"Aynur Tartan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aynur Tartan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aynur Tartan

Bir sen, bir ben, bir de bebek!

Son yılların trendi; ‘tak çocuğu koluna, haydi tatil yoluna’. Yurtiçi olur, yurtdışı olur, butik olur, her şey dahil tam tekmil olur... Kapı eşiğinden çıkmak olsun da ne olursa olsun! Peki, anne-babayla gezmek çocuklara eziyet olur mu? İşin püf noktalarını, çocukla ideal tatili Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Özbal ile konuştuk.

Bir sen, bir ben, bir de bebek

Hangi yaş grubuyla kaç gün tatil yapılsın? Bilenler bilmeyenlere, duyanlar duymayanlara söylesin! 0-2 yaş dönemi çocuklar için 10 günden uzun tatiller endişe vericiymiş. İdeali 5-7 günmüş. 3-6 yaş dönemi nam-ı diğer ‘oyun çocukları’ysa daha rahatmış. Daha uzun süre evlerinden ayrı kalabilirlermiş.

 Gelelim fasulyenin faydalarına. Bir kere çocukla ve çocuklu tatilde amaç, son derece basit; birkaç gün değişik bir yerde konaklamak. ‘Yerlerde’ demiyorum çünkü ‘daldan dala’ gibi bir durum yok, olmamalıymış da... Yalan yok, çocukla yurtdışı tatili sosyal medyada çok ‘janjanlı’ gözüküyor. Ama doktorumuzun da dediği gibi çocukla yurtdışı tatili özünde size de çocuğa da eziyet. E, peki nerelere gidilmeli? Çocuklara uygun aktiviteli, çocuk kulüplü, rahat, ortamı güvenli olan halis muhlis tatil köylerine... Tabii tatil köylerinin acil durumlar için şehre yakınlığı da önemli. Acentelerden bilgi almayı, çocuklu ailelerle müzakere etmeyi, internette fır dönmeyi de unutmayın.

 Her yiğidin bir yoğurt yiyişi, bir de yolculuk şekli vardır... Ne kadar süre ve nerede tatil yapacağınız tamam. Sıra geldi neyle, nasıl seyahat edeceğinize. Uçakla... İki yaş altı çocuklar kalkışta ve inişte kabin basıncına karşı emzirilerek ve uçuş saatleri mümkün olduğunca uyku saatlerine denk getirilerek... İki yaştan büyükse birkaç oyuncağı, atıştırmalıkları ve suyuyla... Dört yaşından büyükse sizin gözetiminizde kabin basıncına karşı sakız çiğneyerek... Arabayla... Mutlaka arkada, kendi otokoltuğunda, sık mola vererek... Tren ve gemi yolcuklarına gelince... Onlar uçağa ve arabaya kıyasla daha çok hareket olanağı sağladığı için rahatlıkta liste başıymış. Ama “Bizim kızı/oğlanı deniz tutar” derseniz yolculuk öncesi hafif yemekler tercih etmeliymişsiniz.

 Valizlerin olmazsa olmazları... Uzun ve kısa kollu pamuklu giysiler, sandaletler, şapkalar, güneş gözlüğü, kolluk/simit, mayolar, oyuncaklar, kitaplar, cibinlik, şampuan, sabun, nemlendirici yağ, güneş koruyucu, bebek arabası, kanguru, plastik tabak-kaşık, yedek çarşaf, havlu... Ve tabii ki ilkyardım/ecza çantası... Ateş düşürücüler, ağrı kesiciler, alerji ilaçları, kortizonlu kremler, pişik kremleri, antibiyotikli merhemler, elastik sargı, flaster, burkulmalar için jel, sıcak/soğuk kompres olabilen paketler, termometre... Var mı artıran?

 Tatilde bir gün nasıl geçmeli? Yemek saati, oyun saati, uyku saati şaşmamalıymış. Yani rutine dikkat. Hazır ve çabuk bozulma ihtimali olan gıdalar verilmemeli, bol bol su içirmeliymiş. Sonra 20 dakikadan fazla güneş altında kalmamalılarmış. 10.00-16.00 arasındaki güneş ışınları çocuklar için tehlike alarmıymış. Yüksek koruma faktörlü güneş kremleri olmazsa olmazmış. Havuzda ve denizde çocuklar asla yalnız bırakılmamalıymış. Kalabalık havuz ve denizden de uzak durulmalıymış. Sadece yüzerken değil, havuz/deniz kenarında oynarken de kollarda kolluk, kaymamak için de ayaklarda sandalet olmalıymış.

 Doktorumuz uyarıyor! “Kış tatili yaz tatiline, yurtiçi tatili yurtdışı tatiline, çocuk konseptli tatil köyleri butik otellere, deniz havuza tercih edilmeli” diyor. Peki, yazar görüşü ne diyor? O eski tatilleri unutun! Çocukla tatil olsa olsa çocukla gezinti olur... Fazla da
‘şeyapmayın’!

X