Muhteşem deniz yüksek adrenalin ve acayip seksi bir adam

Hillside Beach Club’a bu kaçıncı gidişim bilmiyorum.

Haberin Devamı

/images/100/0x0/55ea4976f018fbb8f8761bad

Her seferinde de mi şaşırır insan?
Yine şaşırdım.
Önce bekârdım gittim, sonra sevgilim oldu onunla gittim, sonra evli gittim, sonra çocukla gittim. Her seferinde de şaşırmaya devam ettim. Bir kere bile oradan yüzümde tatlı bir gülümseme olmadan ayrılmadım.
Ben en son burada bırakmıştım.
Geçen hafta sonu, kendini ‘teenager’ zanneden 8 yaşında bir çocukla gittim.
Ve bingo!
Kids Club, Activity Club, havuz, deniz, animasyon ve gece şovları kadar başka bir şey daha vardı Alya’nın ilgisini çeken: Su Sporları.
Hillside, su sporları konusunda çok iddialı. Türkiye’de uluslararası su kayağı yarışmasını üç yıl üst üste düzenleyen ilk ve tek tatil köyü. Su kayağı, monoski, sky ski, kneeboarding gibi birçok su sporu dersi alabiliyorsunuz ve full adrenalin yaşayabiliyorsunuz. Aynı zamanda profesyonel eğitmenlerin gözetiminde katamaran, trapez ve yelken sörfü yapabiliyorsunuz, sertifikalı dalış dersleri de cabası…
Bu sene de parlak bir numara çekmişler, dünya Wakeboard Şampiyonu Shawn Watson’ı ağırladılar.
Alya’yı yaptığı spor ve sunduğu o muhteşem görsel şov kadar, şampiyonun yakışıklılığı da etkiledi.
Peşinden ayrılmadı, ondan ders almak için her türlü numarayı çekti. Gözünü ayırmadan onu izledi. Gerçi, hak da veriyorum kızıma. İzlenilmeyecek gibi değildi.
Adam bir su tanrısı gibi!
Alya, önce zemini hazırladı, “İnternette okudum, 8 yaşta teen oluyormuşsun ve erkek arkadaşın olabiliyormuş!” dedi bana.
“Yok artık!” dedim.
“Sen de her şeye itiraz ediyorsun!” dedi. Sonra da, ben bu röportajı yaparken, usul usul yanıma geldi ve Shawn’a sorusunu, gözünü kırpmadan yöneltti:
“Kız arkadaşın var mı Shawn?”
O da şu aralar olmadığını söyledi.
Sonra da birlikte Alya’nın teddy bear’ini can yeleği giydirerek yüzdürdüler.
Diyecek başka bir şey yok…
Ben yanmışım!

Haberin Devamı

Dünyaya özgürüm,  cesurum ve güçlüyüm diye haykırabiliyorum

Florida’da büyümek…
- Şahane! Bazı insanlar şanslı doğar, ben de onlardan biriyim. Kazaksız, paltosuz, hırkasız bir hayat. Hâlâ kışlık kıyafet nedir bilmem. Güney Florida’da büyüdüm. Miami’nin bir saat kuzeyinde, Palm Beach’te sahilde. Okula da orada gittim. Okul sonrası, ver elini plaj. Hep ışık var, güneş var; kolay, insanı kasmayan, germeyen bir hayat. Haliyle insanın ruh hali de etkileniyor…

Haberin Devamı

Su sporları hayatınıza ne zaman girdi?
- Yürümeyi öğrendikten sonra, su kayağına başladım. O yıllarda... Sörf, su kayağı, yelken aklınıza ne gelirse yaptım. 12 yaşında da wakeboard…

Muhteşem deniz yüksek adrenalin ve acayip seksi bir adam

Anne, baba…
- İkisi de su sporlarıyla ilgiliydi. Annem beni pusetimde plaja taşırdı, bildiğin plaj bebeğiyim yani. Kendimi suda hep iyi hissettim.

Kardeş?
- İki erkek kardeşim var. Beni örnek alarak büyüdüler. Su sporlarıyla size sunulan bir hayat tarzı da oluyor: Eğlence, hız, adrenalin, kızlar… Kardeşlerim de merak saldı ama tabii çok çalışmak ve disiplin de gerekiyor, onlar hobi düzeyinde kaldı, profesyonel olmadılar. Wakeboard insanın sınırlarını zorlayan bir spor. Çocukluğumdan beri en büyük tutkum.

Haberin Devamı

Diğer su sporlarından farkı ne?
- Su üzerinde harikalar yaratabiliyorsunuz. Flipler, spinler, rampa... Deli bir iş. Zamanla, kendinize özgü bir stil de geliştiriyorsunuz. Tüm sporlar arasında en çok snowboard’a benziyor ama snowboard yaparken indiğin yer kar, dolayısıyla iniş daha yumuşak gerçekleşiyor. Su bazen zorlayıcı olabiliyor. Çatıdan yere atlamak gibi bir şey. Nasıl ineceğinizi iyi bilmeniz gerek. Şimdi de deliyim ama 20’lerimde daha da deliydim, en olmadık şeyleri denerdim. İki dizimden de operasyon geçirdim. Yumuşak inişi öğrenmek zaman alıyor, tecrübe gerekiyor.

Neden başka bir su sporu değil de, wakeboard?
- Çünkü en zoru. Çünkü şov yapmaya elverişli. Ve çok artistik. Diğer bütün erkekler gibi, ben de kendimi kadınlara beğendirmek isterim. Wakeboard yaparken izleyip etkilenmeyen kadın yok.

Haberin Devamı

Board’un üzerinde kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
- Daha iyi hissettiğim bir yer yok, öyle söyleyeyim. Tüm dünyaya, özgürüm, cesurum ve güçlüyüm diye haykırabiliyorum. Hepimiz, kendimizi hayatta bir şekilde ifade ediyoruz, bu da benimki. Normal hayatta sıradan biriyim, öne atlamam, kendimi ispatlamaya çalışmam ama wakeboard yaparken farklı birine dönüşüyorum. Çok güvenli oluyorum. Bir de tabii bu spora çok şey borçluyum, tüm dünyayı gezdim, hâlâ geziyorum, müsabakalara, yarışmalara katılıyorum. İnsanlar, yaptığım numaraları izleyebilmek için bana para ödüyor. Sporcuyum ama aynı zamanda sanatçıyım, suda şov yapıyorum.

/images/100/0x0/55ea4976f018fbb8f8761bb1

Bu sporu yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey nedir?
- Bir sürü şey var, denge çok önemli ama en çok yaratıcılık. Tekniğe bakılmıyor sadece, pek çok sporda olduğu gibi artistik tarzınıza da bakılıyor.

Haberin Devamı

Kadınlar daha zorlayıcı

Wakeboard’la birlikte hayatınız nasıl değişti?
- 15 yaşındayken, yarışmalara katılmaya başladım. Arkadaşlarım henüz Amerika dışına çıkmamıştı, bense dünyayı dolaşıyordum. Spor kanallarında beni izliyorlardı. Bu tabii hem erken olgunlaştırıyor hem de bir sürü sorumluluk yüklüyor.

Küçükken hayalleriniz neydi?
- Bütün hayallerimi wakeboard süslüyordu. Hep bu sporun en iyisi olmak için uğraştım. 99’da ‘Rookie of the Year’ seçildim. Ondan sonra da gerisi geldi.

Ne kadar çok çalıştınız?
- Başka bir hayatım olmadı diyebilirim. Hayatım suda geçti. Zaten başka türlüsü mümkün değil, kendinizi buna adamanız gerekiyor. Ben, koleje devam etmedim. Oysa burs alabilirdim ama bütün konsantrasyonumu ve zamanımı wakeboard’a verdim.

İnsanın başına bu sporda ne tür talihsiz şeyler gelebilir?
- Kurallara uygun davranırsanız bir şey gelmez. Mesela her zaman can yeleği giymeniz lazım. Ve yumuşak iniş yapmayı öğrenmeniz... Ben gençken daha deliydim. Şimdi daha dikkatliyim. Ve tabii daha tecrübeli.

Kadınlarla ilişkinizi etkiledi mi?
- Elbette. Kadınlar, herkesin yapamayacağı şeyi yapan erkeklerden etkilenirler. Bu anlamıyla wakeboard’a çok şey borçluyum. Ne var ki, şimdi sevgilim yok. Zor bir hayat bu. Kadınların bana tahammül etmesi gerekiyor. Ve esas aşkımın wakeboard olduğunu kabul etmeleri... Çok seyahat ediyorum. Son sevgilim bir modeldi, o da benimle gelebiliyordu ama dört sene dayandı.

Kolunuzdaki dövmeler…
- Hayatımın özeti. Sualtı dünyası, balıklar, günbatımı, deniz, dalgalar, mercan kayalıkları...

Deniz suyunda ve tatlı suda wakeboard yapmanın farkı ne?
- Rüzgârdan korunan bir yer olmalı. Tercihan bir göl. Bu koy, yani Hillside’ın denizi, su sporları için çok uygun, çünkü çarşaf gibi. Ama genelde böyle deniz bulmak zor. Dalga olmaması gerekiyor.

Muhteşem deniz yüksek adrenalin ve acayip seksi bir adam

WAKEBOARD’U DÜNYAYA TANITIYOR

Wakeboard yapmıyor olsaydınız da kadınlar sizi bu kadar seksi bulur muydu?
- Zannetmiyorum.

Hangisi daha zorlayıcı, wakeboard yapmak mı, kadınlar mı?
- Tabii ki kadınlar! Kadınlar daha değişken. Onları tamamen anlayan biri varsa, ona bravo!

Hâlâ her gün antrenman yapıyor musunuz?
- Evet. Biraz da yarışmalarla ilgili tabii. Artık yarışmalar dışında bu tür eğitmenlik ve gösteri işleri de alıyorum. Aynı zamanda amacım wakeboard’u dünyada tanıtmak.

Siz bu sporda efsanesiniz, bütün giydiğiniz malzemelerde adınız yazıyor. İnsanın adını spor malzemelerinin üzerinde görmesi nasıl bir his?
- Gurur verici. Hâlâ adımı verdiğim wakeboard’lar, botlar, can yelekleri, bu sporda en fazla satılan malzemeler. Ama tabii çok yetenekli gençler geliyor arkamdan. Bu sporda, tutku sizi bir yere kadar getirebiliyor, esas önemli olan istikrar. İşte ben de o istikrarı yakalayabildiğim için başarılı oldum.

Muhteşem deniz yüksek adrenalin ve acayip seksi bir adam

Bu işin en eğlenceli yanı ne?
- İşin adrenalin kısmını hiçbir şeye değişmem. Bazı geyik şeyler de var tabii, seyahat ederken mesela, genelde first class uçuyorum. Uçağa da böyle biniyorum, üzerimde şortlarla. Oysa birinci sınıfta uçabilen insanlar genellikle lacivert takım elbiseli iş adamları. Beni o kıyafetlerle görenler, nasıl birinci sınıfta uçabildiğime hayret ediyorlar. Benzer parayı, ben farklı şekilde kazanıyorum. Hafif kıskanarak baktıklarını görüyorum.

Hayal ettiğiniz parayı kazandınız mı?
- 20 yaşımda, göl kenarında güzel bir ev aldım. O evde yaşıyorum. Ne zaman istersem wakeboard yapabiliyorum. Birkaç tane de araba aldım. Teknemi taşıyabileceğim bir kamyon da var. Hayatımı idame ettirecek param da. Halimden memnunum yani.

Gelecek planlarınız?
- 30’um ve hâlâ devam. Beş sene daha bu yaptıklarımı yapmayı sürdürebilirim, sonrasına bakacağız. Belki kendi şirketimi kurarım. Su sporlarıyla ilgilenmeye devam edeceğim tabii.

Muhteşem deniz yüksek adrenalin ve acayip seksi bir adam

Şu ana kadar kaç ülke gezdiniz?
- Üçüncü pasaportumu eskitmiş bulunuyorum. Dünyanın her tarafına gittim, yarıştım, gösteri yaptım.

Suya girmeden yaptığınız totemler var mı?
- Sevdiğim şarkıları dinlerim, konsantre olurum. En kötü şey de fazla düşünmek. Düşünmemeye çalışırım. Olumsuz olasılıkları akıldan geçirmemek gerekiyor. Çık ve elinden gelenin en iyisi yap. Ve yaptığın sporun keyfini çıkar!

Fotoğraf: Emre Yunusoğlu

Yazarın Tüm Yazıları