Yobazların atası Tartuffe

Molière’in sahtekar bir sofu üzerinden yobazlık eleştirisi yapan, insanlığı ‘aklına mukayyet olmaya’ çağıran 350 yaşındaki oyunu ‘Tartuffe’ çok eğlenceli bir yorumla İstanbul Şehir Tiyatroları sahnesinde… Yiğit Sertdemir’in yaratıcı rejisi, parlak oyunculuklar, dinamik bir akış ve Orhan Veli şiirlerinden bestelenen canlı müzik eşliğinde…

Haberin Devamı

Yobazların atası Tartuffe

Molière 1664 senesinde yazdığı ve başına gelmedik kalmayan oyunu ‘Tartuffe’ için “İşte hakkında çok dedikodu edilmiş bir komedi” diye bahseder. Kilisenin ve din adamlarının baskısı üzerine kral tarafından yasaklanan, beş sene sahnelenemeyen oyunun sancılı macerasını “İlkin bir korktular (yobazlar), nasıl olurmuş da cesaret edip onlarla alay edermişim, pek akılları almadı, bunca namuslu insanın olduğu bir yolu nasıl kepaze edermişim. Öyle bir cinayetmiş ki yaptığım, dünyada affedemezlermiş. Hepsi bir olup ayaklandılar” sözleriyle özetler. 

Dini ‘dünyevi’ çıkarlarına alet ederek zengin ve saygın bir ailenin evine tabiri caizse ‘çöreklenen’, Tartuffe adlı karakterin etrafında, bu evin içinde yaşanan olaylar silsilesini anlatır oyun. Sahtekâr sofu önce evin beyi Orgon ile annesi Madam Pernelle’nin zihinlerini ele geçirir, sonrasında da kolaylıkla, eve dair her şeyi… Buna Orgon’un, bir başka gence âşık olan kızı Mariane de dahil… Ev ahalisi Orgon’u, Tartuffe’un sahtekârlığına ikna etmek için türlü yolu deneyedursun, evin en açıkgözü ve sözünü en sakınmayanı hizmetçi kadın Dorine’dir.

Haberin Devamı

‘Tartuffe’ bugünlerde Moliere’in metninin evrenselliğini, zamansızlığını sahne üstünde de ispatlayan bir yorumla İBB Şehir Tiyatroları tarafından seyirciyle buluşuyor. Kalabalık kadrolu, ensemble oyunları yönetmekteki mahir gözüne çokça tanık olduğumuz Yiğit Sertdemir, ‘Tartuffe’u çok dinamik, eğlenceli, hem klasik ama bir o kadar da çağdaş bir yorumla ayağa kaldırıyor. Orhan Veli Kanık çevirisiyle sahneledikleri oyunu, canlı orkestranın icra ettiği ve yine Orhan Veli şiirlerinden Emrah Can Yaylı tarafından bestelenen şarkılarla bezemiş. Şehir Tiyatroları’nın deneyimli oyuncu kadrosu da Eylül Gürcan imzalı grotesk kostümler ve Barış Dinçel’in tasarladığı ev dekoru içinde ve Özge Midilli’nin koreografisinin izinde evin içinde dönen oyunları, Tartuffe’un gerçek yüzünü evin beyi Orgon’a ispatlama çabalarını çok eğlenceli bir atmosferde anlatıyor. 

Haberin Devamı

Oyun neredeyse hiç ‘durmuyor’, 150 dakikalık uzun süre yormuyor, şarkılar ve evin içindeki hareket aksı seyircinin kendisini rahatça oyuna teslim etmesine vesile oluyor. Dorine rolündeki Yeşim Koçak ve Orgon’da Murat Garipağaoğlu, halihazırda iyi bir ensemble oyunculuk sunan ekibin içinde parlayan iki isim. Oyun bütün olarak göz alıcı, coşkusu ve enerjisi yüksek bir iş olarak duruyor karşımızda ama ben en çok oyuncuların zeminle kurdukları koreografik ilişkiyi izlemeye doyamadım. Oyuncuları yerde yatarken, sürünürken, bir dizi farklı formda zeminle temas eder halde izlediğimiz yaratıcı bir akış fikri var ortada. 

Klasiklerde sık yapılan ve en göze batan ifade biçimi olan ‘güncel gönderme’ derdine neredeyse hiç düşmemesi de oyunun bir diğer parlak yönü. Seyirciye oyunla/dönemle sağlıklı mesafelenme anları yaratan ince espriler (‘Dördüncü duvar’ repliği enfes fikirdi) oyunun tüm o şamatalı eğlencesinin içine çok doğal bir şekilde yerleşmiş. Yiğit Sertdemir’in kalemini tanıyan seyirciye yabancı gelmeyecek bir üslup… Oyuncuların orkestrayla kurduğu ilişki ve finaldeki, Moliere’den gelen mektup fikri de Sertdemir’in ‘Tartuffe’ yorumuna attığı imzalar olmuş. İstanbul Tiyatro Festivali’nin en başarılı işlerinden biri. Sezonda kaçırılmayacak oyunlardan… 

YILDIZ: 4.5

Haberin Devamı

TARTUFFE
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
ŞEHİR TİYATROLARI
Yazan: Molière
Yöneten: Yiğit Sertdemir
Oyuncular: Semah Tuğsel, Murat Garipağaoğlu, Bennu Yıldırımlar, Mehmet Soner Dinç, Zeynep Göktay Dilbaz, Emre Şen, Tolga Yeter, Naci Taşdöğen, Yeşim Koçak, Gürkan Başbuğ, Nilay Bağ, Özge Kırdı.
Orkestra: Muzaffer Berişa, Mert Can Oktav, Deniz Atalay, Deniz Can Gümrükçü
Ne zaman, nerede: Bugün 15.00 ve 20.30’da Müze Gazhane’de. 7, 8, 9 Aralık 20.30’da Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
Süre:
150 dakika, iki perde.
Bilet fiyatları:
30 TL.

BU HAFTA SAHNELERDE

NEYZEN TEVFİK ‘HİÇ’/BKM: Sahnenin ve beyazperdenin usta ismi Uğur Yücel, uzun bir süre sonra ‘hiçliğin kralı’ Neyzen Tevfik olarak tiyatro sahnesinde... Uğraş Güneş’in yazıp Can Yücel’in yönettiği oyun, ‘hiç’in peşinde âlemlerde bazen mecnun bazen meczup gezerken Marmara Denizi kadar rakı içtiği rivayet edilen, veli ile deli arasındaki ince çizgide tekkesi kalbi olarak yaşamış̧ Neyzen’in hayat hikâyesini anlatıyor. Bu akşam 21.00’de Maximum UNIQ’te. 

KENDİNE AİT BİR ODA/TİYATRO BOYALIKUŞ: Tam 22 senedir feminist tiyatro yapan ekipten, Virginia Woolf’un, kadınların tarih boyunca nasıl da yok sayıldıklarını ve kendilerini gerçekleştirme fırsatına sahip olmadıklarını anlattığı kült eseri ‘Kendine Ait Bir Oda’ya özgün bir yorum. Jale Karabekir’in yönetiminde sahnede Woolf’u canlandıran bir konuşmacı/oyuncuyla onun zihnindeki düşünceleri temsil eden/seslendiren oyuncular var. 29 Kasım Salı, 20.30’da Cevahir Sahnesi’nde.

 

Yazarın Tüm Yazıları