Onlar ve biz

ATİNA’ya geldiğimiz günden beri ilk kez gerçek bir olimpiyat günü yaşadım diyebilirim. Atletizmin dördüncü gecesinde iki büyük yarış ve iki muhteşem şampiyon vardı.

1500 metrede dünyanın en iyi ismi olan Faslı Hicham El Guerrouj gerçek bir şampiyonun neler yapabileceğinin en açık kanıtıydı.

Sydney’de son anda geçilen bu dev atlet, Atina’da altını almayı kafasına koymuştu. Muhteşem bir tempo ile başladığı yarışı yine süper bir finişle tamamlarken, Kenyalı rakibi Bernard Lagat ile girdiği mücadele uzun yıllar atletizm severlerin hafızasından silinmeyecek gibi. Bir 100 metre finali havasında biten 1500’ün son metrelerinde Hicham’ın yine geçileceğini düşündük. Ama o muhteşem atlet, Kenyalının süper atağına daha güçlü bir cevap vererek olimpiyat altınına bu kez ulaşmayı başardı. Bu metrede dünyanın tartışmasız en iyi ismi olan 30 yaşındaki şampiyon, kazanmanın haklı gururunu yaşarken, belki de geçmişten bugüne ayakta kalan tek dev isim olmanın mutluluğunu da hissediyordu. Guerrouj hem 4 yıl öncesinin rövanşını alırken, ‘4 yıl önce üzüntüden gözyaşı döküyordum, bugün ise mutluluktan ağlıyorum. Sanki 5 yaşındaki bir çocuk gibiyim’ diyordu.

Isinbayeva süperdi

1500 metrede yıllar boyu hafızalardan çıkmayacak bu muhteşem yarışın bitiminden birkaç dakika sonra bir başka büyük başarıya tanık olmak unutulmaz gecenin farklı bir tadıydı.

Bayanlar sırıkla atlamada enfes bir performans çizen Rus Isinbayeva yükseklikleri hiç zorlanmadan tek tek aşarken sanki kıracağı rekorun haberini veriyordu. 4.90 ile 30 Temmuz’da Londra’da kırdığı rekoru bu kez geliştireceğinin müjdesini veren Isinbayeva, rakipleri vatandaşı Feofanova ve Polonyalı Rogowska’nın vedasından sonra bile altın madalyanın kendisine yeterli olmadığını söyledi. Çıtanın 4.91’e konulmasını istediğinde 70 bin kişi soluğunu tutmuş onu bekliyordu. Son derece rahat geldi ve Atina’nın muhteşem stadında rekorunu tüm dünyaya duyururken statta sanki bir gök gürültüsü patlamıştı.

Muhteşem gece muhteşem bir rekorla kapanırken, avuçlarımız patlayana kadar bu büyük yıldızı alkışlıyor ve böyle şampiyonların sayısının daha da artmasını diliyorduk. Hele hele buraya gelip 3 adım atlamada iki hakkında yürüyüp son hakkını da kullanmayan Berk Tuna gibi turistlerden sonra böyle şampiyonları alkışlamak gerçekten keyifliydi.

Bağlamayı öğrenin

Bir altın, bir bronz beklediğimiz güreş gecemizi sadece Şeref’in gümüşüyle noktaladık. Güreşin yeni değişen kuralları arasında bağlama diye bir şey var. Ama biz bu bağlamayı bir türlü beceremiyoruz. Hamza’nın kaybettiği 2 güreşte bu bağlama sonucu oldu. Şeref ise künde oyununun kurbanı. Birisinin bizimkilere bu bağlamanın önemini anlatması lazım. Yoksa Karalin’in başını yiyen bu oyun, bizim canımızı daha çok yakar.
Yazarın Tüm Yazıları