"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Rumeli’ye elveda

BALKAN ve Anadolu yarımadalarının bugünkü siyasi coğrafyası yüzyıl önce Balkan savaşlarında oluşmaya başladı. Bunu değiştirmek için çok kan döküldü fakat pek az değişiklikle bugüne gelindi.

Tarihçi Richard Hall’ın dediği gibi, Çanakkale zaferini kazanan ruh, Kasım 1912’de İstanbul kapılarına dayanan Bulgar ordusuna karşı Çatalca cephesinde verilen direniş savaşında doğdu. Hatta, Misakı Milli ve  Lozan’ın temellerini de oraya kadar götürmek mümkün.

Adriyatik Denizi’nden Edirne’ye kadar 170 bin km2 toprak kaybeden imparatorluk... Yanya, İşkodra, Selanik, Üsküp, Manastır, Priştina, Kırcaali, Serez, Kavala iki hafta içinde elden çıkmış... Çatalca da düşerse sıra İstanbul ve Anadolu’ya gelecektir.

Çanakkale de geçilseydi yine öyle olmayacak mıydı?

‘Hasta adam’

Balkan savaşlarındaki utanç verici bozgunumuz iki yıl sonra çıkacak olan Birinci Dünya Savaşı’ndaki kaderimizi tayin etti: İngiltere ve Fransa yük olacağını düşündükleri “hasta adam”ı değil, Rusya’yı müttefik olarak tercih etmişlerdi, bize Almanya ile ittifaktan başka seçenek kalmayacaktı. Sonuç malum!

Balkan Savaşı’nda topraklarını yaklaşık bir misli büyüterek Trakya’ya dayanan Yunanistan’ın ihtirasları kabaracaktı. Aşağıdaki Yunan posteri 1912 yılında çizilmiş: Selanik’i tek kurşun atmadan teslim alan Yunan ordusu, ufukta gözüken Ayasofya’ya yürüyor:

Evet, Sevr’in de kökleri Balkan savaşındadır!/images/100/0x0/55eb41a7f018fbb8f8b56acd

Ulus devletler

Balkan Savaşı’nın hâkim özelliği etnik milliyetçiliktir. Kimliklerin iç içe yaşadığı Balkan coğrafyasında Sırp, Yunan ve Bulgar ulus devletleri etnik temizlik üzerine kuruldu. Anastasia Karakasidou buna “etnik homojenleştirme ideolojisi” diyor.

Bu ideolojiyi Osmanlı tebaası gayrimüslimler de benimsedi, Osmanlı’ya değil, kendi ulus devletlerine sadakat duydular, savaşlarda öyle davrandılar. Birinci Dünya Savaşı ufukta gözükünce Osmanlı, Yunanistan’la ve Bulgaristan’la nüfus mübadelesi anlaşmaları yaptı; Yunanistan’ın göz koyduğu Ege illerinden 200 bin Rum Yunanistan’a gönderildi... 1915’de Ermeni tehciri ve 1923’te Lozan mübadelesi...

Bu öyle bir “uzun yüzyıl”dır ki, Balkanlar ve Kafkaslar’daki ulus devletler Türkiye’ye bir asır içinde 5 milyon Müslüman’ı tehcir ettiler! 3 milyon Müslüman hayatını kaybetti!

Anadolu’dan uzaklaştırılan Hıristiyan sayısı 2 milyondur!

Herkes çok büyük facialar yaşadı; herkesin “öteki”ni suçlayacak nedenleri var!

‘Rumeli’ye elveda’

Bu akşam saat 20.00’de CNN Türk’te izlemeye başlayacağınız “Rumeli’ye Elveda” belgeselinde bunlar var. Osmanlı’nın niye bu kadar çabuk çöktüğünü de izleyeceksiniz: Siyasete batmış ordu, komiteleşmiş partiler, gece Bulgar projektörlerinden korkup kaçan eğitimsiz askerler, cinden korkup gece eğitimini reddeden redif alayları... Açlık, yılgınlık, bitkinlik...

Buna karşı, militarist modernleşme ve etnik milliyetçilikle motive olmuş güçlü Balkan orduları!

Etnik milliyetçilikler çatışmasında mahvolmuş milyonlarca insan ve dahası, geleceğe bıraktığı kin duyguları; son örneği Saraybosna faciası...

Bu belgeseli tarih tekerrür etmesin diye hazırladım.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI