"Bahar Çuhadar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bahar Çuhadar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Bahar Çuhadar

İstanbul’a yazılmış bir ağıt, bir şiir, bir lanet!

Güray Dinçol’un kusursuz rejisi, Volkan Çıkıntıoğlu’nun müthiş kalemi, Tolga İskit’in son yılların en iyisi olan tek kişilik performansıyla sezonun en çarpıcı oyunu ‘Kalabalık Duası’. İstanbul’un ‘sırrının’ peşinde, tekrar tekrar izlenesi...

KALABALIK DUASI (BEŞ ÜZERİNDEN BEŞ YILDIZ)
FİZİKSEL TİYATRO ARAŞTIRMALARI
◊ Yazan: Volkan Çıkıntıoğlu,
◊ Yöneten: Güray Dinçol,
◊ Oynayan: Tolga İskit
◊ Ne zaman, nerede: 19 Şubat Çarşamba 20.30’da Kumbaracı50’de ve 22 Şubat Cumartesi saat 20.30’da Kadıköy Theatron Yeldeğirmeni’nde.
◊ Süre: 75 dakika
◊ Bilet fiyatları: 40 ve 60 liraİstanbul’a yazılmış bir ağıt, bir şiir, bir lanet"Sırlarla ve sırrı bozuklarla dolu bu efsunlu şehrin, İstanbul’un” ilk hikâyesi neydi? Nizam mı şehrin hikmeti, keşmekeş mi? Uzun mantosu, salaş pantolonu, kafasında beresi; meczup mudur yoksa bir bilge kişi mi, emin olamayacağımız bir adam anlatacak... Fiziksel Tiyatro Araştırmaları’nın yeni oyunu, Volkan Çıkıntıoğlu’nun yazıp Güray Dinçol’un yönettiği ‘Kalabalık Duası’ndayız. Şehrin ve hayatın esrarını çözme derdine düşmüş, hem ölümlü hem ölümsüz bu adamı Tolga İskit taşıyor sahneye. Bir mikrofon, devasa bir kitap, ufacık bir kâğıt gemi, küçük bir büst ve mumdan oluşan basit aksesuarlarla bize, ‘kalabalıklara’ anlatacağı bir hikâyesi var.

Şehrin Konstantiniye’den payitahta ve bugüne kadar zamanları; Galata’dan Balat’a, Gazi’den Üsküdar’a, Beyazıt’tan Kadıköy’e kadar mekânları arasında dolanan bir hikâye bu. Nizam ve keşmekeş arasında yolunu arayan, sırrı çözmeye çalışan bir adam... Aklı bilgelikle delilik arasında gidip gelirken; bedeni, sesi ve bakışlarıyla kâh çağdaş dansçı, kâh meddah, kâh kukla... Fiziksel Tiyatro Araştırmaları’nın evvelki iyi işlerini aratmayan, bilakis hepsinin üstüne çıkan bir sahneleme, bir oyunculuk araştırmasının sonucu ‘Kalabalık Duası’.

Efsanevi oyunlar arasına girecek

Tolga İskit, sadece bu sezonun değil, son yılların en hayranlık uyandırıcı, en unutulmayacak tek kişilik erkek oyuncu performansını çıkarmış. Çıkıntıoğlu’nun yazdığı, “Roman olsa da okusak” heyecanında, yer yer İhsan Oktay Anar hissi veren; mistik olana ve geçmişe de sokağa ve güncele de selam duran, hepsiyle birlikte de komik bir metin. Hele adamımızın bir esrar dumanına dönüşüp İstanbul’un kuytularında dolaştığı sahneyle Marika Teyze’nin “Güzel günler görecek miyiz vaftiz oğlum?” sorusuna verdiği yanıt, akıldan da kalpten de kolay kolay çıkası değil.

‘Kalabalık Duası’ndan çıktığımda tiyatroya neden meftun olduğumu bir kere daha anımsadım. İnsanın hayaliyle, bedeniyle, sesiyle, zekâsıyla yapabileceklerinin sınırı yok... Sahne ve -oyunun adeta diğer oyuncusu- ışık tasarımıyla (Utku Kara), müziğiyle, Dinçol’un kusursuz rejisi, Çıkıntıoğlu’nun müthiş kalemiyle, Tolga İskit’in tekrar tekrar izlenesi performansıyla sezonun en çarpıcı oyunu. Zamanla Seyyar Sahne’nin ‘Tehlikeli Oyunlar’ı, Hemhal’in ‘Dirmit’i gibi ‘efsaneleşecek’ tek kişilik oyunlar arasına gireceğine şüphe yok.

Sırrımızı arayarak ömür geçiren her birimize üflenen bir nefes ‘Kalabalık Duası’... Efsunu yüzyıllardır geçmemiş bu şehre yazılmış bir şiir, bir ağıt, bir aşk mektubu, bir lanet! “Belki de sır buradadır; herkesin beklerken kalabalıklara anlatacak bir hikâyesi vardır” diyor Çıkıntıoğlu, dilerim kendisinin de kalabalıklara anlatacak hikâyeleri hiç bitmez.

Muhakkak görün

Yine müthiş bir yazar, yönetmen ve oyuncu buluşması, sezonun yenilerinden, tek kişilik bir oyun... Şamil Yılmaz’ın yazıp yönettiği, Sezen Keser’in etkileyici bir performansla sahnelediği Mek’ân Sahne yapımı oyun, ‘bakma biçimlerimiz’ üzerine düşündürüyor. Yılmaz bizi yine Ankara pavyonlarına, tekinsiz karanlıklara götürüyor, ‘erkek dünyanın’ haşin yüzünü anımsatıyor, bu kez bir de dansın büyüleyici ateşiyle buluşturuyor. Sezonun en çok konuşulanlarından ‘Dansöz’ü atlamayın... 21 Şubat Cuma saat 20.30’da Kadıköy Theatron Yeldeğirmeni’nde.İstanbul’a yazılmış bir ağıt, bir şiir, bir lanet

BU HAFTA SAHNELERDE

Dreambazaar

Can Bora’nın yazıp rol aldığı yeni Berika yapımı; Beckett’in ‘Godot’sundan esinle, ekolojik felakete dair bir performans.
17 Şubat Pazartesi, 20.30’da, Koma Sahnesi’nde.

Kral Lear

Shakespeare’in klasiklerinden ‘Kral Lear’, Haluk Bilginer’in performansıyla öne çıkıyor. 17 Şubat Pazartesi, 20.30’da, Zorlu PSM’de.

On Küçük Zenci

Agatha Christie’nin metninde birbirini tanımayan on kişinin Zenci Adası’nda buluşması anlatılıyor. Ediz Hun’un sahneye çıktığı oyun 17 Şubat Pazartesi, 20.30’da, Muğla Herodot Kültür Merkezi’nde.

Münaşaka

Yılmaz Erdoğan, tek kişilik oyunuyla yeniden sahnede. 18 Şubat Salı, 21.00’de, Beşiktaş Kültür Merkezi’nde.

Avluv

Genç ekip Tiyatro Felsefe’den kadın bedeninin maruz kaldığı şiddete dair bir oyun. 18 Şubat Salı, 20.30’da, Tatavla Sahne’de.

İstanbul’a yazılmış bir ağıt, bir şiir, bir lanet
 

 

  

X