Cengiz Semercioğlu

Cengiz Semercioğlu

csemercioglu@hurriyet.com.tr

Bu kafayla bu F1 hiçbir zaman dolmaz

Formula 1 atsan atılmaz, satsan satılmaz bir hale dönüştü.

5 yıldır sürekli düşen seyirci sayısı, kimsenin ilgi göstermemesi F1 programından İstanbul’un çıkartılmasıyla son bulacak gözüküyor.

İki yıllık anlaşma daha var, önümüzdeki iki yılda da seyirci problemi çözülmezse geçmiş olsun.

Ancak bu kafayla da çözülecek gözükmüyor.

Ne Türkiye’deki hedef kitlesini biliyor organizatörler ne de seyircinin ilgisini çekecek formülleri...

Taksim’e iki tane yarış arabası koymakla bitmiyor bu işler.

Kaldı ki o yarış arabalarının başında bile, gerçek yarışlardan daha fazla adam toplanıyor...

Cuma, cumartesi, pazar toplanan seyirci sayısı bu yıl sadece 90 bin...

İlk yıl 160 bin kişi izlemişti yarışları.

Bakın kendimden örnek vereyim, ilk yıl gittikten sonra bir daha da adımımı atmadım İstanbul Park’a...

Nedeni basit; Formula 1 tutkunu değilim ve beni oraya çekecek hiçbir ilginçlik, hiçbir ekstra durum yok.

Formula 1’in hedef kitlesi de aynı benim gibi, toplasan kaç tane Formula meraklısı çıkar ülkede.

Diğer yandan bu yarışları izleyecek bir potansiyel var ülkede: Gençler...

Fiyatı indirdik diyorlar, en ucuz biletin; güneşin altında kavrularak en berbat tribünde yarışı izlemenin fiyatı 90 lira...

Biraz daha iyi yerin, (o da güneş altında) fiyatı 150 lira...

Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde açık tribünde bu fiyatı vermeyen adam Formula 1’e hiç verir mi?.. Tribünlere çekilmesi gereken hangi genç 90 lira verip gider dünyanın bir ucuna?

Gitmez, aynı fiyat politikasını iki yıl daha uygularsanız gitmeyecek de...

Bırakın 150’yi 90’ı falan, 20 lira olacak bilet fiyatı YİRMİ.

En ucuz yerlerin fiyatını 20 lira yapacaksın ki, öğrencisi araba meraklısı gelip bu işe ilgi göstermeye başlasın, ilk yıl olduğu gibi ailesiyle gelip tribünleri doldursun.
Elinde purosu viskisiyle 700 liralık platinium tribünde keyif yapan değil çünkü, o 20 liralık seyircinin ilgisi yaşatacaksa yaşatacak bu yarışları...

Gençler yerine göbeklilerin cümbüşü haline geldiği için Formula 1 can çekişiyor.

Bunu değiştiremiyorsanız eğer iki yıl içinde Formula 1 gider...

Hido’nun bloku

Maç 88-88, son saniye...

Kobe Bryant yükseliyor tam sayıyı yapıp maçı 90-88 Los Angeles’a kazandıracak, arkadan gelen Hidayet Türkoğlu müthiş bir blok koyuyor maçı uzatmaya götürüyor.

Gece yarıları kalkıp NBA finalinde Hidayet’i izlemiyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz.

Hidayet’in maçı uzatmaya götürmesi yetmedi Orlando Magic 101-96 kazandı maçı ama bir Türk oyuncusunu o atmosferde izlemek bile gurur veriyor.

Seri 2-0 oldu Los Angeles Lakers lehine NBA finalinde, Hidayet’in işi zor yani...

Ama bundan sonraki 2 maçı kendi seyircileri önünde oynayacaklar (10 Haziran Çarşamba 04.00, 12 Haziran Cuma 04.00). Obama finali 4-2 Lakers’ın kazanacağını söylemişti, uykusuz kalmaya değecek heyecan sürüyor...

Yaz geldi tinerciler çıktı...

Hatırlayın, 2003 yılında Taksim’de bir tinerci sigara vermediği için bir SAT komandosunu bıçaklayarak öldürmüştü.

O tinerci ne kadar hapis yattı biliyor musunuz, sadece 3,5 yıl...

8,5 yıl cezaya çarptırılmış, yaşı küçük olduğu için 3,5 yıla indirilmişti cezası...

Cezasını çekip çıktıktan sonra o tinerci 2 yıldır aramızda.

Dün Habertürk’ten öğrendiğimize göre aynı tinerci geçtiğimiz günlerde yine Taksim’de bir gencin telefonunu gaspetmiş.

Yakalanmış, suçunu itiraf etmiş ve buna rağmen tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış.

Tiner çekip adam öldürenler, gasp yapıp itiraf edenler elini kolunu sallayarak dolaşıyor bu şehirde.

Bekleyelim bakalım bundan sonra hangi birimizi bıçaklayacak...

Yaz geldi ve bir anda ortalığa çıktı yeniden tinerciler.

Taksim’in ara sokaklarında Cinahgir’de son iki haftadır yeni simalar belirdi, tanıdık tinerciler de değil bunlar.

Polis dönem dönem toplayarak götürüyor bunları, ortalıkta tek bir tinerci görülmüyor haftalarca, aylarca...

Kışın da tek tük varlar, soğuktan korunacakları daha kolay yerlere gidiyorlar.

Ama sonra ne oluyorsa bir anda yeniden ortalığa çıkıyorlar.

Gündüz vakti bile ellerinde sıkıştırdıkları tinerli bezleri koklayarak ve sallanarak para istedikleri insanların üzerine yıkılıyorlar.

Eskiden yaşları da küçüktü bunların, şimdi kazık kadar olmaları yıllardır sağlıklı bir rehabilitasyon çalışmasının yapılmadığının da göstergesi...

Tinerciler İstanbul’un en büyük sorunlarından biri, İstanbul polisi ve valilik, hatta hükümet bu işe el koymak zorunda...

Köklü bir çözüm bulmak için 5-6 yıllık uzun vadeli planlar yapılmalı...

Tinercileri geçici süre toplayıp bırakmakla olacak iş değil bu, aynı tinercinin SAT komandosundan sonra daha kaç kişiyi bıçaklamasını bekleyeceğiz?..
Yazarın Tüm Yazıları