Bize nazar mı değdi ne

Bu hafta önce Sezen Aksu’yu aradım. Biliyorsunuz evinde bir kaza geçirdi.

Haberin Devamı

Merdivenden inerken son basamağı görmeyerek boşluğa basmış, ayak bileğinde iki kırık oluşmuş.
Aynısı geçen yıl bana olmuştu. Uzun süre üzerine basamamış, ayağımda UGG’larla konserlere çıkmıştım.
Sezen’ciğime “geçmiş olsun” dedim, uzun uzun sohbet ettik.
Telefonu kapattım, sevgili Emel Sayın’ı aradım.
Adım atarken ayakları birbirine dolaşıp yere düşmüş o da...
Omzunda kırık oluşmuş.
Hastaneye kaldırıldı, küçük bir operasyon geçirdi.
Neyse ki Emel’ciğimin durumu da şimdi iyi.
Ona da geçmiş olsun dileklerimi ilettikten sonra sevgili Nükhet Duru’yu aradım.
İki yıl önce o da benzer şekilde düşmüş ve ayağında kırık oluşmuştu.
Şimdi enfeksiyon kapmış ve yeniden tedavi oluyormuş.
Endişelenecek bir şey yok.
Üç sevgili arkadaşımı üst üste arayınca, birden “Neler oluyor bize?” dedim.
Nazar mı değdi bize, nedir bu üst üste yaşadıklarımız?
Belki de en çok bu dönemde birbirimize ihtiyacımız var. Bu yüzden arayıp geçmiş olsun demek, birbirimizin hatırını sormak önemli.
Üç sevgili arkadaşıma bir kez de buradan geçmiş olsun diyorum.
Sevgilerimi iletiyorum...

Haberin Devamı


Uyanıklığın böylesi

13 Mart’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde
konserim var.
3 yıl aradan sonra Bostancı’da vereceğim ilk konser olacak, bu yüzden fazlasıyla heyecanlıyım.
Ancak geçtiğimiz hafta bu konserle ilgili ‘şeytanın bile aklına gelmeyecek’ bir olayla karşılaştım.
Kelebek’te sevgili Cengiz Semercioğlu’nun köşesinin altında bir ilan gördüm.
Bir outlet’in verdiği ilanda, benim kocaman fotoğrafımın üstünde “Sen de bu konseri bir kenara yaz, yaz, yaz” diye yazıyordu.
Hazırlanan ilan, o outlet’te konser verecekmişim gibi bir algı oluşturuyordu.
“Aaa benim böyle bir şeyden haberim yok, buraya çıkan hangi Ajda Pekkan?” diye sordum arkadaşlarıma.
Durumu sonradan öğrendik.
Meğer uyanık outlet’çiler, bizim Bostancı Gösteri Merkezi’ndeki konserimizden 100-150
bilet almışlar ve bunları ziyaretçilerine dağıtıyorlarmış.
Tabii ki bunu yapmaya hakları var.
İsteyen, istediği kadar bilet satın alabilir.
Sorun, bunu nasıl sunduklarında.
Sanki Ajda Pekkan konseri kendi AVM’lerindeymiş gibi gazetelere ilan vermişler.
Hiç etik değil bu davranışları.
Yasal yollara başvurarak bu ilanları hemen durdurduk, konuyla ilgili davaları açtık.
Bunca yıldır konser veririm, hiç böyle bir uyanıklıkla karşılaşmamıştım.
Bunu da gördük...

Haberin Devamı

İyi ki kadınım

Tekrar dünyaya gel deseler yeniden Ajda Pekkan olarak gelmek ister miydim bilmem ama (şaka şaka istemem dersem Allah günah yazar), kesin kadın olarak gelmek isterdim yine...
Kadınlık; zarafet, güzellik, incelik demektir...
Annelik, şefkat, aşk demektir...
O yüzden kadınlığınızın kıymetini bilin, kadın olmaktan gurur duyun.
Ezilmeyin, kendinizi ezdirmeyin...
Kızlarınızı kendi ayakları üzerinde duracak şekilde yetiştirin.
Yetiştirin ki, vurulmak, tecavüze uğramak, öldürülmek, dayak yemek yerine kadın olmanın keyfini sürelim.
Herkesin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.

13 Mart’ta neler olacak?

Yandaki yazıda 13 Mart’ta Bostancı’da olacağımı söyledim.
Peki neler olacak Bostancı’da?..
Şarkılar, danslar, şovlar ve müthiş bir görsel şov.
Biz şimdiden çok heyecanlıyız.
Bu konsere haftalardır çok sıkı hazırlanıyoruz.
Sizi de mutlaka bekliyoruz...
Cuma akşamı Bostancı’da görüşmek üzere.

Haberin Devamı

Dünyanın en büyük müzesi

Dünyanın en büyük müzesi neresi?..
Sizi zorlamadan yanıtı ben vereyim; Türkiye.
Gerçekten başka hiçbir ulusa nasip olmayan müthiş bir zenginliğin üzerinde oturuyoruz.
Başımızı nereye çevirsek tarihi eser, Anadolu’nun neresine gitsek yüzlerce, binlerce yıllık yapılar.
Hititlerden Lidyalılara; Romalılardan Selçuklulara bize miras kalmış binlerce eser var bu topraklarda.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, DÖSİMM, TURSAB, BKG ve Anadolu Efes’in katkılarıyla hazırlanan büyük boy bir kitap geçti gelime.
Sayfalarını çevirdikçe ne büyük bir zenginliğe sahip olduğumuzu bir kez daha gördüm.
Kitabın adı “Dünyanın En Büyük Müzesi: Türkiye”.
Ancak bu kadar doğru bir isim seçilebilirdi...

Haberin Devamı

La Boom kalitesi

Emirgan’da son yılların en çok konuşulan mekânı La Boom’a ilk kez geçtiğimiz akşam gittim.
Michelin yıldızlı Fransız şefinin yarattığı yeni mönüsünü tatmak için...
Söylendiği kadar varmış mekân.
Son derece şık, kaliteli ve modern dekorasyonuyla iddialı...
Sohbet etmek için müzik biraz yüksekti ama gecenin ilerleyen saatlerinde eğlencesi olan bir yerde dönüştüğü için o kadar olacak.
Fransız şefin hazırladığı yemekler de çok lezzetliydi.
La Boom’u iyi bir akşam yemeği için tavsiye ederim, yemekten sonra yan taraftaki eğlencesi de dillere destan zaten.

Yazarın Tüm Yazıları