyeli bir göçmen ailenin kızının başkan adayı olması fikrine hazır mıyız?

Almanya bir Türk’ün, Fransa bir Magriplinin...

Bence hazır olalım...

BİRİ DEVLETİ ÇÖKERTECEK ÖTEKİ BAŞKANI DEVİRECEK

Tarih 9 Ekim 2019...

ABD Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı’na bir mektup yazıyor “Ekonominizi çökertirim” diyor...

*

Tarih 19 Ocak 2020, Yani Trump’tan 3 ay sonra...

Bu defa aynı ülkenin önümüzdeki seçimde başkan adayı olacak olan Biden kamu önünde açık açık konuşuyor...

“Seçilmiş başkanınızı deviririm....”

*

İkisi de kibirli, ikisi de terbiyesiz, ikisi de hadsiz, ikisi de pervasız...

*

Arkadaş, siz bizi ne zannediyorsunuz?

Tak dediğinizi şak diye yapan o eski Filipinler ve yıllarca beslediğiniz o pespaye Marcos’larınız mı...

Yoksa Latin Amerikalı eski kuklalarınız mı...

*

Belli ki çok çabuk unutmuşsunuz...

1974’te Kıbrıs Türkü’nü kurtarırken sizin o günkü şantajınıza zerre kadar pabuç bırakmadığımızı...

*

Bak kardeşim....

Bu halk seçimle getirir... Beğenirse ödüllendirir, seçimle bir daha, bir daha tekrar getirir...

Beğenmezse de seçimle indirir...

*

Sizin zırvalarınızla, şantajlarınızla değil.

TRT 1 HABER’E GÜZEL BİR İSİM

STAR gazetesi yazarı Ersoy Dede, eylül ayından itibaren TRT 1 Ana Haber’i sunmaya başlayacakmış. Sevindim.

Çünkü...

Ersoy Dede iktidar yanlısı medyanın en renkli isimlerinden biri...

Siyasi görüşlerini arkadaşlığa karıştırmayacak kadar medeni...

Kendi mahallesi dışındaki insanlara da açık...

Müzik, sinema, kültür hayatını iyi izleyen bir gazeteci.

Bence TRT yönetimi iyi bir iş yapmış.

Ona başarılar diliyorum.

19 YIL SONRA HARRY POTTER NİYE HÂLÂ TT

FARKINDA mısınız, Kanal D Harry Potter’ın 19 yıl öncesindeki Felsefe Taşı’nı yayınlıyor ve Twitter’da TT oluyor.

Neden mi?

Çünkü havada bir şeyler var... Postkorona bir şeyler...

Nitekim bu hafta sonu da Çin’den ilginç bir sinyal geldi.

Begonvil, zeytin ağacı ve 108 hindistancevizi

Warner çok güzel bir şey yaptı... Harry Potter Felsefe Taşı filmini 4K ve 3D haline getirerek yeniden gösterime soktu...

Sonuç?

Çin’de sinemalar açıldıktan sonra tek gün seyirci rekoru kırıldı.

Bir gecelik gelir 4.8 milyon dolar...

Bu da hafta sonu olarak 13-14 milyon dolar gişe hasılatı demek ki, orada da havada bir şeyler var.

Post-COVID dönemi için iyi bir işaret yani...

*

Çin’de 8 bin salon var.

Salona alınacak seyirci sayısı yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıkarıldı.

Bir de bunun 19 yıllık bir film olduğunu düşünürseniz...

Harry Potter sihirli değneği ile yeniden sinemaya dokunuyor demektir...

BİLGİ

10 YIL ÖNCE MODA OLAN TEKNOLOJİ CANLANIYOR MU

4K çoğunlukla dijital filmlerde ve bilgisayar grafiklerde kullanılan bir çözünürlük formatı...

Teknik dille söylersek bu çözünürlük 4 bin piksel...

Yani harika bir netlik ve canlılık veriyor...

3D ise artık iyi biliyoruz...

Üç boyutlu film demek...

SEYRETTİĞİM EN İYİ İKİ 3D FİLMİ

BENİM için “U2,3D” filmiydi.

