GeriYeşim Çobankent İstanbul’un kitaba uygun eğlencesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul’un kitaba uygun eğlencesi

Kendi eğlence kültürünü yaratan şehrimizin kitabı yazıldı: İstanbul’da Eğlence.

Volkan Aytar ve Kübra Parmaksızoğlu’nun derlediği kitap, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları’ndan. Pek çok tanıdık ve tanımadık isim katkıda bulunmuş.
Türk müziği sanatçısı ve araştırmacısı Münir N. Beken’in İstanbul Müzik Piyasası ve Gazinolar, Orhan Tekelioğlu’nun 1940’lı Yıllardan İtibaren İstanbul’un Caz Mekanları, Roll Dergisi yazarlarından Merve Erol’un İstanbul’da Rock Mekanları: “İçerim Ben Burda Bu Akşam”, akademisyen Şehvar Beşiroğlu’nun Türkü Barlar, Nihal Bengisu Karaca’nın Muhafazakarlığın ‘Eğlenceli’ Yanı, Nuray Mert’in Beyaz Türk Dünyasında Eğlence, Haydar Ergülen’in Cihangir’de Eğlence Hayatı, akademisyen Ayça İnce’nin Bir Eğlence ve Tüketim Hattı: Asmalımescit, Tünel, Galata, akademisyen Ahmet Uhri’nin Kültürel Üretim Alanı Olarak Meyhane ve İmaj İmalatı: Asmalımescit’in “Çağrılmayan Yakup”u, Eray Aytimur’un Kentin Soluk Noktaları: Festivaller ve Derya Özkan’ın “Cool” İstanbul: Neoliberal Küresel Şehirde Boş Zaman ve Mekan Pratikleri yazıları kitabın ilgi çeken başlıkları arasında.

BİR NEVİ KÜLTÜR ENVANTERİ

Bu çalışmayı derleyenlerden Kübra Parmaksızoğlu’nun İstanbul’da Eğlencenin “Entel Hali” adlı yazısıysa, kitabın ruhunu yansıtan en iyi örnek belki de... “Çekinmeden taşralı olduğunu söyleyebilmenin ve utanmadan İbrahim Tatlıses dinlemenin mümkün olduğu” 80’lerin en gözde eğlence mekanının tavernalar olduğunu anlatıyor yazar. Ardından Stüdyo 54, Airport, Discorium ve Pasha gibi diskotekler geliyor. Eğitimli elitler ve yeni yönetici sınıfı için Etiler 29, Vaniköy 29 ve Şamdan açılıyor. Daha ‘entel’ kesim içinse Kedi Bar, Zihni, Ece Bar, Safran ve Kaktüs birer efsaneye dönüşüyor.
Kitabın doğası gereği, hemen hemen bütün yazılarda Symrna’dan Dogztar’a kadar pek çok mekana sık sık atıfta bulunuluyor. Fakat; “Bohem-Burjuva Tarzın Yeni Orta Sınıfla Kucaklaşması” başlığıyla incelenen The House Cafe’ler bir adım öne çıkıyor.
Bir de İzzet Çapa’nın mekanları var elbette. Çapa Marka’nın ‘poorism’ (sefaletçilik) temasını da, oryantalizmi de, ‘köyümüze geri dönelimcilik’i akımını da Sovyetler Birliği’nin ideolojisini de tepe tepe kullandığı söyleniyor kitapta... Haksızlar mı?

HAFTA SONU MESAİSİ

1.Gürcistan ve Kafkasların dans, müzik ve geçmişlerinin anlatıldığı Gürcü Efsanesi ‘Samaia’ yeni gösterisiyle 20 ve 21 Mayıs 21.00’de; 22 Mayıs’taysa 15.00’te Tim Maslak Show Center’da. Biletler 30, 40, 50 ve 60 lira. www.biletix.com
2. Ayvalık Belediyesi 21 ve 22 Mayıs’ta bir yemek şenliği ve yerel yemek yarışması düzenliyor. Nevin Halıcı, Aylin Öney Tan, Ayfer Yavi, Vedat Başaran, Gökçen Adar, Hasan Açanal ve Gülhan Kara gibi isimlerin katılacağı festivalde konferanslar yapılacak ve Ayvalık pazarları gezilecek.
3. Sıla ve Gece Grubu turneye çıkıyor. Bugün Bursa Suare, yarın Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, pazar günü Ankara Üniversitesi ve 8 Haziran’da da Karadeniz Ereğli Festivali’nde olacaklar. www.silagencoglu.com.tr
4. Chill-Out Festival İstanbul, Lounge FM 96.0’nın organizasyonuyla 22 Mayıs’ta Kemer Golf&Country Club’da. Açık havada, gündüz 12.00’den gece ilerleyen saatlere kadar sürecek festivale, 10 kişilik orkestrasıyla Kruder&Dorfmeister, Kraak&Smaak, Waldeck, Belleruche, The Swing Ninjas ve Ömer Faruk Tekbilek katılıyor. Biletler 75 lira. www.biletix.com
5. Güncel müziğin önemli topluluklarından The Cinematic Orchestra bugün ve yarın 23.00’te Tamirane’de. Grubun Jason Swinscoe yönetimindeki yedi kişilik orkestrasıyla vereceği konserin biletleri 45 lira. www.biletix.com

VE SAİR GÜNLER

1. Dürüm, kanat, hamburger, salata ve et çeşitleriyle tanınan Bibuçuk; şubelerine yenilerini ekliyor. Batı Ataşehir Ekspres’te hem oturmalı hem de sipariş verilebiliyor. Çatalçeşme şubesiyse Kızıltoprak’tan Küçükyalı’ya kadar paket servisi veriyor. Batı Ataşehir (216) 688 83 88, Çatalçeşme (216) 380 40 20
2. Perküsyoncu ve gezgin Ayhan Sicimoğlu 24 Mayıs 19.00’da İzmir Kordon Oteli Roof’unda Brezilya ve Rio Karnavalı’nı anlatıyor. Sicimoğlu’nun otantik ritim aletleri çalacağı ‘Art 10 Seyahat Atölyesi’nde şarap tadımı da yapılacak. (232) 421 44 40
X

Düğünden vazife ve eğlence çıkarmak

Şahsen düğünleri severim. Hatta, milli eğlence kültürümüzün bir parçası olarak addederim. Malumunuz, bahardan itibaren düğün dernek işleri hızlanıyor. Bu yıl da, her türden bol bol düğün gördük, bir kısmı da milletin çenesini epeyce yordu.
Son zamanlarda en çok dikkatimi celbedenlerse Prens Albert-Charlene Wittstock ile Kate Moss-Jamie Hince çiftleriydi.
Prens Albert’ınki insanı üzecek kadar boğucuydu. Kızcağızın ikide bir gözyaşlarına boğulması hiç de boşuna değildi. Ayrıca; üç gayrimeşru çocuğu olan, 53 yaşında ve kel bir adam değil prens, kral olsa ne yazar? Kate Moss’unkiyse mutluluk ve hafiflik vadedediyordu. Düğünde hem çiçekten taçlar takmış peri kız çocukları hem de travestiler vardı. Moss’un harikulade gelinliğinin de artık gına getiren, straples bir pasta şeklindeki modellere ilham vermesini umut ediyorum.

ROMANTİZM Mİ DEDİNİZ

Memleketimiz burjuvalarının düğün dernek alışkanlıklarını merak edenleriyse Afet Aktürk Hanımefendi’ye havale ediyorum. Kendisi Hilton Dış Özel Ziyafetler ve Dış İkramlar Satış Direktörü. Dile kolay, tam 21 yıllık bir mesleki tecrübe konuşuyor. Mesela Musevi ailelerin tören ve düğünlerinin çok özel ve renkli geçtiğini söylüyor Aktürk.
Organizasyonlarda en ince ayrıntıları bile düşünmek gerekiyormuş. Örneğin çilek alerjisi olan birine çilek ikram edildiğinde düğünün karabasana dönüşme ihtimali bile göz önünde bulunduruluyor.
Davet sahiplerinin düğün gecesine özel istekleri arasında ilk sırayı; balayı dairesi yatağına giden yolun gül yaprakları ve mumlarla kaplanması alıyormuş. Bu klişe romantizm anlayışını yaratıcılıktan uzak bulduğumu itiraf etmeliyim.

YA BABET YA TOKYO

Gelinin arkadaşlarına gece yarısından sonra rahat edebilmeleri için babet ya da tokyo dağıtılması da düğün trendleri arasında. Gelin ve damada balayı için ‘Just Married’ terlikleri hediye ediliyor. Balayında kumsalda yürürken ‘Yeni Evliyiz/Just Married’ yazısı kumda çıkıyor.
Yeni düğünlerde dış mekanda müzik yasağı başladığında, eğlence iç mekanda devam ediyor. Hatta bazen sabaha kadar...
Çiftlerin evlenme yaşı yükselmiş. Bir de 30 sene önce evlenip nikah tazelemeye tekrar Hilton’a gelenler varmış.
Artık düğün yemeklerinde daha sağlıklı mönüler tercih ediliyormuş. Son olarak rakı talep edenlerde de, şarap kültürüne ilgi gösterenlerde de belirgin bir artış gözleniyormuş.

HAFTA SONU MESAİSİ

1. Pera Event’in Harbiye Açıkhava Cemil Topuzlu’da düzenlediği yaz konserlerinde bugün Hadise, 9 Temmuz’da Feridun Düzağaç ve 10 Temmuz’da Zuhal Olcay-Bülent Ortaçgil şarkılarını söyleyecek. Konserler 21.00’de başlıyor, bilet fiyatları 34-89 lira arasında. www.biletix.com
2. ‘Movida Corona DJ Yarışması’nın Avrupa DJ kralı arayışı sürüyor. Yarışmanın bu gece Antalya Ceila Club’daki ikinci etabında Suat Ünlü, DJ Reddawn, Gökhan Sakatlaş ve Yağız Sayıner hünerlerini sergileyecek. Üçüncü etap 16 Temmuz’da Çeşme’de, dördüncü etapsa 22 Temmuz’da Bodrum’da yapılacak. Eylül’de de İstanbul final mücadelesi var. www.movidacorona.com.tr
3. Sezen Aksu son albümü ‘Öptüm’deki şarkıları, yarın 22.00’den Bodrum Bianca Beach’deki Bodrum Arena Sahnesi’nde söyleyecek. Biletler 90 ve 150 lira.
4. ‘Urban Beatz Party’ serisinin yaz ayağı, yarın İstanbul’daki Solar Beach’te başlıyor. 22.00’den itibaren iki sahnede gerçekleşecek plaj partisinde ünlü DJ Sasha’nın yanı sıra tanınmış Türk DJ’ler Tangun, Murat Uncuoğlu, Procombo ve U.F.U.K. çalacak. Şehrin çeşitli noktalarından Solar Beach’e servis de kalkıyor. (212) 230 01 59

VE SAİR GÜNLER

1. İstanbul’daki Kuruçeşme Arena Konserleri’nin 13 Temmuz’daki konuğu MFÖ grubu. Saat 21.00’de başlayacak konserin biletleri 56-82 lira arasında. www.biletix.com
2. Maçka Parkı’nın içindeki On Lounge’da her çarşamba 23.00-03.00 arasında bir kabare gösterisi yapılıyor. Mutlu Genç yönetimindeki ‘Birebir Show’ grubu, özellikle ünlü taklitleriyle kırıp geçiriyor. (212) 231 23 40
Yazının Devamını Oku

Düğünden vazife ve eğlence çıkarmak

Şahsen düğünleri severim. Hatta, milli eğlence kültürümüzün bir parçası olarak addederim.

Malumunuz, bahardan itibaren düğün dernek işleri hızlanıyor. Bu yıl da, her türden bol bol düğün gördük, bir kısmı da milletin çenesini epeyce yordu.
Son zamanlarda en çok dikkatimi celbedenlerse Prens Albert-Charlene Wittstock ile Kate Moss-Jamie Hince çiftleriydi.
Prens Albert’ınki insanı üzecek kadar boğucuydu. Kızcağızın ikide bir gözyaşlarına boğulması hiç de boşuna değildi. Ayrıca; üç gayrimeşru çocuğu olan, 53 yaşında ve kel bir adam değil prens, kral olsa ne yazar? Kate Moss’unkiyse mutluluk ve hafiflik vaat ediyordu. Düğünde hem çiçekten taçlar takmış peri kız çocukları hem de travestiler vardı. Moss’un harikulade gelinliğinin de artık gına getiren, straples bir pasta şeklindeki modellere ilham vermesini umut ediyorum.

ROMANTİZM Mİ DEDİNİZ

Memleketimiz burjuvalarının düğün dernek alışkanlıklarını merak edenleriyse Afet Aktürk Hanımefendi’ye havale ediyorum. Kendisi Hilton Dış Özel Ziyafetler ve Dış İkramlar Satış Direktörü. Dile kolay, tam 21 yıllık bir mesleki tecrübe konuşuyor. Mesela Musevi ailelerin tören ve düğünlerinin çok özel ve renkli geçtiğini söylüyor Aktürk.
Organizasyonlarda en ince ayrıntıları bile düşünmek gerekiyormuş. Örneğin çilek alerjisi olan birine çilek ikram edildiğinde düğünün karabasana dönüşme ihtimali bile göz önünde bulunduruluyor.
Davet sahiplerinin düğün gecesine özel istekleri arasında ilk sırayı; balayı dairesi yatağına giden yolun gül yaprakları ve  mumlarla kaplanması alıyormuş. Bu klişe romantizm anlayışını yaratıcılıktan uzak bulduğumu itiraf etmeliyim.

YA BABET YA TOKYO

Yazının Devamını Oku

Tuvalet manzaralı geceler

Günün birinde benim de yapmayı düşündüğüm bir şeyi hayata geçirmiş Nasibe Sağır ile Umut Ersoy. Kendileri tuvaletgurusu.blogspot’un yaratıcıları. Yedikleri içtikleri onların olsun, gece hayatının tuvaletlerini değerlendiriyorlar. Miller Time Dergisi’nde Elif Berköz Ünyay’ın haberine göre; iki yıl önce Ersoy’un böbrek taşı dökmesi nedeniyle saat başı tuvalete gitmesi arkadaşı Sağır’ın canına tak etmiş. “İyice tuvalet gurusu oldun. Sana bir blog açayım da deneyimlerini paylaş” diyerek blogu kurmuş.
Yine haberden devam: İlk post olma şerefine Beyoğlu Starbucks erişmiş ama iyi not alamamış.
“Tuvaletler hakkındaki eşsiz deneyimlerimizi paylaşıyoruz” diyen Sağır ve Ersoy sitede yaklaşık 40 tuvaleti değerlendirmiş. Bir kısım değerlendirmeler de siteyi ziyaret edenlerin gönderdikleri yorum ve fotoğraflardan oluşuyor. Değerlendirdikleri bar, restoran, gece ve kulübü ve otellerin tuvaletleri İstanbul’la da sınırlı değil. Ankara, Alaçatı hatta Japonya’dan tuvalet manzarları bile var.

EL KREMİNDEN OJEYE KADAR

Ersoy değerlendirdikleri tuvaletlerin puanlarını yükselten unsurları şöyle sıralıyor: “En önemlisi temizlik ve hijyen. Bunun dışında aparatlarının çalışması, sabun ve kağıt havlu bulunması gibi özellikler de var. Tuvaletin genişliği de dikkat ettiğimiz konular arasında.” Sağır ise listeye hemcinslerini ilgilendiren bir ekleme yapıyor: “İhtiyaç duyduğum her şeyi barındırmalı. El kreminden ojeye ve asetona kadar... “
İstanbul’daki mekanların tuvaletlerini pek iç açıcı bulmayan ikili; yoğun günlerde bar tuvaletlerinin umumi tuvaletten farkı kalmadığını söylüyor. Beyoğlu’ndaki Pi ve Nevizade tuvaletlerini en kötüler arasında sayıyorlar. En iyisiyse ismiyle tezat ama Dirty’ninki! Bir de ismine uygun olarak Suada’nın... Otto Santral’in tuvalet tasarımınıysa eğlenceli buluyorlar.

GECE KUŞLARINA REHBER

Aynı haberde ünlü mekanların tuvaletlerini de yorumluyor Ersoy ve Sağır.
Mesela Babylon’un tuvaletini çok küçük buluyorlar. “Bu durum kalabalık gecelerde eziyete dönüşebiliyor” diyorlar. Kiki Taksim’inkiyse küçük bile değil, küçücükmüş: “O kadar ki, çöp kovasına doğru uzanırken kafanızı tuvalet kapısının çarpması riskiyle geriliyorsunuz. Musluk ve sabunluk da olmamış.”
Bir noktadan sonra; hijyenin yanı sıra tuvaletlerin dekorasyonunu da değerlendiriyorlar. Mesela Kadıköy’deki Viktor Levi’nin tuvaletinin hijyen ve büyüklük konusunda bir eksiği olmasa da dekorasyon açısından zayıf bulunmuş. Asmalımescit Hardal’daysa tam tersi bir durum var. Mekanın tuvaletinin enerjik dekorasyonu heyecan verici ancak biten tuvalet kağıdı ve hijyen eksikliği hayal kırıklığı yaratmış.
Indigo Beyoğlu’nun eksiğiyse lavobo sayısı azlığı. Aynı şekilde ekipman açısından da zayıf, diye değerlendirilmiş. Klozet kağıdının bulunmaması ve fotoselli musluğun yalnızca iki adet olması örnek verilmiş. Eksiklerini tamamlarsa notunu yükselteceklerini söylüyorlar.
Tuvalet mevzusu mühim. Her şey bir yana; özellikle biraya dadandıysanız gecenizin bir kısmının tuvalette geçmesi kaçınılmaz. Ve bir vakit sonra da, temiz bir tuvalet manzarasını en baba Boğaz manzarasına bile tercih edebilirsiniz rahatlıkla...

HAFTA SONU MESAİSİ

1. ‘Söylenmeyen’ kitabının yazarı Murat Renay; bu gece 22.00’de İstanbul Beyoğlu’ndaki Hayal Kahvesi Bistro’da pop, disko, funk, Türkçe pop, fantezi ve arabesk şarkılar çalacak. Ayrıca kitabını da imzalayacak. Giriş ücretsiz. (212) 244 25 58
2. Beyoğlu’ndaki Jolly Joker Balans’taki ‘Avea Geceleri’; bugün 22.00’de Pinhani’yi ağırlıyor. Biletler 34 ve 67 lira. (212) 249 07 49
3. Flamenkonun bohem prensi Joaquin Cortez, dünyanın en ünlü ve seksi dansçılarından. Kendisini bu gece 21.00’den itibaren Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda izleyebilirsiniz. Bilet fiyatları 75-275 lira arasında. www.biletix.com
4. Goodbye My Lover ve You’re Beautiful gibi şarkılarıyla tanınan İngiliz James Blunt; yeni albümü ‘Some Kind of Trouble’nın şarkılarını bugün 19.00’da İstanbul Küçükçiftlik Park’te, yarın da aynı saatte İzmir Arena’da söyleyecek. Biletler 67-315 lira arasında. (216) 355 77 91
5. İstanbul’daki Turkcell Kuruçeşme Arena konserleri kapsamında 26 Haziran 21.00’de İngiliz funk grubu Jamiroquai (biletler 108 ve 261 lira), 30 Haziran 21.00’deyse Yalın çıkacak (biletler 45 ve 66 lira). www.turkcellkurucesmearena.com
6. İstinyePark, 18. İstanbul Caz Festivali’nde 1 Temmuz 22.00’de Matt Bianco konserine ev sahipliği yapıyor. Bossa nova’yı pop ve cazla birleştiren Matt Bianco grubunu dinlemenin bedeli 22.50 ve 34 lira. www.biletix.com

VE SAİR GÜNLER

1. Tarkan ve maNga’nın katılacağı 10. Fanta Gençlik Festivali, 26 Haziran’da İzmir’de başlıyor. Festival 29 Haziran’da Antalya’da, 1 Temmuz’da Konya’da, 3 Temmuz’da Kayseri’de, 5 Temmuz’da Adana’da, 7 Temmuz’da Gaziantep’te, 9 Temmuz’da Diyarbakır’da, 11 Temmuz’da Malatya’da, 14 Temmuz’da Trabzon’da, 16 Temmuz’da Samsun’da, 18 Temmuz’da Bursa’da, 20 Temmuz’da Eskişehir’de, 22 Temmuz’da Eskişehir’de, 24 Temmuz’da İzmit’te ve 26 Temmuz’da Tekirdağ’da olacak. Bitişiyse 30 Temmuz’da İstanbul. www.fanta.com.tr
2. İstanbul Ahırkapı’daki Armada Otel’in 27 Haziran-31 Temmuz arası her pazartesi ve salı 19.30-22.30 arasında ‘İstanbul Sokak Yemekleri’ sunuyor. Yani; kokoreç, Arnavut ciğeri, nohutlu pilav, portakallı bademli irmik helvası, midye dolma ve Ahırkapı şerbeti... (212) 455 44 72
Yazının Devamını Oku

Çırılçıplak bir adam aniden tepenizde

Böyle sanatın içine mi tükürürsünüz dışına mı, bilemem. Fakat Londra’daki Sadler’s Wells Tiyatrosu’nda acayip şeyler oluyor. Dave St. Pierre Topluluğu’nun sergilediği ‘Un peu de tendressse bordel de merde!’ (Biraz şefkat b..tan kerhane) adlı gösteri ortalığı birbirine katmış durumda.
Vaziyet şu: Sarı peruk takmış erkek dansçılar, 100 dakikalık gösteri boyunca çıplak dans ediyor. Yetmiyor, bu 20 dansçı koltuklarında oturan seyircilerin üzerine atlıyor.
Bazı seyircilerin gözlük camına çıplak bir popo dayanıyor aniden, kimisinin de kulağının dibinden tenasül uzuvları geçiyor. Bu kadarla kalsa iyi; izleyicilerin kucağına oturuyorlar, tükürüyorlar ve hatta mastürbasyon taklidi yapıyorlar.

NAHOŞ MU MODERN Mİ

Kraliçe’nin memleketi bu oyun yüzünden ikiye ayrıldı. Eleştirmenlerden bazıları ‘nahoş, akılsız, zevksiz, yapmacık ve yetersiz’ buldu gösteriyi. Fakat ‘etkileyici, sınırları zorlayıcı ve son derece modern’ bulanların sayısı da az değil. Gösterinin Kanadalı koreografı Dave St. Dennis’e göreyse ‘Özgürleştirici bir deneyim. Sevginin ve insan bedeni formunun arayışı’. Ve şöyle devam ediyor: “İnsanların çıplaklıkla bu kadar ilgilenmesine şaşırdım. Bunu sahneye taşıyan ilk koreograf ben değilim ki... Neredeyse 40 yıldır sahnede çıplaklık görüyoruz.”
Sadler’s Wells’in sanat yönetmeni Alistair Spalding ise halinden memnun: “Seyircilerin çoğu oyunun ruhunu kavradı” diyor, “Göreceli olarak az sayıda izleyici gösteriyi yarıda bıraktı. Açılış gecesinde de sadece bir tane şikayet aldık.”

BİR KİTAP VE BİR PROGRAM

Hazır mevzu çıplaklıktan açılmışken devam edelim. Fransız yazar Frederic Beidbeger üç-dört yıl önce bir Fransız kablolu televizyon kanalında çırılçıplak program yaptı. “Bugün kıyafetlerimizi çıkarıyoruz, çünkü özgürlükten söz etmek istiyorum” dedi. Sadece Beidbeger ve konuklar değil; stüdyodaki tüm izleyiciler ve kameramanlar da soyundu.
Bizdeki duruma gelince... Değil çıplağa, sanata tahammül yok malum. Fakat 2000 yılında grafik sanatçısı Bülent Erkmen; memleket koşullarında son derece cesur bir çalışmaya imza attı. ‘32 Büst-Otuz iki fotoğraf için yazılmış yalanlar’ kitabında Hilmi Yavuz, İnci Asena, Murathan Mungan, Naz Erayda, Şakir Eczacıbaşı ve Mustafa Taviloğlu gibi isimleri ‘soymayı’ başardı.

