Ruh sağlığını korumak için bünyeye iyi gelen hareketler

HAVA birden bulutlanıyor bazen. Mevsimin ne olduğunun önemi yok.

Haberin Devamı

Kış, fırtına yazın en sıcak gününde bile kapını çalabiliyor. Ya da Kasım başında ne kar, ne soğuk düşmemişken daha başa, senin ruhun ayaza kesebiliyor. Sevgilin gidiyor, patronun şarlıyor, kredi kartı ekstren el yakıyor ya da memlekete kızıyorsun. Hiç farketmez.

Farzı misal, bazen de durduk yerde bir sabah kalbinin ya da beyninin orta yerinde ¨karanlık oda¨ ile uyanıyorsun. Kalp işleri kalbe, para işleri beyine gelip karanlık oda kurar çünkü. Sonra o odadan çıkacağım diye uğraş dur.

Böyle zamanlarda o karanlık odayı yavaş yavaş, çaktırmadan, bünyeye fark ettirmeden, tereyağından kıl çeker gibi aydınlatacak bir kaç hareket biliyorum ben.

Zaman içinde öğreniyor insan. Eşten dosttan, kitaplardan öğrendiklerini de üzerine katıyor.

Cebinde bir “acil durum” listesi ile yaşıyor. Siz de yapın bu listeden.

Haberin Devamı

Hayat, bu listeler olmadan bazen çok zor. Peki ne yapmak gerek?

* Dünyanın en neşeli arkadaşına sahip olun ve onu sakın kaybetmeyin.

* Bir otomobiliniz olmayabilir, ama bir bisikletiniz mutlaka olsun.

* Bir aileniz olsun. (Sizin için endişelenecek yakınlar her zaman güç verir.)

* Otobüse binip gitmeye her zaman paranız olsun. (Çok yakın bir yere olabilir, günübirlik olabilir ama gitmek ve sonra geri gelmek her zaman olaylara dışarıdan daha berrak bir akılla bakabilmeyi sağlar.)

* Elinizden gelen bir iş olsun, bu iş hobiniz olsun (çiçek bakımı, musluk tamiri, kolye küpe yapımı, dekorasyon işte bunlar hep bunalım-savar.)

* Sahip olduğunuz manevi şeylerin listesini yazdığınız ve karanlık odaya düştüğünüzde açıp bakacağıbız bir ¨şükran listeniz¨ olsun.

* Ama asıl en önemlisi; sağlığınızdan daha önemli hiçbir şey yok bu hayatta. Siz sadece bunu bile cebinize koyup arada baksanız yeter.


ŞEMS DEMİŞ Kİ;

Eğer hala KIZIYORSAN,
kendinle olan kavgan bitmemiş demektir.
Eğer hala KIRILIYORSAN, gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.
Eğer hala KINIYORSAN, düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir.
Eğer hala KARŞILIKSIZ SEVMİYOR ve SEVGİNDE AYIRIM YAPIYORSAN, hala akıl ve mantığını kullanıyor, içindeki sevginin boyutlanmasına engel oluyorsun demektir.

Haberin Devamı

Eğer hala BEN demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.

Eğer hala BEN demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.
VE EĞER HALA ŞİKAYET EDİYORSAN,
HAKİKATİ GÖREMİYORSUN DEMEKTİR.

Yazarın Tüm Yazıları