Grubun 2006’daki “Vertigo” turunda verdiği konserler 3D formatında çekilmiş ve 2008 yılında film olarak gösterime girmişti.Onun dışında en beğendiğim 3D filmi tabii ki “Avatar”dı...

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Arsenal forması ile atılan son iki mesaj

Fenerbahçe’nin büyük transferi Mesut Özil önceki gece Koç Holding’e ait “KOC10” kuyruk numaralı Falcon uçağı ile İstanbul’a inerken bir pandemi dönemi rekoru kırıldı...

Sadece rekor kırılmadı, aynı zamanda çok önemli sosyal gelişmeler yaşandı.

Uçak havadayken “Flightradar24” uygulamasından 312 bin insan İstanbul’a gelişinde 4 saat boyunca uçağı dakika dakika izledi.

Bir karşılaştırma yapabilmeniz için şu bilgiyi vereyim.

Aynı saatlerde dünyada havada en çok izlenen öteki uçuşları izleme sayıları şöyleydi:

İKİNCİ SIRADA: TK6346 Barcelona-İstanbul uçuşu: 9 bin 820 kişi.

Gece boyunca en çok izlenen üçüncü uçak ise ilginç.

“No callsign”

Yazının Devamını Oku

12 boş tabut ve avluda faili meçhul bir ceset

Bugünkü hikâyemiz son zamanlarda streaming platformlarda çok moda olan bir “Unsolved Mysteries...”

Yani “Çözülmemiş esrarengiz olaylar” kategorisinden...

Yaşanmış bir polisiye...




Yazının Devamını Oku

Fikri Bey kardeşim bu kareye bir de sen bak

Önceki gün çekilen bu fotoğraf karesinde ne görüyoruz...

Cumhurbaşkanı Erdoğan aşı oluyor...

*

Tamam güncel olan o...



Ama gözümüzü hafifçe sağa ve sola çevirince ne görüyoruz...

Yazının Devamını Oku

Bir selfie fotoğrafı ve üç gün önce atılan bir tweet

Önümüzdeki not defterinde iki tarih var...

Biri 11 Ocak 2021...

Yani geçen pazartesi günü...

Öteki ise bundan 3 gün öncesine ait...

Yani 8 Ocak 2021...

Önce ikincisinden başlayayım...

Gördüğünüz bu fotoğraf geçen pazartesi günü Kahire’de çekildi... Eminim MİT’in elinde de vardır, çünkü açık istihbarattan gelen bir fotoğraf...

Dikkatle bakarsanız arka planda 4 bayrak göreceksiniz...

Yazının Devamını Oku

Bugün ayaktaysa kendisi ve bu iki insan sayesinde

Dün Posta gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Ebru’nun zaferi”...

Aslında, bu başlığı Adnancı çetenin mahkûm olduğu gün ben atmalıydım...

Ama Posta’yı kutluyorum...

Benim 25 yıldır takip ettiğim bir olaydı bu...

Adnancı zalimlerin “Adnan Hoca” olduğu günlerde, herkesin ondan korkup sindiği günlerde, onun zulmüne uğrayıp da tek başına mücadele eden bir kadın vardı.

Adı Ebru Şimşek...

Bu çete ona yapmadığı zulmü bırakmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Hangisi fazla: 'Önce Türküm' diyen mi 'Elhamdülillah Müslümanım' diyen mi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yaptığı “Türkiye’nin eğilimleri” araştırmasının sonuçları 7 Ocak günü yayınlandı.

Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum.

Araştırmanın siyasi sonuçlarına hiç girmeyeceğim...

Çünkü beni hiç ilgilendirmiyor.

Ama sosyal ve kültürel sonuçlarında çok çarpıcı bazı öyle ilginç rakamlar var ki, işte onları anlatmak istiyorum.

Belki 2023 seçimleri için partilere yol gösterebilir.

En ilgincinden başlayayım.