HAFTA SONU MESAİSİ

1. Bu gece 20.00’den itibaren Taksim Bistro’da Quentin Tarantino’nun filmo-diskografisine adanan ‘Quentin’in Savaş Alanı’ partisi var. Filmlerinden replikler, fragmanlar ve soundtrack albümlerinde şarkılar olacak. Giriş 20 ve 25 lira. www.hayalkahvesibistro.com
2. İstanbul Galatasaray’daki ilk kez düzenlenen ‘Tomtom Sinema Karnavalı’ 18-25 Haziran’da. Açık havada ücretsiz film gösterimleri ve sokak partilerinin yanı sıra, Indigo ve Alt gibi mekanlarda sinema temalı müzik geceleri ve DJ performansları da olacak. www.mikagroup.org
3. ‘İspanyolca Günü’ yarın 11.00-20.00 arası Galata Meydanı’nda kutlanacak. Etkinlikte İspanyolca kelime oyunları, İspanyol kahvaltısı ve Flamenko gösterisi de var.
4. Erkan Oğur ve Erdal Erzincan yarın 20.00’de Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde bir konser verecek. (216) 589 36 00
5. Ünlü DJ Tiesto, 19 Haziran gecesi İstanbul Parkorman’da. 80 liradan başlayan konserin biletleri için www.biletix.com

VE SAİR GÜNLER

1. Tuncay Okyar; Elmadağ’daki Dancentrum’da başlangıç ve orta-ileri seviye katılımcılara yönelik üç ayrı 9/8’lik Roman Dansı programları başlatıyor. (212) 230 02 94
2. Amerikalı lise öğrencileri Türkçe öğrenmek ve İngilizce öğretmek 28 Haziran’da Kadıköy’e gelecek. Sokakları süpürüp, parklarda çalışacak öğrencileri misafir edecek Kadıköylü gönüllü aileler aranıyor. (212) 343 20 58
3. İş Bankası Minikler Satranç Şenliği 22-26 Haziran’da. İş Bankası Çamlıca Spor Tesisleri’ndeki şenliğe İstanbul içinden ve dışından 6-8 yaş arası 696 satranç oyuncusu katılacak. www.tsf.org.tr
Yazının Devamını Oku

Bir şehre gidememek gecelerine girememek

Bizimkisi aslında bir şehre gidememek değil de, tam anlamıyla vuslata erememek. Şehir dediğimiz Beyrut. Vuslatsa buranın meşhur ötesi gece hayatı. Vize yok, uçak biletleri hesaplı ve coğrafya aşina olunca; Beyrut’a uzayanların sayısı arttı malumunuz. Sırf bizim ekipten sekiz kişi gitmiş bu yıl!

Eksik kalmadık, yıllık izinlerimizden bir lokma kullanıp biz de gittik Beyrut’a. Zaman ve yer duygusu gelişmemiş bendenizin arkasını, organize bir gezgin topluyordu neyse ki... Bu sayede şehirle tanışma faslımız güzel geçti. Aramızda doğal bir işbölümü gelişince de gecelerinden ben sorumlu oldum.

ARAPÇA KARAOKE  NASIL OLUR

Şehre vardığımız cuma gecesi, otelin civarındaki sokaklarda turladık. Dikkatimi Wee Bee diye küçük bir bar çekti hemen. Biraz daha dolaştığımızda, sokağa taşan Arapça müziğin cazibesine kapılarak başka bir küçük bara girdik. Chill diye bir yerdi burası. İçeride yaklaşık 10 kişilik bir arkadaş topluluğu takılıyordu. Bizi hiç yadırgamadılar, başlarıyla kibar bir selam verdiler. Meğer bir karaoke barmış. O gece herkes bir ağızdan Arapça pop şarkıları söyledi, anlamadığım halde ben bile duygulandım. Bu arada, Wee Bee’nin iç savaş sırasında entelektüellerin ve yabancı gazetecilerin takıldığı çok ünlü bir bar olduğunu öğrendim sonradan.
Ertesi gün herkesten methini duyduğum Music Hall’a gittik süslenip püslenerek. Şehre gelen bütün iyi müzisyenlerin çalıp söylediği çok meşhur bir kulüp. ‘Bayi toplantısı var madam’ diyerek içeri almadılar. Beyrutlu dilberlerle aşık atmak için giydiğim topuklular yüzünden kendimi bir an önce otele atma isteği duysam da, vazgeçmedim. Şehrin dillere destan gece hayatını keşfetmeye devam. Hem o gün evimizin direğinin de doğum günüydü... 

BUDDHA BAR’I NASIL KAPATTIK

Gelirken taksi şoförünün ‘Buddha Bar’a gidin, şahane yer’ dediğini hatırladım. Ve şansımızı orada denemeye karar verdik. Ne de olsa Paris’te fırtınalar estiren kulübün şubesi. Çok şık, çok geniş, çok etnik bir mekan. Daha da tuhafı bomboş. Bizden başka kimse yok. İstanbul’da üç katını ödeyeceğimiz içkilerimizi yudumlarken, barmen özel shot kokteylinden ikram etti.
Beyrut’taki son gecemizde, bir duvar afişinden, şehirde müzik festivali olduğunu öğreniyoruz. Yaşasın! Konserler Souk Beuirut denilen sosyetik bir yerde düzenleniyor. Yani, İstinyePark’ın açık alanında konser izlediğinizi düşünün.

Yazının Devamını Oku

Gece, telefon ve bizim çocuklar

Benim iPhone’um ve Blackberry’im yok. Android’in ne demek olduğunu daha geçen ay öğrendim. Twitter’la ilgili haber bile yapmama rağmen, kendisine hayatımda hiç girmedim. Barbie’lere layık çok sevdiğim telefonumu da yakın bir zamanda klozete düşürdüğüm için, 98 model kakalak gibi bir cihaz kullanıyorum.
Telefonları duymam, şarjım ikide bir biter ve mesaj yazmaktan da hazetmem. Cep telefonu kullanmama imkanım olsaydı kesinlikle memnun mesut yaşardım.
Kısacası fena halde sabıkalı bir teknoloji özürlüyüm. Bununla gurur duymuyorum ama bağımlıları düşündükçe de halime şükrediyorum.
Çünkü ne zaman birileriyle dışarı çıksak, onuncu dakikadan itibaren masada mutlaka bir-iki kişinin altın parmakları tıkır tıkır işlemeye başlıyor. Biraz geç kalmış bile olabilirim ama artık alınmaya başladım.

MASADAN CANLI YAYIN

Bana göre çok eğlenceli geçen, bu yılbaşı kutlamasında uyandım mevzuya. Biz türlü türlü soytarılık yapıp eğlenirken bazı arkadaşlarımız durmadan twit atıp duruyordu. Hatta iş öyle bir aşamaya geldi ki, masadaki iki kişi birbirleriyle Twitter üzerinden yazışmaya başladı.
Yakın bir zamanda birbirini iyi tanıyan minik bir bir grup olarak yemeğe çıktık. Bir süre sonra, masadan bir-iki kişinin parmakları önce kaşınmaya sonra uzamaya başladı. Kaçınılmaz olarak. Bu sihirli parmaklardan biri on beş yıllık arkadaşım. İnsan ister istemez ‘N’oldu şimdi yine? Çok mu sıkıcıyım acaba? Yoksa aynı hikayeyi yüzüncü kez mi anlatıyorum? Esprilerim artık baymaya mı başladı?’ paranoyalarına kapılıyor.
Bir misal daha; evimizin direğinin arkadaşının bebeğini görmeye gittik. Taze baba bir yandan pembeler içindeki minik kuzusunu, bir yandan da cep telefonunu mıncıklayıp duruyor. Bebek artık alışmış bu manzaraya ama ben alışamadım.
Kapısından içeri girebilmek için yılan dilleri dökülen mekanlarda da durum aynı. Kimse yanındakiyle konuşmuyor, dans etmiyor, eğlenmeyi bırakın ‘eğlenirmiş’ gibi bile görünmüyor. Pür dikkat, ha gayret telefonlarıyla meşgullar çünkü.

ŞİMDİ VE BURADA’YA NE OLDU

Tamam sosyal medya filan, bunlar sevdiğimiz saydığımız faydalı şeyler. Ama burnunun dibinde de sosyalliğin feriştahı yaşanıyor be güzel kardeşim, bir dön de bak hele. Madem telefonunu kurcalayıp duracaktın, ben de buralara kadar kalkıp gelmeyeydim. Evimde oturup DVD seyredeydim keşke...
Bir yandan da; ‘Carpe Diem / Anı yaşa’yı nasihat edip duran yeni çağ öğretilerine de çok ters aslında bu vaziyetler. Anı yaşamak ne kelime, herkes yaşayamadığı anların peşine düşmüş. O burada sıkılıp dururken, dışarıda neleri kaçırıyor acaba? O yüzden böyle huzursuz, kıpır kıpır. Haftada değil üç, on üç kez yoga dersine gitse bile zihnini toplamayı başaramayacak. Hayır, kaçırdığı şey her ne ise, anında oraya ışınlansa bile yine öfleyip duracak besbelli.
Ana-baba ve öğretmen korkusuyla yetişen benim yaşıtlarımda bile hal böyleyken, hakikaten merak ediyorum.
Dikkat süresi kısacık ve hiperaktif nesiller birbirlerinin dikkatini çekmeyi nasıl başaracak? Mesela on yıl sonra, birbirleriyle göz teması kurarak on dakika sohbet etmeyi becerebilecekler mi?

HAFTA SONU MESAİSİ

1. 15 Mayıs’a kadar süren Uluslararası Mizah Festivali’nde bugün 19.00’da mimar ve yazar Aydın Boysan’ın Şahika Meyhanesi’ndeki söyleşisi var. Yarın 20.30’da Haliç Kongre Merkezi’nde mizah ustalarının katılacağı Büyük Komedi Gecesi gerçekleşecek. Festivalin kapanış partisi konseriniyse 15 Mayıs 20.00’de Beyoğlu İndigo’da Büyük Ev Ablukada veriyor. www.ajanda.tv
2. Gazino kültürünü geri getiren Neogazino programı, altı hafta boyunca her cuma Armada Oteli’nin terasında. Neogazino, Osmanlı-Türk musikisiyle Türk sanat müziğini ve cazı birleştriyor. Münip Utandı’nın katkılarıyla oluşturulan fasıl topluluğuna opera kökenli assolist Efruze eşlik ediyor. (0212) 455 44 71
3. Sufi rock tarzının temsilcilerinden Kağan Tayanç bugün 20.00’de kendi şarkılarını seslendiriyor. Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’ndeki konser ücretsiz. (212) 568 60 80
4. Müzeler Haftası kapsamında; yarın Pera Müzesi’nde Müzeler Gecesi kutlanıyor. 19.00-24.00 arası ücretsiz girilecek müzede 20.00’de Şirin Soysal Band konseri, 22.00’deyse film gösterimi var. İstanbul Modern de, 18 Mayıs’ta ücretsiz ve 22.00’ye kadar açık. www.peramuzesi.org.tr
5. Ünlü DJ BeeGee’nin yeni albümünün üç parçası ilk kez 14 Mayıs gecesi Beyoğlu’ndaki The Hall’da. BeeGee’ye FG 93.7 Resident DJ’lerinden Gadi Mitrani, Kid-e, Orkun Bozdemir, Barış, Nurettin Çolak ve Burak Gürtürk setleriyle eşlik edecek. Biletler 30 lira. www.biletix.com
6. Efsanevi rock grubu Moğollar ‘Umut Yolunu Bulur’ turnesine 15 Mayıs’ta İzmir Kazım Koyuncu Çevre ve Müzik Festivali’nde, 25 Mayıs’ta Denizli Açıkhava Tiyatrosu’nda ve 27 Mayıs’ta Adana İncirlik Üssü’nde devam ediyor. www.mogollar.net
7. Gebze’deki Halk Dansları Festivali’nin galası 15 Mayıs 20.00’de Eskihisar Kalesi’nde. Festival kapsamındaki ücretsiz halk konserleri de şöyle; 16 Mayıs Kenan Coşkun, 17 Mayıs’ta, 18 Mayıs’ta Hüseyin Uğurlu ve 19 Mayıs’ta Yudum. Konserlerin başlama saati 20.30, yeriyse Eskihisar Kalesi.

