GeriAhmet HAKAN Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Eğer gerekçe...

Tamamen sağlık ise...

Bakın Bilim Kurulu Üyesi olan Prof. Serap Şimşek Yavuz ne diyor?

“Çok yersiz bir yasak. Hayretler içerisindeyim”.

*

Eğer gerekçe...

Tekel bayilerini kapatarak marketlerdeki alkol satışının doğurduğu haksız rekabeti gidermek ise...

Marketlerde temel ihtiyaç maddelerinin dışında kalan bir sürü ürün satılıyor. Bunlar da haksız rekabete yol açıyor. Buna neden dur denmiyor?

*

(BİR ARA NOT: Hadi diyelim ki... Alkol yasağı getirdiniz. Tekel bayilerini toptan kapatmak da neyin nesi? Birçok tekel bayisi, sadece alkol satmıyor ki. Gazete, kuruyemiş, gazlı içecekler, atıştırmalıklar da satıyor. Bırakın bari onları satsınlar).

*

Toptan yasaklamak...

Yaşam tarzı tartışmalarını alevlendirir.

“İsteyen istediğini yer ve içer, sana ne” çıkışlarına fırsat verir.

Alkolle uzaktan yakından alakası olmayan insanlarda bile “hayatım sınırlandırılıyor” etkisine yol açar.

Bunlar hiç mi hesaba katılmadı?

*

Hepsini geçtim.

Eğer oy hesabıyla bunlar yapılıyorsa...

Ve “Bizim seçmenin nasıl olsa alkolle arası yok” diye düşünülüyorsa...

Bu büyük bir yanılgıdır.

*

Unutulmasın:

Millet İttifakı’nın karşı tarafı etkileme mecburiyeti varsa...

Cumhur İttifakı’nın da karşı tarafı etkileme mecburiyeti vardır.

“Bu sistemde bir oy bile önemli” cümlesi, boşuna mı ezberletiliyor bize?

*

En başa dönüyorum.

Tek dert sağlık ise...

Toptan bir yasaklama yerine...

Şu iki şeyi yapmak mümkün:

*

BİR: Alkol satışına ekstra kısıtlamalar ve sınırlandırmalar getirilir.

*

İKİ: Alkolün korona açısından zararları topluma anlatılır.

*

Bundan sonrası ise...

Aklı fikri yeten bireylerin tercihlerine bırakılır.

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

ERDOĞAN’IN BIDEN’A VERDİĞİ CEVAP

BEN çok beğendim cevabı.

Vakur bir konuşmaydı. Söylenmesi gereken her şeyi, gayet düzgün bir üslupla söyledi Erdoğan. Kırıp dökmeden söyledi. Öyle alttan alan bir konuşma değildi. Diklenmeden dik duran bir konuşmaydı.

*

Ama muhalefet cephesi, beğenmedi bu konuşmayı.

“Erdoğan heyheyli konuşurdu... Niye şimdi de heyheyli konuşamadı ki” falan diye laf sokuyorlar.

*

Sanki Erdoğan...

Esip gürleseydi, ey deseydi, kırıp dökseydi, üsleri kapatmayı gündeme getirseydi, NATO’dan çıkmaktan söz etseydi, ilişkileri tam olarak keseceğini söyleseydi...

Çok memnun olacaklarmış gibi bir tutum.

*

Hem uluslararası camiayla iyi geçinin, herkesle kavga etmeyin, diyeceksiniz.

Hem de sonra sırf sıkıştırmak için “niye heyheylenmedin” diye laf sokacaksınız.

*

Muhalefet yapmak demek, iktidarın her yaptığının tersini söyleyerek sıkıştırmak değildir ki. İktidar, senin istediğin gibi bir dil tutturmuşsa... O dili savunmak gerekmez mi?

GRUP ÖLÜM

GRUP Yorum adlı müzik grubu, bir müzik grubu olmaktan çıkıp bir ölüm grubu haline geldi.