SORU ŞU:

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Steve Jobs'un dediği olsaydı pandemide kaç video gelirdi

Son zamanlarda başladığım “podcast sohbetler”de bugün konuğum özel sektörün en büyük enerji dağıtım şirketlerinden biri olan EnerjiSA’nın CEO’su Murat Pınar...

Epeydir aradığım bir insandı.

Çünkü elinde müthiş bir veri tabanı var.

20 milyon müşteriye hizmet götürüyor. 11 bin çalışanı var.

Dolayısıyla pandemi sırasında kim ne tüketti, ne kadar evde oturdu, ne harcadı, bugün durum ne herkesten iyi biliyor.

Karşımda uzun saçları ve hali tavrı ile klasik bir enerji şirketinden çok Silikon Vadisi’nde yükselen bir startup tipi duruyor.  


Murat Pınar

Türkiye hakkında ona sormak istediğim çok şey var.

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku

Fikri kardeşim başörtüsü flama da, kimin flaması

Önceki gün şunu artık iyice anladım...

Bu ülkenin iyiye gitmesi için...

Şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için...

Allah rızası için...

Bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor...



Yazının Devamını Oku

İlk gün: 'AKP içinden destek için çok sayıda mesaj geliyor'

Şimdi anlatacağım konuşmayı 3 gün geciktirerek yayınlıyorum.

İki nedenden dolayı bilerek erteledim.

Birincisi bu sözleri söyleyen Kılıçdaroğlu’ndan yazmak için izin istedim.

İkinci ve daha önemlisi ise...

Bu konuşmayı yılın ilk günü yayınlamak istedim.

Çünkü o felaket yılından sonra 2021’e umutla girmeyi arzuladım...

Geçen salı günü...

Yer Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

Yazının Devamını Oku

Beluga balinası ve Amur kaplanı ile uyuyan hücrelere mesaj mı

Dün Rusya Devlet Başkanlığı’nın internet sitesinde dolaşırken çok ilginç bir şeyle karşılaştım.

Biliyorum bazılarınızın aklına hemen şu soru gelecek.

“Ne işin var senin oralarda?”

Sedat Ergin soktu kanıma bunu...

Biliyorsunuz, o, başlığında “resmi” kelimesi bulunan her devlet sitesini ziyaret eder.

Tabii ki, onun Rusya resmi internet sitesine girip dolaşması ile benimki arasında esaslı bir fark var.

Onun ilgi alanı “Diplomatik belgeler”, “Resmi heyetler arasındaki görüşmeler” ve “Dokümanlar” bölümü olur...

Ya ben Rusya Devlet Başkanı’nın sitesine girersem ne görürüm?

Yazının Devamını Oku

Kaybettiğim bir tebessüm ve en güzel komşularımız

‘Hayatın şeyleri” bazen insanı en hazırlıksız anında yakalar...

Kendinizi mütevazı ve sakin bir yılbaşına hazırlarken çalar birden kapınızı...

En hazırlıksız olanı ise yüzünüzdür öyle anlarda...

O yüz ne hissettiğini anlatamayacak kadar çaresizdir çünkü...

Pazar akşamı işte böyle oldu...

Hiç beklemediğimiz, en hazırlıksız anımızda öğrendik oda arkadaşımın ölümünü...

ODTÜ’nün eski rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar benim ilk akademik yoldaşımdı...

Aynı yıl yurtdışından dönüp, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde göreve başladık....

Yazının Devamını Oku

26 yaşındaki David mi 70'lik ben mi daha yakışıklı

Michelangelo, David heykelini yaptığında 26 yaşındaydı...

Tahmin ediyorum yaptığı heykel de anatomik olarak 20-30 yaşlarında bir erkektir...

Biliyorum başlıktaki soruyu okuduğunuz an, “Yine ne saçmalamış” diyeceksiniz...

Hayır ciddiyim...

O nedenle, soruyu yeniden soruyorum:

Evrensel güzellik ölçülerine vurursanız, Michelangelo’nun David heykelindeki erkek mi daha güzel ben mi...

*

Hiç kuşkusuz David de kusursuz bir erkek değildi... Başı normalden büyük, elleri de öyle...

Genital organı küçük...

Yazının Devamını Oku