GeriOya BERBEROĞLU Oya Berberoğlu: Halki Palas Toplantıları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Oya Berberoğlu: Halki Palas Toplantıları

Oya BERBEROĞLU

YENİ açılımlar için yeni buluşmalara evsahipliği yapacak.

Tıpkı tarihte önemli buluşma mekánı olduğu olduğu... Yani, Heybeliada'daki Halki Palas Oteli. Burası Osmanlı'da, Cumhuriyet'in ilk yıllarında, devleti yönetenlerin buluşma yeri olmuş. Ankara Palas gibi...

İlki bu ay olmak üzere (20 Ocak), her ay yapılacak ‘Halki Palas Toplantıları’ başlıyor.

CHP'nin yeni dönem çalışmalarının-bilim, sanat, kültür, ekonomi, siyaset, toplum, yönetim platformu- bir parçası da ‘Halki Palas Toplantıları’ olacak.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Başdanışmanı, eski milletvekili Bülent Tanla, bu platformun başına getirilmiş.

Niçin Halki Palas tercih edildi dediğimizde Tanla, ‘‘Tarihimizde önemli siyasi toplantılar burada yapıldığı için’’ karşılığını veriyor.

Toplumun çeşitli kesimlerinden konuklar, Halki Palas Toplantıları'nda özgün çalışmalarını, projelerini tartışma fırsatı bulacaklar. Türkiye ve dünya sorunlarına yaklaşımlarını ortaya koyacaklar.

Her ay başka bir konu, sorun, arama konferansı diyebileceğimiz bu toplantılarda ele alınacak. CHP de gelen dalgaları dikkate alıp, fikirlerden, projelerinden yararlanarak parti söylemini etkili hale getirmeye çalışacak sanırım. Tam gün sürecek toplantılar basına kapalı.

Yukarıda kısa geçtiğim platformu ve çalışmalarını, önümüzdeki günlerde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal kamuoyuna açıklayacak.

Platformun bir de yürütme kurulu var. Kurulda Prof. Eser Karakaş, Prof. Ahmet Yücekök, Prof. Hurşit Güneş, Zülfü Livaneli, Zafer Ataylan, Prof. Süheyl Batum, Şükrü Elekdağ ve Gökhan Çırnaz yer alıyor.

Hem parti içinde hem dışarıda CHP sağa kaymakla eleştiriliyor. Hatırlarsınız bir süre önce Şair Edebali, Bedrettin tartışmaları yapılmıştı. Deniz Baykal'ın, bazı sağ partili eski milletvekilleriyle yakın temasları olduğu söyleniyor, bunlar CHP'nin ‘‘sağa kayışına’’ örnek olarak gösteriliyor. Yoksa CHP de moda deyimle merkez sağa mı oynuyor!

Toplumun her kesimine kapılarının açık olduğunu, kucakladıklarını söyleyen Deniz Baykal ve yönetimi, bakalım CHP'yi nereye taşıyacak?

CHP'ye yeni ivme kazandırma çalışmalarını ve sonuçlarını merakla bekliyoruz.

Milletvekillerine lokanta yok

TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Sekreterliği'nden açıklama gönderdiler.

Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Şahap Alp imzalı açıklamada, TBMM'de milletvekilleri için yeni bir lokantaya ihtiyaç olmadığı, dolayısıyla böyle bir projenin bulunmadığına yer veriliyor.

Geçen hafta ‘‘Türkiye Büyük Aile Meclisi’’ başlıklı bir yazı yazmıştım. Meclis'te lüks bir restoran projesinin (1 trilyon lira) hayata geçirileceği haberinden yola çıkarak, projenin gereksizliğini anlatmaya çalışmıştım.

TBMM'nin açıklamasında, TBMM bahçesindeki yaklaşık 300 metrekare büyüklüğündeki çiçek üretim seralarının yeniden yapıldığı ve 36 milyar lira harcandığı bilgileri veriliyor.

