Bodrum Çeşme’ye artık ek bütçeler lazım

TÜRKİYE turizmde iddialı bir ülke...

Haberin Devamı


Ve gerçekten başta Antalya olmak üzere Bodrum, Çeşme, Marmaris gibi marka olmuş yerlerimiz var.
Bodrum’un yükselişini herkes görüyor. Burası giderek Akdeniz’in en önemli turizm adresi haline geliyor.
Turizm 12 aya yayılmış durumda ve Bodrum’da yaşayanların sayısı her geçen gün artıyor.
Üstelik çok da yabancı var.
Dünya jet sosyetesinin de Bodrum’da gittiği önemli oteller artık var.
Çeşme de öyle...
Eğer yeni Çeşme projesi de yapılırsa önümüzdeki yılların en çok konuşulan yeri hiç kuşkusuz Çeşme olur.
O yüzden Türkiye’nin turizm bölgeleri için yeni bir yasa yapması lazım.
Bugünkü yasaların bu beklentilere cevap vermediğini düşünüyorum.
Bayramda Çeşme’nin nüfusu 1 milyonu aştı.
Bodrum belki 2 milyona yaklaştı.
Mevcut belediye bütçesiyle bunu karşılamak neredeyse imkansız.
Böyle olunca hizmet aksıyor ya da gecikiyor.
Siz belediye başkanlarının ve bürokratlarının yerine kendinizi koyun; nereye yetişecekler, hangi kadrolarla müdahale edecekler.
Buraları turizmin gözbebeği ise o zaman daha fazla kaynağı daha fazla ilgiyi hak ediyorlar.
Dün Ildırı’dan Alaçatı’ya bir buçuk saatte gidemedim.
Evet, bir buçuk saat...
Adım adım değil; dura dura gittim.
Bodrum’daki arkadaşlarımla konuştum; aynı şeyi söylediler.
Hele Bodrum’da yaz başı gelip sonuna kadar merkeze gitmeyenler var.
Herkes evinin olduğu bölgede yaşamaya gayret gösteriyor.
Belli ki, bu turizm bölgelerinin altyapı yatırımlarına ihtiyacı var.
Türkiye yeni dönemde bu planları da yapmalı.

Haberin Devamı


Kış nüfusuyla yaz hizmeti olmaz

HADİ Bodrum şu nüfus problemini biraz aştı. Pandemiyle birlikte yaz kış yaşayanların sayısı bir hayli arttı.
Ama Çeşme...
Hala o 50 bin sınırında...
Oysa kış hafta sonlarında iki, üç katına çıkan bir nüfusa sahip...
İzmir’de oturup ikinci konutları Çeşme’de olan birçok kişi kaydını Çeşme’ye aldırabilir.
Böylece en azından bu yasalar çıkıncaya, devlet turizm bölgelerine özel yeni düzenlemeleri hazırlayana kadar en azından bu sınırı geçelim, Çeşme’yi biraz olsun rahatlatalım.


Şehir 30 uygulaması
Türkiye’de olur mu?

EURONEWS’te okudum.
İtalya’nın en sevdiğim şehirlerinden biri olan Bologna’da “City 30” uygulaması başlatılmış.
İtalya’nın birçok şehrinde yayalara öncelik verilir; elbette bisikletli ve motorlu olanlara da...
Bologna; kazaları azaltmak amacıyla kentsel karayolu ağının ana alanlarında 30 km/s hız sınırı uygulamaya dayalı bir mobilite stratejisi geliştirdi.
Böylece “City 30” modelini benimseyen ilk büyük İtalyan şehri oldu.
İtalyanlara göre uygulama daha güvenli, daha temiz ve daha yaşanabilir bir şehir yaratacak.
Aslında Avrupa’nın birçok şehri güvenliği artırmak ve insanların çevreyle etkileşim biçimini dönüştürmek için hız sınırlarını çoktan azaltmış durumda.
Amsterdam’ı bisiklet başkenti haline getiren Stop de Kindermoord; “Çocuk cinayetini durdurun”
kampanyasının başlangıcıydı.
Buradan “Zone 30” fikri, otomobiller ve ağır araçlar pahasına yayalara öncelik vererek kamusal alanların kullanımını yeniden şekillendirmeyi amaçlayan yenilikçi bir kentsel gelişim modeline dönüştü. Bunun için hız düzenlemelerine gidildi.
City 30 modelini benimseyen ilk Avrupa şehri, 1992’de şehir genelinde 30 km/s hız limiti uygulayan Avusturya’daki Graz’dı. Bugün, limit hala şehrin yol ağının yaklaşık yüzde 80’inde uygulanıyor.
Bizde bu yapılabilir mi; emin değilim.
Büyükşehirlerimiz gerçekten de nüfus olarak çok büyüdüler.
Ve hayat giderek zorlaştı.
Artık bu ve benzeri tedbirleri almamız gerekiyor.
Yoksa hepimiz boğulacağız.

Haberin Devamı


Şehirler arabalar için
değil insanları içindir

EURONEWS’teki bir diğer ayrıntı Paris, Grenoble ve Edinburgh ile ilgiliydi.
Bir de çok beğendiğim ve Türkiye’nin birçok şehriyle benzerlikler kurduğum Barselona var.
City 30 modelini benimseyen ve uygulayacak Lüksemburg ve Milano gibi diğer şehirleri de ekleyelim.
İspanya aslında 2021’de ülke çapında tek şeritli yollar için 30 km/s ve kaldırımın anayoldan fiziksel olarak ayrılmadığı sokaklar için 20 km/s hız sınırı getirmişti.
Örneğin Barselona, bisikletçiler ve yayalar için tasarlanmış küçük mahallelerden oluşan yenilikçi bir süper blok sistemi üzerinde çalıştı ve araba trafiğini sınırladılar.
Ve uzmanlar şöyle bir yorum yapıyor; “Geleneksel olarak şehirler arabalar için yapılırdı ancak son yıllarda bu paradigma insanlara öncelik verecek şekilde değiştirildi...”

Yazarın Tüm Yazıları