Gelecek yılın risklerine hazır mısınız?

Öteden beri anlatılagelen, ODTÜ’de tek soruluk bir sınav sorusu ile hikayesine aşina olduğumuz Prof. Dr. Muhan Soysal hocanın “What is Risk? / Risk Nedir?” sorusuna cevaben, basit ama tam puanlık cevabı bulan öğrencisinin ne yazdığını bilmeyen yoktur sanırım. “Risk Budur!” yazıp boş kağıt teslim eden öğrencinin aldığı riskle verdiği yanıt, riski tam olarak tanımlamış...

2020 yılının son üç çeyreğini pandemi koşullarında geçirmiş bir dünyada hep birlikte yaşadık. Elbette COVID-19 pandemisi öngörülmeyen bir risk faktörüydü. Eğer riskin tanımı hedeflere ulaşılmasını etkileyecek bir olayın meydana gelme olasılığı ise işte tam da bu tanıma uyuyordu COVID-19. Dünya üzerinde bu riski bilerek hareket eden, iş planına bu riski de dahil ederek eylem planı yapan çok az organizasyon olduğunu düşünüyorum. Risk yönetimi, bu açıdan bakıldığında, daha geniş perspektifte ele alınmalı ve organizasyonların yıllık eylem planlarında bu faktör gözden kaçırılmamalıdır.

“IIA” Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsünün bu sene yayımladığı ONRISK 2021 raporuna göre 90 farklı organizasyondan seçilen yönetim kurulu üyeleri, iç yönetim ve iç denetim yöneticileriyle yapılan anketler ve görüşmeler sonucunda üzerinde en sık durulan toplam 11 risk üzerinde mutabık kalındı:

Siber Güvenlik: İlk sırayı siber güvenlik aldı. Siber güvenlik saldırıları artık daha karmaşık ve çeşitli. Marka itibarlarına zarar veriyor ve ciddi mali etkileri olabiliyor. Bu risk, kuruluşların siber saldırı tehdidine yeterince hazır olup olmadığını inceler.

Üçüncü Taraf (Third Party): Bir kuruluşun başarılı olabilmesi için harici iş ortakları ve satıcıları ile sağlıklı ilişkiler kurması gereklidir. Bu risk, kuruluşların üçüncü taraf ilişkilerini seçme ve izleme yeteneklerini inceler.

Yönetim Kurulu Bilgileri: Düzenleyiciler, yatırımcılar ve halk, daha güçlü yönetim kurulu gözetimi talep ettiğinden, yönetim kurulları karar verebilmek için kendilerine sağlanan bilgilere daha fazla güvenirler. Bu risk, kurulların eksiksiz, zamanında, şeffaf, doğru ve ilgili bilgileri aldıklarından emin olup olmadıklarını inceler.

Sürdürülebilirlik: Çevresel, sosyal ve yönetim farkındalığının büyümesi, organizasyonel karar verme sürecini artık daha fazla etkiliyor. Bu risk, kuruluşların uzun vadeli sürdürülebilirlik sorunlarını ele almaya yönelik stratejiler oluşturma becerilerini inceler.

Bozucu İnovasyon (Yenilik): Yıkıcı teknolojilerle beslenen yenilikçi iş modelleri çağındayız. Bu risk, kuruluşların kesintiye uyum sağlamaya veya kesintiden yararlanmaya hazır olup olmadıklarını inceler.
Gelecek yılın risklerine hazır mısınızEkonomik ve Siyasi Dalgalanma: Ulusal seçimler, çok uluslu ticaret anlaşmaları, yeni veya genişletilmiş koruma tarifeleri ve rutin makroekonomik döngülerin zamanlamasına dair belirsizlik, organizasyonların faaliyet gösterdiği piyasalarda dalgalanma yaratır. Bu risk, organizasyonların dinamik ve potansiyel olarak değişken bir ekonomik ve politik ortamda karşılaştığı zorlukları ve belirsizlikleri inceler.

Organizasyonel Yönetim: Yönetim, bir organizasyonun nasıl yönetildiğinin tüm yönlerini kapsar. Faaliyet alanındaki kurallar, uygulamalar, süreçler ve kontroller sistemidir. Bu risk, kuruluşlarının yönetim sisteminin, kuruluş hedefine ulaşmasında yardımcı olup olmadığını veya engel olup olmadığını inceler.

Veri Yönetimi: Kuruluşların verilere olan bağımlılığı, teknolojideki gelişmeler ve düzenlemelerdeki değişiklikler nedeniyle karmaşık bir şekilde katlanarak artıyor. Bu risk, kuruluşların genel stratejik veri yönetimini yani verilerin toplanması, kullanılması, depolanması, güvenliği ve elden çıkarılmasını inceler.

Yetenek Yönetimi: Büyüyen bir iş ekonomisi, dinamik çalışma koşulları ve dijitalleşmenin devam eden etkisi işin nasıl yapılacağını artık yeniden tanımlıyor. Bu risk, kuruluşların hedeflerine ulaşmak için doğru yetenekleri belirleme, edinme, becerilerini geliştirme ve elde tutmada karşılaştıkları zorlukları inceler.

Kültür: “Burada işler böyle yürür.” mantığı, birçok kurumsal skandalın özünü oluşturmaktadır. Bu risk, kuruluşun istenen davranışı yönlendiren atmosferi, dürtüyü ve faaliyetleri anlayıp anlamadığını, izleyip izlemediğini ve yönetip yönetemediğini inceler.

İş Sürekliliği ve Kriz Yönetimi: Kuruluşlar artık, siber ihlaller, salgınlar, itibar skandalları ve ardıllık planlamasına kadar önemli varoluşsal zorluklarla karşı karşıya. Bu risk, kuruluşların hazırlık yapma, tepki ve yanıt verme ve iyileşme yeteneklerini inceler.

IIA’nın üzerinde titizlikle durduğu 11 maddeyi böyle özetleyebiliriz.

2021 yılı için temennimiz öncelikle COVID-19 global krizimizin sonlanması yönünde. Görünen o ki, dünyamızın başka virüs veya salgınlarla karşılaşma riski her zaman olacak. Bu yıl IIA raporuna eklenen salgın riski hiç de azımsanacak nitelikte değil. Siber tehditler ve kişisel verilerin korunması konuları da her zamankinden fazla üzerinde durulan riskler halini almış durumda.

Riskler hep var olacak. Bize de önlem almak ve hazır olmak düşüyor...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Moda Trendleri Out, Teknolojik Trendler In

Kadınlar olarak moda trendlerinin takipçisi, en çok bileniyizdir. Moda dergilerini hep bu sebepten karıştırır, “En son trend neymiş, moda nedir?” sorularına cevap arar, “Kendine yakışandır!” klişesini okuyarak yine kendi gardırobumuza dönüp içinde kendimizi rahat hissettiğimiz kıyafetlerimizi giyeriz. En son trend deyince ilk bu gelir aklımıza. Peki ya teknolojik trendler?

Baş döndürücü bir hızla gelişen teknoloji konusunda dünya gündemini takipte kalmak, bizleri artık modadan daha çok ilgilendiriyor. Çünkü yenilikçiyiz, çünkü gözümüzü geleceğe diktik. Teknolojiler, yeniliklerin temel itici güçleridir. Teknoloji trendlerinin sunduğu fırsatları hızlı bir şekilde tespit etmeyi başaran herkes, ciro ve verimlilik artışı gibi temelde yatan potansiyellerden yararlanabilecek veya olası problemlere zamanında tepki verebilecektir. Giderek daha hızlı değişen bir dünyada, eğilimlerin analizi ve değerlendirilmesi bir yönelim duygusu yaratır ve başarılı inovasyon yönetiminin temelini oluşturur. 

TrendOne şirketinin 2020 yılı için yaptığı bir araştırmada, Almanya, Avusturya ve İsviçre'deki tüm sektörlerden, 250'den fazla uzmanın görüşlerine başvurulmuş ve ana akımları belirlemek için teknoloji eğilimlerini değerlendirmeleri istenmiş. 

“Şirketiniz üzerinde en çok hangi trendlerin etkisi var? Pazardaki rakiplerinize kıyasla sunulan teknoloji trendlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?” tarzında yöneticilere sorular sorulmuş. Ben de tüm bu sorulara yanıt arayan araştırma sonuçlarını sizlerle paylaşmak istedim. Merak edenlere kaynağın tamamını okumalarını da tavsiye ediyorum. 

Trend olan sektörler gruplandığında; tüketim maddeleri, enerji ve çevre, finansal servisler, yiyecek ve içecek, sağlık ve yaşam bilimleri, IT ve telekomünikasyon, imalat ve mühendislik, medya ve eğlence, kar amacı gütmeyen toplum servisleri, perakende, turizm ve eğlence ile ulaşım ve mobilite ana başlıklarında belirlenmiş ve bu sektörlerdeki mega trendler; otomasyon, bioteknoloji, veri çağı, IT mimarisi, sürdürülebilirlik ve sanallaştırma ana konuları irdelenmiş, bu konulardaki makro ve mikro trendler tek tek ele alınmış. 

Bu trendlerin içinden benim en ilgimi çekenler, IT ve telekomünikasyon ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörlerinin ortak çalışmaları ile insan rahatı için geliştirilen ve yaşam koşullarını iyileştiren trendlerin ortaya çıkardığı keşifler oluyor. Raporda bunlara örnek olarak pek çok keşiften bahsedilmiş. Hollanda meşeli Envision firmasının geliştirdiği “Görme Engelliler için Gözlük”, 2020 trendleri içinde bana göre ilham verici sonuç olmuş. 

Geliştirilen gözlük ile kullanıcıya pek çok kolaylık sunuluyor. Gözlük, çerçevedeki bir kameradan alınan görüntüleri değerlendirebiliyor, kullanıcılar ayrıntı istedikleri mekanlara dokunduğunda kamera etkinleştirilebiliyor. Görüntü analizinden sonra, çevredeki insanlar, yol işaretleri ve toplu taşıma hakkında ses bilgileri oluşturulabiliyor. Gözlükler aynı zamanda yüzleri analiz edebiliyor ve karşılarında oturanı kullanıcılara söyleyebiliyor. Dahası, metinleri tarayıp kullanıcıya okuyabiliyorlar. 

Ne dersiniz? Gelecek oldukça ilham verici değil mi?

Yazının Devamını Oku