İstiyorsa Nobel alsın ama Grammy’ye aday olmasın

Milliyet’in Serin Duruş köşesinde (bilmeyenler için; köşeyi hazırlayan ekibin aynı mantıkta, daha geniş çerçeveli, faideli eser niteliğinde bir internet sitesi de var: www.shockhaber.com) ‘Türk müzik tarihinde akıllara beyinlere zarar şarkı sözleri Top 10 listesi’ derlemişler.

Hakikaten akıllara ziyan, nurtopu gibi dördüz-beşiz dumurlara gebe listeyi, kaçırmışlar için buradan aktarmayı görev addederim:

1) ‘Çok dolaştım diyar diyar, ne de zor oldu gezmesi, hele içbükey gamzesi, ah aerodinamik yar...’ (Emel-Erdal ikilisinden Erdal)

2) ‘O eline yüzüğü sen takarsan, ansızın yoluma da çıkarsan, benden başkasına varırsan, bak çakarsam oturturum...’ (Çılgın Sedat)

3) ‘Benim olmazsan taciz ederim, bana gelmezsen yer bitiririm...’ (Nihat Doğan)

4) ‘Yani devir değişti beyefendi, devir değişti ya, kafama tas düştü ya, sonradan zekam gelişti...’ (Emel Müftüoğlu)

5) ‘Serseriyim serseri, okur yazar ve sevimli, biraz şakacı ve düzenbaz ama yine de bir serseri...’ (Selçuk Ural)

6) ‘Al pabuçlarını ve git sen kendi yoluna, aman diş fırçanı unutma yoksa ne yaparsın sonra...’ (Zafer Peker)

7) ‘Yaz gazeteci yaz, bıktım yazı beklemekten, yazıver de gelsin bu yaz...’ (Emrah)

8) ‘Bir iki üç dört Cucu öptüm seni, bir iki üç dört Cucu yedim seni...’ (Neşe Karaböcek)

9) ‘Hey Caretta, hey Caretta, aynı göğün altındayız şimdi... Evet, evet, evet bu Turkish delight...’ (Rüya Ersavcı)

10) ‘Kaç kestane çizmiş, nice kaftan biçmiş, yasak günah tanımaz ant içmiş... Fiyakalı cakalı Covino...’ (Bendeniz)

KEDİ ETİ YEDİ

Şimdi, tabii, insan gözünü kapadığı an, yekten bunu Top 100’lük bir listeye dönüştürebilir.

Ve ‘kedi eti yedi’ nakaratlarının -ki ‘kedi eti yedi’ neresinden baksanız bir mantık dizimi sayılabilir, bizim şarkıların pek çoğunda buna da rastlayamazsınız- fink attığı bir piyasada vahametten yana hangisi hangisine kaç basar, kesinlikle tartışılabilir.

Yine de benim şu anda aklımdan, ilk olarak Hakan Peker’in, sözleri Zeynep Önkaya tarafından yazılmış Taş Gibi’si geçiyor:

‘Bu kadar kontrol niye / Salla kendini ileriye geriye / Sen benden daha güçlüsün / Bir o kadar da paraya düşkünsün / (...) / Hiçbir şeyim yok ama taş gibiyim / En çok adamdan adam gibiyim / Hesapla kitapla işim olmaz / Hain değil insan gibiyim’

İşin kötüsü, Hakan Peker ile ilgili böyle şeyler yazarken kendimi Karındeşen Jackie filan gibi hissetmiyor da değilim.

Niyedir bilmiyorum ama bünyenin bir yerlerine Hakan Peker’in ‘iyi insan’ olduğuna dair bir bilgi yerleşmiş durumda.

Hakikaten, nereden biliyorum, kim söyledi, kim tarafından teyit edildi, niye böyle sarsılmaz bir aritmetik formülü gibi bellemişim en ufak bir fikrim yok. Ama aklımda sarsılmaz bir bilgi olarak mevcut: Hakan Peker çok iyi bir insan, üzmemek lázım...

HABİS TÜMÖR

İyi de ben anlamıyorum abi...

Ha bire bu şekil telkinler alıyorum: Niye böyle şeyler yazıyormuşum? O insanların okuyunca üzüleceğini hiç düşünmüyor muymuşum?

Ben de beğenmediğim bir şeyi beyan ederken bunu domuzluğuna yapan bir tür habis tümör filan değilim ki?

İyi olduğunu düşünüyorsam iyi diyorum, kötü olduğunu düşünüyorsam, kötü...

Hele abuksa, pardon, kendimi tutamıyorum.

Hakan Peker istiyorsa, Nobel Barış Ödülü sahibi olsun ama mümkünse yaptığı müzikle yurtdışına açılmak, Grammy kazanmak benzeri iddialar gütmesin - ki iyi bir insan olduğu için böyle saçmasapan iddialarda da bulunmuyor bildiğim kadarıyla zaten.

Hem benim söylediğim şeyleri çok da ciddiye almayın. Zira muhtemelen ben anlamıyorum.

Değil mi ki kendisi, Hakan Peker yani, muhtelif seferler ülkemizin en çok satan şarkıcısı olarak taltif edilmiş bir şahsiyet; hakikaten bana laf düşmez.

Demek ki neymiş? Türkiye bu tadı seviyor.

Gerçi teşbihte hata olmaz, Türkiye meselá bildiğim kadarıyla Süleyman Demirel’i de seviyor. Yedi kere götürüp sekiz kere getirdiğine göre?..

Ben Sayın Eski Cum-Başbakanımızı da günahım kadar sevmem. (Valla araştırdım, bunu söylememin hukuki bir müeyyidesi yokmuş.) Belki de habis bir tümörümdür bilemem.

ŞEYTANIN DÖLÜ

Hiç üşenmedim, gittim aynaya baktım, 666 yazmıyor; iki kaşımın ortasında bir sivilce pörtlemek üzere; o kadar yani...

Neyse, Hakan Peker, Taş Gibi’yi single olarak çıkarmıştı. Büyük hit adayı ya, elbette sonradan çıkardığı Yak Beni adlı albüme de aldı şarkıyı.

Taş Gibi’yi müteakip, albüme adını veren Yak Beni’ye de bir klip çekildi.

Kliplerde tabii ki bir esas kız var. Kliplerde tabii ki Hakan Peker o bildiğimiz, şahsıma soracak olursanız, sadece arkadaş partilerinde filan icra etmesini tercih ettiğim o malûm figürlerini attırıyor. Ve tabii ki melül melül, çapkın çapkın bakışlar atıyor.

Böyle yani... (Ya, bak şimdi yine kıllandım. Anneme beni kafasında kırmızı küçük boynuzları ve ok şeklinde kuyruğu olan birinden yapıp yapmadığını, babamı şeytanla aldatıp aldatmadığını sormalı.)

Hakan Bey, iki gözüm önüme aksın ki ben de hiç fena bir insan değilimdir. Tanısanız seversiniz... Valla...
Yazarın Tüm Yazıları