GeriAhmet HAKAN Böyle mi kazanacaksınız?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Böyle mi kazanacaksınız?

Diyalog kurma çabası yok.

Onun yerine...

Laf sokma çabası var.

*

 “Ey ünlü! Sen neden rahatsızsın? Hele gel bir konuşalım” demek yok.

Onun yerine...

“Yediği kabı pisleyen ünlüler! Hepiniz nankörlersiniz!” diye hakaret var.

*

Kucaklaşma arzusu yok.

Onun yerine...

Uzaklaştırma gayreti var.

*

 “Her şey çok güzel olacak” diyenlerin derdini anlama çabası yok.

Onun yerine...

Öyle diyenlere yönelik fişlemeler ve tehditler var.

*

İkna edip oy almak diye bir dert yok.

Onun yerine...

Korkutup ses kestirmek gibi bir dert var.

*

Temiz ve güzel bir üslupla konuşmak yok.

Onun yerine...

Senin adalet terazini sileyim” türü küfre yatkın imalar var.

*

Yakınlaştırmak yok.

Onun yerine...

Uzaklaştırmak var.

*

 “Bir kişi bile çok önemli... Bir kişi bile!” diyen yok.

Onun yerine...

“Ne yapsam da binlerce kişinin kafasını bozsam” diyen binler var.

*

Sevdiren yok.

Onun yerine...

Nefret ettiren var.

*

 “Sanatçılarla dalaşarak ne elde edebilirim ki?” diyen bir akıl yok.

Onun yerine...

“Bunlar benim şehrimde asla sahne alamaz” diyen ambargo kafası var.

*

 ‘Yok’lar bunlar.

‘Var’lar da bunlar.

*

Ondan sonra da...

“Daha düne kadar kimsenin adını sanını bilmediği Ekrem İmamoğlu gibi biri, Binali Yıldırım gibi bir markayı nasıl geçer” falan diye hayret ediyorlar.

*

Böyle yapmaya devam ederseniz.

Daha çok hayret edersiniz!

ORUÇ, SAKIZ VE OLASI KAPAK

“SAKIZ çiğnemek orucu bozar mı?” diye meşhur bir soru var ya...

İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz, işte o soruya iki kademeli yanıt vermiş:

BİRİNCİ KADEME: Sakız ilk defa çiğnenirse, yani ilk defa ağza alınmışsa içinde gıda maddesi olduğu için orucu bozar.

İKİNCİ KADEME: Ama daha önce çiğnenmiş bir sakızı yeniden ağzınıza alıp çiğniyorsanız, içinde gıda maddesi olmayacağı için orucu bozmaz.

*

Bir CHP’li milletvekili, Meclis kürsüsünde su içince...

AK Parti sıralarından “Oruca saygı göster” diye tepki aldı ya...

İşte bu olaydan yola çıkarak...

Şöyle tuhaf bir senaryo geldi aklıma:

*

Meclis’te CHP’li bir milletvekili sakız çiğniyor. Bunun üzerine AK Partili milletvekilleri, “Ramazan günü sakız çiğnenir mi? Milletin orucuna saygı duy” diye itiraz ediyorlar. CHP’li milletvekili ise bunun üzerine... “Daha önce çiğnenmiş bir sakızı yeniden çiğniyorum. İçinde gıda maddesi olmadığı için orucum bozulmaz” diyor...

*

Bu senaryo gerçek olsa...

Ne eğleniriz ama!

İLKESEL DURUŞ

HER devrin Sabih Kanadoğlu’larına, Abdurrahman Yalçınkaya’larına karşı...

Dimdik durabilmektir ilkesel duruş.

PEKİ YA DÜŞERSE?

TELEVİZYONDA hocaya soruyorlar:

“Hocam... Camiye dolar bağışı yaptım... Dolar arttıkça sevabım artar mı?”

Hoca veriyor cevabı:

“Artar... Artar...”

*

Ben olsam hocanın yerine...

“Dolar arttıkça sevabının artacağına inanıyorsun da dolar düştükçe sevabının azalacağına niye inanmıyorsun a be köftehor” demeyi ihmal etmezdim.

ABDÜLHAMİD BUDAMAZ, SÜRGÜNE YOLLARDI

“PAYİTAHT Abdülhamid” dizisinde...

Abdülhamid karakteri, Abdullah Gül’e şu mesajı vermiş:

*

 “Gül ağacına su veririz. Lakin su hem güle yarar hem de dikene... Yanımızda yöremizde su verdiklerimiz diken olmaya meyletmişlerse sonunda mutlaka budarız.”

*

 “Bu diziyle ilgili söylenecek her şey bitti de tarihi hakikatlere uyup uymaması mı kaldı birader?” demeyecekseniz...

Dizinin tarihi hakikatlere uymadığını söylemek isterim.

Çünkü Sultan Hamid merhum, karşıtlarını budamaz, sürgüne yollardı.

Böyle mi kazanacaksınız

PANKART ATIŞMASI

ANKARA Barosu’nun binası, Yüksek Seçim Kurulu binasının tam karşısında...

İşte bu stratejik konumdan yararlanan Ankara Barosu, duvarına kocaman “Hukuksuzluğun tam karşısındayız” pankartı astı.

Düşünsenize:

Yüksek Seçim Kurulu da binasının duvarına “Ayıp ediyorsunuz ama” falan diye kocaman bir pankart açsa...

Bunun üzerine Ankara Barosu, “Ona öyle demezler/Peynir ekmek yemezler” diye yeni bir pankartla cevap verse...

Ve bu pankart atışması, böyle uzayıp gitse...

*

Vatandaşı olmasak bayağı eğlenceli bir ülke burası!

TERBİYESİZLERİN SON SIĞINAĞI

DAHA önce sosyal medya hesabından nasıl bir paylaşım yaptığını hepimizin öğrendiği Kerimcan Durmaz, bu kez aynı sosyal medya hesabından bir sahur fotoğrafı paylaşmış.
Sahur fotoğrafı, terbiyesizlerin son sığınağıdır.

X

Kısa çöpü çeken en sona otursun

Muhalefet partilerinin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışması tamamlanmış.

Parti liderleri, yakında bu sistemle ilgili ortak açıklama yapacaklarmış.

*

Fakat şöyle bir sorun söz konusuymuş:



Ortak açıklama yapılırken, liderler hangi düzene göre oturacaklar?

Yazının Devamını Oku

Peygamber soyundan gelir, kimseye söylemez

Yıldırım Kaya, CHP’nin önde gelen isimlerinden.

 

Yıldırım Kaya’nın yakın geçmişinde...

Bir solcu sendika, bir solcu parti var.



Eğitim-Sen

Yazının Devamını Oku

Kapkara bir cehalet: Cin çıkarma vakası

Aşırı dindar bir ailenin içine doğdum.

Babam ilahiyat mezunu bir müftüydü.

Din konusunda iyi bir öğretim gördüm.

Vaazlar, sohbetler dinledim.

Kitaplar karıştırdım.

*

İşte çok net biçimde söylüyorum:

*

“Cin çıkarma”

Yazının Devamını Oku

Tutar mı tutmaz mı

İşittiğime göre CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olarak halkın huzuruna şöyle bir tabloyla çıkmayı planlıyorlarmış:

CUMHURBAŞKANI ADAYI: Kemal Kılıçdaroğlu.

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Meral Akşener (Başbakan)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ali Babacan (Ekonomi)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ahmet Davutoğlu (Dış İşleri)

*

Yazının Devamını Oku

Cemaat yurtlarına dair önyargısız yedi hüküm

ENES KARA ADLI BİR TIP ÖĞRENCİSİ, KALDIĞI ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIKLARI YÜZÜNDEN CANINA KIYDI. ÜÇ GÜNDÜR BU ÇOK ÜZÜCÜ OLAYI KONUŞUYORUZ. NASIL OLUYOR DA BİR ÖĞRENCİ YURDUNUN KOŞULLARI, BÖYLE BİR TRAJEDİYE YOL AÇABİLİYOR? SERİNKANLI VE ÖNYARGISIZ BİÇİMDE BUNU İRDELEMEK ŞART. BEN BÖYLE BİR İRDELEMEYİ 7 HÜKÜMLE YAPMAYA ÇALIŞTIM.

HÜKÜM BİR

ZORLA, ZORLAYARAK

TARİKAT ve cemaat yurtlarının varoluş amaçları, üniversite öğrencilerine barınma imkânı sağlayıp hayır dua kazanmak olmalı. Ama maalesef durum hiç de böyle değil. Bu tür yurtlar, barınma imkânının karşılığı olarak öğrencilere tarikat ve cemaatin doktrinlerini öğretir. Üstelik zorla ve zorlayarak. FETÖ’den beri bu böyledir.

*

HÜKÜM İKİ

ARZ VE TALEP

BİR öğrenci yurdunda tarikat ve cemaat öğretileri öğretilemez mi? Tabii ki öğretilebilir. Ama bu, bir askeri disiplin içinde zorla ve zorlayarak yapılmaz, yapılamaz. Yurt, eğer talep eden öğrenci varsa bunu arz eder. Budur, bu kadardır. Ancak çok az cemaat ve tarikat yurdu, böyle yapmakta.

*

Yazının Devamını Oku

Kabataş Lisesi’ne selam olsun

Sosyal medyada izledim videoyu.

“Çirkin olay”, tam olarak şöyle bir şey:

*

Kabataş Lisesi’nin yatakhanesinde üç öğrenci müsveddesi, Atatürk posterini bıçakla delik deşik ediyor.

Bu sırada kahkahalar yükseliyor. Tabii küfürler ve hakaretler eşliğinde.

*

Bakıyorum:

Bazıları, bu çirkin olaydan yola çıkarak...

Büyük büyük analizler yapıyorlar, Türkiye’nin en köklü lisesini bir kalemde silip atıyorlar, ideolojik ve siyasi sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Lider televizyonda konuşurken telefon bağlantısı yapılır mı?

Ben lider olsam...

“Bırakın, bağlansınlar” derim.

*

Ama tabii eğer şu üç şey söz konusuysa:

*

- BİR: Söylediklerimden eminsem.

*

- İKİ: Elimde kapı gibi belgeler varsa...

*

Yazının Devamını Oku

Bir Hürriyet yazarına şiddetle itirazım var

Fuat Bol’un dün Hürriyet’te yayınlanan yazısının başlığı şuydu: “CHP’liler demokrat olabilir mi?”

Yazıyı baştan sona dikkatlice okudum.

Yazıda bir zihniyet analizi yapılıyordu.

Ve CHP’lilerin demokrat olamayacağı sonucuna varılıyordu.

*

Hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın...


Yazının Devamını Oku

Allah milletvekilinin iftirasından korusun

Ali Mahir Başarır diye bir milletvekili var.

 

CHP’li bu milletvekili, CHP’nin televizyon kanalına çıktı ve desteksiz salladı.

“Demirören o gece şu kadar dolar aldı” falan diye ipe sapa gelmez bir palavra.

*

Belgesi var mı bunun?


Yazının Devamını Oku

Şevki Yılmaz olayını çözmüş bulunmaktayım

Yaşı yetmeyenler pek bilmez.

1980’ler, 1990’lar Şevki Yılmaz’ın fırtına gibi estiği dönemlerdi.

*

Kimdi Şevki Yılmaz?

Yedi maddede özetleyeyim:

*

BİR: Refah Partisi’nin en ünlü hatibiydi.

*

Yazının Devamını Oku

‘Bil / Bul’ ekine dokunmamalıydık

Dolardaki dalgalanma, kâğıt fiyatlarındaki fahiş artış falan derken...

“Tasarruf şart” dedik ve tuttuk gazetenin “Bil / Bul” ekini biraz kuşa çevirerek Kelebek’in içine aldık.

*

Bir anda çarşı karıştı.

Bitmek tükenmek bilmeyen tepkiler.

Mailler, mesajlar, telefonlar...

Protesto üstüne protesto.

*

Mesela

Yazının Devamını Oku

20 Aralık’takine benzer bir hamleye ihtiyaç var

20 Aralık’ta ne oldu?

18’lere tırmanan dolar, bir gecede 12’lere indirildi.

Ve bugün 13’lerde seyrediyor.

*

20 Aralık hamlesi o kadar tuttu ki...

“Enflasyon rakamı açıklanınca dolar uçacak” diyenler, bir kez daha yanıldılar.

Bir uçuş söz konusu olmadı.

*

20 Aralık, siyasette AK Parti iktidarının

Yazının Devamını Oku

Aralık enflasyonu nasıl olacak

Tarafsız Bölge’de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye aralık enflasyonunu sorduğumda...

Biraz keyfi kaçmıştı.

*

Enflasyonun aralık ayında yüksek geleceğini açıkça söyledi Bakan Nebati.



Bunun nedenini de şöyle açıkladı:

Yazının Devamını Oku

Cem Yılmaz’ın son gösterisiyle ilgili uyarılar

Bir komedi müfettişi gibi “Dur bakayım, eskisi kadar güldürüyor mu, güldürüyor mu” diye izlemezseniz... Gideri var.

- “Cem Yılmaz bitmiş, tükenmiş resmen abi” cümlesini zerre kadar aklınıza getirmeden kendinizi kaptırırsanız... Gideri var.

*

- Her an kahkaha patlatmaya, her an bir espri yakalamaya, her an kıkırdamaya hazır biçimde ekran önüne geçmezseniz... Gideri var.

*

- Eski Cem Yılmaz ile yeni Cem Yılmaz’ı mukayese etmeyi bir tarafa koyar, olayın keyfini çıkarmaya kendinizi bırakırsanız... Gideri var.


Yazının Devamını Oku

Musmutlu yıllar

Omikron denilen illetin tükendiği...

 

- Dolarizasyonun ümüğünün sıkıldığı...

*

- Sloganlı fanatizmin son bulduğu...



Yazının Devamını Oku

Nebati’ye dair her şey

HAZİNE VE MALİYE BAKANI NUREDDİN NEBATİ, GEÇEN AKŞAM TARAFSIZ BÖLGE’DE KONUĞUMUZ OLDU. NEBATİ’YLE HAYATIMDA İLK KEZ KARŞILAŞMIŞTIM. BAKTIM HERKES BANA, “UZAKTAN İZLEDİĞİM NEBATİ” İLE “YAKINDAN GÖZLEMLEDİĞİM NEBATİ” ARASINDAKİ FARKLARI SORUYOR. DEDİM Kİ NEBATİ’YE DAİR HER ŞEYİ ANLATAYIM BARİ.

EKRAN ÖNÜ PERFORMANSI AÇIK ARA BİR NUMARA

BU zamana kadar çok siyasetçiyle program yaptım.

Bu deneyime yaslanarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

*

Nureddin Nebati’nin ekran önü performansı, açık ara bir numara.

*

Peki nedir Nebati’nin ekran önü özellikleri?

*

Yazının Devamını Oku

İktidar, muhalefetin yanılgısına düşmemeli

Dolar yükselince...

Ne yaptı muhalefet?

*

Tamam kazandık, ceketi koysak biz alırız, yaşasın, yuppi” demeye başladı.

Ve bunun ne kadar büyük bir yanılgı olduğu tez zamanda ortaya çıktı.

Dolar düşünce...

İktidarın “Tamam kazandık, artık söylem üstünlüğü bizde, bitti bu iş, aldık seçimi” demesi de...

En az muhalefetin yanılgısı kadar

Yazının Devamını Oku

Teftiş

“Teftişle gündemi değiştirmek istiyorlar” diyor bazıları. İyi de gündem, zaten baştakilerden yanaydı. Niye değiştirmek istesinler ki? Hiçbir şey anlamıyorum ben şu gündemi değiştirmek geyiğinden.

- Teftiş olayı ortaya çıkar çıkmaz öyle bir tepki oluştu ki. Çok büyük bir zulüm var sandım. Sonuçta yapılan iş belli: Teftiş... Yani denetim. Teftişe, denetime “büyük zulüm” muamelesi çekmek, eskiden yoktu, yeni çıktı.

*

- “Adli sicil kaydı” diye bir şey var mı? Var. Belediye şirketlerine eleman alınırken buna bakılmış mı? Bakılmış. Durum buyken teftişe gerek duymak da neyin nesidir? Bunun basit bir açıklaması olmalı ve o açıklama yapılmalı.



*

Yazının Devamını Oku

Sokak hayvanları meselesine dair çok yalın bir yazı

Son zamanlarda bizi, “hayvan sevgisi” ile “insan sevgisi” arasında tercihe zorlayanlar türedi.

Bu tiplere verilebilecek en güzel cevap şudur:

*

“İnsanı seven hayvan sever, hayvanı seven insan sever. Bu iki sevgi, birbirinin rakibi değil tamamlayıcısıdır.”

*

Gelelim esas meseleye...

*

Deniliyor ki:

*

Yazının Devamını Oku

Nebati, muhalefetin sloganını kullandı

Kur yükseldikçe...

Ne diyordu Kemal Kılıçdaroğlu?

*

Şunu diyordu:

“Geliyor gelmekte olan...”

*

Muhalefetin sloganı olmuştu bu.

*

Gözlerindeki ışıltı her geçen gün daha da artan

Yazının Devamını Oku