Kulaklarınıza kulak verin

ZİL ya da kulakta çınlama sesi, ağrı, baş dönmesi, zor işitme, kulak iltihabı ve denge gibi semptomlar kulaklarınızda bir sorun olduğunun habercisi olabilir. Bu semptomların erkenden fark edilip dikkate alınması gerekir. Ekol Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’nden Prof. Dr Adnan Ünal, orta kulak iltihabını anlattı:

 

ORTA KULAK İLTİHABI NEDİR?
Otitis media, orta kulak boşluğunun iltihabını tanımlar. Bu tablo 3 aydan daha uzun süre devam ettiğinde ortaya çıkan belirti ve bulgular, kronik (uzun süren) otitis media olarak tanımlanır. Orta kulakta sıvı varlığı, kulak zarında bir delik olması veya orta kulak kemikçiklerinin hasarlanması durumlarında hastalarda işitme kaybı meydana gelir. Hastalığın ilerlemesi halinde orta kulaktaki enfeksiyon kemik yapılara ulaşabilir (mastoidit), iç kulağa yayılabilir ve bu da sensörinöral (sinirsel) işitme kaybına ve baş dönmesine (labirentit) sebep olur. Orta kulaktaki önemli yapılardan yüz siniri bu enfeksiyonlardan etkilenirse hastada yüz felci tablosu gelişir. Daha az görülen ancak ciddi ve ölümcül olabilen komplikasyonlar (istenmeyen durum) arasında beyin apsesi, menenjit, otitik hidrosefali (beyin sıvısının basıncındaki artış), petrozit (kafa tabanı enfeksiyonu), sigmoid ven trombozu (toplardamar içienfeksiyonu) yer almaktadır.
Kronik otitis media başlıca 3 şekilde karşımıza çıkabilir:
1. Enfekte olmayan kronik otitis media: Kulak zarında bir delik vardır, ancak orta kulakta enfeksiyon veya sıvı yoktur. Kulak kuru kaldığı sürece orta ve iç kulaklar bu durumdan uzun bir süre etkilenmeden kalabilir. Deliğin onarılması sadece işitmeyi iyileştirmek ya da enfeksiyonu önlemek için gereklidir.
2. Süpüratif (iltihaplı) otitis media: Bu tablo, kulak zarında bir delik ve orta kulakta bir enfeksiyon olduğunda ortaya çıkar. Antibiyotiklerle tedavi genellikle aktif enfeksiyonu temizlemeye yardımcı olur.
3. Kolestatomlu otitis media: Kulak zarındaki kalıcı bir delik bazen bir kolestatoma (orta kulakta deri hücrelerinin ve birikintilerinden oluşan bir doku) yol açabilir. Kolestatom kulak kemikçiklerinde hasar yaratabilir, beyin absesi, menenjit ya da yüz felci gibi komplikasyonlara (istenmeyen durum) sebep olabilir.

DAHA ÇOK KİMLERDE GÖRÜLÜR?
Kronik otitis media çocuklarda erişkinlerden 2 kat daha fazla görülür. Çocuklarda hastalığın sık görülme nedenleri bağışıklık sisteminin tam gelişmemiş olması, östaki tüpünün daha dar ve yatay yerleşimli olması, normalden büyük ve enfekte geniz eti problemleri, alerjik hastalıklar ve sigara dumanı maruziyetidir. Geniz eti büyümesi olan çocuklarda orta kulakta sıvı toplanması (seröz otitis media) sık karşılaşılan bir durumdur. Bu sıvı toplanması tedavi edilmediğinde çocuklarda işitme kaybı meydana gelir. Çocuklarda orta kulakta sıvı toplanmasının tedavisiz kalması halinde ileri dönemlerde kulak zarında delinme ve kronik orta kulak hastalığına dönüşme riski mevcuttur.

PEKİ, BELİRTİLERİ NELERDİR?
Kronik otitis medianın en sık belirtisi uzun süredir devam eden ve bazen kötü kokulu olabilen kulak akıntısıdır. Akıntı beyaz renkli ya da kanlı olabilmekle birlikte, kötü koku olması kolestatomlu kronik otitis mediayı düşündürür. İkinci en sık belirti zamanla artan işitme kaybıdır. Kulak zarı deliği ve kulak akıntısı olan bir hastada yüz felci, baş dönmesi, dirençli ateş, göz arkasında ağrı ve göz hareketlerinde kısıtlılık, baş ağrısı, bilinç kaybı gibi belirtilerin meydana gelmiş olması hastalığın ilerlemiş olduğu ve hastalığı bağlı komplikasyon (istenmeyen durum) geliştiği anlamına gelir.

HASTALIĞIN TANI VE TEDAVİ
Uzun süreli kulak akıntısı şikayeti ile başvuran bir hastada detaylı kulak burun boğaz muayenesi şarttır. Kulak akıntısı vakumlu cihazlarla çekildikten sonra dış kulak kanalı ve kulak zarı detaylı şekilde değerlendirilir. Geniz eti muayenesi özellikle çocuk yaş grubunda önem taşır. İşitme kaybının derecesi işitme testi ile ortaya konulmalıdır. Hastalığın kulak kemiği içindeki yaygınlığı bilgisayarlı tomografi ve gerekirse manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilir. Kronik otitis media çoğunlukla cerrahi olarak tedavi edilmektedir. Ancak operasyon öncesinde orta kulakta akıntılı bir enfeksiyon olması operasyon için engel teşkil eder. Bu durum dış kulak kanalından uygulanacak antibiyotikli ve kortizonlu (ödem ve iltihap azaltıcı) damlalarla tedavi edilir ve en az 3 aylık kuru bir ortak kulak döneminden sonra operasyon planlanır. Operasyon kulak kanalından ya da kulak arkasından bir kesiyle gerçekleştirilir. Ameliyatta fasya (zar) ya da kulak kanalının önündeki kıkırdak kullanılarak kulak zarındaki delik onarılır. Kemikçik zinciriyle ilgili bir sorun varsa kemik çimentosu ya da kemikçik protezi kullanarak onarım yapılır. Çocuk yaş grubunda kronik otitis media varlığında hastada geniz eti mevcutsa öncelikle geniz eti cerrahisi planlanması önerilmektedir. 8-12 haftadan uzun süren orta kulakta sıvı birikmesi olan çocukların geniz eti ile birlikte kulaklarına tüp takılması gereklidir.

AMELİYAT SONRASI DÖNEM
Hasta operasyon sonrası kulağını en az 3 ay sudan korumalıdır. Hastalar ilk ay haftada bir, sonrasında aylık periyodlarla takip edilir. Operasyon sonrası işitme testi 3’üncü ayda yapılır ve kulak zarının durumu değerlendirilir. İlk yılın sonunda kulak zarı sağlam ve işitme istenen
sınırlardaysa hasta takipten çıkar. Kronik otitis media operasyonları (özellikle kolestatom cerrahileri) sırasında veya sonrasında oldukça az sıklıkda işitmenin kötüleşmesi, yüz felci, baş dönmesi gibi istenmeyen durumlar gelişebilir.

X