Demokrasiyi güçlendirelim gençleri siyasete sokalım

40 dereceye ulaşan sıcaklar herkes gibi beni de bunaltıyor. Böyle günlerde siyaset de biraz tatile girer.

Haberin Devamı


Gerçi Türkiye gibi ülkelerde siyasetten kaçmak mümkün değil.
Hayattan başlayan sohbet eninde sonunda siyasete takılır.
Ve geceler öyle son bulur.
Bu ara yine öyle sohbetlerin içindeyim.
Erken seçim yok ama yaklaşan seçimler var.
Bu da siyasi koridorları hareketlendiriyor.
Türkiye peş peşe iki seçim yapacak.
Önce cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri, bir yıl sonra da belediye başkanlığı seçimleri olacak.
O yüzden takvim ilerliyor, bugünden itibaren 2024 ortasına kadar seçimle yatıp kalkacağız.
Temmuz, ağustosu iyi değerlendirin.
Sonraki günler aday adaylarının kendilerini anlatacağı bir dönem olacak.
Her fırsatta yazıyorum.
Demokrasimizi güçlendirmeliyiz.
Türkiye gibi gelişmekte olan bütün ülkeler için başka çare görmüyorum.
Ekonomiler için de güçlü demokrasiler artık şart...
Şimdi önümüzde epey bir zaman var.
Siyasete yeni isimleri, kadınları, daha çok gençleri kazandırmalıyız.
Özellikle bu kesimlerin siyasette aktif görev almalarını teşvik etmeliyiz.
Türkiye gibi büyük ülkelerin büyük sorunları da var.
Ama hepsi çözülecek sorunlar çünkü ben bu ülkenin potansiyeline her zaman inanıyorum.
Gençlerimize güveniyorum.
Ancak onları siyasetin her aşamasında daha çok görmek istiyorum.
Belediye meclis üyeliklerinde siyasete ilgi duyan gençlerin yer alması lazım.
Buralarda deneyim kazanmış olanların milletvekili aday adayı ya da başkan adayları olması gerekir.
Siyaseti beslemeliyiz.
Milletvekilliği listelerinde de partilerin daha hassas davranacaklarını düşünüyorum.
Dünya değişiyor, Türkiye de öyle...
Ve kentlerini iyi tanıyan insanların meclislerde yer alması gerektiğine inanıyorum.
Evet; önümüzde aylar var.
Ama bu profilde olan, siyasete ilgi duyan insanları şimdiden bulup çıkarmak ve onları ikna edip politikaya ısındırmak yine partilere düşüyor.

Haberin Devamı

 

TARIM İÇİN UMUT

Isıya dayanaklı
bitki ürettiler

BU ara iklim değişikliğiyle ilgili haberleri çok okuyorum.
Euronews’te okudum.
ABD ve Çin üniversitelerindeki bir araştırma ekibi, bitkilerin aşırı sıcakta hayatta kalmasına yardımcı olacak bir yol keşfettiklerini açıkladılar.
“Dünyanın dört bir yanındaki tarımsal ürünler, artan sıcaklıklarla tehdit altındayken, bu araştırma bitkilerin iklim değişikliğine direnmesine yardımcı olabilir. Bulgular yaygın olarak yetiştirilen ürünlere uygulanabilirse, sıcak hava dalgaları sırasında gıda kaynaklarının korunması için hayati önem taşıyabilir” diyorlar.
Yale Üniversitesi, Kaliforniya Üniversitesi, ABD’deki Berkeley ve Duke Üniversitesi ve Çin’deki Tao Chen Huazhong Tarım Üniversitesi’ndeki bilim adamları, ısının bitki savunmasının başarısız olmasına neden olan kesin yolunu keşfettiklerini söylüyorlar.
Araştırma ekibi, bilimsel laboratuvar testlerinde yaygın olarak kullanılan hardal ailesinin bir üyesi olan thale teresi adı verilen bir bitki üzerinde deneyler yaptı.
Bilim adamları salisilik asit olarak bilinen bir bitki savunma hormonu üzerinde çalıştılar. Bitkiler hastalık veya zararlılar tarafından tehdit edildiğinde salisilik asit seviyeleri yedi kata kadar artıyor. Bu bitkinin bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve saldırıyı savuşturmaya yardımcı oluyor.
Yüksek sıcaklıklarda bitkiler salisilik asit seviyelerini yükseltemiyor; onları patojenler veya böcekler karşısında savunmasız bırakıyorlar.
Bilim insanları sıcaklıklar yükseldiğinde bitki bağışıklığını güçlendirmek için salisilik asit üretimindeki bu düşüşü önlemenin bir yolunu buldular.
Ortak mahsullerde aynı ısı direncini yeniden üretebilirlerse, aşırı sıcak dönemlerde gıda krizlerini önleyebileceklerini düşünüyorlar.
Ekip bitkilerin fitokromlarını, iç sıcaklık göstergeleri olarak işlev gören ve bitkiye daha sıcak bahar havalarında ne zaman büyümeye ve çiçek açmaya başlayacağını söyleyen hücreler üzerinde çalışmak için yıllarını harcadı.
Şimdiki hedef bu ısı direncini ortak gıda ürünlerine aktarmak...
Gen mutasyonu diğer yaygın mahsullerde benzer şekilde işlev görürse, yüksek sıcaklıklarda bile gıda mahsulü verimlerinin tutarlı kalmasını sağlamak anlamına gelebilir.

Haberin Devamı


Baştan reddetmeyelim
hatta destek olalım

ŞİMDİ hemen bir çevre “GDO’lu ürünler” deyip bu bilimsel çalışmaları eleştirecek.
Her şeyin doğal olmasından yanayım. Ben de eskisi gibi mis gibi kokan meyve sebzeler yemek istiyorum.
Ki çok şanslıyız.
Bizim coğrafyamızda hala taze, genetiği değiştirilmemiş ürünler bulabiliyoruz. Ama şu iklim değişikliği öyle bir geliyor ki; ilerleyen yıllarda ve önlem alınmazsa gıdada sıkıntılar yaşayabiliriz. O yüzden bilim insanlarının bu çalışmalarını baştan reddetmeyelim. Hatta destek olalım.

Sasalı’yı da unutmayın

İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile konuşuyorduk.
Çiğli tramvayının yıl sonunda deneme seferlerine başlayacağını söyledi.
İyi haber; çünkü o bölge çok gelişti ve tramvayla birlikte trafikte bir rahatlama olacak.
Önerim; imkanlar el verdiğinde tramvayın alanını genişletmek.
Örneğin İzmir’in gelişen yerlerinden biri olan Sasalı’ya, doğal yaşam parkına ve kuş cennetine uzatmak...
Hem yatırım maliyetleri daha düşük ve imalat kolay, hem de doğal parkları burada geliştirerek kente nefes aldırmak.
Sasalı’yı da tramvay için unutmayın.

Yazarın Tüm Yazıları