GeriAhmet HAKAN Uçağa tutunup yere çakılanlara bakarken çektiğim beş sancı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Uçağa tutunup yere çakılanlara bakarken çektiğim beş sancı

SANCI BİR: Görüntüleri izliyorum. Bir Amerikan kargo uçağı, hayli kibirli ve egoist bir şekilde Afganistan’ı terk etmek için havalanacakken... Yüzlerce Afgan, uçağa yapışmak için birbirlerini eziyor. Allah kimseyi, böyle aşağılanmış bir pozisyona, böyle bir zillete düşürmesin!

- SANCI İKİ: İnsanlar, Taliban yönetimi altında yaşamaktansa bir Amerikan kargo uçağının kanadına tutunup yere çakılmayı göze alıyorlar. Barış dini olan İslam’ın Taliban’ın elinde aldığı şekle bakar mısınız? Taliban, bir tür İslam karşıtı propaganda makinesi değilse nedir?

Uçağa tutunup yere çakılanlara bakarken çektiğim beş sancı

*

- SANCI ÜÇ: Bu insanların çoğu ABD’ye güvendiler. Peki ABD ne yaptı? Ne yapacak? Hepsini sattı. Hiçbirini düşünmedi. Pılısını pırtısını toplayıp olay mahallini terk etti. Olan da bu insancıklara oldu. ABD’nin insancıllığı buraya kadardır. Medeniyetleri batsın.

*

- SANCI DÖRT: 40 yıldır savaşın içinde yaşayan ve belki de bu yüzden kendi ortaçağını yaşayan bir ülke Afganistan... Süper güçlerin oyun sahası yani. 40 yıldır böyleydi. Yapılan analizlerden öyle anlaşılıyor ki... 40 yıl daha süper güçlerin oyun sahası olacak. Yıkılsın bu kara düzen.

*

- SANCI BEŞ: “O kadar da ilkel olmayacağız, o kadar da vahşilik yapmayacağız” diye güvence verip duruyor Taliban. Ama verdiği bu güvencelere rağmen, insanlar Amerikan uçağının kanadına tutunup kaçmak istiyor. Emin değiller yani Taliban’dan... “Emin” diye bilinmiyor yani Taliban.

TALİBAN’IN ŞAŞIRTAN ESNEMESİ

TALİBAN demek...

- Laftan anlamamaktır.

- Katının da katısı olmaktır.

- Taassubun zirvesidir.

- Ödünsüz bağnazlıktır.

*

Biz Taliban’ı bu zamana kadar hep böyle bildik.

Taliban da bize kendini hep böyle gösterdi.

*

Ve sürpriz!

*

Bu sefer Taliban...

- “Laftan anlayacağız” diyor.

- Yumuşayacağının sinyallerini veriyor.

- Taassubunu geriletiyor.

- Bağnazlığından ödünler veriyor.

*

Ben hep “Bu Taliban’ın barbarlığının bir sınırı yok” derdim.

Demek ki varmış.

*

Demek ki işin içine iktidar gücü girince...

Esneme söz konusu olabiliyormuş.

ARKADAKİ RESMİ BİLEN VARSA BERİ GELSİN

İKİ gündür arka fondaki tabloya odaklanmış durumdayım.

*

Uçağa tutunup yere çakılanlara bakarken çektiğim beş sancı

İki gündür araştırıyorum. Sanat tarihçilerine sordum, bilen yok. Bazı ressamlara sordum, bir şey diyemediler. “Afgan geleneksel ressamları” diye bir tarama yaptım, pek bir şey bulamadım.

*

Aramızda şu resimle ilgili bilgisi olan var mı? Varsa beri gelsin lütfen.

NİYE KADIN YOK?

YOLLARA dökülen Afganlılara bakıyorsun.

Hepsi erkek.

*

Havaalanındaki kaos görüntülerine bakıyorsun.

Uçağa tutunup yere çakılanlara bakarken çektiğim beş sancı

Yine hepsi erkek.

*

Kadın?

Kaçmaya çalışan tek bir kadın bile yok.

Oysa biz öyle biliriz ki Taliban, en çok kadınlara zulmedecek.

*

Peki neden böyle?

*

Benim bu soruya bulabildiğim yanıt şudur:

*

Afganistan halihazırda kapalı bir toplum. Mevcut düzende de kadınlar, rahatlıkla sokaklarda değil. Yani kadınların, sığınmacı olarak yollara dökülebilecekleri ya da havalimanındaki kaosun içine girebilecekleri bir sosyal atmosfer yok ortada. Yani Suriye gibi değil Afganistan... Kadınların durumu, bu açıdan çok trajik. Kaçmaya teşebbüs bile edemedikleri bir zindanın içindeler.

TALİBAN KAZANDI DİYE LOKUM DAĞITAN ADAM

BU adamı, havalanan bir uçağın...

Uçağa tutunup yere çakılanlara bakarken çektiğim beş sancı

Diye başlayan bir cümle kuracaktım.

Vazgeçtim.

*

Bırakalım takılsın tek başına.

70 BİN - 300 BİN

- 70 BİN: Taliban’ın silahlı adam sayısı.

*

- 300 BİN: Afganistan ordusunun asker sayısı.

*

Amerikan eliyle ordu kurarsan...

Uçağa tutunup yere çakılanlara bakarken çektiğim beş sancı

70 bin, senin 300 binini işte böyle ezip geçer.

YANGIN ÇIKINCA... UÇAK DÜŞÜNCE...

YANGIN çıkınca...

*

Uçak yok, nerede bu uçak, uçak, uçak da uçak.

*

Uçak düşünce...

*

Uçak bizim araziye uygun değil. Pisi pisine öldü 8 kişi.

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku