Artık her havai fişek patladığında...

Ekmeğinin peşinde koşan 7 emekçimizi, işçimizi kaybettik havai fişek fabrikasındaki patlamada.

Daha bunun acısı dinmemişken...

Dün de üç askerimiz şehit oldu.

Havai fişek taşıma işlemi sırasında.

*

İlk olarak söyleyeceklerim şunlar:

*

Bu iki olayın da üzerine gidilmelidir.


Artık her havai fişek patladığında...

Fabrikadaki patlamanın da üzerine gidilmelidir, askerlerimizin havai fişek taşıma işleminde ne işi olduğunun da üzerine gidilmelidir.

*

Giden canların hesabı mutlaka sorulmalıdır.

İhmallerin, özensizliklerin, savruklukların sorumluları, yargı önünde muhakkak hesap vermelidir.

*

İkinci olarak söyleyeceklerim ise şunlar:

*

En başta kuşlara verdiği zarar olmak üzere bazı kusurlarından söz ediyorduk havai fişeğin.

Ama şu saatten sonra...

Gökyüzünde çalımlı bir biçimde patlayan her havai fişek...

Vefat eden işçilerimizi, şehit düşen askerlerimizi hatırlatacak bizlere.

*

Kısacası havai fişek...

Artık lanetli bir eğlencedir hepimizin gözünde.


HADİ GELİN VAZGEÇİLSİN ŞU HAVAİ FİŞEK İŞİNDEN

EDİRNE Belediye Başkanı Recep Gürkan’dan açıklama geldi.

Artık her havai fişek patladığında...

*

Artık hiçbir etkinliklerinde havai fişek kullanmayacaklarını söyleyen Gürkan, ayrıca tüm belediyelere “Hiçbir etkinlikte havai fişek kullanmayalım” çağrısı da yaptı.

Birkaç belediyeden bu çağrıya olumlu yanıt geldi.

Mesela Bakırköy Belediyesi...

*

Edirne Belediyesi’ne de Bakırköy Belediyesi’ne de bravo!

Ancak çok daha geniş, çok daha kapsamlı, çok daha katılımcı bir kampanya şart.

“Havai fişeğe hayır” kampanyası...

*

Konuyu zerre kadar siyasallaştırmadan...

Bütün belediyelerimizin, bütün kurumlarımızın hatta bütün vatandaşlarımızın katılımıyla gerçekleştirelim bu kampanyayı...

*

Havai fişekli kutlamalara son verecek böyle bir kampanyayı...

Biz Hürriyet olarak başlatıyoruz.

*

Hem yitip giden canlarımızı unutmamak için...

Hem de... Kuşlar aşkına!


SUSACAK MISINIZ AYKUT ERDOĞDU

CHP’nin önemli isimlerinden Aykut Erdoğdu, yanına aldığı CHP’lilerle birlikte sekiz yıl önce dönemin Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar’ı hedef almıştı.

*

Can Akın Çağlar’ın tarihin en büyük batık kredisini verdiğini söylüyordu. İstifaya davet ediyordu. Suçluyordu. İtham ediyordu.

*

Aykut Erdoğdu’nun suçladığı Can Akın Çağlar, şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri...

Artık her havai fişek patladığında...

*

Can Akın Çağlar, yaptığı ilk açıklamada da şunu söyledi:

*

“Ben o dönemde Aykut Erdoğdu ile oturdum konuştum. Kendisi beni dinledi. İkna oldu. Anlaştık. Sorun yok.”

*

Acaba doğru mu bu bilgi?

*

Gerçekten de Can Akın Çağlar ile Aykut Erdoğdu oturup konuştular mı? Gerçekten de Aykut Erdoğdu, Çağlar’ın anlattıklarından sonra iddialarından vaz mı geçti?

*

Aykut Erdoğdu’nun konuşması gerekir.

*

- “Evet, görüştüm” ya da “Hayır, görüşmedim” demesi gerekir.

*

- Eğer görüştü ve ikna olduysa... Neden sekiz senedir kamuoyuna bu doğrultuda bir açıklama yapmadığını izah etmesi gerekir.

*

- Eğer görüşmediyse... Can Akın Çağlar’a “Nereden çıkarıyorsun bunu” diye sorması gerekir.

*

Aykut Erdoğdu...

Siyasetteki saygın yerini korumak istiyorsa, bundan sonra sallayacağı yolsuzluk dosyalarının ciddiye alınmasını istiyorsa, ilkeli ve şeffaf bir siyasetçi olarak yoluna devam etmek istiyorsa...

Mutlaka ama mutlaka konuşmalıdır.

HEP BÖYLE OLUYOR

- Ne zaman birinden emanet araba alsam... Muhakkak arabanın başına bir iş gelir.

*

- Ne zaman birine ödünç kitap versem... Asla geri gelmez.

*

- Ne zaman birine iyilik yapsam... Hiç şaşmaz, mutlaka bir kötülüğünü görürüm.

*

- Ne zaman çok gülsem... Muhakkak bir tatsızlıkla karşı karşıya kalırım.

*

- Ne zaman gizemini koruyan bir ünlüyle tanışsam... Hayal kırıklığı kaçınılmaz olur.



KAPISINDA ‘İLETİŞİM BAŞKANLIĞI’ YAZMASAYDI

BİR bina fotoğrafı paylaşıyorlar.

Üzerinde “İLETİŞİM BAŞKANLIĞI” yazan bir bina fotoğrafı.

“Bu kadar büyük bir binaya ne gerek var?” falan diyerek...

*

O binanın üzerinde...

“BASIN YAYIN ENFORMASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ” yazsaydı...

Kimse böyle bir şey demezdi.

*

Oysa yeni sistemde Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü gitti, yerine İletişim Başkanlığı geldi.

Ayrıca İletişim Başkanlığı’na daha birçok yeni kamusal görevler de verildi.

*

Yani İletişim Başkanlığı...

Yüzlerce kamu çalışanını bünyesinde barındıran Türkiye’nin en eski kurumsal yapılarından birinin, yeni sistemdeki adıdır.

*

Hep diyorum:

Muhalefet et, sonuna kadar et ama doğru bilgi üzerinden...

GİBİ GİBİ

- Bu saatten sonra açılmaması pek mümkün görünmüyor. Ayasofya muhakkak ibadete açılacak gibi gibi...

- Böyle giderse ağustos sonunda okulların eski düzende açılması pek mümkün olmayacak, onun yerine yarı okulda yarı dijital hibrid bir eğitim bizi bekliyor gibi gibi...

- Çoklu baro yasası çıkacak ama öyle tahmin edildiği üç büyük şehirde çok sayıda baro kurulmayacak gibi gibi... 

X

Fezleke konusunda ben Akşener’ciyim

Fezlekeler konusunda...

İYİ Parti’de iki görüş belirmiş durumda:

*

BİR: Genel başkan yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, “Biz İYİ Parti olarak ‘evet’ diyeceğiz” dedi.

İKİ: Genel başkan Meral Akşener ise “İYİ Parti, Türk yargısının hazırladığı fezlekeye bakar, gereği neyse onu yapar” dedi.

*

Ben Ağıralioğlu’nun tavrını değil de...

Meral Akşener’in tavrını benimseyenlerdenim.

Yazının Devamını Oku

Kılıçdaroğlu’nun kardeşi ve sulandırma girişimi

Diyarbakır Anneleri...

Çok önemli, çok kutlu, çok ciddi, çok yeni, çok esaslı, çok cesur bir girişimde bulundular, bulunuyorlar.

*

Dağa götürülen evlatları için yılların sessizliğini bozuyorlar.

Ve evlatlarını PKK’dan istiyorlar.

İnatla, ısrarla, sabırla, yılmayarak, usanmayarak...*

Dün bu ciddiyeti, bu saygınlığı, bu cesur girişimi bozan bir olay yaşandı.

*

Uzun zamandan beri Kılıçdaroğlu’nun aleyhinde çeşitli çıkışlar yapmasıyla tanınan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi

Yazının Devamını Oku

Etikçibaşı beni fena yakalamış

Bir etikçibaşı var.

Hadi adını da söyleyeyim: Faruk Bildirici.

*

Kendi kendine “medya ombudsmanı” diye bir unvan veren bu adamın işi gücü açık kovalamak.



Alıyor eline gazeteyi, tek kaşını kaldırıyor ve başlıyor kendince hatalar aramaya.

Yazının Devamını Oku

Grevle ortaya çıkan polemiklere dalıyorum

Diyorlar ki:

AK Partili belediyelerde işçiler niye greve gitmiyor?

*

Ben de diyorum ki:

*

Gitsinler kardeşim. Grev haktır. Memnun değillerse gitsinler. Gittiler de “Niye gidiyorsunuz” mu dedik? Sendikaları mı greve gitmiyorlar? İyi o zaman sendikalarını değiştirsinler.

*

Diyorlar ki:

*

Yazının Devamını Oku

Parti kongrelerinde çekilen halaylar

Yasaklar nedeniyle bunalmış vatandaşı öfkelendiriyor.

İşyerlerini açamayan esnafı çileden çıkarıyor.

*

Muhalefetin eline muazzam bir koz veriyor.

*

Sağlık Bakanlığı’nın uyarılarını etkisiz hale getiriyor.

*

Kapanmaya yönelik öfkeyi çoğaltıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Beş maddede özet: Berat Albayrak olayı

*

MADDE BİR

BERAT ALBAYRAK DAMAT OLMASAYDI

Elimizi vicdanımıza koyup da söyleyelim: Berat Albayrak, “damat” olmasaydı... AK Parti iktidarında bugüne kadar geldiği yerlere gelemez miydi? Kimsenin adını bile bilmediği 35 yaşındaki Ali Babacan’ı “camianın yetişmiş bir genci” olarak ekonomiden sorumlu bakanlığa getiren Tayyip Erdoğan, 70’lerden beri yoldaşı olan Sadık Albayrak’ın yetişmiş oğlu Berat Albayrak’a benzer bir sorumluluğu vermez miydi?

MADDE İKİ

AVANTAJI MIYDI? DEZAVANTAJI MIYDI?

Damat olmak, Berat Albayrak’ın siyasetteki en büyük avantajı değildi. Tam tersine, en büyük dezavantajıydı. Damat olmasaydı... Bu kadar dikkat çekmeyecekti, bu denli üzerine gidilmeyecekti, bu şekilde paratoner durumuna düşmeyecekti, “yumuşak karın” muamelesi görmeyecekti, siyasal pozisyonu yerli yerine oturmuş olacaktı, daha adil bir tartışmanın konusu olacaktı, daha insaflı yaklaşımların öznesi olacaktı.

MADDE ÜÇ

Yazının Devamını Oku

Bir durun artık Sayın Bilim Kurulu üyeleri

Sayın Bilim Kurulu üyeleri...

Şu pandemi denilen belalı sürecin en başından beri...

Çok büyük hizmetler verdiniz. Önemli uyarılarda bulundunuz. Önemli kararlar aldınız. Çok önemli işler yaptınız.

*

Ama artık biraz durma zamanı Sayın Bilim Kurulu üyeleri.*

- Durun! Çünkü millet... Bazı ortamlardaki olağanüstü mesafesizlikleri gördükçe... Sizin ağzınızdan “maske-mesafe” tekerlemesini duymak bile istemiyor.

*

-

Yazının Devamını Oku

Dışlarsan PKK’ya çalışmış olursun

HDP’ye oy vermiş vatandaşlarımızı...

Kazanmaya çalışmak yerine...

- Ötelersen...

- Dışlarsan...

- İtersen...

- Mahkûm edersen...

- Yargılarsan...

- PKK’dan ayırmazsan...

- Yaftalarsan...

Yazının Devamını Oku

Yeter artık! Bitsin şu PKK denilen bela

PKK denilen örgüt, 40 yıldır gündemde.

Bu 40 yıl süresince...

Yapılmayan kalmadı.

*

- Üzerine gidildi... Aman verilmedi... Sınır ötesi operasyonlar yapıldı...

*

- Siyasi kolunun partileri kapatıldı...

*

- Askeri yöntemlere ağırlık verildi... Köyler boşaltıldı...

Yazının Devamını Oku

Özetleme kardeşim yazımı

T24 diye bir site var.

Güya ahlak abidesi... Güya tarafsız... Güya dürüst... Güya saptırma yapmıyor... Güya aşağılık işlerden uzak...

*

Peki ya gerçek? Tam tersi.

Tek farkları şu: Ahlaksızlığı birazcık daha sofistike biçimde yapıyorlar.

*

Dün uzun, upuzun bir yazı yazdım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı Gara harekâtı konulu konuşmayı analiz eden.

*

Dedim ki:

Yazının Devamını Oku

İki tarafın fanatikleri için değil... Sessiz çoğunluk için yazılmış bir yazı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret edip Gara konusunda bilgilendirdiler.

Çok hoşuma gitti bu ziyaret ve bu bilgilendirme.

Muhalefet dışlanmadı diye...

Demokratik bir tutum sergilendi diye...

Yıllardır yapılmayan yapıldı diye...

Kutuplaşma belası bir nebze olsun dinecek diye...

Memnun oldum.

Fakat ne oldu?

Yazının Devamını Oku

13 şehidin katili kim?

Kimdir 13 şehidin sorumlusu?

Katil kimdir?

*

Tabii ki tetiği çeken alçaktır.

Tabii ki tetiği çeken alçağa emri veren alçaktır.

Tabii ki “vur” emri verenin bağlı olduğu örgüttür.

Tabii ki örgütün uzantılarıdır.

Tabii ki örgütün iplerini elinde tutan güçlerdir.

*

Yazının Devamını Oku

PKK ile mesafe yok! Katliamla da yok!

Her PKK katliamında...

Gözler kısılıp HDP’ye bakılıyor.

*

- “Ne diyecekler acaba?” diye...

*

- “Katliama yönelik şöyle okkalı bir kınama yapacaklar mı?” diye...

*

- “Acaba yine bir gerekçe bulacaklar mı?” diye...

*

Yazının Devamını Oku

Bir alçaklık destanı: Rehine katletmek

PKK denilen örgüt, bu zamana kadar...

- Bebek katletmiştir.

- Öğretmen katletmiştir.

- Köylü katletmiştir.

- İzne giden askerleri katletmiştir.

- İşçi katletmiştir.

- Bombayla vatandaş katletmiştir.

*

İşte en son...

Yazının Devamını Oku

Laikliğe en çok dindarlar sahip çıkmalıdır

Laiklik denilince bazı kesimlerde oluşan alerjinin tek bir nedeni var:

Yakın zamanlara kadar bu memlekette...

Laikliğin, neredeyse din düşmanlığı gibi algılanıp uygulanması...

*

Laiklik, böyle algılanıp uygulandı diye doğru dürüst uygulanmasından vazgeçilemez.

*

Çünkü doğru dürüst uygulanırsa laiklik...

- Tek bir din anlayışının topluma dayatılmasının önüne geçer.

- Dini değişik biçimlerde anlama ve yorumlama özgürlüğüne fırsat verir.

Yazının Devamını Oku

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Muharrem İnce’den Faik Öztrak’a ‘saray ağzı’ yanıtı

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce’yi “Saray ağzıyla konuşuyor” diye eleştirmişti.

 

Öztrak’ın bu eleştirisine, çok sert bir cevap verdi Muharrem İnce.

Dedikleri şunlar:



*

Yazının Devamını Oku

Bu adamın ilahiyat dekanı olması utanç vericidir

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, geçen gün şöyle bir tweet attı:

“Boğaziçili misiniz, Boğazdışılı mısınız onu bunu bilmem. Aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Biz abdest alır dışarı çıkmayız. Bizim zaten abdestimiz var. Bilin istedik de... Şöyle söyleyeyim. Siz hani bir ayı geçti eylem yapıyorsunuz ya. Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz bilin istedim.”

Bu nedir Allah aşkına?

*

Boğaziçi gerilimi bitmesin diye mi yapılıyor bu tür provokasyonlar?

*

Bir ilahiyat dekanına yakışıyor mu böyle bir tehdit dili?

*

Yazının Devamını Oku