GeriAhmet HAKAN Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz Osmanlı gibidir.

- Fatihsiz İstanbul gibidir.

- Mimar Sinansız Süleymaniye gibidir.

*

Kısacası...

Son dönemde 30 Ağustos hutbelerinde ortaya çıkan...

Ret, inkâr ve hakkaniyetsizlik politikası son bulsun!

BU FOTOĞRAFI ÇOK SEVDİM

BU fotoğraf...

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

- Genç Türk mühendislerinin olağanüstü bir iş çıkarmalarının fotoğrafıdır.

- “Türkler yapar” cümlesinin somutlaşmasının fotoğrafıdır.

- Savunma sanayimizin yükselişine verilen omuzların fotoğrafıdır.

- Başarıda kadın mühendislerin katkısının muazzam olduğunun fotoğrafıdır.

- Devrim otomobilinin ruhunun dipdiri ve canlı olduğunun fotoğrafıdır.

- Hangi görüşten olursa olsun Türkiye vatandaşının gururunun fotoğrafıdır.

*

İşte bu nedenlerle...

Bayraktar’ın Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine teslim edilme töreninde çekilen bu fotoğrafı çok sevdim.

AYRAN VE OYTUN

OYTUN Erbaş, ilk çıktığında geleceği parlak bir akademisyenimizdi.

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Ağzı iyi laf yapardı. Sempatik bir tarafı vardı. Reytingi acayip yüksekti. Geleceği parlaktı. Kameralar onu sevmişti.

*

Fakat şöyle bir şey oldu:

*

Gördüğü ani ilgiden başı döndü Oytun’un ve bilimin en önemli tarafı olan sabrı bir yana bırakıp tamamen şova yöneldi. Bilimsel şovunun ilk gafını da korona belası ilk çıktığında yaptı. “Bu virüs bizim ırka bir şey yapmaz” türü laflar etti.

O gün bugündür de iflah olmuyor Oytun. En son “Tuzlu ayran ve soda otistik yapar” falan diye bir şey yumurtladığını işittim.

*

Ani yükselişin yol açtığı baş dönmelerine...

Magazinde, gazetecilikte, ses sanatçılığında, siyasette sıkça rastlıyorduk.

Artık akademi de bu alanlardan biri haline geldi.

Bunun en çarpıcı ve en somut örneği de Oytun’dur.

KALAMAR, KARİDES İÇİN ŞAFİ OLURUM

HERKESİN aksine kalamar tavayı değil de kalamar ızgarayı çok severim.

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

*

İçinde karides olan Dragon’da yapılan mantı da favorimdir.

*

Son günlerde yapılan tartışmalardan anladığımız kadarıyla...

Hanefi mezhebinde pek sıcak bakılmıyormuş kalamar ve karidese. Şafi mezhebiyse olaya “denizden babam çıksa yerim” hükmüyle yaklaşıyormuş.

*

Sorun yok.

Kalamar ve karides hatırına Şafi fıkhına tabi oluruz.

BİLİM SLOGAN ATIYOR

SOSYAL medyada bir miting gördüm.

*

Doktorun biri, almış eline mikrofonu aşı karşıtı propaganda yapıyor.

Alkış kıyamet.

*

Deney yapacağına, akademik tez kaleme alacağına, dünya literatürüne katkı sunmak için çabalayacağına, bilim üreteceğine, makale yazacağına...

Slogan atan ve attıran beyaz önlüklü bir biliminsanı.

*

Son derece tartışmalı görüşlerle meydana çıkan bu biliminsanının amacı ne olabilir?

Ne olacak?

Koronanın sunduğu fırsattan istifade ederek isim yapmak, şöhret olmak.

*

Şu korona belası yeryüzünden silinse de...

Bu tür tuhaflıklara daha fazla maruz kalmasak.

KÜRESELCİLER İLE ZERDEÇALCILAR


HER konuda ikiye bölünmesini gayet iyi beceren milletimiz, aşı konusunda da ikiye bölünmüş:

- Aşıdan yana olanlar, aşı karşıtlarını “Zerdeçalcılar” diye küçümsüyor!

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

- Aşı karşıtları da aşı taraftarlarını “Küreselciler” diye yaftalıyor!

*

Kısacası...

“İlginç zamanlarda yaşayasın” şeklindeki Çin bedduası, bütün hızıyla hükmünü icra etmekte.

YENİ TANIŞTIĞIM KİŞİLERLE İLGİLİ MERAK ETTİĞİM DELİCE ŞEYLER

- Memleketini merak ederim her şeyden önce. İçinden olup olmadığını merak etmeyi de asla ihmal etmem.

*

- Ayıp olduğunu bilsem de kaç kardeş olduğunu, babasının ne iş yaptığını, nerede oturduğunu falan da merak ederim.

*

- Üzerime vazife olmasa da hayatta istediği yerde olup olmadığını ve mutlu olup olmadığını merak ederim.

*

- Şiirden hoşlanır mı, yağmur sever mi, dizi izleme alışkanlığı var mı, akşam kaçta yatıp sabah kaçta kalkar... Hepsini merak ederim.

*

- Ormancı mı, denizci mi? Yazcı mı, kışçı mı? Çaycı mı, kahveci mi? Muhafazakâr mı, seküler mi? Aşıcı mı, aşı karşıtı mı? Hepsini bilmek isterim.

*

- Atatürk denince nasıl tutum aldığını... Taliban dendiğinde edeceği iki çift lafı... Sığınmacı konusunda Ümit Özdağ çizgisini mi, Ufuk Uras çizgisini mi izlediğini... Hep merak ederim.

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku