Kobani gözaltıları ve iki soru işareti

Kobani olayları dediğimiz olaylarda...

- 37 kişi öldü.

- 761 kişi yaralandı.

- 131 sokak olayı yaşandı.

- 197 okul yakıldı.

- 269 kamu binası tahrip edildi.

- 731 ev ve işyeri yağmalandı.

- 1230 araç kullanılamaz hale getirildi.

Kobani gözaltıları ve iki soru işareti

*

Bu vahim olayların sorumlularının, kışkırtıcılarının, planlayıcılarının ortaya çıkarılması ve yargı önünde hesap vermelerinin sağlanması gerekir.

Demokratik hukuk devletinde “olan olmuş, geçen geçmiş” denemez, denmemeli.

*

Ancak bu haklı davayı yürütürken...

Şu iki konunun hızla açıklığa kavuşturulması gerekir:

*

- BİR: Kobani olaylarının üzerinden altı yıl geçti. Bu altı yıllık süreçte Kobani olayları yargılamasıyla ilgili çeşitli adımlar atılmıştı. Dünkü gözaltılar, o sürecin bir devamı mı? Değilse, neden altı yıl sonra böyle bir adım atılıyor? Hukuk tekniği açısından bunun bir izahı var mıdır?

*

- İKİ: Gözaltına alınan isimler arasında Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen de var. Oysa Ayhan Bilgen, daha önce bu davadan tutuklanmış, ancak HDP’nin “eylem çağrısı” yaptığı toplantıya katılmadığı anlaşıldığı için tahliye edilmişti. Dün yeniden gözaltına alınmasının nedeni nedir?

*

Bir kez daha söylüyorum:

Dava, haklı bir davadır.

*

Ancak bu iki soru işaretinin giderilmesi de gerekir.

Haklı davanın hakkını korumak adına.


CANAN KAFTANCIOĞLU CHP’NİN İL BAŞKANI OLDUĞUNUN FARKINDA MI?

KOBANİ gözaltılarıyla ilgili olarak...

Twitter’dan üç tane paylaşım yaptı Canan Kaftancıoğlu.

*

İLKİNDE... İmalarla dopdolu bir mesaj... İKİNCİSİNDE... Laf sokuşturmaya dayalı öfkeli bir yaklaşım... SONUNCUSUNDA... “Bunlar gidici” diyerek hükümetin gideceğine dair sloganik bir cümle...

Kobani gözaltıları ve iki soru işareti

*

Canan Kaftancıoğlu, öfkeli bir sosyal medya aktivisti gibi davranıyor.

*

Eğer CHP’nin İstanbul gibi en önemli şehrinin il başkanı gibi davransaydı...

Neye itiraz ettiğini açıkça yazardı.

*

Mesela derdi ki:

“Gözaltına aldığınız isimlerin 46 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylarla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu masum insanları niye gözaltına alıyorsunuz?”


HİÇ KİMSE NEŞET ERTAŞ GİBİ

“GÖNÜL” diyemez. “Hele” diyemez. “Hoyrat” diyemez. “Sinem” diyemez. “Bahçe” diyemez. “Çiçekdağı” diyemez. “Tatlı dillim” diyemez. “Merhem” diyemez. “Yâr” diyemez. “Renk” diyemez. “Arz eyleyeyim” diyemez. “Mail oldum” diyemez. “Gonca gül” diyemez. “Helalleştim” diyemez. “Büsbütün” diyemez. “Zülüf” diyemez. “Tane tane” diyemez. “Tomurcuk” diyemez. “Düğme” diyemez. “Hani” diyemez. “Gayrı” diyemez. “Usandım” diyemez. “Evvel” diyemez. “Ahir” diyemez. “Büküldü belim” diyemez.

Kobani gözaltıları ve iki soru işareti

*

Vefatının sekizinci yıldönümünde büyük ustayı rahmetle ve saygıyla anıyorum.


KORKARIM

- Bu korona olayı bitmeyecek ve koronalı hayat bir yaşam tarzı olacak.

*

- Yunanistan masaya oturduğuna çok pişman olacak.

*

- Beklediğimiz serinliğin gelmesi biraz daha ötelenecek.


BALTALI GÖRÜNTÜ HALİL SEZAİ’Yİ HAKLI ÇIKARIR MI?

