GeriAhmet HAKAN Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

“Saçmalama! Ne yani? Dağa, bağa, yazlığa gidenler, kimseyle temas kurmayacak mı?”

*

Göç yanlısından cevap geldi:

*

“17 gün boyunca apartman dairesinde kapalı kalmaktansa köyde, yaylada, tatil sitesinde kalmak daha iyi fikir değil mi kardeşim? Bırak insanlar soluk alsınlar biraz.”

*

Göç karşıtı, son kozunu oynadı:

*

“İyi de bu kısıtlamanın temel amacı, hareketliliği azaltmak değil mi? Hareketlilik tavan yaptı tavan.”

*

Göç yanlısının tutumunda bir değişiklik olmadı:

*

“Sen bana arabasına atlayıp dağa, bayıra giden ve kimseyle temas kurmayanların virüs açısından ne tür bir tehlike oluşturduğunu izah eder misin?”

*

Göç karşıtı, işin felsefesini hatırlattı:

*

“17 gün bayram tatili ilan edilmedi. Tam kapanma ilan edildi. Otobüslerin durumuna bak. Ne demek istediğimi anla.”

*

Benim görüşüm ise kısaca şöyle:

*

İKİSİ DE HAKLI.

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

ŞİMDİ BODRUM’DA OLMAMAK VARDI

Kaos varmış Bodrum’da.

Bir günde nüfus 3 yüz bin artmış.

İlçede sadece 30 yoğun bakım yatağı bulunmaktaymış.

15 dakikalık yol, bir buçuk saatte gidiliyormuş.

Yazlık kiraları sekiz kat artmış.

Marketlerde bile yığılmalar oluyormuş.

Belediye başkanı isyandaymış.

Falan filan...

*

Bizden daha mutlu olmak için kendilerini Bodrum’a atanların mutsuzluğundan mutluluk devşirerek şöyle diyoruz:

*–

Şimdi Bodrum’da olmamak vardı.

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

EN GÜZEL BODRUM ESPRİSİ

CAN Yılmaz’dan geldi espri.

*

Bodrum’a yarım saat önce gelen, yoldakine kızıyor” diyerek olayı en şahane şekilde özetledi Can Yılmaz.

CANAN KAFTANCIOĞLU NİYE ISRARLA SUSUYOR?

SOYKIRIM konusunda tweet atmış mı, atmamış mı? Videosu çıkan konuşmada söyledikleriyle soykırımı kastetmiş mi, etmemiş mi?

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Bütün siyasi tartışmalarda bu sorulara cevap aranıyor. Bütün CHP yöneticilerine bu sorular soruluyor.

*

Canan Kaftancıoğlu ise susuyor.

*

Çıkıp konuşsa, “Soykırım konusunda şöyle diyorum” dese, “Attığım tweet’te kastım şudur” dese, “videodaki konuşmada şunu demek istedim” dese...

Mesele bitecek.

*

Suskun kalarak geçiştirmeye çalışmasının nedeni nedir acaba?

MEHMET CEYHAN’I NEDEN SEVİYORUM

Hep bardağın boş tarafına işaret ediyor ya... Ondan.

*

Kendisine yönelen tepkileri zerre takmıyor ya... Ondan.

*

Tamamen bilime yaslanıyor ya... Ondan.

*

Kimin işine ne yarar diye bakmadan konuşuyor ya... Ondan.

*

Aleyhinde yürütülen kampanyalarla morali bozulmuyor ya... Ondan.

*

Olumsuz anlamda politika yapmıyor ya... Ondan.

*

Zarafetini korumayı her durumda başarıyor ya... Ondan.

*

Şık giyiminden asla taviz vermiyor ya... Ondan.

*

İcabında Uğur Şahin’in hekim olmadığına işaret edebiliyor ya... Ondan.

*

Burnunun dikine gitmekten acayip haz alıyor ya... Ondan.

GERİ ADIMLA İLERİ ADIM

“BARIŞ içinde bir arada yaşamak” zorundayız.

Ülkemizi idare edenlerin temel hedefi bu olmalı.

*

Bu hedef doğrultusunda...

“Alkol yasağı” konusunda bir geri adım atılsa...

Bayağı bir ileri adım atılmış olur.

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

KAPANMANIN EN GÜZEL ŞEHRİ: İSTANBUL

BODRUM ve Anadolu sayesinde yükü epey hafifledi / Sağlık altyapısı çok kuvvetli / Yoğun bakım sayısı gayet iyi / Paket serviste üstüne yok / Market ile ev arası yürüyüşleri şahane / Gürültüsünden, trafiğinden arınıyor / Havası bugünlerde harika...

X

Silahla poz verenlerden korkmalı mıyız korkmamalı mıyız?

İki hafta önce...

Elindeki silahla sosyal medyada poz veren tiplerden korkmamamız, çekinmememiz gerektiğini yazmıştım.

*

Yazıda şöyle demiştim:

*

“Sosyal medyada bazı tipler var. Silahla fotoğraf çektirmeye bayılıyorlar. Daracık pantolon, üstten üç düğmesi açılmış gömlek, ucu sivri bir iskarpin ve silah. Tabanca, tüfek... Her türlü silah. Ey vatandaş! Bu tiplerden sakın korkup çekinmeyin! Çünkü bu kişiler, fotoğraf çektirirlerken ellerine aldıkları silahı asla kullanmazlar. Daha doğrusu kullanamazlar. Çünkü kullanacak olan göstermez.”

*

“Isıracak olan köpeğin havlamaması” tezine işaret eden bir yazıydı bu.

Temel kaygısı buydu yazının.

Yazının Devamını Oku

Aslanlar ha! Aslanlar ha!

HDP İzmir il binasında...

Karanlık bir katilin alçakça saldırısı sonucu katledildi Deniz Poyraz.

*

Lanetledik.

Lanetliyoruz.

Lanetleyeceğiz.

*

Bu alçak katile, Türkiye’de selam çakan bir kişi bile çıkmadı.

Oysa

Yazının Devamını Oku

Puslu havanın çakalı

Bugünlerde ortada bir parça puslu hava ve çokça da karambol var ya...

İftira atmaya, kara çalmaya süper müsait bir ortam söz konusu ya...

*

İşte bu pustan, bu karambolden ve bu ortamdan yararlanmak isteyen çakalın teki, YouTube denilen mecrada geçmiş kameranın karşısına, elindeki pisliği bana bulaştırmaya çabalıyor.

Elinde bir avuç pislik, üstüme sıçratmak için debeleniyor.

*

Şunun farkındayım:

*

Puslu havalar, tam çakalların havasıdır. Bu havalarda

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku