GeriAhmet HAKAN O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Falan...

Bütün bu süreçler içinde yer alan yetkililerden herhangi biri bile...

“Yahu bu ne saçmalık!” demiyor.

“Bunun ciddiye alınır bir tarafı yok!” demiyor.

“Devletin kurumları böyle bir saçmalık için meşgul edilmez!” demiyor.

“Bu şikâyetin yeri çöp kutusudur!” demiyor.

*

Peki ne oluyor?

Bu saçma şikâyet, ciddi ciddi işleme konuyor.

Ve tüm süreçler işletiliyor.

*

Öyle muazzam boyutta bir saçmalık ki bu... Türkiye’de yaşayan herkes...

Bu saçmalığın Ekrem İmamoğlu’nun kızarmış ekmeğine mis gibi tereyağı sürdüğünü anında çakıverdi.

*

Hatta hatta...

“Bu kadar kör gözüm parmağına” bir saçmalığın olabilmesine aklı kesmeyenler...

İşin arkasında olmayacak işler bile arar hale geldiler.

*

Ben onu bunu bilmem.

Bana göre bu işin sorumluları...

Bir saçmalığı çöp sepetine basket yapmak ferasetini bile gösteremeyenlerdir.

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

DERSİM’LE YÜZLEŞEN CHP’Lİ MİLLETVEKİLİ

CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, şöyle demiş:

*

“Unutmadık, asla unutmayacağız! Dersim katliamında yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum.”

*

Sağdan, soldan bu milletvekilinin üzerine çullanılıyor.


“Vay efendim, sen nasıl Dersim katliamı dersin”
diye...

*

Ben CHP’nin kendi yakın tarihiyle hesaplaşması gerektiğini savunmuş biriyim.

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde “Dersim için özür diliyorum” dediğinde...

Dönemin CHP’si yutkunmakla yetinmişti.

Ben de CHP’nin bu tavrını şiddetle eleştirmiştim.

*

CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’ın bireysel olarak Dersim’le yüzleşmesinde bir sorun yok.

*

Asıl sorun CHP’nin kurumsal olarak Dersim’le yüzleşmeye bir türlü yanaşmamasında.

SİYASİ ŞEKERLİKLER

AK PARTİ’NİN ÇİZGİ FİLMİ: Muhalefetin yalanlar üzerine siyaset yaptığı iddiasıyla bir çizgi film yapmışlar. İzledim. Devamı da gelecekmiş. Biraz daha eli yüzü düzgün bir sonuç çıkarabilirlerdi. Biraz daha profesyonel bir iş olabilirdi. Bir de şu var: CHP, bu kadar etkili bir parti mi, sorusunu sorduruyor çizgi film. Filmde Kılıçdaroğlu ve Öztrak ikilisine biraz fazla paye verilmiş gibi geldi bana. Bu açıdan zorlama var gibi. Ama yine de siyasete şekerlik katması açısından olumlu.

*

MUHALEFETİN ATAĞI: Kemal Bey, “Söyle bakalım Temel Bey, 128 milyar nerede?” diyor. Temel Bey alıyor bu soruyu ve Meral Hanım’a dönüp, “Söyle bakalım Meral Hanım, 128 milyar nerede?” diyor. Ve bu böyle gidiyor. Rıdvan Dilmen, Arda Turan yaptığında burun kıvıranlar da pek beğeniyorlar bunu. Ben biraz demode ve zorlama buldum. “128 milyarın tadını daha fazla çıkaralım” çabası gibi geldi bana. Ama yine de siyasete şekerlik katması açısından olumlu.

20’Lİ YAŞLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

KEMAL KILIÇDAROĞLU:

Asi bir çiçek çocuğu gibi... Az sonra karavanla Katmandu’ya doğru yola çıkacak gibi... Bir delifişek yani... Fakat gelin görün ki... Devlet memurluğu, onun çiçek çocukluğundan tek bir eser bile bırakmamış... Memuriyet adamı böyle yapar işte.

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

ZİYA SELÇUK: Bu saç biçimine sahip bir öğrenci, haylazlık yapabilir mi? Bu gözlük şekline sahip bir öğrencinin, sınıflarını doğrudan geçmek dışında bir şansı olabilir mi? Bizim sınıftaki böyle çocuklara, “İleride büyük adam olacak” denirdi. Nitekim haklı çıkılmış oldu.

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: Alanya’da çiçek bahçesinde rızkı peşinde koşan bu delikanlının, Avrupalı politikacıların yüzlerine karşı okkalı laflar saydıracağına hangimiz ihtimal verebilirdi? Ben şahsen vermezdim.

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

SÜLEYMAN SOYLU: Saçları amma gürmüş gençken... Ama şimdiki haliyle eski hali arasında saçlar dışında da bir fark yok. Bakışlar aynı, ifade aynı... Kıssadan hisse: Saç, o kadar da önemli değil galiba...

