GeriAhmet HAKAN Dinle beni ey iki taraf!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dinle beni ey iki taraf!

 Bir taraf şöyle diyor:

“Abi adamı perişan ettin... Sinirlendi herif resmen... Gerçek yüzünü ortaya çıkardın...”

*

Öbür taraf şöyle diyor:

“Abi adam seni perişan etti... Ters köşe oldun... Yerlere serildin... Mahvetti adam seni...”

*

İki tarafa birden sesleniyorum: 

*

Dinle beni ey iki taraf!

*

Ne yalakalık etmeye odaklı bir gazeteciyim ben... Ne de madara etmeye odaklı bir gazeteciyim ben.

*

Binali Yıldırım karşıma çıktığında... “Aman da Binali Beyciğim... Yaman da Binali Beyciğim... Nasıl da oylarınızı çaldılar göz göre göre... Hırsız bunlar hırsız” falan diye goygoy yapmam.

*

“Binali Bey! Oylarımız çalındı diyorsunuz... Kim çaldı? Ne yani? CHP mi çaldı?” diye sorarım... Hem de üç kere üst üste sorarım...

*

Ekrem İmamoğlu karşıma çıktığında... “Aman da Ekrem Beyciğim... Yaman da Ekrem Beyciğim... Bir güneş gibi doğdunuz İstanbul’umuzun üstünüze... Güneşte leke var, sizde yok” falan diye goygoy yapmam.

*

“Ekrem Bey! Oyların tamamının yeniden sayılmasına niye karşı çıktınız” diye sorarım... Hem de üsteleyerek sorarım...

*

Ben soruyu sorarım... Cevap veren de verdiği cevaplarla... Ya perişan olur ya da büyük sükse yapar... Ya inişe geçer ya da yükselişe geçer... Ya bir yıldız gibi parlar ya da bir mum gibi söner...

*

Bu sonuçlardan hiçbiriyle zerre kadar ilgilenmem. Vallahi de ilgilenmem. Billahi de ilgilenmem.

Dinle beni ey iki taraf

BENİM AÇIMDAN EKREM İMAMOĞLU

DÜN: Aday olarak ortaya çıktığı günden beri hakkında onlarca olumlu yazı yazdım. Belden aşağı vuran tek bir harfim bile yoktur.

*

BUGÜN: Programıma çıktığında kendisine en küçük bir nezaketsizlik, saygısızlık yapmadım. Sadece işimi yaptım. Sorular sordum.

*

YARIN: İmamoğlu taraftarlarının bilinçli olarak sürdürdükleri linçe rağmen... Ve İmamoğlu’nun bu linçe karşı anlamlı bir sessizlik içinde kalmasına rağmen... Kendisiyle ilgili zerre kadar önyargı taşımadan işimi yapmaya devam edeceğim.

İMAMOĞLU’CULAR! BAKIN NE DEDİ EKREM BEY!

YOK yarıda kesmişim... Yok haksızlık yapmışım... Yok acayip sıkıştırmışım... Yok konuşturmamışım...

Falan...

*

Tarafsız Bölge programının sonunda, yani programı kapatmadan hemen önce...

Ekrem İmamoğlu şunları söyledi:

*

 “Gerçekten memnun oldum. Dilerim ve isterim ki bütün kanallar bizi davet etsin, sohbet edelim. Sorulmayan sorular sorulsun. İçtenlikle teşekkür ediyorum size.”

*

Ardından da Binali Yıldırım’la ekrana çıkıp benim moderatörlüğümde tartışmak istediğini de sözlerine ekledi.

*

Hadi şimdi dağılın!

KÜFÜRLER, HAKARETLER VE TEHDİTLER

ÜÇ gündür Ekrem İmamoğlu’nu destekleyenlerden işitmediğim küfür, işitmediğim hakaret, işitmediğim tehdit
kalmadı.

Beni bu küfürlerden, hakaretlerden, tehditlerden ziyade... Televizyon binasından ayrılırken bana dönüp de “Ahmet Bey... Gayet güzel bir programdı...
Biz çok memnunuz... Teşekkür ediyoruz size...” diyen Ekrem İmamoğlu’nun...

Sosyal medyada taraftarlarının yürüttüğü bu alçakça linç kampanyası karşısında, “Ahmet Hakan gazetecilik yapmıştır. Adama niye hakaret ediyorsunuz kardeşim” demekten imtina etmesi üzdü.

Teessüf ediyorum kendisine!

SÜRELER NE DİYOR?

BİNALİ YILDIRIM’la TARAFSIZ BÖLGE

Başlangıç: 21.28
Bitiş: 22.55

EKREM İMAMOĞLU’yla TARAFSIZ BÖLGE

Başlangıç: 22.00
Bitiş: 23.35

İSRAFI ANLATTIRMAMIŞIZ

YALAN: Ekrem İmamoğlu mevcut belediye yönetiminin israfını anlatamamış. Çünkü tam o zaman kesmişiz yayını.

DOĞRU: İmamoğlu israfı anlattı Tarafsız Bölge’de... Sosyal medya hesaplarında da bu konuda anlattıklarını yayınladı.

SONUÇ: Yalancılar yalanlarında boğulurlar inşallah!

PONTUS, YUNAN, RUM

BENİM gözümde köken araştırması yapmak, en büyük ahlaksızlıktır! Kim hangi kökenden gelirse gelsin... Bize ne kardeşim!

Herhangi bir kişiyi...

“Ermeni” diye, “Rum” diye, “Yahudi” diye, “dönme” diye güya aşağılamaya kalkışanlardan da, bunları bir aşağılama olarak algılayanlardan da nefret ettim.

*

Gazetecilik hayatım boyunca hiç kimsenin kökeniyle hiç ilgilenmedim. Gazetecilik hayatım boyunca kökenlerle ilgilenenleri hep ayıpladım.

*

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’nun Yunan medyasında çıkan sersem ve kıytırık bir haberi siyaset sahnesine çıkarmasından da hiç hoşlanmadım.

Amacı ne olursa olsun hoşlanmadım.

*

Ama bu hoşnutsuzluğum, Tevfik Göksu’yla ilgili olarak maddi gerçekliğin çarpıtılmasına göz yummama da yol açamazdı.

*

Tarafsız Bölge’de maddi gerçeğin çarpıtılması şöyle gerçekleşti:

*

Ekrem İmamoğlu, Tevfik Göksu’nun...

“CHP’nin adayı nereli? Trabzonlu! Anladınız siz onu” dediğini iddia etti.

Ben de buna itiraz ettim, “Anladınız siz onu” diye bir cümlesinin olmadığını söyledim.

İmamoğlu da ısrarla ve inatla “Var!” dedi. Ardından da beni Tevfik Göksu’yu savunmakla suçladı.

*

Programdan sonra birlikte izledik videoyu.

Ve gördük ki: Ben haklıyım!

Göksu’nun “Anladınız siz onu” diye bir cümlesi yoktu.

*

Bir kez daha söylüyorum:

Ben Tevfik Göksu’yu savunmadım, sadece “Anladınız siz onu” demediğini söyledim.

Ne yani? Söylemese miydim? Sussa mıydım?

*

Ben sizin çarpıtmalarınızla baş edemedim... Bu bana dert oldu... Ama sizin çarpıtmalarınız karşısında zerre kadar yılmadım... Bu da size dert olsun...

X

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

Yazının Devamını Oku

Nalet olsun içindeki magandaya

Mustafa Üstündağ adlı oyuncu, Bodrum’da rallicilerin ödül törenini basmış.

Küfürler, kıyametler, vurmalar, kırmalar, saldırganlıklar, silahlar falan...

*

Ralli bu ya ralli!

Rallideki hangi anlaşmazlık, böylesine kontrolsüz bir öfkeye yol açabilir ki?

Rallideki hangi ihtilaf, böylesine bir sokak çocuğu kavgasını tetikleyebilir ki?


