İzmir'in başkent olduğunu beyinlere yerleştirdim

Ciddi sorunlardan biri; "küçük düşünmek".Yani... Vizyon eksikliği. Türkiye’nin sancılarının başında geliyor. Tabii ki, İzmir’in de...

Büyük düşünüp okyanusta boğulmak yerine derede çırpınmak!

İleri hedeflere koşmak yerine hep azla yetinmek!

Neden?

Bunun bir yarar sağlamadığı ortada.

Son EXPO kaybında "küçük düşünmek" zarar vermedi mi bize?

Vizyon eksikliği!

Bu bakış açısı ile geleceğe umutla koşmak mümkün değil.

Bir süreden beri tüm değerlendirmelerimde "İzmir’de bir başkent" söylemini kullanıyorum.

İzmir; turizmin, sağlık turizminin başkenti.

Hatta, şöyle söylüyorum:

"Ankara; devletin başkenti. Bürokrasinin, hükümetin. İstanbul ise; finansın başkenti. Ekonominin, borsanın, bankacılığın... Hatta sigortacılığın..."

Peki İzmir neyin Başkenti?

Görmemiz ve vurgulamamız gereken; İzmir’in gücü ve önemi.

İzmir çağdaşlığın başkenti. Türkiye için bir renk. Özgürlük, güzellik.

Onunla birlikte fuarcılığın başkenti.

Ve elbette turizmin başkenti İzmir.

Güzel sahil şeridi, dünyada ünü yayılan rüzgarı, pırıl pırıl denizi ve yat turizmi için ideal, hala keşfedilmemiş ve kirletilmemiş koyları ile güzel İzmir.

Urla, Çeşme, Foça, Dikili, Seferihisar, Gümüldür, Özdere...

Her biri birbirinden farklı güzelliklere ve özelliklere sahip şirin beldeler, ilçeler...

Dünyanın birçok ülkesinden turistlere yıllardır ev sahipliği.

Sağlık turizminin, jeotermal turizmin başkenti İzmir.

Böyle bir zenginlik nerede var.

Gerçekten de öyle. İşte, 3 bin yıl önce modern tıbbın doğduğu topraklar. Ve bu topraklardan dünyaya yayılacak bir sağlık, sevgi rüzgarı.

Fuarcılığın başkenti İzmir. İlk Uluslararası Fuarı gerçekleştirmenin gururu ile... KKTC gibi eğitim ve öğretimin başkenti İzmir. Dünya çapında ünlü öğretim üyelerinin akın ettiği, bilimin başkenti bir İzmir.

Evet, bu söylemim tuttu.

Beyinlere nakşedildi.

Bunun mutluluğunu yaşıyorum.

Bakıyorum; sağda solda herkes İzmir’den artık "başkent" olarak söz ediyor.

Ne güzel bunu görmek.

Ne güzel herkesi bu noktaya çekmek.

Büyük düşünme anlamında bir kapı aralamak...

Geçen gün Ege basınının duayeni Erkin Ağabeyimiz (Usman) da yazdı... Mutlu oldum.

Şöyle demiş Erkin Ağabey:

"Bu konunun fikir babası Hakan Tartan. Çok da doğru bir yaklaşım. İzmir kabuklarını kıracaksa, atılım gerçekleştirecekse bunun için biçilmiş bir kaftan; sağlık turizmi hedefi. Öyle ya; dünyada trend uzun ve sağlıklı yaşam. Bunun için de sayısız avantajları var İzmir’in. Anlaşılan o ki; Hakan Tartan’ın bu konuda planları var."

İzmir’de de bir şeyler değişiyor mu?

Ne dersiniz?
Yazarın Tüm Yazıları