GeriAhmet HAKAN Ey CHP seçmeni!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ey CHP seçmeni!

EY CHP seçmeni!

Senin için “Tatili görünce... Oy vermek için sandığa gitmek yerine tatile gider” diyorlar.


*


Ey CHP seçmeni!
Eğer gerçekten de durum böyleyse...
Yani gerçekten de “dört günlük tatil” ile “oy vermek” arasında bir tercih yapmak durumunda kaldığında...
Tatili tercih ediyorsan...
Hiç kusura bakma ama senin başka partilerin seçmenlerini cehaletle, şuursuzlukla ya da kandırılmışlıkla suçlamaya hiç mi hiç hakkın yoktur.


*


Eğer dört günlük tatille seni avlayabiliyorlarsa...
“Göbeğini kaşıyan adamlar”, “bidon kafalar”, “makarnacılar” falan diye sürekli aşağılanan seçmenler, senden bin kat daha bilinçli, senden bin kat daha şuurlu ve senden bin kat daha vatandaşlık sorumluluğuna sahiptirler.


*


Ey CHP seçmeni!
Ya “oy kullanmak yerine tatile gitmeyi tercih eden seçmen” algısını yık ya da başka partilerin seçmenlerini küçümsemekten vazgeç.

 

Kabataş yalancılarının işi Allah’a mı kaldı?

 

“KABATAŞ yalancılarının cezasını Allah verecek” diye yazmıştım.


*


Hemen geldi tepkiler:
“Ne yani? Bu yalancıların işi Allah’a mı kaldı?”


*


Tabii ki hayır...
Bu dünyada elbet bir gün cezalarını çekecekler.


*


Ama Allah’ın adını anarak yalan söyledikleri için...
Ayrıca Allah da verecek bunların cezalarını.

 

 

Oy ve Ötesi sizi neden delirtiyor ki?


 

“OY ve Ötesi”, seçmen iradesinin sandığa doğru dürüst yansımasını sağlamak amacıyla örgütlenmiş dev bir sivil toplum hareketidir.
Seçmen iradesinin sandığa doğru dürüst yansımasını amaçlamanın neresi kötü ki “Oy ve Ötesi” dendiğinde deliriyorsunuz?


*


“Oy ve Ötesi”, hilenin hurdanın önüne geçmeye çalışıyor.
Seçimde hile mi yapacaksınız ki...
“Oy ve Ötesi” dendiğinde kuduruyorsunuz?


*


“Oy ve Ötesi”nden yapılan tüm çağrılarda “Hangi partiden olursan ol gel” deniyor.
Gittiniz de almadılar mı da...
“Oy ve Ötesi” dendiğinde “bunlar taraflı” falan diye kara çalıyorsunuz?

 


Hüseyin olmak

 


-YENİLENECEĞİNİ bilerek zalime karşı Kerbela yoluna düşmektir Hüseyin olmak.


*


-Zulme ve kötülüğe karşı ölümü göze alarak kıyam etmektir Hüseyin olmak.


*


-Haksız çoğunluğa karşı haklı azınlığın yanında ölümüne mücadele etmektir Hüseyin olmak.


*


-Dinin ayaklar altına alınmasına ve oyuncak edilmesine ölümüne itiraz etmektir Hüseyin olmak.


*


-Zalimlerle yaşamaktansa zalimlere karşı çıkarak ölmeyi en kutlu yol olarak görmektir Hüseyin olmak.


*


-Yezidlerin iktidar sofrasına susuzluk çölünü tercih etmektir Hüseyin olmak.


*


-Zalimlere karşı olmaktır Hüseyin olmak.


*


-Adaleti savunmaktır Hüseyin olmak.


*


NE MUTLU HÜSEYİN OLABİLENLERE!

 


Nankör IŞİD

 

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, IŞİD için “nankör” demiş.


*


“Nankör”ün sözlük anlamı şudur:
“Kendisine yapılan iyiliğin değerini bilmeyen, iyilikbilmez.”


*


Acaba Davutoğlu, IŞİD’e hangi
iyiliği yaptı da “nankör”
diyor?

 

Başka Türkiye Yok

 

YENİ Şafak gazetesi...
-“Başka Türkiye Yok” diye...
-“Hepimiz Türkiye’yiz” diye...
Kampanya yapıyor.


*


İyi bir fikir...
Çok yararlı bir çıkış noktası...


*


Ancak araya serpiştirilen birkaç tat ve dokuyu saymazsak...
“Hepimiz Türkiye’yiz” diyenler genellikle sen, ben, bizim oğlan...


*


“Hepimiz Türkiye”yiz diyeceksen...
“Başta Türkiye yok” diyeceksen...
Bu denli iddialı olacaksan...
-En nefret ettiğini de alacaksın o listeye, en sevdiğini de...
-En düşman gördüğünü de alacaksın o listeye, en dost gördüğünü de...
-En büyük mücadeleyi yaptığını da alacaksın o listeye, en büyük dayanışma gösterdiğini de...

 

*

 

“Siz nasıl Ali Bulaç gibi birini listeye alırsınız?” diye topa tutulan ve bu toplardan etkilenen bir gazetenin yapacağı bir iş değildir “Hepimiz Türkiye’yiz” kampanyası yapmak.

 


Bahçeli’nin televizyon performansı hakkında

 

-MİTİNGLERİNDE ortaya çıkan yapaylığın zerresi yok... Gayet hakiki bir portre çiziyor.


*


-Bağırmadan, sohbet havasında konuştuğunda... Ne dediği çok daha anlamlı hale geliyor.


*


-Adana yöresine çalan şivesindeki tatlı babacanlıkla dinleyenleri etkileyebiliyor.


*


-Soruya cevap veriyor, konuyu asla dağıtmıyor.


*


-Uzun uzun laf salatası yapmıyor... Kısa cevap verebilecek bir olgunluk seviyesine sahip olduğunu ortaya koyuyor.


*


-Sorulardan kaçmıyor... Her türlü soruya muhatap oluyor... Sadece bazı sorulara “Bu konuya girmek istemiyorum” şeklinde gayet medeni cevaplar veriyor.


*


-Sinirlenmiyor. Espri yapıyor. Nezaketini ortaya koyuyor.


*


-Gayet ikna edici görünüyor... Ve kendinden gayet emin bir performans sergiliyor.


*


Bütün bunların ardından soruyorum:
Miting meydanlarına çıkmak konusunda hayli cömert olan Devlet Bahçeli, neden televizyon ekranlarına çıkmak konusunda bu denli cimri olabiliyor?
Bu işte bir tuhaflık yok mu?

X

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Yine sorulmayan soru vakası: Eleman kimdir, nereden seçilir, nasıl belirlenir

Saygı Öztürk, eksik bıraktığı soruyu sormuş Korkut Eken’e.

Demiş ki:

*

“Atilla Peker’i Kıbrıs’a götürdüğünüzü söylemiştiniz. Neden bir devlet görevlisini değil de Peker’i götürdünüz?”

*

Korkut Eken de cevap vermiş:

*

“Orada PKK ile çatışma olursa yanımda birisi olsun istedim. Bu tür olaylarda o günkü devlet stratejisine göre ‘eleman’ kullanılıyordu.”

*

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir. BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Yazının Devamını Oku

İlk doz aşıda bile yüzde 80 koruma

Önce Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na kocaman bir teşekkür.

İki gündür Hürriyet’te çok önemli bir hizmet yapıyor Osman Hoca.

“BioNTech Dosyası”nı açarak...

Bu aşıyla ilgili akla gelebilecek her türlü sorunun yanıtını veriyor.



Büyük bir emeğin ürünü olan bu yazı dizisini dikkatle okuyor ve çok faydalanıyorum.

Yazının Devamını Oku

Büyük resmin peşinde koşanlara beş öğüt

ÖĞÜT BİR: Alengirli işler

KABUL... Çok alengirli işlerin arkasında genellikle devasa güçler bulunur. Bunu asla gözden ırak tutmamak lazım. Ancak durum böyledir diye... Her alengirli işin arkasında da her zaman devasa güçler bulunmayabilir.

*

ÖĞÜT İKİ: Komplo ile fal

TAMAM... Paranoyak olmamanız takip edilmediğiniz anlamına gelmez. Ama şunu da unutmayın: Bazen puro içen bir adam, sadece puro içen bir adamdır. “Komplo” ile “fal”, birbirine benzer: Onlara inanma ama onlarsız da kalma!

*

ÖĞÜT ÜÇ: Hayal kırıklıkları

DOĞRU... Alengirli olaylar, sarsıcı etkilere yol açar. Bu nedenle “Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak” der dururuz. Ancak şu da doğrudur: Hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı beklentisi, genellikle büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanır.

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin aşı sorunu tamamdır

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüştüm.

Kendisine sorduğum ilk soru şu oldu:

*

“Türkiye’nin aşı sorunu halloldu, bu iş bitti diyebilir misiniz?”

*

Şu cevabı verdi:

*

“Bu iş bitmiştir. Sorun çözülmüştür.”

*

Yazının Devamını Oku

Partiler üstü iki konu: 19 Mayıs ve Filistin

19 MAYIS - ANLAMI İDRAK EDİLMİŞ BİR GÜN

Şu son 19 Mayıs’ta gördüm ki...

Artık hepimiz o vapur yolculuğunun anlamının, tarihteki yerinin ve bugüne yansımasının çok daha fazla farkındayız...

Artık hepimiz Samsun’a çıkmanın neye karşı olduğunu da neyin başlangıcı olduğunu da çok daha fazla idrak etmiş durumdayız.

Artık hepimiz 19 Mayıs’ın ne denli kutlu bir ilk kıvılcım olduğunu daha fazla özümsemiş bulunmaktayız...

Artık hepimiz 19 Mayıs’ın taşıdığı kıymet üzerinde büyük ölçüde ittifak etmiş haldeyiz.

*

O zaman hep birlikte bir kez daha haykıralım:

*

Yazının Devamını Oku