Yazdığımız gibi milletvekillerinin düğünlerini de yapabilecekleri tarzda bir lüks lokanta projesi olmadığı ifade ediliyor.

Biraz araştırınca anlıyoruz ki lokanta projesi varmış. Yazılanlar doğru yani. Ancak hassasiyet yaratınca 1 trilyonluk bu projeden vazgeçilmiş.

Gereksiz bir yatırımdan dönülmesine sevindik...

Cevap geldi mi acaba?

ANKARA Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcısı Nuh Mete Yüksel, ‘Kasırga Operasyonu’ bağlamında haklı olarak bürokrat ayağını da soruşturmaya başlamıştı.

Yüksel, ‘Kasırga Operasyonu’ yani bankalar operasyonu bağlamında Hazine'ye, bürokratları sordu. Devletin el koyduğu, Fon'a devrettiği bankalarla ilgili olarak. Bu bankaların kötü yönetilmesine, soyulmasına kimler göz yumdu?

Acaba Nuh Mete Yüksel'e cevap geldi mi?

Sanıyorum Savcı Yüksel, soruşturmasını derinleştirecek. 1994'ten bu yana Hazine murakkıplarının (Şimdi BDDK bağlılar) yazdıkları raporları, ilgili kuruluşlardan isteyecek. Özel denetim kuruluşlarının raporlarını da. Tabii o zamanki Fon yetkilileri, Hazine yetkilileri bu raporlar karşısında ne demişler, neler istemişler, onları da o ilgili bankalardan soracaktır.

Bu kapsamda Egebank'la ilgili olarak bankanın, belgeleri Yüksel'e gönderdiğini duydum.

‘Cepcazına’ attığını biliyordu

CAVİT Çağlar hálá yurtdışından dönmedi. Interpol tarafından aranıyor.

Cavit Çağlar ile İsviçre'ye gittikten sonra da birkaç kez konuştuk. Daha önceki konuşmalarımızda da ısrarla sormama rağmen Murat Demirel ve Egebank'la ilgili sorularıma yanıt vermiyordu. En son konuşmamızda (1 ay kadar önce) yine sormuştum. Murat Demirel ile kredi ilişkiniz var mıydı? diye. Henüz Egebank'tan aldığı krediyi Murat Demirel'in şahsına ödediği konusu kamuoyuna yansımamıştı. O konuşmamızda yazılmamak kaydıyla şöyle demişti Çağlar:

‘‘Bayraktar zamanında alınan bir kredi var. Murat'a gel anlaşalım dedim. Ödeme anlaşması yaptık. Her ay 125 bin dolar ödemek üzere anlaştık. Ben gemimi (yat) verdim. 6 ay beni oyaladı. Abi ödeyeceğim sıkışığım dedi. Bir kuruş bile ödemedi. Benim gemiyi de satmış cepcazına atmış. Şerefsiz beni de dolandırdı...’’

Sonra Egebank-Çağlar kredisi konusu kamuya yansıdı biliyorsunuz. Ne olmuştu?

Çağlar'ın grup şirketleri Egebank'tan 7.4 milyon dolar kredi kullanmış. Krediye Egebank'tan almış ama ödemeyi Murat Demirel'e yapmış. Onun bu parayı Çağlar'ın deyimiyle ‘‘cepcazına’’ atmasına yardımcı olmuş. İnsanın aklına gelmiyor değil bile bile lades yapmış diye.

Çağlar'ın ödemeleri Egebank kayıtlarında görünmedği için borcu faizleriyle beraber giderek büyüyor. Şu anda 7.4 milyon dolarlık borç 11 milyon dolara çıkmış durumda.

Daha önce bir konuşmamızda, ‘‘Helalleşip, borçlarımı ödeyip, sanayiciliğe dönmek istiyorum’’ diyen ve her ne geldiyse başına ‘siyasette, bilmediği bankacılık işine girmekle’ geldiğini savunan Çağlar, bu yolları kendisine açan Demirel Ailesi'yle nasıl helalleşecek merak ediyorum. Özellikle de Murat Demirel ile...

X