*

Olay şu:

Grup Yorum elemanlarından Dilan, ölümü değil yaşamayı tercih etmiş. Grup Yorum da bunun üzerine Dilan’ı hedef gösteren bir bildiri yayınlamış. Bildiriyi okudum. İnsani duyguların tümüyle terk edildiği korkunç bir dille yazılmış bir bildiri. Ölümü değil yaşamı tercih eden gencecik bir kadın için “Bu haini sokakta gördüğünüzde yüzüne tükürün” diyen bir bildiri.

*

O genç kadın, yaşamayı değil de ölümü seçseydi...

Hakkında destanlar yazacaklardı.

*

Söyledikleri aşk türkülerinin hepsi yalan... Kuşandıkları sevdaların tümü palavra...

*

Grup Yorum falan değil bu...

Grup Ölüm.

FRANSA VE RUSYA SOYKIRIM DEDİĞİNDE AK PARTİ YOKTU

BIDEN’ın “soykırım” demesini...

Liyakatsiz dış politikaya bağlayanlara soruyorum:

*

Henüz AK Parti’nin ortada olmadığı, yani “monşer” diye küçümsenen diplomatların egemen olduğu dönemlerde...

Mesela... 1995 yılında Rusya, 24 Nisan’ı soykırımı anma günü kabul etti.

Mesela... 2001 yılında Fransa, senatosundan soykırım kararını geçirdi.

*

Yani “Eski diplomatlarımızı monşer diye küçümsemeseydiniz, bütün bunlar başımıza gelmezdi” yakınması...

Pek haklı bir yakınma değil gibi...

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

FAZIL’IN MİZAHI

FAZIL Say, Twitter’dan bana esprili bir dille takılmış. Espri yapma çabasını anlayışla karşıladım. İyi espriyi severim, aleyhimde olsa bile. Sağına soluna hiç bakmadan kahkahayı basarım. Ancak Fazıl’ın esprisi, bana bayağı yavan geldi. Galiba yeterince olgunlaşmamış bir mizah duygusu var Fazıl’ın. Ancak buna rağmen espri yapma hevesi çok fazla. Eğer “potansiyel” ile “heves” arasında derin bir uçurum varsa... Bu bende her zaman şefkat duygusuna yol açmıştır. Fazıl olayında da böyle oldu.

17 GÜN HAZIRLIĞI

BURCU Biricik dizileri dahil olmak üzere yedi dizim hazır / Kahve kapsüllerinin tedarik zincirini kurmuş bulunmaktayım / Görüntülü konuşma düzeneklerinin tümünü yeniden elden geçirdim / Kedim Sekter için bir arkadaş bulma hazırlıklarında sona yaklaşmış durumdayım / “Karıştırılacaklar” ve “Okunacaklar” diye iki ayrı kitap listem hazır/

X

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir. BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Yazının Devamını Oku

İlk doz aşıda bile yüzde 80 koruma

Önce Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na kocaman bir teşekkür.

İki gündür Hürriyet’te çok önemli bir hizmet yapıyor Osman Hoca.

“BioNTech Dosyası”nı açarak...

Bu aşıyla ilgili akla gelebilecek her türlü sorunun yanıtını veriyor.



Büyük bir emeğin ürünü olan bu yazı dizisini dikkatle okuyor ve çok faydalanıyorum.

Yazının Devamını Oku

Büyük resmin peşinde koşanlara beş öğüt

ÖĞÜT BİR: Alengirli işler

KABUL... Çok alengirli işlerin arkasında genellikle devasa güçler bulunur. Bunu asla gözden ırak tutmamak lazım. Ancak durum böyledir diye... Her alengirli işin arkasında da her zaman devasa güçler bulunmayabilir.

*

ÖĞÜT İKİ: Komplo ile fal

TAMAM... Paranoyak olmamanız takip edilmediğiniz anlamına gelmez. Ama şunu da unutmayın: Bazen puro içen bir adam, sadece puro içen bir adamdır. “Komplo” ile “fal”, birbirine benzer: Onlara inanma ama onlarsız da kalma!

*

ÖĞÜT ÜÇ: Hayal kırıklıkları

DOĞRU... Alengirli olaylar, sarsıcı etkilere yol açar. Bu nedenle “Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak” der dururuz. Ancak şu da doğrudur: Hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı beklentisi, genellikle büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanır.

*

Yazının Devamını Oku