Yazının Devamını Oku

Orhan Pamuk romanında Atatürk’le alay mı ediyor?

Orhan Pamuk’un son romanı “Veba Geceleri” ile ilgili bir tartışma çıkmış durumda.

İddiaya göre:

Orhan Pamuk, romanında Atatürk’le alay ediyor!

*

İnceleme ve araştırmalarımın sonuçlarını aktarıyorum:

*

“Veba Geceleri” romanında bir “Kolağası Kâmil” var.

Yazının Devamını Oku

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimden önce CNN Türk’te bir programa çıkmıştı.

Program sunucusu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun...

“İstanbul’u kazanacağız, Ankara’yı kazanacağız” türü sözlerini fazla iddialı bulmuş ve kahkahalar atmıştı.

*

Ne olmuştu o günlerde?

Başta Tuncay olmak üzere...

CHP’nin tüm ekâbir takımı...

Öfkeyle, kinle, hınçla...

Yazının Devamını Oku

Amiraller, bildiri, kumpas

Amirallerin bildirisiyle ilgili...

İki gündür...

Kumpas lafları dolaşıma sokulmaya başlandı.

*

Söylenenlere göre...

- Aslında bildiri, gece yarısı yayınlanmayacakmış.

- Bazı eller devreye girmiş, bildiri gece yarısı yayınlanmış.

- Bazı amiraller, bildirinin son halini görememişler.

- Bildiri, amirallerden kaçırılarak yayınlanmış.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya “Bu gidiş nereye?” diye sordum

Vaka sayıları artıyor. Hem de çok fazla artıyor. Halkta bıkkınlık var. Hem de çok fazla bıkkınlık. Tam kapanma dendiğinde akla ekonomi geliyor. Aşı konusunda hız kesildi. Pek bir ilerleme yok gibi.

İşte bu ahval ve şerait altında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

İlk sorum şu oldu:

“Bu gidiş nereye Sayın Bakan?”

Bakan Koca’nın ilk sözleri şu oldu:

*

“Vaka sayılarında ciddi artış var. Bunda mutasyon tabii ki etkili ama sadece mutasyonla açıklayamayız. Önlemleri gevşettik maalesef.”

*

Yazının Devamını Oku

Hürriyet’in yayıncılık anlayışına ters bir haber

İçtenlikle bir gayretimiz var Hürriyet’te.

Herkesin hakkına hukukuna saygı göstermek için çabalıyoruz. Sorumluluğu bulunmayan kişileri sorumluymuş gibi göstermekten kaçınmaya çalışıyoruz. Yargı kararı ortaya çıkmadan yargısal hükümlerde bulunmaktan uzak duruyoruz.

*

Titizleniyoruz bu konularda. Gayret ediyoruz.

*

Ama yayıncılıkta bazen yol kazaları da oluyor, olabiliyor.

*

Geçen gün sadece ve sadece Hürriyet’in internet sitesinde bir haber çıktı. Çok kısa bir süre yayında kaldı bu haber.

Bildirici amirallerin yakınlarını da konu eden bir haberdi bu.

Yazının Devamını Oku

Soru ve cevaplarla amiral bildirisi

SORU: Ne yani? Emekli amiraller mi darbe yapacak?

- CEVAP: Bizim kısa tarihimiz, “Yüce Türk Milletine” diye başlayan darbe bildirileriyle dopdoludur. Bu yüzden “Yüce Türk Milletine” diye başlayan bir bildiri gördük mü işkilleniyoruz. Hele bildirinin altında “Amiral” imzası görünce daha da işkilleniyoruz. Hele bildiri, gece yarısı gelince... Büsbütün işkilleniyoruz. Şimdi ben soruyorum: İşkillenmeyelim de ne yapalım?

*

- SORU: Bildiri yayınlamak suç mu?