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

İLBER ORTAYLI: Cüneyt Arkın gibi adammış İlber Hoca gençliğinde... Ama değişmeyen şeyler de var: Dudaklara kondurulmuş o inceden küçümseme, yine gözlerdeki o sarkastik bakış ve yine o hiç bitmeyen tükenmeyen alaycı ifade... E Hoca da bu zaten!

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

MANSUR YAVAŞ: “Bize sağcı gençliğin 1970’lerdeki resmini yapabilir misin Abidin” deseler... Ancak bunu yapabilirdik. Az önce Komünizmle Mücadele Derneği’nden çıkıp ocağa uğramış, dönüşte de bu fotoğrafı çektirmiş gibi...

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

MUHARREM İNCE’NİN PARTİSİNİN LOGOSU BELİRDİ

TÜRKİYE haritasının üzerine kondurulmuş bir “güzel a”.

Logo bu olacakmış.

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Çok eleştirildi, hiç beğenilmedi.

*

Muharrem İnce’yle konuştum.

Söylediklerinden anladıklarım şunlar:

*

Başka alternatifler de varmış.

Nihai kararı vermemişler.

Ama bunun olma ihtimali de masadaymış.

Ampul de zamanında hiç beğenilmemiş.

Eleştirileri fazla dikkate almamak gerekirmiş.

*

Sadece şunu söyledim kendisine:

*

“‘Güzel a’yı görünce mührü basacaksın” dediğinde...

“‘Güzel a’ da nedir, kurban” diyecek...

Çok kişi yaşıyor Türkiye’de.

ESNAFIN BU İŞTEN KAZANCINI ANLAMADIM

MARKETLERDE elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, hırdavat, zücaciye ürünleri falan satılamıyor.

*

Esnaf bundan memnunmuş.

*

Niye memnun?

Esnafın bu işten kazancı ne?

Anlamış değilim.

*

“Madem ben satamıyorum, o halde kimse satamasın” anlayışının esnafa ne faydası var?

*

“Yasak bitince bizden alırlar” diye düşünülüyorsa...

Online satışlar serbest...

Oradan alırlarsa ne olacak?

X

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Yine sorulmayan soru vakası: Eleman kimdir, nereden seçilir, nasıl belirlenir

Saygı Öztürk, eksik bıraktığı soruyu sormuş Korkut Eken’e.

Demiş ki:

*

“Atilla Peker’i Kıbrıs’a götürdüğünüzü söylemiştiniz. Neden bir devlet görevlisini değil de Peker’i götürdünüz?”

*

Korkut Eken de cevap vermiş:

*

“Orada PKK ile çatışma olursa yanımda birisi olsun istedim. Bu tür olaylarda o günkü devlet stratejisine göre ‘eleman’ kullanılıyordu.”

*

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir. BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Yazının Devamını Oku

İlk doz aşıda bile yüzde 80 koruma

Önce Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na kocaman bir teşekkür.

İki gündür Hürriyet’te çok önemli bir hizmet yapıyor Osman Hoca.

“BioNTech Dosyası”nı açarak...

Bu aşıyla ilgili akla gelebilecek her türlü sorunun yanıtını veriyor.



Büyük bir emeğin ürünü olan bu yazı dizisini dikkatle okuyor ve çok faydalanıyorum.

Yazının Devamını Oku

Büyük resmin peşinde koşanlara beş öğüt

ÖĞÜT BİR: Alengirli işler

KABUL... Çok alengirli işlerin arkasında genellikle devasa güçler bulunur. Bunu asla gözden ırak tutmamak lazım. Ancak durum böyledir diye... Her alengirli işin arkasında da her zaman devasa güçler bulunmayabilir.

*

ÖĞÜT İKİ: Komplo ile fal

TAMAM... Paranoyak olmamanız takip edilmediğiniz anlamına gelmez. Ama şunu da unutmayın: Bazen puro içen bir adam, sadece puro içen bir adamdır. “Komplo” ile “fal”, birbirine benzer: Onlara inanma ama onlarsız da kalma!

*

ÖĞÜT ÜÇ: Hayal kırıklıkları

DOĞRU... Alengirli olaylar, sarsıcı etkilere yol açar. Bu nedenle “Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak” der dururuz. Ancak şu da doğrudur: Hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı beklentisi, genellikle büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanır.

*

Yazının Devamını Oku

Neden herkes aşıdaki büyük müjdenin farkına varamadı?

Sıtkı sıyrılmıştı milletin.

Tabii benim de.

*

- Öyle çok müjde verildi ki...

- Öyle çok milyon rakamı telaffuz edildi ki...

- Öyle çok hayal kırıklıkları yaşandı ki...

- Öyle çok rakamlarda revizeye gidildi ki...

Biz artık “Şu kadar milyon aşı gelecek” beyanlarına yüz vermez olduk.

*

Yazının Devamını Oku