Yaşananlar

Dursun GÜNDOĞDU
Haberin Devamı

Böyle başkanlar da vardı

RAHAT uyu babacığım...Böyle diyor Güler Zaim, babasının yazdığı kitabın önsözünde... Güler Zaim, Antalya belediye başkanlığı yapmış, ardından milletvekili seçilmiş Dr. Burhanettin Onat'ın kızı... Ailenin tek çocuğu...Geçen gün beni ziyarete geldi... Elinde de, ‘‘Bir Zamanlar Antalya’’ adlı kitap... Kitabı, bir Antalya sevdalısı olan babası yazmış. Ama, bastırma fırsatı bulamadan bu dünyadan göçüp gitmiş. Aradan 25 yıl geçtikten sonra kitap şimdi piyasada... Daha doğrusu, Koç Vakfı'nda...

Kitaptan önce, Dr. Burhanettin Onat kim ona bir bakalım... Antalya sevdalısı bu bir... Yardımsever bu iki... Tarih, müzik ve arkeoloji meraklısı bu üç...

Yazar başkan

Antalya sevdalısı çünkü; Antalya için iki piyes ve çok sayıda fıkra yazmış, ‘‘Turistik Antalya’’ adını verdiği iki eser ortaya koymuş.Yardımsever çünkü; gece fırtınalı havalarda bile faytona atlar gider, hastasını muayene eder, para almadığı gibi, cebinden ilaç parası da bırakırmış. Tarih, müzik ve arkeoloji meraklısı çünkü; işte, en güzel örneği, ‘‘Bir Zamanlar Antalya’’ kitabı... Baştan sona Antalya tarihi kokuyor. Bir gün, mebus iken, katıldığı bir resepsiyonda Aspendos Tiyatrosu'nun bir bölümünün yıkıldığını duymuş, smokiniyle Meclis'e koşup Bütçe Komisyonu'ndan tamirat için ek tahsisat çıkarttırmış. Arkeoloji için yapamayacağı yokmuş. Ayrıca, müzik yönü de varmış. Keman çalıyormuş. Hem batı müziği, hem de Türk sanat müziği...

BURASI TÜRKİYE

Kısaca, Dr. Burhanettin Onat, Antalya'nın batıya bakan yüzü olmuş. Tarihe, arkeolojiye, müziğe, resme, turizme hayran bir belediye başkanı düşünün... Üstelik keman çalan, tiyatro eserleri yazan, cilt cilt kitaplar ortaya çıkaran bir belediye başkanı... Dikkatinizi çekerim; başkan olduğu tarih 1946... Tam 55 yıl önce... Ve, dönüp şimdiki belediye başkanlarına bir bakın...

Kötü örnekler ararken, Antalya ile sınırlı kalmayın.

Yurt sathında şöyle bir gezinti yapıp, kısa bir süre önce belediye başkanlığı yapmış olanlara bir bakın... Ne eserler bırakmışlar acaba?.. Dini siyasete alet etmekten, usulsüzlükten, yolsuzluktan başka... Bu örneklere, Türkiye'den Şevki Yılmaz, Antalya'dan da Çalkayalı Süleyman Yılmaz yeter herhalde...

1946 nire, 2001 nire...

Ama, burası Türkiye...

dgundogdu@hurriyet.com.tr

TELEFON: (0242) 340 38 38

Yanlış nerede?

Belediye başkanları sel bölgelerini gezmiş... Ama, kabak bizim matbuat takımının başına patlamış. Gecekonducular, ‘‘Neredeydiniz?’’ diye bizimkilere hesap sormuş. Daha doğrusu, tekme, yumruk dayak atmışlar. Sözde, bir gün önce telefon edip çağırmışlar da, gazeteciler gelmemişler...

Asıl hesap sorulacak birileri varsa, önce o gecekonduculardan hesap sorulmalı... ‘‘Aklınız neredeydi?’’ diye... Bir de, başkanlardan... Haaa, mevcutlardan mı, geçmişlerden mi onu bilemem... Eğer, devlette devamlılık esası hala varsa, mevcutlardan...

Şimdi, gecekonduculara ben soruyorum... Hazine arazilerine o kaçak gecekonduları yaparken, izni gazeteciler cemiyetinden mi aldınız?.. Elektriğinizi, suyunuzu gecekonduyu teşvik için Hürriyet Gazetesi mi bağlattı, Sabah Gazetesi mi?.. Dere, ırmak, çay ağızlarına, suyun denize akıp gideceği yollara binaları ben mi diktim, duvarları ben mi çektim?..

GELELİM BAŞKANLARI

Gelelim belediye başkanları safhasına... Yağmalanan araziler üzerine ruhsatsız, kaçak binalar yapılırken buraları yıkmak için neden gitmediniz de, sel basınca gidiyorsunuz?.. Bu topraklarda yaşayan 70 milyon kişinin hakkı olan hazine arazileri gaspedilirken aklınız neredeydi?.. Bunun tek bir cevabı var; seçimler zamanı verilen oy, oy, oy...

Ve, bu sorum da siz vatandaşa... Ne olur söyleyin... Sel baskını olduğunda, gecekonduların sular altında kalmasının matbuat takımıyla ne ilgisi var?.. Devletin arazisini gaspeden gecekonducu mal mülk ediniyor, buna müsade eden veya tapu dağıtan belediyeci oy topluyor, ama ne yazık ki dayağı gazeteci yiyor.

Bir yerde yanlış var ama nerede?

Seçmenin fendi

Hikaye Muzaffer Şamiloğlu'ndan;

Siyasilerden biri, seçim bölgesine gidip vatandaşlardan oy ister.

- Oylarınızı bana vereceksiniz değil mi?

- Hayır vermeyeceğiz

- Neden?

- Başkasına söz verdik

- Kime?

- Okur yazar olan birine

- Ben okur yazar değil miyim?

Ünlü sözler

‘‘Kafasına çılgınlık girmemiş dahi

yoktur.’’ Aristo

Yazarın Tüm Yazıları