GeriAhmet HAKAN 7 aşamada Ali Koç
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

7 aşamada Ali Koç

BİRİNCİ AŞAMA: “Çok vizyoner bir başkanımız var... Acayip bir vizyon getirecek takıma... Çok umutluyuz çok” aşaması.

 

Bu aşama artık pek hatırlanmıyor bile.

İKİNCİ AŞAMA:

“Yenidir, tecrübesizdir, biraz deneyim kazanmasına izin verelim, acımasız olmayalım şimdi o kadar, idare edelim” aşaması.

*

Bu aşama da çoktaaan geçildi.

ÜÇÜNCÜ AŞAMA:

“Dur bakalım, galiba bir şeyler yapacak... Acayip transferler yapacak galiba... İyi bir hoca bulacak galiba” aşaması.

7 aşamada Ali Koç

*

Biraz uzun sürse de bu “galiba” aşaması da geçildi.

DÖRDÜNCÜ AŞAMA:

“Borçları temizliyor, yeni bir üslup geliştiriyor. Takıma kaynak buluyor. Elinden geleni yapıyor. Barışçıl bir üslubu var” aşaması.

*

Bu aşama da hızlıca geçildi.

BEŞİNCİ AŞAMA:

“Yahu bu Ali Koç’tan bize pek hayır yok galiba... Yahu bu Ali Koç’un vizyonu mizyonu hikâyeymiş kardeşim” aşaması.

*

Bu aşama da bir süre sonra unutulup geçildi.

ALTINCI AŞAMA:

Ali Koç’un “Devlet bize karşı, hükümet bize karşı” falan diyerek... Kendisine yönelebilecek eleştirilerden yırtmak için hayali düşmanlar yaratma aşaması.

*

Son Ankaragücü mağlubiyetiyle bu aşamanın da sonuna geldik.

YEDİNCİ AŞAMA:

“Ah Aziz Yıldırım ah, kıymetini bilemedik. Denizleri aş da gel kurbanın olalım... Kurtar bizi ne olur şundan” aşaması.

*

Şu anda bu aşamadayız.



AÇILIŞ DUASINI BİLMEYEN İLAHİYAT PROFESÖRÜ

ÇORUM’da bir işyerinin açılışı yapılıyor.

Siyasetçiler, şehrin önemli isimleri oradalar.

Açılışa katılanlar arasında bulunan ilahiyat profesörüne “Hocam, bir açılış duası yapın lütfen” deniliyor.

7 aşamada Ali Koç

O da “Ben açılış duası bilmiyorum” diyor ve bereketli olsun temennisiyle kurdeleyi kesiyor.

*

Bu olaydan yola çıkılarak...

“Yuh! Profesör olmuş ama dua bilmiyor” falan diye yorumlar yapıldı.

*

Arkadaşlar!

İlahiyat profesörünün “Bilmiyorum” dediği dua, “açılış duası”dır.

Azıcık din bilgimle ben bile biliyorum:

İslam’da “açılış duası”, “kapanış duası”, “ayak bastı duası”, “siftah duası” falan diye standart dualar yok!

İlahiyat profesörü “Bilmiyorum” derken işte buna işaret ediyor.

*

“Biliyorum” diyerek bir “açılış duası” yapsaydı...

Asıl o zaman “Profesör olmuş ama olmayan duayı uyduruyor” diye yorumların hedefi olmalıydı.


SIKIYSA YAPSINLAR BAKALIM DARBE

- Vatandaşın hiçbir yerden işaret beklemeden, sağa sola bakmadan anında meydanları doldurmalarını göze alıyorlarsa...

*

- Başörtülü ve başı açık hanımefendilerin kocaman kamyonlara doluşup karşılarına çıkmalarını göze alıyorlarsa...

*

- Evlerinden fırlayıp kurşunlara göğüslerini siper eden ve ölümüne karşı koyan yiğitlerin kalkışmalarını göze alıyorlarsa...

*

- Bütün siyasi partilerin anında birleşip, Meclis’te nöbete geçip “Geçit yok” diye karşılarına dikilmelerini göze alıyorlarsa...

*

- Bu ülkenin ordusundan çıkacak Ömer Halisdemir gibi daha nice kahramanın şanlı direnişini göze alıyorlarsa...

*

- Atatürkçüsü, milliyetçisi, muhafazakârı, solcusu... Bir milletin bütün ihtilafları bir tarafa bırakıp birleşmelerini göze alıyorlarsa...

*

Yapsınlar darbeyi de görsünler günlerini!



YİĞİT AKSAKOĞLU İÇİN ADALET ARIYORUZ

GEZİ/Kavala dosyasında yargılanan sanıklardan biri de Yiğit Aksakoğlu... Aksakoğlu, bu davadan 221 gün tutuklu kaldı. Suç vasfının değişme olasılığı nedeniyle ilk duruşmada tahliye edildi. Şimdi savcı, bir kez daha TCK 312’de düzenlenen darbe suçunu işlediği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet istiyor. Yarın duruşması var.

7 aşamada Ali Koç

*

Yiğit Aksakoğlu kim? Hollanda merkezli 0-3 yaş çocukluk dönemi üzerine çalışan bir vakfın Türkiye temsilcisi... Bu kapsamda Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’le çalışmış, Sultanbeyli Belediye Başkanı Hasan Keskin’le çalışmış. Uzun dönem AK Partili Beyoğlu Belediyesi ile çalışmış. Bu başkanlar kendisini bilip tanıyorlar. Hükümet devirme işlerine bulaşacak biri değil Yiğit.

*

Bir şey daha var: Yiğit’e yönelik suçlamanın dayanağı, FETÖ’cü polislerin yazdığı polis fezlekesi. Fezlekeyi yazan polis müdürü Nazmi Ardıç ise FETÖ’den tutuklu...

*

Kısacası herkes gibi ben de Yiğit Aksakoğlu için adalet istiyorum.



KONUŞMAKTAN KEYİF ALDIĞIM KONULAR

- Sağlık durumumla ilgili detaylı analizler...

*

- Sigaranın fıkhi hükmü konusundaki tartışmalar...

*

- Yozgat’ın Anadolu coğrafyasındaki eşsiz mana ve önemi...

*

- CHP’li belediye başkanlarına dair ilginç tevatürler...

*

- Şu sıralar yurtdışında hangi şehre gidilir temalı boş muhabbetler...

*

- ABD’nin Rusya’dan bizi uzaklaştırmak için yaptığı şirinlikler...

*

- Muharrem İnce’nin politik geleceği... 

X

Kurtar beni Bülent Abi

Hakkında yazdığım eleştirilere cevap verdi Bülent Arınç. Uzun, upuzun metnin bir yerinde bana şöyle seslenmiş: “Seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafında yüzünden okunan kedin Sekter’e dahi acıyorum.” Hemen kedim Sekter’e dönüp sordum: “Ne diyorsun buna?” Kedim Sekter, hiç ama hiç beklemediğim bir cevap vermesin mi? Yüzüne her şeyi göze almışlara özgü bir ifade kondurup “Kusura bakma ama adam haklı” demesin mi? Bu apaçık nankörlük karşısında çok bozuldum. Öfkeyle zıpladım: “Nasıl haklı ya? Bunu nasıl dersin? Şunca zamanlık yaşanmışlıklar var.” Sekter de bunun üzerine aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. Noktasına, virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

Fotoğraflarıma bakanlar, genelde “Aman da ne şirin şey, aman da ne şeker şey, ben bunu yerim yahu” diyorlar, başka da bir şey demiyorlar.

Zannediyorlar ki ben gamsız, kasavetsiz, mutlu mesut yaşıyorum.

Ahmet Hakan’ın elinden çektiğim acıları asla fark etmeyip bana alenen ciğercinin kedisi muamelesi yapıyorlar.

Çok şükür, çok şükür!

Nihayet bunu fark eden bir kişi çıktı:

Bülent Arınç!

O engin ferasetiyle, o muhteşem basiretiyle, o meşhur uyanıklığıyla, o asla külyutmaz tabiatıyla...

Yazının Devamını Oku

Aldıklarını buldukları sananlar hizbi

“Aldıklarını buldukları sananlar” diye nitelendirebileceğimiz bir hizip var.

Tayyip Erdoğan tarafından kendilerine verilenleri, kendi marifetleriyle elde ettiklerini sananlardan oluşan bir hizip bu.

*

Kimdir bunlar?



Mesela

Yazının Devamını Oku

Gazetecilerin hiç değişmeyen fıtratı

İslami literatüre azıcık egemen olan herkesin kolayca bilebileceği bir hadis vardır:

“Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar” diye başlayan hadis.

*

Geçenlerde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, işte bu meşhur hadisi okudu kürsüde.

*

Bazı yayın organları, bu hadisi alıntılayıp...


Yazının Devamını Oku

Üzerimize taş yağdıracak bir olay: Müslüme olayı

İddialar korkunç... Söylenenler felaket... Haberler kan dondurucu...

- Müslüme’nin babası, meğer dedesiymiş.

- Müslüme’nin annesi, kayınpederim bana tecavüz etti demiş.

- Müslüme’nin abisi de dedesinin çocuğuymuş.

*

Bu korkunç iddialar, bu felaket söylentiler, bu kan dondurucu haberler...

Yeni soruları da gündeme getiriyor:

*

Yazının Devamını Oku

Genco Erkal’a açılan dava: Zincirleme lüzumsuzluklar

Genco Erkal yargılanıyor. Adliye koridorlarındaydı dün.

Gerekçe?

Attığı tweet’ler. Suçlama: Cumhurbaşkanı’na hakaret.

Açtım baktım tweet’lerine. Okudum tek tek.

Okuduklarım, Genco Erkal gibi usta bir sanatçının kıratına yakışmayacak türde ergen siyasi atarlardı.

Her gün sosyal medyada tonlarcasını gördüğümüz türde.

*

Tweet’lerde işlenen temalar şunlar: “

Yazının Devamını Oku

Soğan ekmek yerlermiş

İktidar milletvekillerinden biri çıkmış...

“Gerekirse soğan ekmek yeriz, yine de teslim olmayız” diyor.

*

Bir başkası ise çıkmış...

“Eti gramla, domatesi taneyle yiyin” diye tavsiyede bulunuyor.

*

İddia ediyorum:

Milletvekili sıfatını taşıyan bu kişilerin temel derdi...

Ne vatandaşı ikna etmek ne de vatandaşa moral vermek.

Yazının Devamını Oku

PKK ile ilişkiler nasıl minimize edilebilir?

CHP’li Engin Altay, katıldığı bir televizyon programında HDP’ye şu tavsiyede bulunmuş:

 

“HDP’den PKK ile ilişkilerini minimize etmelerini bekleriz.”

*

Minimize etmenin anlamı şudur:



Yazının Devamını Oku

Gelin, helalleşelim

“Birazdan döneceğim sana” deyip de bir türlü dönmediklerim...

 

- Turp gibi sağlam olduğum halde, “Ben biraz rahatsızlandım” diyerek ektiklerim...

*

- “Mutlaka iade edeceğim” diyerek aldığım kitaplarını asla iade etmediklerim...

*

- Lokantada tam hesap ödeme vakti lavaboya giderek hesabı kilitlediklerim...

*

- “Ben de tam seni arayacaktım” diye kandırdıklarım...

Yazının Devamını Oku

Merkez Bankası eski başkanından trol yaratan karanlık

Benim gözümde Durmuş Yılmaz...

- Ciddiye alınacak bir adamdı.

- Bir ağırlığı vardı.

- Söylediği söz bir değer taşırdı.

*

Ve fakat...


Yazının Devamını Oku

Zamanın ruhunun 10 yıl, 20 yıl gerisinde

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Başörtülü bakan... Neden olmasın? Artık aşmalıyız böyle şeyleri” denseydi.

Bir anlamı, bir karşılığı, bir etkisi olurdu.

*

Çünkü böyle bir mesele vardı.

Ve zamanın ruhu, buna yönelik bir şey söylemeyi gerektiriyordu.

*

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Helalleşelim. Yüzleşelim. Tarihsel yaraları saralım” falan denseydi.

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey’in çevresi helalleşmeye hazır mı?

Kemal Bey, helalleşmeye çok hevesli ve arzuluymuş gibi görünüyor.

Bu iyi, bu güzel, bu şahane, bu takdire şayan bir şey.

*

Peki ama ya Kemal Bey’in çevresi.

Acaba onlar da hevesli ve arzulu mu helalleşmeye?

Mesela...

Başörtülü bir kadın gördüklerinde içlerinden, “Bitecek sizin saltanatınız, bitecek! Az kaldı. Bekleyin hele” diye hırslanan Kemal Bey’in ekran cengaverleri?

Ne yani?

Yazının Devamını Oku

Sezai Karakoç’un benim için 7 anlamı

BİR: Mehmet Âkif, Necip Fazıl... Bu silsilenin devamıdır.

İKİ: Cemal Süreya, Turgut Uyar... İkinci Yeni’nin yalnızıdır.

*

ÜÇ: Büyük Doğu, Diriliş... Diriliş üniversitesinin tek başına her şeyidir.

*

DÖRT: Diriliş Partisi... Onurlu bir particiliğin tek örneğidir.

*

BEŞ: Koşu bittikten sonra da koşan atlar... İşte o atların şairidir.

*

Yazının Devamını Oku

Osman Öcalan’ın ölümü HDP’de nasıl karşılandı?

Nasıl karşılanacak?

Büyük, çok büyük bir kayıtsızlıkla karşılandı.

Böyle bir şey hiç olmamış gibi davrandılar.

*

Osman Öcalan’ın abisinin heykelini dikmeyi düşünenler, Osman Öcalan’ın ölümü için bir harf bile söylemediler.

*

Osman Öcalan’ın abisine her fırsatta bin selam yollayanlar, Osman Öcalan’ın ölümünü zerre kadar umursamadılar.

*

Osman Öcalan’ın abisine “Sayın” demek için fırsat kollayanlar,

Yazının Devamını Oku

Polonya-Belarus sınırında insanlık can çekişiyor

Belarus, Avrupa’ya gıcık.

Sırf bu yüzden...

“Gelin sizi Polonya üzerinden Avrupa’ya geçireyim” diyerek Irak, Suriye, Yemen, Afganistan’daki potansiyel göçmenlere çağrı yaptı.

Böylece Belarus’a 20 bine yakın göçmen geldi.

*

Belarus’un ilk yaptığı iş, bu göçmenleri Polonya sınırına sürmek oldu.


Yazının Devamını Oku

Bir cani yetiştirmek istemiyorsanız

Oğlunuzun empati duygusunu geliştirmesini en birinci vazife edinin.

- Oğlunuza canlı sevgisini, özellikle de hayvan sevgisini aşılayın.

*

- Oğlunuzun yanlışlarına yanlış demesini bilin.

*

- Haklı haksız her durumda oğlunuzun tarafını tutmaktan kaçının.

*

- Oğlunuzun her arzusunu tatmin etmeye odaklanmayın.

*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıçlı katliam şu beş sonucu doğurmalı

BİR: İnternetten leblebi, çekirdek satar gibi Samuray kılıcı satılmasının önüne geçilmeli. Samuray kılıcına ulaşım, bu denli kolay olmamalı. Bu tür kılıçların, “Hediyelik eşya” kategorisine alınmasına yasak konmalı.

- İKİ: Canavarca hisle cinayet işleyecek denli hasta ruhlu kişilerin, devlet tarafından takibi yapılmalı ve tedavi altına alınmalı. Takip ve tedavi işi, ailenin inisiyatifine bırakılmamalı.

*

- ÜÇ: Cinayet işleyecek denli sorunlu çocuğuyla ilgilenmeyen, o çocuğa kılıç alabilecek parayı veren anne baba da bu işten sorumlu tutulmalı. Hiç değilse vicdanen yargılanmalı.



*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıcıyla kadın katleden adam deli mi?

Adı: Başak Cengiz.

Mimar bir kadın. Gencecik. Nişanlı.

Ankara’da yaşıyor. Bir inşaat firmasında çalışıyor.

Çalıştığı firma, genç kadını geçici görevle İstanbul’a gönderiyor ve İstanbul’da yaşamaya başlıyor Başak.

Ataşehir’de bir otelde kalıyor. İşine servisle gidiyor.

Derken bir gün...

Otele servisle gitmek yerine yürüyerek gitmeyi tercih ediyor.

Ataşehir caddelerinde yürüyor

Yazının Devamını Oku

Atatürk taşıyıcı ve birleştirici kolon oldu

Atatürk’ü artık, Kemalizm’in dar kalıplarına sıkıştırmadan anıyoruz.

Atatürk’ü artık, bir hayat tarzının dayatması olmaktan çıkararak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, sadece bir kesimin bayrağı haline getirmeden anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, resmi ve zorlama etkilerden arınarak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, alabildiğine sivil, alabildiğine katılımcı biçimde anıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Lütfü Türkkan grup başkanvekili olmasaydı ne olacaktı Yavuz Bey?

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, benim sevdiğim, saydığım ve takdir ettiğim bir siyasetçidir.

Kendisini destekleyen sayısız yazı yazdım.

Siyasette kişisel olarak her zaman iç tutarlılığını korumaya özen gösteren bir yapısı vardır Ağıralioğlu’nun.

*

Fakat dün Lütfü Türkkan olayıyla ilgili olarak yaptığı açıklamayı okuyunca...



Yazının Devamını Oku

Onlarda iptal kültürü... Bizde linç kültürü...

Batı'da iptal kültürü diye bir şey çıkmış.

Nedir iptal kültürü?

Şöyle bir şey:

*

Herhangi bir ünlü...



Yazının Devamını Oku