Susurluk’tan bir yıl sonra

Seçkin TÜRESAY

Bir yıl önce bir kaza sonucu ortaya çıkan Susurluk Olayı hâlâ aydınlanmış değil. Bir yıllık nüshalarını tarayınca, Hürriyet'in buna verdiği önem anlaşılıyor.

Gerçekten de Hürriyet bu olayı değişik açılardan ve değişik kişilerin objektifinden, belgesel bir gazetecilik anlayışıyla işledi. Olayın aydınlanmasının devletin ve demokrasinin geleceği için taşıdığı önemi, haberi sürekli gündemde tutarak vurguladı.

Amacımız, Meclis'in ve tarafsız yargı organlarının şüpheleri ortadan kaldırması, devletin içinde devlet olamayacağı gerçeğine suçluları cezalandırarak emsal bir karar oluşturmasıydı.

Dünkü manşetimizle, karanlık bir olayın yıldönümüne aydınlatıcı bir belge daha sunuluyordu.

Susurluk Olayı'nın yıldönümünde, Hürriyet bir kapalı kapıyı daha açıyordu.

Devlet içindeki müesseselerin sağlıklı işlemesi sonucunda demokrasi yerleşebilir. Birtakım organlar kendilerine düşen görevi art düşüncesiz ve baskısız yaparlarsa, demokratik rejim kuşkulardan arınarak kendi ayakları üstüne basabilir.

Susurluk Olayı demokrasimiz, devletimiz ve kamuoyu için çok büyük önem taşıyor.

Sisler arkasında kalırsa, bu ülkede yaşayan insanların birtakım kurumlara, mevkilere ve kendi ülkesindeki yönetime güveni kalmaz.

Özgür, dürüst vatandaşlardan oluşan bir ülkede yaşamanın özlemini çekiyorsak, Susurluk Olayı'nı açıklığa sonuçlandırmalıyız.

Yetkili yetkisiz birçok kişi konuşmalarıyla, demeçleriyle gerçekten de kamuoyunu şaşırtmaktadır. Özellikle politika dünyasından birçok kişinin bunu koz olarak kullanması da, olayın saptırılmasına neden olmaktadır.

Bir olayın yıldönümünde, herkesi yargıya ve devlete yardımcı olmaya çağrıyoruz. Biz, bunu yaparken, sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmaktan da ayrı bir görev bilincini taşıdığımızı kanıtladığımız kanısındayız.

Mutlu haftalar dileğiyle.

X