GeriAhmet HAKAN Sizi kimse etkilemiyor Amerika hariç
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sizi kimse etkilemiyor Amerika hariç

- Amerika’dan önce: Cenevre görüşmeleri ipe un sermektir.<br><br>- Amerika’dan sonra: Cenevre görüşmeleri pek önemlidir.

*

Amerika’dan önce: Muhaliflere kayıtsız şartsız destek...
Amerika’dan sonra: Muhaliflere kayıtlı şartlı destek...

*

-Amerika’dan önce: BM’nin “terörist” dediği El Nusra adlı örgüte karşı duyarsızlık.
-Amerika’dan sonra: BM’nin “terörist” dediği El Nusra adlı örgüte karşı teyakkuz...

*

-Amerika’dan önce: Esad rejimi çöktü çökecek...
-Amerika’dan sonra: Galiba o kadar kolay olmayacak...

*

Amerika’dan önce: Tek çare askeri ve silahlı çözüm...
-Amerika’dan sonra: Tek çare Rusyalı siyasi çözüm...

*

-Amerika’dan önce: Esad rejimi geçiş yönetiminde yer alamaz...
-Amerika’dan sonra: Esad rejimi geçiş yönetiminde yer alabilir...

*

Kıssadan hisse:
Ben hayatım boyunca Amerika söz konusu olduğunda hep...
-  O kadar da abartmayın şu Amerika’yı...
-  Amerika’yı gözünüzde büyütmeyin...
-  Bunu da mı Amerika’ya bağlıyorsun, yok canım o kadar da değil.
-  Amerika’ya rağmen de bir şeyler yapılabilir...
-  Her taşın arkasında Amerika aramaktan vazgeç.
Türü binlerce cümle kurmuş biriyim.

*

Son kararımı açıklıyorum:
Bundan sonra bu tür cümleler kurarken inceden bir ihtiyat payı bırakacağım.
Söz.

İçki içmiyorum ama

NE zaman içkiyle ilgili kısıtlamalara itiraz edilse...
Cümle hep şöyle başlıyor:
“Ben hiç içki içmem ama bu yapılanlar yanlış”.
Ben şu ana kadar “İçki içiyorum ve getirilmek istenen düzenlemelere karşı çıkıyorum” diyen birine rastlamadım.
Yani durum şu:
-  Yasaklamaları ve sınırlamaları savunanlar da içki içmiyor...
-  Yasaklamalara ve sınırlamalara itiraz edenler de içki içmiyor...

*

Bu durumda şöyle bir çağrı yapmak gerekiyor galiba:
Hey!
Siz içki içenler!
Biraz da siz konuşsanız...
Mesele doğrudan sizi ilgilendirdiğine göre toplum biraz da sizin düşüncelerinizi, yaklaşımlarınızı, önerilerinizi falan dinlese...

Ferit Şahenk ve bir şehir efsanesi

GEÇEN bir yazıda “Ferit Şahenk önüne gelen restoranı niye satın alıyor?” sorusuna yanıt aramıştım.
Bu konuda sıraladığım olasılık sayısı yedi idi...
Ve fakat...
Meğer bütün şehirde bir nedenden daha söz ediliyormuş ve bu neden efsane olup çıkmış.

*

Şehir efsanesi haline gelen o neden şöyle:
Torba olmayan ağızlar, “Ferit Şahenk buraları hükümetin emriyle alıyor... Vakti zamanı gelince buraları içkisiz yapacak” diyorlar, başka da bir şey demiyorlar.
Ve bunu da gayet ciddiyetle söylüyorlar.

*

Benim de hayal gücüm fazladır.
Bazen dalar giderim uzaklara...
Martılar, vapurlar falan.
Ama kimse kusura bakmasın:
Benim hayal gücüm bu kadarına yetmiyor.