HALİL Sezai’nin saldırdığı yaşlı adamın baltalı bir görüntüsünü ortaya çıkarmışlar.

“Yaşlı adam da o kadar masum değildi hani” demeye getiriyorlar.

“Halil Sezai haklıydı” demeye getiriyorlar.

Kobani gözaltıları ve iki soru işareti

*

Yaşlı adamın elinde balta varsa ve baltayla sana saldırıyorsa...

Yanına iki adam, eline de odun alıp adamın evini basmazsın.

Hele küfürler eşliğinde adama tekme tokat girişmezsin.

*

Ya ne yaparsın?

Her uygar insanın yapacağı gibi...

Polisi ararsın, şikâyetçi olursun.

*

Tutuklu kalması gerekir mi gerekmez mi bilmem ama bildiğim bir şey var:

Halil Sezai’nin yatacak yeri yok.

Ve o baltalı görüntü, Halil Sezai’ye yatacak bir yer vermez.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Nihat Hatipoğlu’ndan ne bekliyorsunuz ki?

Ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu, sokakta gezerken dört genç kızın bira içtiğini görmüş ve hayretler içinde kalmış.

Bunu da ifade etmiş.

*

Ortalık toz duman!

Vay efendim, nasıl olurmuş da Nihat Hatipoğlu, bira içen genç kızları gördüğünde hayretler içinde kalırmış.



Yazının Devamını Oku

Hak geldi batıl zail oldu

Bu cümle, Kuran-ı Kerim’den bir ayettir.

Ayetin tamamı şöyledir:

*

“De ki... Hak geldi, batıl yıkılıp gitti... Zaten batıl, yıkılmaya mahkûmdur.” (İsra–81)

*


Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ’a karşı İYİ Parti ne yapmalı

Ümit Özdağ ismi, İYİ Parti açısından sıradan bir isim değildir.

Kimdir Ümit Özdağ?

İYİ Parti’nin iki kurucusundan biridir.

İYİ Parti’de genel başkan yardımcılığı yapmıştır.

İYİ Parti’nin var oluşunun temel dayanaklarından biridir.

İYİ Parti’nin milletvekilidir.

İşte tam da bu nedenle...

İYİ Parti

Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ bombası nasıl patladı?

Ümit Özdağ programa nasıl çıktı, ortalığı sarsan konuşmasını nasıl yaptı? Program öncesi ve sonrası Tarafsız Bölge stüdyosunda neler yaşandı? Perde arkasını anlatıyorum...

- ÖZDAĞ ARADI: Ümit Özdağ, İYİ Parti içinde yaşanan tartışmalara hiç girmemişti bu zamana kadar. “Partimin iç meselelerini kamuoyu önünde tartışmam” diyerek... Bir sabah beni aradı. Ve şöyle dedi: “Ahmet Bey, ben sizin programınızda İYİ Parti’de yaşananlarla ilgili konuşmak istiyorum.” Hiç düşünmeden cevap verdim: “Tabii ki.”

*

- UZUN HAZIRLIK: Bir hafta sonrası için sözleştik. Yani Ümit Özdağ, programda yapacağı açıklamalara bir hafta boyunca hazırlanmıştı. Bir çıkış yapmaya karar vermişti, sonuçlarını da göze alarak... Üzerine basa basa şunu söyledi: “Programda İYİ Parti ile ilgili her konuyu konuşmak istiyorum.”

*

- BOMBA PATLAYACAK: Program saatine yaklaşık yarım saat kala Ümit Özdağ, CNN Türk’e geldi. Ne diyecekti? Nasıl bir açıklama yapacaktı? O ana kadar bilmiyordum. Selamlaştık. Çay-kahve söyledik. Ve ben, “Ne diyeceksiniz programda? Koray Aydın’dan mı söz edeceksiniz?” diye program öncesi sohbeti başlattım. Koray Aydın’dan bahsedeceğini söyledi. “Sadece Koray Aydın’dan mı söz edeceksiniz?” diye sordum. Güldü. “Hayır” dedi. Ve ekledi: “Başka şeylerden de söz edeceğim. Bu akşam burada bomba patlayacak.”

*

- AYDIN DEĞİL KAVUNCU: Sohbeti biraz ilerlettiğimizde şunu fark ettim: Ümit Özdağ’ın temel meselesi Koray Aydın’la ilgili değildi. Koray Aydın’ı dar kadrocu motivasyonla hareket etmekle suçluyordu falan ama asıl meselesi İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu idi.

Yazının Devamını Oku

Vali Bey’in alması gereken kurslar

Denizli Valisi, Denizli sokaklarında gerçekleştirdiği korona teftişinde şu iki olaya imza attı:

BİR: Döner ustası kendisini pek takmayınca dönerciyi kapattırdı. İKİ: Bu olayın ardından yaptığı yazılı açıklamada ifade ve imla açısından Türkçeyi resmen katletti.

*

Denizli Valisi’ne acilen şu kurslara gitmesini hararetle tavsiye ediyorum:



*

Yazının Devamını Oku

Aranan aday niye Ahmet Necdet Sezer olmasın ki?

“Sustu, sustu, sustu... Işık olayında konuştu” diye bir eleştiri yazdım dün Ahmet Necdet Sezer için.

 

Ağır bir eleştiri değildi ha!

İmbat rüzgârı gibi hafif bir eleştiriydi.

*

Hatta eleştiri bile sayılmazdı yazdıklarım.

Minnacık bir yadırgama denilip geçilecek cinstendi.

*

Öyle bir tepki aldım ki...

Yazının Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi palyaçoluk yeri değildir

Gençler pek bilmez:

 

Eskiden darbeler şu iki parolayla “Geliyorum” derdi:

*

- BİR: Genelkurmay’ın ışıkları yanıyor.

*

- İKİ: Genç subaylar rahatsız.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Peki, iyi tamam... Sunmayın halkoyuna

İyi niyetli bir yazı yazdım.

Dedim ki:

*

“İstanbul’da yol kenarlarındaki yeşil peyzajlar, benim hoşuma gidiyordu. Yerine yapılacak olanı da pek sevmedim. Ama bu benim kişisel görüşüm. Belki İstanbul halkı, benden farklı düşünüyor olabilir. Bu konu halkoyuna sunulamaz mı?”

*



Yazının Devamını Oku

Hiç utanmadan üstleniyorlar

Yangınlar çıktı.

- Börtü böcek, kurt kuş yandı.

- Ağaçlar kavruldu, yeşiller gri oldu.

- Doğayı simsiyah bir duman kapladı.

- Evler, ocaklar söndü.

*

“Ateşin Çocukları” adlı PKK’nın alçaklar sürüsü...

Yazının Devamını Oku

Bozulur bu ateşkes

Dikkatinizi çekti mi?

Şu ana kadar...

Şu koca yeryüzünde...

Bir tek kişi bile...

“Ermenistan haklıdır” demedi, diyemedi.

Putin’i, Macron’u, Trump’ı...

Hatta ve hatta Paşinyan’ı bile...

Böyle bir şey demedi, diyemedi.

Yazının Devamını Oku

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe!

Rauf Denktaş, bizim açımızdan şu iki şeyi temsil ediyordu:

- BİR: Statükoculuğu...

- İKİ: Çözümü çözümsüzlükte aramayı...



*

Şimdi Rauf Denktaş’ın koltuğunda

Yazının Devamını Oku

Azerbaycan’dan üç kadın portresi

Tarafsız Bölge’de üç Azerbaycan kadınını tanıdım.

Biri sanatçı... Biri bürokrat... Biri siyasetçi...

Üçüne de hayran kaldım.

*

Üçü de bilinçli... Üçü de yürekli... Üçü de kararlı... Üçü de dikkatli... Üçü de ölçülü... Üçü de konuya fazlasıyla hâkim... Üçü de dünyaya açık... Üçü de müthiş hatip... Üçü de çok iyi yetişmiş...

*

Tek tek tanıtmak isterim bu üç Azerbaycan kadınını:

Yazının Devamını Oku

Ayıptır ayıp

Bir sosyal medya hesabı var.

Palavracı bir hesap. Her tarafından pislik akıyor. Küfürler, hakaretler, kabalıklar, çirkinlikler falan.

*

Bu hesabın işi gücü Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’la ilgili yalanlar uydurmak.



“Ali Erbaş şöyle dedi”

Yazının Devamını Oku