- CEVAP: Elbette suç değil. Geçen hafta emekli büyükelçiler, benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. Kim çıkıp “Bunlar darbeci” dedi? Bu arada eski milletvekilleri de yine benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. “Darbe” diyen çıktı mı? Demek ki burada başka bir şey var.

*

- SORU: Burada ne var? Emekli amiral, görüş açıklayamaz mı?

- CEVAP: Tabii ki açıklar. Açıklıyorlar da zaten. Televizyonlara çıkıyorlar. Kişisel yaklaşımlarını ortaya koyuyorlar. Sosyal medyada yazıp çiziyorlar. Kimse de onlara bir şey demiyor. Ama siz “Aramıza hiçbir alt rütbeli girmesin, biz amiraller olarak şöyle bir posta koyalım” derseniz, tehditkâr ifadelerle dolu bir bildiriyi gece yarısı gündeme düşürürseniz... Her demokratik ülkede “Ne oluyor yahu” diye sorulur. En azından “Bunlar, bir iklim mi yaratmak istiyor? Bu işin arkasında ne var?” denir.

*

Yazının Devamını Oku

Amiraller bildirisine dair gelişigüzel ON NOT

Not bir- ‘Yüce Türk milletine’ dendi mi işkillenirim

Yüce Türk milletine!” diye başlayan hiçbir bildiriden hoşlanmıyorum.

Çünkü bu seslenişin tınısında...

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve de 15 Temmuz var!

*

Kaldı ki...

Radyo zamanlarının üslubudur bu.

Siyah beyaz televizyonlarda kalmıştır.

*

Yazının Devamını Oku

Kafe ve lokantalara ramazanda açık olma hakkı tanınmalı

Şu andaki uygulama şöyle:

 

Akşam saat 19.00 itibarıyla tüm kafe ve lokantalar kapanıyor.

*

Ramazan itibarıyla ise uygulama şöyle olacak:

*

Bütün kafe ve lokantalar kapalı.

*

Bu karar, yeniden gözden geçirilirse...

Yazının Devamını Oku

Hayatımın dilemması: Sinovac mı BioNtech mi?

“Geleneksel yöntemden şaşmayacaksın arkadaş” diyorlar.

Hop, başlıyor kalbim Sinovac diye atmaya.

*

“Yeni teknolojileri denemek lazım arkadaş” diyorlar.

Hop, bu sefer kalbim BioNtech diye atmaya başlıyor.

*

Bilmem kaç bin yıllık Çin kültüründen söz ediyorlar.

Hemen Sinovac’a ısınıyorum.

Yazının Devamını Oku

İşimiz aşıya kaldı

Vaka sayısı açısından...

Avrupa birincisiyiz.

Dünyada dördüncüyüz.

40 binleri geçmiş durumdayız.

Varyantlar kaplamış her bir yanımızı.

En çok da İngiliz varyantı.

*

Durduramıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Selahattin Demirtaş’ın dilinin altındaki bakla

Selahattin Demirtaş, şöyle demiş:

“Eğer muhalefetteki milliyetçi odaklar, demokrasi ittifakına ısrarla engel olmaya devam edeceklerse... Bu durumda HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak, demokrasi ittifakı ilan edilebilir.”

*

Ne demek bu?

Hadi biraz anlamaya çalışalım.

“Muhalefetteki milliyetçi odaklar” derken kastettiği İYİ Parti mi acaba? “Bu iş İYİ Parti’yle gitmez” mi demek istiyor Demirtaş?

*

Önerdiği yol şu: HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak. Ne yani? Millet ittifakı ve cumhur ittifakının dışında bir de

Yazının Devamını Oku

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Hangi olay olursa olsun... Hangi parti söz konusu edilirse edilsin... Hangi siyasi grup işin içine girerse girsin...

Ben her zaman ve her durumda...

“Suçun şahsiliği” prensibinden zerre kadar ödün vermedim.

*

Ensar olayında böyle davrandım.

Milyonlarca dayak yemeyi göze alarak...

*

CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarında...

Yine aynı prensibe göre hareket ettim.

Yazının Devamını Oku