Yılmaz Büyükerşen’i övmek için 7 neden

- BİR: Boş vakitlerini balmumu heykeller yaparak geçirip Eskişehir’e “balmumu heykel müzesi” kazandırdığı için övülmeli.
- İKİ: Hiçbir işi gücü olmayan birinin bile kolaylıkla ortaya yapamayacağı bir işi, onca işinin gücünün arasında yapabilmesi nedeniyle övülmeli.
- ÜÇ: Nâzım Hikmet’in heykelini yaptığı gibi Necip Fazıl’ın heykelini yaptığı için de övülmeli.
- DÖRT: Başbakan Erdoğan’ın heykelini, Kemal Kılıçdaroğlu’nun heykelinden bile daha özenli yaptığı için övülmeli...
- BEŞ: Sadece popüler oyuncuların ve popüler müzisyenlerin değil, aynı zamanda klasik sanatların popüler olmayan büyük isimlerinin heykellerini yaptığı için övülmeli.
- ALTI: Eski Başbakanlardan Adnan Menderes’in heykelini, en hüzünlü şekilde müzeye yerleştirdiği için övülmeli.
- YEDİ: Son dönemde fazlasıyla itilip kakılan heykel sanatının karınca kararınca gönlünü aldığı için övülmeli.

Zeyid Aslan’a ceza vermemişler

AK Parti Disiplin Kurulu, Kamer Genç’e ana avrat küfürler yağdıran AK Parti Milletvekili Zeyid Aslan’a herhangi bir ceza vermemiş.

*

AK Parti Disiplin Kurulu üyelerine sesleniyorum:
-  Siz affetseniz bile partilileriniz affetmez.
-  Partilileriniz affetse bile millet affetmez.
-  Millet affetse bile analar affetmez.
-  Analar affetse bile tarih affetmez.
-  Tarih affetse bile Allah affetmez.

Mekân adapsızlıkları

-İÇERİYE gireni şöyle bir tepeden tırnağa süzme arkadaşım... Önüne bak, işine bak, dalgana bak.
-  Mekânda sadece kendin ve arkadaşların varmış gibi davranma arkadaşım... Orası senin evinin salonu değil ki...
-  En iyi masayı kapmak için ölüm kalım savaşına benzer bir savaş verme arkadaşım... Alt tarafı bir masa ve alt tarafı orada bir iki saat geçireceksin.
“Bakın ne de acayip eğleniyoruz” havası basmaktan vazgeç arkadaşım... Hiçbir çılgın eğlence, “çılgınca eğleniyoruz görüntüsü verme çabası” ile gerçekleştirilemez.
-  Dışarıdan nasıl görünüyorum diye düşünmekten vazgeç arkadaşım... Yoksa kontrol manyağı gibi görünmekten kurtulamazsın.
-  Servis elemanlarına karşı kibar ve anlayışlı davran arkadaşım... Babanın uşağı yok karşında...

Devlet ana

ÜNLÜ avukat Kezban Hatemi’nin oğlu Ali Hatemi, “Annem bana nice zulümler yaptı” konulu bir röportaj verdi Hürriyet Pazar’a...
Melis Alphan’ın yaptığı bu röportaj üzerine ben de...
“Hegemonik Devlet ile Hegemonik Anne arasındaki benzerlikler”e dikkat çeken bir yazı yazdım.

*

Muzip bir okurum sormuş:
“Bu durumda acaba Kezban Hatemi için ‘Devlet Ana’ diyebilir miyiz?”
Cevap veriyorum:
Lütfen rahat oyna dostum, rahat oyna...

X

Apar topar seçime giderler mi gerçekten?

“Ben falanca ay erken seçim bekliyorum” diye açıklamalar yapıyordu Meral Akşener.

Sürekli güncelleyerek...

Baktı, olmuyor.

Vazgeçti tarih vermekten.

*

Baktım, CHP Sözcüsü Faik Öztrak da benzer bir yaklaşım sergilemiş.


Yazının Devamını Oku

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku