Ne siyaset değişir ne de siyasetçiler

II. Meşrutiyet’in İlk Yılı / 23 Temmuz 1908 - 23 Temmuz 1909 kitabını okuyup bitirdiğimde, iki karşıt duygu birbiriyle çarpıştı durdu: Umutsuzluk ve umut.

Kurtarmak için gelenlerden kurtulmak için çekilen eziyetler, ödenen bedeller...

Önceleri gelenler, cicim aylarında herkesle, elbette önce basınla öylesine bir dostluk kurarlar ki, işte matbuat hürriyeti diye sevinç çığlıkları atılır.

İttihad ve Terakki de böyle yaptı, verilen ziyafette, masayı övgü düetleri şenlendirdi.

Daha sonra yasalarla, yaptıklarını eleştirenlerin özgürlük dairesini daraltmaya başladılar.

Kitap, ay ay bir yılın belgesel dökümünü içeriyor. Yükseliş diye başlayan bir çöküşün öyküsü. Sıkıcı bir tarih kitabı değil. Kaynaklar taranarak, yazanın sübjektif yargıları öne geçmeden, zamanın gazetelerinden, haberlerinden süzülerek hazırlanmış, gerçekten de soluk soluğa okuyacağınız roman gibi bir kitap.

Bazıları roman gibi sözünü bir hafifliğin simgesi zannederler, oysa bugün önemli bilim kitapları bu anlayışla yazıldıkları oranda okunuyorlar.

Sunuş’ta Ömer M. Koç, kitabın niteliğini özetliyor:

"Araştırmacılar ve yakın tarihimize genel anlamda merak duyanlar açısından, Osmanlıca kaynaklara ulaşmanın ve bunların kullanımının zorlukları gözönüne alındığında, bu çalışmanın önemi daha da artmaktadır. Döneme ait belgelerin, devlet adamları, edebiyatçı ve yazar portrelerinin, siyasi ve askeri olaylar sırasında çekilmiş fotoğrafların kullanımı, bu yayını aynı zamanda görsel anlamda da zenginleştirmekte ve ileride de başvurulacak bilimsel bir referans kitabı haline getirmektedir."

Mete Tunçay
’ın En Uzun Yıl yazısı, o bir yılın kısa ama yoğun röntgenini bize çıkartıyor. Onun, bir yıl içinden tarihin cımbızıyla çektiği olaylar, atamalar hiç kuşkunuz olmasın bugüne tutulmuş bir ışıldak:

"Bu kitap, hem belli başlı monografilerin hem de süreli yayınların araştırılmasıyla çok iyi hazırlanmış. Özellikle, çeşitli koleksiyonlardan yararlanılarak derlenip çift sayfa basılan fotoğraflar, şimdiye kadar rastlamadığımız mükemmellikte bir görsellik sergiliyor."

Her ayın sonunda, Türkiye’de Olup Bitenler başlığı altında, o bir aydaki bütün olaylar özetleniyor. Ayın panoraması diye de tanımlayabileceğimiz bu sayfadaki haberler ve belgeler, geniş kapsamlı olayların anlaşılır bir platforma oturtulmasını sağlıyor.

İkinci Meşrutiyet’in İlánı’ndan sonra en dikkatimizi çeken husus, istibdat devri ünlülerinin, hafiyelerinin saraydan uzaklaştırılması, genelde de yabancı bandıralı vapurlarla kaçmaları.

Yalnız hafiyeler değil, elbette mevkilerini, ünlerini kullanarak servet edinenlerin de kimisi yakalandı kimisi de kaçıp yüzbinlerce frankla dışarda keyif sürdü.

Onların kasaları açıldığında ortaya çıkan servet acaba bugünün okurunu şaşırtacak mı? Yoksa ilerde bugünü yazanlar da kitaplarına gene açılmış kasalardan çıkan miktarları, altınları koyacaklar mı?

Credit Lyonnaise’in yerini acaba hangi bankalar alacak?

İçerde bir zayıflama başladığında, azınlıklar, cemaatler de elbet baş kaldırır. Önce Meşrutiyet kutlamalarına katılan yabancı din adamları, daha sonra nümayişlerle, haklarının yüz ölçümünü genişletmeye başlıyorlar.

Meşrutiyet’ten sonraki dönemde Hüseyin Cahid, Hüseyin Kázım ve Tevfik Fikret tarafından çıkarılan Tanin gazetesinde, istibdattan önce elden ele dolaşan Sis şiirinden sonra Rücû şiiri yayınlanıyordu.

Siyasal hareketlerin, darbelerin, devrimlerin bir kutlamalar süreci olduğu bilinir. Elbette bunu marşlar izler, Mösyö Karikopolo’nun Kanun-ı Esasî Marşı gibi.

ÇOK RÜŞVET YEDİĞİ İÇİN  ADI HARAMİ PAŞA OLDU

(Ha) Rami Paşa’nın kasasından çıkanları okumanızı isterim. Tevkif edildikten sonra eşinin hazır bulunduğu halde kasası açılmış, iki yüz bin liraya yakın banka çek ve senetleri, ayrıca bir çok emlak ve akar senetleri bulunmuş. Hesapların hepsi de Credit Lyonnaise’de imiş.

Yağmalar bölümü sanırım siyaset tarih kitaplarının en zengin malzemelerinin bulunduğu sayfalardır.

Sevilenler de vardır aralarında, Receb Paşa’nın cenazesine 100 bin kişi katılır. Yeni bir dönemde, işçiler de haklarını ararlar, grevler başlar:

"İkinci Meşrutiyet’in ilánından altı gün sonra, 30 Temmuz’da Adalar’a yolcu taşıyan İdare-i Mahsusa vapurları çalışanları geciken maaşları karşılığında kendilerine bir miktar para verilmedikçe köprüden hareket etmeyeceklerini açıkladılar."

İkinci Abdülhamid
’in 68. doğumgününe İttihad ve Terakki Cemiyeti üyeleri de katılmıştı.

Abdülkadir Olayı okurlarımız için trajikomik bir anlam taşır.

Karagöz Olayı diye de bilinen olayda, Üsküdar’daki bir imam vekili, tiyatroları basar, perdeyi yıkar, gerekçesi Meşrutiyet düzeninde inançların zayıflamasıdır.

Çok iyi bir kitap. Hem tarihi öğreneceksiniz, hem sık sık her rejimde tekrarlanan sahneleri göreceksiniz.

Edebiyatın, sanatın ne durumda olduğunu öğrenebilmeniz için iki yazıyı salık vereceğim:

Biri, Tahsin Nahid’in Nesl-i Cedîd Edibeleri yazısı, ikincisi Mehmed Rauf’un Edebiyat-ı Hazıraya Dair’i.

Kitaplığınızda bulundurun, sık sık bakma gereği duyacaksınız, bugünle dün arasındaki gelgitlerde sizi bilgilendirecek, aydınlatkacak bir çalışma.

(II. Meşrutiyetin İlk Yılı. 23 Temmuz 1908 - 23 Temmuz 1909, Danışma Kurulu: Nuri Akbayar, Raşit Çavaş, Yücel Demirel, Bahattin Öztuncay, Mete Tunçay, Kitap Koordinatörü: Tamer Erdoğan, Aygaz - Yapı Kredi Yayınları )

Bayram için okuma tavsiyeleri

áKanaldaki Ev / Georges Simenon - Çeviren: Oktay Rifat / Kabalcı Yayınevi

Ünlü polisiye yazarı Georges Simenon, Oktay Rifat çevirisiyle okurlarının karşısına çıkıyor. Brüksel’in soğuk, çamurlu yollarında, bir trenin içinde başlayan roman, genç bir kız olan Edmee’nin etrafında gelişen olayları konu alıyor.

á İstanbul’un Tramvayları Dan Dan / Selim İleri / Doğan Kitap

Ünlü öykücümüz Selim İleri, artık neredeyse bütünüyle kaybolan eski İstanbul’u anlatıyor. Yazar, eski İstanbul’un yanısıra ünlü edebiyat, tiyatro, sinema sanatçılarına dair hatıraları da aktarıyor. Artık olmayan bir bahçeye girmek için geçeceğiniz bir hatıralar kapısı gibi.

áKaraböcü Kayboldu / Niran Elçi / Günışığı Kitapları

Karaböcü serisinin 4. kitabı olan Karaböcü Kayboldu’da, yaramazlık edip pencereden sokağa atlayan küçük kedi Karaböcü, önce yeni tanıştığı sokaklarda keyifle dolaşır. Ancak daha sonra tanımadığı insanlar ve hayvanlar arasında kaybolur. Evini çok özleyen Karaböcü’yü çocuklar ilgiyle okuyacaktır.

áÇiçek Senfonisi / Özdemir Asaf / Yapı Kredi Yayınları

Yapı Kredi Yayınları, Özdemir Asaf’ın sağlığında yayınlanan yedi şiir kitabını bir araya getiriyor. Şiir tarihinde hiçbir akıma bağlı kalmayan Özdemir Asaf, Yalnızlık Paylaşılmaz, Delisi gibi ünlü şiirleriyle, şiir severlerin kayıtsız kalamayacağı bir şair.

áİlklerin Kitabı / Trevor Homer / Pegasus Yayınları

İlklerin Kitabı, tütünden biraya, penisilinden komediye gündelik hayatımızda karşımıza çıkan pek çok konunun tarihçesine eğilen bir kitap. Sinemeda seksin ilk örneğinin ne zaman, hangi filmle ortaya koyulduğu, dünyadaki en eski sirkin ne zaman açıldığı konularıyla ilgileniyorsanız kaçırmayın.

áBen ve Bizimkiler / Can Yücel / Doğan Kitap

Ben ve Bizimkiler, Can Yücel’in seçme şiirlerini içeren bir kitap. Konuşma dilini sanatına çok başarılı bir şekilde taşıyan Yücel’in Sevgi Duvarı, Belkim Bir Kertenkeleydim gibi ünlü şiirleri yer alıyor. Bayram tatilinde sizi seveceğiniz şiirlerle başbaşa bırakacak.

áSaklı Yüzler / Salvador Dali - Çeviren: Zeynep Canan Özatalay / Everest Yayınları

Saklı Yüzler, Salvador Dali’nin hayatı boyunca yazdığı tek roman. Daha çok ressam yönüyle tanıdığımız Dali, savaş tarihi ve dokunaklı savaş sonrası tarihinin mutlaka yazılması gerektiğini ve bunu kendisinden başka birinin yapması hálinde başarılı olamayacağını söylüyor ve ekliyor: "’Tarihi kopyalamak’ yerine, onu öngörmek ve yarattığımıza en yakın şekilde gerçekleşmesini izlemek daha ilginç..." Sergiyi gezenler mutlaka okumalı. Gezecekler de...

áOnu Ben Öldürdüm Leonardo / Deniz Kavukçuoğlu / Can Yayınları

İtalya’ya tatile giden Tamer Doğan, arkasında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Mesele polise intikal eder ve soruşturma başlatılır. Bu olay bizi Tamer Doğan’ın günlüğüne, günlük de yürümeyeceği daha başından belli olan bir aşkın nefes nefese serüvenine götürür.

áTavşan Peter’in Bütün Maceraları / Beatrix Potter - Çeviren: Volkan Yalçıntoklu / İş Bankası Kültür Yayınları

Tavşan Peter’in Bütün Maceraları dört masaldan oluşuyor. Renkli çizimlerle çocuklar için daha da çekici hále gelen kitap, küçük tavşanların havuç ve turp tarlalarında, ormanda, çiftlik evlerinde başlarından geçen maceraları anlatıyor.

áÇizgiroman Ansiklopedisi / Hakan Alpin / İnkılap Kitabevi

Hakan Alpin’in hazırladığı Çizgiroman Ansiklopedisi, yerli, yabancı çizgiromanlar ve bunların yaratıcıları hakkında ansiklopedik bilgi veren kapsamlı bir çalışma. Renkli fotoğraf ve karikatürlerle de desteklenen çalışma, karikatür ve çizgiroman meraklıları için mutlaka edinilmesi gereken bir kaynak kitap.
Yazarın Tüm Yazıları