VE SAİR GÜNLER

1. Pop şarkıcısı Yonca Lodi 17 Mayıs’ta Ordu Üniversitesi Bahar Şenlikleri’ne, 24 Mayıs’ta Gaziantep Üniversitesi Bahar Şenlikleri’ne, 25 Mayıs’ta Akhisar Çağlak Festivali’ne ve 26 Mayıs’ta da Soma Karaelmas Festivali’ne katılacak. www.tmc.com.tr
2. Müzik tarihinin gelmiş geçmiş en büyük gruplarından, modern rock ve heavy metalin yaratıcılarından Deep Purple, 18 Mayıs 19.00’da Maçka KüçükÇiftlik Park’ta. Bilet fiyatları 98, 160 ve 330 lira. www.biletix.com
Yazının Devamını Oku

Anneler, çingeneler ve Hıdrellez

Annelik müessesesiyle birazcık meselem var ama annelere lafım olmaz. Bu pazarın Anneler Günü olduğunu şimdi öğrenmiyorsunuz tabii ki, fakat alışveriş merkezinde yatıp kalkan biri olmadığınız sürece; bu günün ne kadar ticarileştiğini hafsalanız almaz. Ayrıca annelerimiz de sandığımız kadar saf değil, son dakika alelacele alınmış hediyeleri ve yasak savmaları anlıyorlar anlamasına ama ses etmiyorlar. Kibarlıklarından ve bizi çok sevdiklerinden...

Kanaatimce bugünü uyduruk bir hediyeyle geçiştirmektense annenizle vakit geçirmek bin kat evla. Hele de üşenmeyip onu mutlu edecek, incelikli bir program hazırlarsanız ne ala... Bütçenizi biraz zorlayıp başbaşa şık bir yemeğe gidin mesela. Yıllarca her akşam ne pişireceği sorusuyla boğuşa boğuşa helak olan anneciğiniz, kırk yılın başı kendisine hizmet edilmesinin tadını çıkarsın. Ruhunu biraz daha şenlendirmek için saza-caza da gidin hatta.
Hiç olmadı birlikte yürüyüşe çıkın ve dönüşte karşılıklı birer bardak çay için. Gerçi meteoroloji hafta sonu için neşeli havadisler vermiyor ama olsun.

BİRİNCİ ROMAN FESTİVALİ

Benim favori Anneler Günü programı önerimse dün başlayan ve pazartesi bitecek 1. Uluslararası Roman Festivali.
Zira bugün itibariyle Hıdrellez şenlikleri başladı. Böyle coşkulu bir fırsat neden hafta sonuyla, hatta Anneler Günü’yle birleştirilmesin ki?
Kibariye, Gypsy Queens Kings ve Ciguli konserlerinin yanı sıra yerli ve yabancı Roman gruplarının dans gösterileri olacak bu büyük eğlencede. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi; İzmit Sekapark alanında düzenliyor festivali. Davullu, zurnalı atraksiyonlar zaten Allah’ın emri. İsteyene çiçekçi, bohçacı, demirci, sepetçi, kalaycı, macuncu, niyetçi, manici, falcı ve at arabacısı nevi folklorik Roman esnafı da var. Roman Panayırı ve Dünden Bugüne Romanlar fotoğraf sergisini de unutmayalım.

ŞENLİK ATEŞLERİ YAKILSIN

Hıdrellez günü ateş yakma geleneğini yüz yıllardır yaşatır Romanlar. 6 Mayıs’ta, yani bu gece de koca bir ateş yakıp üzerinden atlayacaklar. Ardından evlenmek isteyen 500 genç kız geleneksel elbiseleriyle sabaha karşı suya dileklerini bırakacak. ‘Dilek Sabahı’na katılanlar akşam da Gypsy Queens Kings konseriyle döktürecek. Yarın da ‘Bir Enstrüman Bin Roman’ konseptiyle bin kişilik dev Roman Orkestrası’nın keman performansı var. Aynı gün Roman geleneklerine uygun Roman Kına Gecesi’nin canlandırılacağı bir gösteri olacak.

Yazının Devamını Oku

Bir saatte değişmek ister misiniz?

Kulağa başrolünde Tom Cruise’un oynadığı; new age soslu bir Hollywood kurdelası gibi geliyor değil mi? Bir ömür boyunca kaybettiğiniz şeyleri, sadece bir saatte bulmak için nelerden vazgeçerdiniz?

Hepimizde takıntı ve kötü alışkanlığın bini bir para: Belki herkes uyuşturucu ya da alkol bağımlısı değil ama peki ya sigara? O da yoksa, tatlı bağımlılığı ya da abur cubur tıkınma. Aşk ya da ilişki bağımlılığı. Başta uçuş korkusu olmak üzere her tür fobi. Stres, travma, psikolojik ağrılar...
Bir saatte kötü alışkanlıklara veda ettirdiğini söyleyen İngiliz Paul Emery; Richmond Nua Wellness Spa’ya geldi. Ben de herkes gibi; ter, gözyaşı ve kan dökmeden kestirme çözümlere ulaşmanın hastası olduğum için, karşısına oturdum hemen. 50 yaşında olduğuna asla inanamayacağınız kadar fit, enerjik ve kontrollü biri Emery. Mesleği QEPR (Quantum Emotional & Physical Release) terapistliği. Yani kuantum tekniğiyle duygusal ve fiziksel rahatlama...

KATE MOSS’U DA TEDAVİ ETTİ

Aralarında Kate Moss gibi isimlerin bulunduğu modellerle, film yıldızlarıyla, savaş gazileriyle ve Kraliyet ailesi mensuplarıyla çalışıyor. Mesela geçen hafta çok ünlü bir rock grubuyla özel bir çalışma yapmış ama isimlerini veremiyor. Danışanları arasında bir tek Moss isminin açıklanmasına itiraz etmemiş. 2010’da ‘Dünyanın En iyi Spiritüel Terapisti’ seçilen Paul Emery yaşamını Tayland’da sürdürüyor. NLP’den akapunktura, EFT’den kuantuma kadar, el atmadığı teknik kalmamış. Bazılarını hiç duymadığımız bu teknikleri harmanlayarak da, kendine özel bir yöntem yaratmış.

21 GÜNE BİR SAAT  
Konuyla ilgilenenler aşinadır, ‘olumlu’ bir alışkanlık kazanmak için 21 günün yeterli olduğu rivayet edilir. Mesela, sabahları erken kalkmamıyorsunuz. 21 gün sıkın dişininizi, 22. günde kelebek gibi şarkı söyleyerek uyanacaksınız! Fakat galiba herhangi bir ‘kötü’ alışkanlıktan kurtulmak için bundan daha uzun bir süre gerekiyor. Etimizden kazımak, derimizi soymak istediğimiz bağımlılıkların uzun toksik bir mazisi var. Yine de kolay çözüm vaatleri hepimizin aklını çeliyor.
Bana gelince; meselemin sigara nevi ‘basit’ değil, epeyce karmaşık olduğunu söyledi. Dolayısıyla bir saatte halledilmesi pek mümkün görünmüyordu. Yine de üstünde düşünmemi sağladığı faydalı ipuçları verdi. Şu da var; böyle şeyleri anneniz oturma odasında söylese muhtemelen duymazsınız bile. Fakat ünlü bir İngiliz’den göl kenarında yeşillikler içinde duyunca, hücre çeperleriniz bile etkileniyor...

Yazının Devamını Oku

Memleketi dolaşan hoş bir sada

Kudüs doğumlu İsrailli şarkıcı Yasmin Levy, Türkiye’ye ilk kez gelmiyor ama her gelişinde kraliçeler gibi ağırlanıyor. Bu topraklara muhabbetini her fırsatta dile getiriyor. Mesela İbrahim Tatlıses’i belki de sizden benden daha çok seven Levy, her seferinde İsrailli kökenlerinden çok Ortadoğulu kimliğine vurgu yapıyor. Türkiye’de kendisini evinde hissettiğini söylüyor, Türk müzisyenlerle çalışmalar ve düetler yapıyor.

Hem yorumcu hem de besteci olarak sevgi ve hürmet gören Levy, babasını iki yaşındaşken kaybetmiş. Annesi tarafından büyütülen sanatçının çocukluğu Araplar arasında geçmiş. Üvey babasıysa Latin ve Sefarad kültürü - müziği araştırmacısı. İzmir’de doğan ve sefarad kültürü araştırmalarının yanı sıra şarkı derleyiciliği yapan üvey baba sayesinde müzik kültürü herkese nasip olmayacak şekilde derinleşti. İspanya’daki aile dostları da eksik olmasın, henüz küçücük bir kızken Yasmin’in müziğe yeteneği ve ilgisini keşfetti.

YANKISI UNUTULMAZ SES

Böylece yağ, şeker ve un birleşerek ortaya çok lezzetli bir helva çıktı. Yani; Sephardi Yahudileri’nin konuştuğu Ladino dilinde söylenen, dağıldığı toprakların kültürleriyle bir arada olmanın zenginliğini barındıran müzikler. Ve Yasmin Levy bir kültür elçisi gibi bu şarkıları dünyaya tanıtmaya başladı.
Levy, Endülüs flamenkosundan Türk ezgileri ve Arap etkilerine pek çok unsuru müziğinde başarıyla kullanıyor. Viyolonsel ve piyano gibi Batı müziği enstrümanlarının yanı sıra ud gibi Doğu enstrümanlarından da ses veriyor. Sefarad kültürünü Anadolu etkileriyle sunması da dikkat çekici. Daha ne olsun?
‘Bir kere duyunca hiç unutmayacağınız ses’ olarak tarif edilen Yasmin Levy ilk çıkışını ‘Nací en Alamo’ ve ‘La Alegria’ gibi kalbe işleyen şarkılarla yaptı. Bu sayede genç yaşına rağmen Judeo-Espanyol (Ladino) şarkılarının önde gelen sanatçıları arasında yer aldı.

İRAN’DAN PARAGUAY’A

Son üç yıldır BBC Dünya Müziği Ödülleri’ne aday gösterilen Levy, 2000’de çıkan ilk albümü ‘Romance & Yasmin’ ve ikinci albümü ‘La Juderia’ için Paraguay’dan İran’a kadar yayılan coğrafyadan müzisyenlerle çalıştı. 2009’da da son albümü ‘Sentir’i yayınladı.

Yazının Devamını Oku

55 bin kişilik halay 100 bin olacak mı?

Taksiyle bilemedin 10 dakikada gidilecek Kurtuluş-Dolmabahçe mesafesinin yarım saatte alınmasından belliydi 12 Haziran 2010’un olağanüstü bir gün olacağı. Taksici, “Bir grubun konseri varmış” dedi. “Her yer kilit. Bunlara komünist diyorlar, doğru mu abla?” Lise zamanlarımdan dinlediğim Grup Yorum’un kolayca yaftalanmasına gönlüm razı olmadı ama “Tam olarak öyle sayılmaz aslında” diye geveleyebildim ancak.

Grup Yorum’un ideolojisine katılmayabilir, politik duruşunu benimsemeyebilir hatta müziğini de beğenmeyebilirsiniz. Fakat bir fenomen olduklarını inkar ederseniz taş olursunuz.
Tam 26 yıldır şarkılar ve marşlar söylüyor Grup Yorum. Sürekli değişen üyeleri defalarca tutuklandı. Konser ve albümlerinin kaç kez yasaklandığının çetelesini tutmak zor.

STADYUM DOLDURAN PROTEST

Velhasıl, memleketteki ‘protest’ sözcüğünün karşısına isimleri rahatlıkla yazılabilir. Müzik yazarı Orhan Kahyaoğlu’nun yaklaşık 10 yıl önce kitaplaştırdığı yolculukları ‘Sıyrılıp Gelen’ yakınlarda Can Yayınları’nca yeniden basıldı. U2 artık statüko kuyrukçusu bir grup olmasaydı mesela, İstanbul konserinde Zülfü Livaneli yerine onları sahneye çağırırdı...
12 Haziran 2010’da kendi tarihine devasa bir mim düştü Grup Yorum. Çünkü herkesi derin hayretlere gark ederek İnönü Stadyumu’na tam 55 bin kişiyi toplamayı başardı. Üstelik hiçbir sponsorluk teklifini kabul etmeden, bilet geliriyle karşıladı masrafları. Bir anlığına düşünün, bunu yapabilecek kaç ‘büyük’ isim var Türkiye’de?
Yankıları günlerce süren bu ‘acayip’ konseri üç saatlik bir DVD’ye dönüştürdüler. Kalan Müzik’ten çıkan bu DVD de epeyce şaşırttı kelle hesabı tutanları. Zira sadece üç ayda 35 bin sattılar.

ÜCRETSİZ KONSER İNADI

Şimdi daha da iddialı bir işe kalkışarak 17 Nisan’da ücretsiz bir halk konseri veriyorlar. 100 binin üstünde insana ulaşmayı hedefledikleri bu konserin adı ‘Bağımsız Türkiye’.

Yazının Devamını Oku

Yabani kiraz çiçekleri yağsın başınıza

Bu yıl Cemre ile Bahar’ın arasına kara kedinin girdiğinden şüpheleniyorum. Nevruz’u da kutladık ama hala doğru dürüst çiçeklenemedik. Geçen pazar bir bahar rotası çizmek istedik. İstikamet Ataşehir’deki Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, maksatsa sakura (yabani kiraz ağacı) çiçeklerini görmekti. Fakat havanın o ıslak ve kirli gri hali bir türlü insafa gelmediği için maksat hasıl olamadı. Biz de oturduk arka arkaya İtalyan Usülü Evlilik ve İtalyan Usülü Boşanma’yı izledik. Sophia Loren’in azameti ve Marcello Mastroianni’nin dehası ömrümüze ömür katsa da, zarif sakura çiçeklerinin yeri bambaşka.
İstanbul’daki film festivaline de bir selam gönderelim bu arada. Büyük usta Akira Kurosawa’nın gördüğü rüyalardan esinlenerek çektiği Dreams’in o unutulmaz sahnesinde de sakura çiçekleri pembe bir kar gibi yağıyordu.
Sakuranın ömrü on günle sınırlı, Japonlar için paha biçilmez olmasının sebebi biraz da bu. Fakat aynı nedenle, yani yaşamın geçiciliğini hatırlattığı için de seviliyor.

ESKİDEN ARİSTOKRATLARINDI

Japonlar; 11 kentte kutladıkları Sakur Senzen (Sakura Şenlikleri) için eşi dostu toplayıp ağaçların altında piknik yaparak sake içiyor. Parklara, bahçelere, tapınaklara akın ediyor, çiçek izleme partileri (hanami) yapıyorlar. Yeni işe başlama, evlilik ve okulların açılma tarihlerini de çiçeklerini açılışına göre belirliyorlar. Her yıl yüz binlerce turist, bu festival zinciri için Japonya’ya akın ediyor. Üzerine şiirler ve şarkılar yazılıyor. Kimono desenlerinde ve kadın adı olarak kullanılıyor. II. Dünya Savaşı’ndaki intihar pilotlarının, son uçuşa çıkmadan uçaklarına bu çiçeği çizdiği söyleniyor.
Düşünebiliyor musunuz? Bütün bunlar topu topu 10 gün açan ve meyve bile vermeyen bir ağaç için...
Eskiden sadece aristokratların yetiştirdiği bu nadide çiçeği bir dostluk simgesi olarak da görüyor Japonlar. Bu nedenle pek çok ülkeye sakura fidanı armağan etmişler. Washington DC, New York, Berlin, Sao Paulo, Kanada, Almanya ve Filipinler’de de sakura bahçeleri var, hatta şenlikleri bile kutlanıyor.

JAPON DOSTLARA SELAM

Türkiye’ye de unutmamışlar elbette.
120 yıl önce Japonya’da batan Ertuğrul Fırkateyni’nde şehit olan 587 deniz piyadesinin anısına, Sakura Vakfı’nca armağan edilen 587 fidan yedi yıl önce Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nin (NGBB) dikildi. İstanbul Ataşehir’deki parkın Ertuğrul Adası’ndaki bu fidanların bir kısmı hayata tutunamadıysa da, inat edilip sonunda 587 ağaca ulaşıldı. NGBB’deki sakura çiçeklerini görmek için bugün ve pazar artık son demler. Park yarın özel bir etkinlik için kapatıldı, aklınızda bulunsun. (216) 456 44 37.
Ekmeğe, suya, süte ve kiraza radyasyon yağarken bu yıl Japonların sakura şenliklerini düşünecek hali kalmış mıdır, emin değilim. Fakat onların yerine bu görkemli doğa olayını siz izlerseniz eğer, memnun olacaklarına şüphem yok.
Büyükşehir Belediyesi’nin Baltalimanı’nda kurduğu Japon Bahçesi’nde de sakura ağaçları var. İstanbul’un en yaşlı sakura ağaçlarıysa Emirgan Korusu’nda. Bir diğer sakura ağacı da Kadıköy Fenerbahçe’deki parkta.
Eğer sakura bulamazsanız; memleketin Konya’dan Giresun’a kadar her yerindeki kiraz bahçelerini de seyredebilirsiniz. Bizimkilerin beyaz çalan katmer katmer çiçeklerinin ömrü de kısa, yaklaşık sekiz gün...

HAFTASONU MESAİSİ

1. İki genç İtalyan DJ’den oluşan Cyberpunkers; dünya turnesi kapsamında bu gece 23.00’te Beyoğlu’ndaki İndigo’da. İkiliye Ulaş Pakkan (aka. Jackdied) ve Volkan Akaalp’dan (aka. Jasko) oluşan elektronik müzik ikilisi Gooseflesh de eşlik edecek. Biletler 23.50 ve 28.50 lira. www.biletix.com
2. Bu gece 22.30’da Beyoğlu’ndaki Ghetto Meyhane’de Müslüm Gürses konseri var. Ön satış 35, kapıda 40 ve yemekli 80 lira. www.biletix.com
3. Türkçe rock müzik grubu Gripin bu gece 22.00’de 3. stüdyo albümü ‘M.S. 05.03.2010’u tanıtacak bir konser veriyor. Mekan Beyoğlu’ndaki Jolly Joker. Biletler 45 ve 89 lira. www.biletix.com
4. Yıldız Kenter, Genco Erkal, Erkan Can ve Cem Davran 2. Ataşehir Tiyatro Festivali’ne katılıyor. Altı oyunun sergilendiği festivalin programında bugün ‘Simurg’; 13 ve 15 Nisan’daysa ‘Nereye Gidiyoruz? Azizlikler!’ oyunları var. Başlama saati 20.00 olan oyunların ücretsiz davetiyeleri Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde dağıtılıyor.
5. Bomonti’nin her ay Babylon’da gerçekleştirdiği ‘Tarihe Meydan Okuyan 45’likler’ partilerinde, yarın 22.00’de Naim Dilmener’in Türkçe ve Sarp Dakni’nin yabancı şarkılarına canlı canlı ‘Mavi Işıklar’ grubu eşlik edecek. Helvacı, İyi Düşün Taşın ve Çayır Çimen Geze Geze gibi hitlere imza atan grubun biletleri 15 ve 25 lira. www.biletix.com

VE SAİR GÜNLER

1. Türkiye Uluslararası Salsa Festivali’ni düzenleyen ve Antalya’da dans konseptli eğlence mekânı ‘Baila Dance Café’yi açan LatinTR Dance Academy bu şehirdeki kadınlara özel ücretsiz salsa dersleri veriyor. Dört hafta sürecek eğitimler 20 kişiyle sınırlı. Online başvuru için www.surveymonkey.com/s/ucretsiz6
2. Cem Adrian; 11 Nisan’da Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde, 12 Nisan’da Trabzon Hamamizade Kültür Merkezi’nde, 15 Nisan’da İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda sahne alacak. www.biletix.com
3. İçki kültürü dergisi Gusto’nun yayın yönetmeni Mehmet Yalçın’ın verdiği şarap kurslarının yeni sezonu 11 Nisan 19.00’da Mövenpick Hotel İstanbul’da başlıyor. ‘Şarabın Dünyasına Giriş’ başlıklı I. etabın ücreti 400 lira. (212) 237 01 12
Yazının Devamını Oku

Sigaranın birleştirdikleri ve ayırdıkları

Hayatım boyunca tek dal sigara içmedim. Merak edip denemedim bile. Fakat bu durum beni kesinlikle azılı bir ‘duman avcısı’ yapmadı. Kendisi yıllarca içip, sigarayı bıraktıktan sonra despot kesilenleri de hiç anlamadım. Bilakis içenlere karşı her zaman anlayışlı oldum. Aile efradı ve arkadaşlarımın çoğu sıkı içici olunca, başkaca da bir seçeneğim yoktu galiba. Fakat bu anlayışı aşırıya vardırmış olabilirim, zira pek çok insan tarafından sigara tiryakisi zannedildim.

Uçaklarda ya da şehirlerarası otobüslerde bile sigara içilen zamanları hatırlamıyorum ama iş yerinde dumanaltı olduğum günler dün gibi hatırımda. Gece çıktığımda en sevdiğim ceketimin sigara yanıklarıyla delik deşik olması, henüz bitirmediğim içkimin içinde izmarit söndürülmesi ya da saçlarımın yarım saatte o berbat kokuyu sünger gibi emmesi de...

SAĞLAM BİR DUMAN KARDEŞLİĞİ

Dolayısıyla, aynı zamanda astım sahibi biri olarak mekanlardaki sigara yasağından hiç şikayetim yok. İçkisinin ya da kahvesinin yanında keyifle sigara tellendirmek isteyenleri de gayet iyi anlamama rağmen.
İtiraf edeyim; tiryakilerin aralarında bir tür ‘sigara kardeşliği’ oluşmasını, kapı önlerindeki kaçamak muhabbetlerini ve ateş isteme bahanesiyle başlayan arkadaşlıkları da hafifçe kıskanmıyor değilim. Hele de içenlerin içmeyenlere galebe çaldığı bir grupla çıkıyorsanız, kendinizi azıcık dışlanmış hissetmek hiç de şımarıklık sayılmaz, normal bir insanlık hali.

BU KADAR ASTIMLI VAR MIYDI

Fakat bu sigara yasağını hayata ne ölçüde geçirildiği konusunda şüphelerim var. Ya da ne kadar ciddiye alındığı... Mesela geçen hafta, yakınım genç bir kadın, Beyoğlu’ndaki bir mekanda sigara yüzünden astım krizine girdi. Lafın gelişi değil, hakikaten girdi. Taksim İlkyardım’ın aciline kaldırılacak bir vaziyette hem de...
Havanın limonatalığını fırsat bilip, herkesin dışarıdaki masalara yayıldığı bir mekanda da ben öksürük nöbetine tutuldum. Burnuma dolan duman bulutundan gözlerim yaşardı, boğulacağımı düşündüm.
Böylece; açık havada bile otursak, herkes aynı anda fosur fosur zincirleme sigara içtiğinde pekala dumanaltı olunabileceğini de anladım. Hele de para kazanmak isteyen mekan sahipleri masalar arasında birer karışlık mesafe bırakıyorsa...
Yine de bazen düşünmeden edemiyorum, sigara yasağı hepimizin hassasiyetini artırdı mı? Bizi daha tahammülsüz bir hale mi getirdi? Yoksa eskiden bu kadar astımlı yok muydu? Ya da kendilerini evlerine mi kapatıyorlardı?

HAFTASONU MESAİSİ

1. Ünlü Amerikan oyun yazarı ve aktör Sam Shepard’ın yazdığı Vahşi Batı (True West), bu ay boyunca Tiyatro Baykuş tarafından sahnelenecek. Yönetmenliğini Levent Suner’in yaptığı oyunun başrollerinde Burak Sergen, Kerem Atabeyoğlu, Levent Ulukut ve Tülin Oral var. 1, 8 ve 15 Nisan 20.45’te Duru Tiyatro’da; 12 Nisan 20.30’da Oyun Atölyesi’nde ve 6, 13, 28 ve 29 Nisan 21.00’de Profilo Kültür Merkezi’nde sahnelenecek oyunun biletleri 20 ve 30 lira. www.biletix.com
2. Sırf bu konser için bir araya gelen Rebel Moves grubu; bu gece 23.00’te Beyoğlu’ndaki Nublu’da. Aynı gece Tan Tunçağ da DJ’lik yapacak. www.nublu.net
3. ODTÜ Mezunları Derneği Ankara Vişnelik Tesisi’nde bugün 20.30’da sitar sanatçısı Reshma Srivastava Pizanis ve tabla sanatçısı Ioannis Zannis klasik Maharişi Gandharva Veda melodilerini seslendirecek. Biletler 30 lira. (312) 286 79 79
4. Türkçe rock’ın en iyi gruplarından Vega, bugün 22.30’da Beyoğlu Ghetto’da bir konser verecek. Onur Büber’in de DJ’lik yapacağı gecenin bileti 25 lira. www.biletix.com
5. Atiye ve ünlü DJ Suat Ateşdağlı; bu gece 21.00’den itibaren Trabzon’daki Süleyman Restaurant&Bar’da. Biletler 24 ve 39 lira. www.biletix.com
6. Komedyen Yavuz Seçkin’in ‘Medyatip’ adlı şovu yarın 20.30’da İstanbul’daki TİM Fettah Aytaç Salonu’nda. Biletler 35 ve 45 lira. www.biletix.com

VE SAİR GÜNLER

1. Diana Krall’ın tahtına aday gösterilen New Yorklu caz divası Jane Monheit, 5 Nisan 20.00’de İstanbul’daki İş Sanat Kültür Merkezi’nde. Michael Kanan (klavye), Neal Miner (bas) ve Rick Montalbano’nun da (davul) çalacağı konserin biletleri 25, 35, 40 ve 45 lira. (212) 316 10 83
2. Son zamanların heyecan verici gitar sanatçılarından Guthrie Govan, 7 Nisan 20.00’de Beyoğlu Romeo Juliet Performance Hall’de. Biletler 52.50 lira. (212) 243 65 65
3. İstanbul Küçükyalı sahildeki Foça Balık Restaurant, 30 Nisan’a kadar ‘Ege Otları Festivali’ düzenleniyor. Ege otlarından yapılan 50’ye yakın meze arasında kabakçiçeği dolması, papucaki, ebegümeci dolması, gelincik böreği, kazayağı salatası, hardal otu, hevvacık, golduruk, cibes ve akkız otu gibi çeşitler bulunuyor. Bir ot tabağının fiyatı 5 lira. (216) 519 86 86
Yazının Devamını Oku

Kainatın tüm sesleri ve titreşimleri

Şimdiki çocuklara sıkıntıdan kurdeşen döktürecek, didaktizm abidesi Okul Radyosu’nu bile bayılarak dinleyen kuşaktanım. Belki de bu yüzden radyo dinlemeyi severim, eksikliğini hissederim. Şaşkın bir stajiyer olarak arşivinin tozunu yuttum. Müzik bilgisi ve ciddiyetine hayran olduğum Serhan Yedig ile birlikte, ömrü badem çiçekleri kadar süren bir program da yaptım.
Fakat benim Açık Radyo’ya kalben ve zihnen bağlanma sebeplerim bunlarla sınırlı değil. Asıl sebep Açık Radyo’nun esaslı bir radyo olması. Aynı bünyede bir araya gelmesi epeyce güç; merak, özen, zeka ve hassasiyet gibi özellikleri barındırması. Bunlar sayesinde hem aidiyet hem de tiryakilik yaratması.
Açık Radyo, 15 yılı aşkın bir süredir İstanbul’da kuvvet merkezlerinin karşısında radyo dalgalarıyla sesini duyuran; hakikatten, vicdandan, adaletten, neşe ve umuttan yana bir insan topluluğu. Programcılardan ve dinleyicilerden oluşan bu topluluk her yıl Açık Radyo Şenliği’nde buluşuyor ve bağımsız yayının devamı için destek arıyor.

9 GÜN 99 SAAT YAYIN

Bu yıl 8. düzenlenen Açık Radyo Şenliği 19 Mart’ta başladı, 27 Mart’ta bitecek. Programcılar, dinleyiciler, kültür ve sanat dünyasından destekçiler 9 gün boyunca 99 saatlik özel bir yayın yapıyor. Bu sohbetler esnasında, bir ‘topluluk radyosunun’ oluşması gibi toplumsal birliktelik meseleleri de ele alınıyor. Tabii dinleyici desteğinin hayati önemi de bir kez daha hatırlatılıyor.

MÜSTESNA KONUKLAR

Açık Radyo’nun vermek istediği ‘değişim’ mesajını yaygınlaştırmak kadar, daha fazla dinleyiciye ulaşmasına vesile olan konukları da ağırlıyor bu şenlik.
Arto Tunçboyacıyan, Aydan Çelik, Aydın Kudu, Ayşe Tütüncü, Bağış Erten, Burak Güven ve Harun Tekin, Cafe Aman İstanbul, Can Çankaya, Caner Eler, Cem Mansur, Cenk Erdoğan, Derviş Zaim, Gevende, Geveze, Hüsnü Arkan, İzel Rozental, Jale Sancak, Jehan Barbur, Kaan Sezyum, Kardeş Türküler, Kenan Işık, Lale Mansur, Leyla İpekçi, Marsis, Mehmet Aslantuğ, Merve Kibar, Mircan Kaya, Okan Bayülgen, Orchestra Elastique, Rahman Altın, Rüya Köksal, Sabahat Akkiraz, Semih Kaplanoğlu, Serdar Ateşer, Sumru Ağıryürüyen, Şebnem İşigüzel, Uğur Yücel, Yasemin Göksu ve Zeynep Atikkan bu yılki ‘müstesna konuklardan’ bazıları. Akın Eldes, Buzuki Orhan ve Hakan Kurşun da yayına çocuklarıyla katılacak.

NASIL DESTEK OLABİLİRSİNİZ

Bir bilgi daha: Dinleyiciler seçtikleri programın istedikleri bir saatine destek verebiliyor. Bunu bir telefonla (212 343 41 41) ya da bir tıkla www.acikradyo.com.tr yapabiliyor. Açık Radyo seçtikleri programın başında ve sonunda adlarını anarak destekçilerine teşekkür ediyor.

HAFTASONU MESAİSİ

1. Soaked yüksek enerjili, seksi ve kışkırtıcı canlı elektronik performansıyla bu akşam 22.00’den itibaren Taksim Roxy sahnesinde. Biletler 23.50 lira. www.biletix.com
2. Bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Escape To Music’ konserlerinde, yarın 20.00’den itibaren İstanbul Refresh The Venue’de UNKLE sahne alacak. 2000’li yılların en önemli elektronik müzik projelerinden UNKLE, ilk kez canlı olarak İstanbul dinleyicisiyle buluşacak. Biletler 69.50 lira. www.biletix.com
3. İstanbul’daki Tomtom Fun Aid’in gözde mekanlarından Indigo, yarın 22.00’den itibaren Robby Ameen ve Amik Guerra’nın eşlik edeceği Emir Ersoy&Cuban Stars konserine ev sahipliği yapacak. Biletler 23.50-28.50 lira. www.biletix.com
4. Tech-trance türünün yaratıcılarından Marco V; Şükrü Akçay’ın özel partileri ‘Trancemission’ serisi için yarın 22.00’den itibaren İstanbul’daki The Hall’da. Biletler 40 lira. (212) 244 87 37
5. DJ Nikita yarın gece 22.00’den, pazar günüyse 20.00’den itibaren Ankara’nın sevilen kulüplerinden Three G’de çalacak. Biletler 30 lira. www.biletix.com

VE SAİR GÜNLER

1. Mizah yazarı ve stand-up’çı Alpay Erdem 28 Mart 21.00’de Denizli Jazz Rock’ta (542 527 55 66); 29 Mart 22.00’de Muğla Mabolla’da (252 214 25 04) ve her perşembe 21.00’de Taksim Old City Comedy Club’da (212 244 28 96) sahneye çıkıyor.
2. Murat Yılmazyıldırım’ın ‘İksir İçtim Değiştim’ albümünün tanıtım konseri 29 Mart 21.30’dan itibaren Beyoğlu Romeo Juliet Performance Hall’de. Albüme konuk olan Okan Bayülgen, Cem Adrian, Köksal Engür, Utku Ünal ve Mustafa Süder’in de katılması planlanan konserin bilet fiyatları 25-30 lira. (212) 243 85 80
3. Mövenpick Hotel İstanbul’da 31 Mart’a kadar Tapas Festivali düzenleniyor. Tapas, İspanyol mutfağının lezzetli atıştırmalıkları. Közlenmiş kırmızı biber ve ançüezle doldurulmuş yeşil zeytin, Endülüs salatasıyla servis edilen kızartılmış ton balığı, çıtır kalamar, allioli ve baharatlı sosla sunulan ‘Patatas Bravas’ gibi tapas çeşitleri 16.00-23.00 arasında BarAdoX’ta. Rezervasyon (212) 319 29 29
4. Kalan Müzik’in sunduğu “Züleyha: ‘Etnik Dillerde Livaneli Şarkıları, 10 Dilde Merhaba’ konseri 29 Mart 21.30’da Asmalımescit’teki Babylon’da. Bilet fiyatı 20.15 lira. www.biletix.com
Yazının Devamını Oku

Kafe kültürüne kefilim

Kafeleri hep bar ve kulüplerden daha çok sevdim. Bir kafede sütlü kahve eşliğinde uzun uzun yalnız zaman geçirmekten daha zevkli bir şey bilmiyorum. Hele de bu kafe, dünyanın uzak bir köşesindeyse ve fincanınıza durmadan kahve dolduruluyorsa... Mehmet Tez, Gusto Dergisi’nin son sayısında kafeler hakkında kısa ve hoş bir yazı yazmış. Belli ki iyi bir kafe müdavimi. Fakat; emziren kadın, öpüşen çift ve bluetooth kulaklıklı adam manzaralarından hazzetmediğini ve bunları sergileyen kafelere artık gitmeyeceğini beyan etmiş.
Bin yıldır, açık ofiste ve her çeşit insanla çalışan biri olarak; benim dikkatim kolay kolay dağılmaz. En kalabalık kahve zincirlerinde bile okuyup yazabilirim, röportaj kasetleri çözebilirim. Emziren kadın ve öpüşen çiftlere de hiç itirazım yok.
Bilakis; birilerinin giderek daralan yaşam alanlarımıza minik bir öpüşme ve emzirme deliği açabilmesi bana biraz nefes aldırır.

BİR KAHVEYE 20 LİRA VERİLİR Mİ

Aynı yazıda ‘modern kafe adabı’ üzerine bir yazı okumak istediğini de belirtmiş Tez. Modern kafe adabı nedir, şekilli bir kurallar manzumesi gerekli midir, bilmiyorum. Saygılı ve hakkaniyetli biriyseniz; alışveriş merkezinde de kafede de komşudaki misafirlikte de benzer davranışlar gösterirsiniz. Mekan sizi sınırlamaz, genişletir.
Bizim Sevgi Teyze’mizin hali vakti yerinde sayılır ama kafelerde bir bardak çaya 10 lira, bir dilim keke 20 lira verilmesine bir türlü aklı yatmaz. Siz ısmarlasanız da durum değişmez, kafasında durmadan maliyet hesapları vardır: Çayı evde demlese bir bardağı kaç liraya gelir? Bu parayı esasen çaya-kahveye değil bambaşka şeylere, hatta hatta ruh hallerine ödediğinizi anlatmaya çalışmak fayda etmez.

YAVAŞ ÇEKİMİN TADINI ÇIKARMA HAKKI

Mesela, güneşli güzel bir bahar gününde iş randevularını kafede vermek, çalışmak ya da çalışır gibi yapmak; hafif bir okulu kırma yaramazlığı tattırır. Vara yoğa gülüşen liselileri ya da dünyanın en ciddi münakaşalarını yaptığını düşünen üniversitelileri izlemek harikadır. Çiftlerin konuşmalarına çaktırmadan kulak kabartmak tatlıdır. Almayı, saklamayı ve okumayı bir türlü beceremediğiniz bir sürü dergiyi kendinizden geçerek okumak hakikaten nefistir. Kafelerden dekorasyon, yemek ve sunum fikirleri aşırmak da Allah’ın emridir.
En önemlisi evinizin balkonu, bahçesi ya da bir parça gökyüzü görme imkanı yoksa; bir kafede denize, çimene, ağaca ya da kediye bakarak yayılmak temel bir insan hakkıdır.
Velhasıl; Doğulu kahvehane geleneğinin daha bir alafranga ve karma bu haline ben kefilim. Fakat yalnız kadınların üstüne gereksiz düşen garsonlardan, trafiğin ortasına atılımış masalardan ve ev yemeği olduğu iddia edilen dandik mönülerden uzak durulması kaydıyla...

HAFTASONU MESAİSİ

1. Bolu Kartalkaya’daki DorukKaya Ski&Mountain Resort’un düzenlediği ‘Dorukkaya Mart Şenlikleri’nde bugün, yarın ve pazar ‘Burton Games’ günleri var. Ünlü snowboard’cular Alexandra Acs, Phillipp Handle ve Philipp Kundratiz kar üzerinde gece ve gündüz gösteriler yapacak. Rezervasyon:(212) 444 52 92
2. Can Bonomo, ‘tek kişilik renkli bir kabare’ye benzetilen albümü ‘Meczup’la bu akşam 21.00’den itibaren Roxy’de. www.biletix.com
3. ‘KenUnplugged’ projesiyle Kenan Doğulu; bu gece 23.00’ten itibaren Silahtarağa’daki Otto Santral’de. Biletler 85 lira: (212) 427 18 89
4. Başta Afrika kökenli perküsyon enstrümanları olmak üzere, farklı vurmalı çalgılarla müziğe zenginlik katan Afrotolia grubu, bu akşam 21.00’de Beyoğlu’ndaki Nayah’da bir konser verecek. (212) 292 99 56
5. Amerikalı ünlü tenor saksafoncu Dave Schnitter, Garanti Caz Yeşili Konserler dizisi kapsamında bugün ve yarın Ortaköy’deki Jazz Center’da, namı diğer JC’S’de olacak. Kapılar 19.00’da açılıyor, bilet fiyatları 18-46 lira arasında. www.istanbuljazz.com
6. Portekizli yorumcu ve besteci Carmen Souza’nın Türkiye turnesi sürüyor. Yarın 20.30’da İzmir İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde bir konser verecek Souza. Biletler 45-56.50 lira arasında. www.biletix.com
7. Üniversitelilerin ücretsiz cep dergisi Uniq bir parti serisi düzenleniyor. ‘Uniq&Famous Party’ kapsamında Pamela ve Ege Çubukçu bugün 21.00 İzmir’deki Dice Club’ta olacak. İzmir’deki partide bir DJ set çalacak Pamela; yarın 23.00’te de İstanbul Alışveriş Festivali’nin Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’ndeki açılışında aynı performansı tekrarlayacak. www.uniqfamous.com

VE SAİR GÜNLER

1. Kangroove grubundan ayrıldıktan sonra solo albüm çıkaran Bora Uzer 23 Mart Çarşamba’dan itibaren; tam yedi çarşamba gecesi (23.00) Lux’te olacak. Tünel Suriye Pasajı’ndaki restoran/bar/kulüp Lux’te sürpriz konuklarıyla performans sergileyecek. (212) 252 71 81
2. Akdeniz, Dünya ve Uzakdoğu mutfağıyla tanınan Kanyon’daki Coco Bistrot, 23 Mart’ta 20.00-23.00 arası ‘Şarap Tadım Günleri’ düzenliyor. Yemek eşliğinde Kavaklıdere şaraplarının sunulacağı set mönünün fiyatı 120 lira. (212) 353 06 98
Yazının Devamını Oku

Karnavala seneye sizi de bekleriz

Normalde olacaklardan haberdar ediyoruz sizi ancak bu seferlik bir istisna yapıyoruz. Çoktan olup bitmiş bir şenlikten bahsedeceğiz bugün. Ki, önümüzdeki yıl biz bahsetmeyi unutsak bile siz mutlaka hatırlayın diye. Hatırlayın ve bu şenliklere katılabilin diye...

Ocak, şubat ve martta tüm dünyada karnavallar düzenleniyor. Nice Karnavalı, Venedik Karnavalı, Rio de Janeiro Karnavalı, New Orleans Mardi Gras Karnavalı ve Almanya’daki Faşing ilk akla gelenler.
Geçit törenleri, gösteriler ve sokak partileriyle cıvıl cıvıl bir kutlamaya dönüşüyor bu karnavallar. Birbirinden renkli maskeleri ve ilginç kostümleri de unutmak ne mümkün.
İstanbul’da da yıllarca kutlanan bir karnaval geleneği, malum nedenlerle 1941’da pat diye bitti. Tam 69 yıllık aradan sonra, bir avuç insanın gayretiyle ilk kez geçen yıl hayata geçirildi. İstanbullu Rumlara ait Baklahorani (Apokries) artık Tatavla Şenliği adı altında kutlanıyor.

MART’IN İLK PAZARTESİ

Boğaziçi Üniversitesi’nden tarihçi Haris Rigas, şenliğin organizatörlerinden. Aynı zamanda Tatavla Keyfi grubunda buzuki çalıyor. Rigas, New York Times gazetesinden Ansel Mullins’e Türkiye’nin İslam aleminde karnavalı kutlayan tek ülke olduğunu söylüyor.
Üstelik bu yıl bir değil birkaç kez, çeşitli şekillerde kutlandı bu karnaval. Tarihi yarımadada Armada Otel’de, Cervantes Enstitüsü öncülüğünde Galata’daki La Venta del Toro’da ve Beyoğlu’ndaki Haymatlos’ta...
Fakat en şenliklisi ve aslına uygunu mahallemiz Tatavla, yani Kurtuluş’ta yapılanıydı. Aralarındaki yabancıların çokluğuyla dikkat çeken grubumuz Feriköy’deki Emekliler Evi’nin önünde buluştu. Minik kortejimizde maske takanlar da kostüm giyenler de vardı. Şarkılar söyleyerek Kurtuluş Spor Kulübü’ne doğru yürüdük. Güvenlik gerekçesiyle Kurtuluş Caddesi yerine bir paralelinden geçtik ama olsun.

Yazının Devamını Oku

Kadın demeyi öğreten bir gün

Bu salı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Neyse ki o güne denk gelen bir kandil filan yok da, kutlamalar tam gaz sürüyor. Kutlama dediysek; alışveriş, güzellik, otelde romantik bir yemek gibi kadınsı faaliyetler... Aslı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; dolayısıyla insanın içinden memleketin utançtan ağlatan kadın karnesinden bahsetmek geliyor. Fakat köşenin sınırlarını suistimal etmemek için, mevzunun bu yönünü es geçelim.
Fakat geldiği nokta itibariyle de, ikame edilmiş bir 14 Şubat artık Kadınlar Günü. Kocanız, sevgiliniz, evinizin direği Sevgililer Günü’nde kış uykusundan uyanamadı mı? O zaman kendisini Kadınlar Günü’nde affettirsin, eh tarihler de yakın nasıl olsa...
Sevgililer Günü’nün en azından kerameti kendinden menkul bir sempatikliği var. Fakat 8 Mart’a üstüne bir türlü doğru dürüst oturamayan fırfırlı pembe bir tuvalet giydirmeye çalışmak pek acayip. Yine de en azından pek çok insanın ‘kadın’ sözcüğünü utanıp sıkılmadan telaffuz etmesini sağlamasını siciline artı olarak yazabiliriz.

BAYANLAR İÇİN KADINLAR GÜNÜ

Kimi bültenlerde ‘Kadınlar Günü’nde bayanlar için filanca organizasyonu yaptık’ türü garabet ifadelere rastlamak içimizi baysa da, bu etkinlikler görmezden gelinmeyecek kadar çok. Dolayısıyla girişte muhalefet şerhi koymanın da verdiği gönül rahatlığıyla bir kısmını sıralayalım.
* Park Hyatt Istanbul Maçka Palas, 15 Mart’a kadar cilt ve vücut bakımlarında 12.00-18.00 arası yüzde 50 indirim sağlıyor. Ayrıca 8 Mart’a özel bir mönü de hazırladı. Kişi başı 125 lira. (212) 373 37 70
* Cercis Murat Konağı, Mardin yemekleri mönüsü ve Mardin’e özel Kına Gecesi eğlencesi hazırladı. Kişi başı içkiyle 89, içkisiz 55 lira. İstanbul: (216) 410 92 22, Mardin: (482) 213 68 41
* İstanbul’daki Göksu Marine Restaurant, Çigan müziği eşliğinde bir akşam yemeği programı hazırladı. Geceye özel bir çekiliş de düzenleniyor. Kişi başı 64 lira. (216) 332 03 94
* Hilton Worldwide İstanbul Otelleri de boş durmadı. Hilton İstanbul, Boğaz manzaralı Bosphorus Terrace Restaurant’da kişi başı 64 liraya bir bardak şarap eşliğinde açık büfede Dünya mutfağından öğlen yemeği sunuyor. Lobby Lounge’daysa kek ve pastalar piyano eşliğinde kişi başı 38 liraya. Al Bushra’daysa Lübnan yemekleri yüzde 10 indirimli. Conrad İstanbul’daki Boğaz manzaralı Summit Bar ve Meze Restaurant yüzde 10 indirimli. Health Club aktiviteleri de yüzde 15 daha ucuz. Hilton ParkSA’daki Boğaz’a karşı Cloud 7 Restaurant ve Bar&Terrace’daysa yüzde 10 indirim var. Hilton: (212) 315 60 00, Conrad: (212) 310 25 25, Hilton ParkSA: (212) 310 12 00
* Seyidoğlu Pastaneleri de özel bir açık büfe kahvaltı hazırladı. 50 çeşit kahvaltılık, sıkma portakal suyu ve sınırsız çay/kahveden oluşan mönü 12,5 lira.
* İstanbul’daki Roma Sarnıcı Antik Cisterna’da da ‘Kadınlar Günü Şöleni var. 19.30-23.30 arasında gitar eşliğinde sunulacak özel mönü limitsiz içki dahil kişi başı 75 lira. (212) 638 58 58

HAFTASONU MESAİSİ

1. Eurovision 2011’de ‘Live It Up’ şarkısıyla Türkiye’yi temsil edecek Yüksek Sadakat yarın 22.00’de İstanbul’daki Jolly Joker Balans’ta bir konser verecek. (212) 249 07 49
2. Tüyap Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Bursa Kitap Fuarı bu yıl 9. yaşına basıyor. 13 Mart’a kadar sürecek fuarın konuklarından biri de, e-kitap dünyasının yeniliklerini sunacak İdefix.
3. Cihangir’in yeni mekanlarından Rose Marine; Foça koylarından birinde bulunan ‘Mambo Beach Club’ haftasıyla kışın kasvetli havasını kovuyor. Latin müziği yapan Acuba ve ünlü DJ Can Hatipoğlunun katılacağı yarın akşamki parti 20.30’da başlıyor, giriş ücretiz. (212) 249 62 77

VE SAİR GÜNLER

1. 7-11 Mart’ta gerçekleşecek Ankara Uluslararası Moda Haftası’nın sloganı ‘Şehrin Her Yeri Moda’. Mekanlar Ankara Sheraton Hotel, Kentpark, AnkaMall ve Armada Alışveriş Merkezi.
2. Japon lisans firması Sanrio’nun Türkiye temsilcisi Max Licensing 7 Mart gecesi Conrad İstanbul Hotel’de bir parti düzenliyor. Partide başta yıldız karakter Hello Kitty olmak üzere; My Melody, Keroppi, Badzt Maru ve Kuromi gibi kahramanların yer aldığı bir moda gösterisi de olacak. (507) 318 42 53 - (553) 485 05 92
3. Post rock’ın önemli İsimlerinden God is an Astronaut, 9 Mart 21.00’de Beyoğlu’ndaki Romeo Juliet Performance Hall sahnesinde. Bilet fiyatı 45 lira. www.biletix.com
Yazının Devamını Oku

Demlenilesi İstanbul meyhaneleri

Tan Morgül ve Ulus Atayurt, kadeh kadehe verip bir kitap yazmış: İstanbul Meyhaneleri. Türkçe ve İngilizce. Gurme olmadıklarının altını çiziyorlar, çoğu mekanda yiyip içmemişler bile. Lakin meyhane adabı ve muhabbetine az biraz kani olduklarını belirtiyorlar. Sun Express Havayolları’nın dergisi Sunny Times’dan Neslihan Pekdemir de; son sayıda bu ikiliyle bir röportaj yapmış.
Kitap güzel, anlatılanlar demli olunca; bu röportajın dergi sayfalarında gözden kaçmasına gönlüm razı olmadı.
Üstelik İstanbul’daki balık mevsiminin geçmesine de (eylül-mayıs aralığı) az biraz kalmış, bahanelerin sayısı arttı.
80 kilometrelik bir hatta, yazarların deyimiyle ‘muhabbet rotası’ çizen bu rehber için 130 mekan gezilmiş.
Bu topraklarda asırlardır var olan ‘meyhane’ geleneğinin yakışıklı bir fotoğrafını çekmişler. “İki tek atıp birkaç lokma meze yemek” isteyenlere küçük ayrıntılar, tarihi anekdotlar ve edebiyat eserlerinden sahneler sunmuşlar. Bildik merkez arterlere sıkışmamak için ‘yeni’ İstanbul’a da bakmayı ihmal etmemişler.

KADINLAR RAHATÇA GİDEBİLSİN

Morgül ve Atayurt’un belli aralıklarla güncellemeyi düşündükleri rehbere aldıkları mekanlarla ilgili belli başlı kriterleri de şöyle: Bir kere tecrübeyi bir kenara not etmek. Kadınların rahatça gidebilmesi, erkek egemen bir yer olmaması. Sadece üst gelir grubuna hitap etmemesi. Mutfağının klasik meyhane geleneğinin sacayaklarına sahip olması.
Pek bilmedikleri mahallelerde de işin erbabına, yerel tiryakiye ya da Vefa Zat gibi üstadı muhteremlere danışmışlar. Bazen bir yerin sahibinin hoş sohbeti bile kitaba dahil olmasını sağlamış.
İstanbul meyhanelerinin tadını çıkarmak için Boğaz havasının mühim olduğunu söylüyor Tan Morgül, ancak deniz kenarında olmayan meyhanelere de şans tanıyorlar. Mutfağının illa kalburüstü olması gerekmediğini hatırlatan Ulus Atayurt devam ediyor: “Tadı için; 20 kalem meze yeter de artar bile. Ama tabii; bir dolama, uykuluk ya da midyeli lahana dolması çıkarsa karşınıza, hayır demek enayilik olur. Tuzu atmosferindedir; garsonlar üstünüze gelmez, durmadan tabak değiştirmez. Barbası (Rumca amca, meyhane sahibi anlamında) makul bir süre müdavimleriyle sohbet eder. Mahalleninin birkaç şahsiyeti sıklıkla uğrar, gece yarısından önce memur işi kapanır. Kentte bu tür 30 kadar meyhane kalmış...”

HAFTASONU MESAİSİ

1. Asmalımescit Leblon’daki ‘Işıltılı Disco Night’ geceleri bugün 23.00’den itibaren başlıyor. Disko severler gece boyunca Bee Gees, Diana Ross, Donna Summer, James Brown ve Gloria Estefan gibi isimlerin parçalarıyla coşacak. (212) 252 86 36
2. Mor ve Ötesi’nin eski ve yeni şarkılarını dinlemek isteyenler yarın Silahtarağa’daki Otto Santral’de toplanıyor. Kapılar 23.00’den itibaren açılıyor, biletlerse 35 lira. (212) 252 23 88
3. Nişantaşı’ndaki Ranchero Restaurant, İspanyolca’da ‘Mutlu Son’ anlamına gelen ‘Fin Feliz’ adlı cumartesi partileri düzenliyor. DJ Berk Ozan’ın çalacağı gece 23.30’da başlıyor; margarita, tekila ve Meksika’ya özgü yerel kokteyller içiliyor. (212) 219 85 50
4. Cem Adrian’ın konser turnesi bugün Beyoğlu Bronx Pi’de, yarın Çanakkale Mask Bar’da, pazar günüyse Balıkesir Salih Tozan Kültür Merkezi’nde sürüyor. www.biletix.com
5. Birol Topaloğlu, yeni albümünden türküleri ilk kez yarın akşam 21.00’da Beyoğlu’ndaki Maya Sahnesi’nde söylüyor. Batum’dan Giresun’a Doğu Karadeniz’in ses mirasını ele alan ‘Kıyı Kıyı Karadeniz’ albümündeki yerel sanatçılar da konsere katılıyor. (212) 252 74 52

VE SAİR GÜNLER

1. Andante Klasik Müzik Dinletileri, 28 Şubat 20.30’da Pera Café’de. Programda Burak Bilgili piyanist Rayna Popova eşliğinde sevilen opera parçalarından bir demet sunuyor, Serhan Bali’nin sorularını da yanıtlıyor. Rezervasyon: (212) 334 09 12
2. Yetenekleri keşfetmek için düzenlenen müzik yarışması Miller Music Factory’ye başvurular 28 Şubat’ta bitiyor. Pek çok kategorinin yanı sıra atölye çalışmaları da içeren yarışmanın finali, 9 Nisan gecesi Salon İKSV’de. www.musicfactory2010.com
3. Ankara’daki Murphy’s’de 1 Mart 21.30’dan itibaren, Latino Dans Stüdyosuyla ortak salsa/bachata gecesi düzenleniyor. Ankara’nın 11. yılını kutlayan en kalabalık Latin gecesine katılmanın bedeli 18.50 lira. www.biletix.com
Yazının Devamını Oku

Soğuk New York’tan sıcak havadisler

Ayıptır söylemesi New York’a gittim geçen hafta. Sebep Moda Haftası’ndaki Tommy Hilfiger defilesini izlemek. Lafı fazla uzatmadan önce Moda Haftası’ndan, sonra insanın iliğini donduran New York sokaklarından haberler vereyim.

? Defilelerin en gözde ismi Fransız Vogue’nun yeni genel yayın yönetmeni Emmanuelle Alt’dı. Herkes Carine Rotfield’in yerini pek güzel dolduran asık suratlı Alt’ın peşinden koşuyordu resmen.  
? Fena halde bir 70’ler modası var. Hilfiger defilesindeki kocaman şapkalar, süet elbiseler ve bordo-kahve gibi sonbahar renkleri, kolejli Ali McGraw ve havalı Lauren Hutton’ı anımsatıyordu. 
? Genç Amerikalı modacıların en parlaklarından Alexander Wang’i Anna Wintour, Tommy Hilfiger’i Rosario Dawson, Tory Burch’ü Kanye West ve Rodarte’yi Sofia Coppola izledi. Dawson payetli lacivert elbisesiyle harikulade görünüyordu.      
? Moda Haftası’nın merkez üssü The Lincoln Center; fevkalade bir mimarisi olan çok kullanışlı bir mekan. Defileler biraz gecikmeyle başlasa da hiçbir aksaklık yaşanmıyor. Oturma düzeni titizlikle hazırlandığı için İstanbul’daki gibi itiş kakış yer kavgası yaşanmıyor.   
? The Standart Hotel’in 13. katındaki Boom Boom Room hala çok popüler fakat içeri süzülmesi çok zor. Otel müşterisi olsanız bile harika şehir manzarasını izleme şansınız çok düşük. Purple Dergisi’nin burada düzenlediği partide Jared Leto’dan Kirsten Dunst’a, Chleo Sevigny’den Lily Donaldson’a  kimi ararsanız vardı. Bu arada otelin önündeki alan buz pistine çevrilmiş. Gündüz çoluk-çocuk herkesin eğlendiği bu pistte gece defilesi de yapıldı.

VE SOKAKLARDAN HABERLER

? Trend kovalayan genç insanların hemen hepsinde kemik çerçeveli koyu renk gözlükler var. Çoğunun gözünün bozuk olmadığından şüpheleniyorum. İki adımda bir Sorel marka kar botları ve Longchamp’ın Le Pliage model çantasının her rengiyle karşılaşmak mümkün.  

Yazının Devamını Oku

Ayın on dördü gibi güzel bir gün

Sevgili yoksa 14 Şubat’a burun kıvrılır. Normal. Her köşede tıksırına kadar pelüş oyuncak, kırmızı kalp ve çikolata görmek çoklarını bayar, bayıltır. Fakat halihazırda bir sevgili varsa da, hatırlansın ve tatlı bir sürpriz yapılsın istenir.
Burada biz bizeyiz, aramızdan yalanı kaldıralım: Daha ziyade prenses muamelesi görmeye susamış kadınlar için doğmuştur.
Kıvırtmalara da kolay gelir, nihayetinden hafiften uyduruk bir gün.
Mesela bu yıl Mevlüt Kandili’ne denk geldi diye, organizasyonlar iki gün öncesine çekildi. Böylece başta bikinisini de giyen oruç da tutanlar olmak da üzere; herkesin gönlü hoş tutuldu. Doğrusu bahane de güzel: “Pazartesi yerine haftasonu kutlanacak işte, fena mı?”
Birileriyle tanışmak isteyenlere de, süslenip püslenip yavuklusuyla dışarı çıkmak isteyenlere de seçenek çok. Bunların bir kısmını derleyip topladık.

SEVGİLİLİLERE DE SEVGİLİSİZLERE DE

* Ünlü Amerikalı şarkıcı Macy Gray 14 ve 15 Şubat 21.30’da Babylon’da şakıyacak. Nezleli kedi sesinin hastası olduğumuz Macy Gray, beş kez Grammy’e aday olduysa da ‘En İyi R&B Kadın Vokal’ ödülünü götürdü. Esas ismi Natalie Hinds olan sanatçı Billie Holiday, Tina Turner ve Betty Davis gibi seslerle kıyaslanıyor. 1999’da yayınlanan ve büyük olay olan ilk albümü ‘On How Life Is’in ardından dört albüm daha yayınladı. Son albümü ‘The Sellout’ı geçen yaz çıkaran Amerikalı R&B kraliçesi Training Day, Scary Movie ve Spiderman gibi filmlerde de rol aldı. Bilet fiyatı 141,75 lira. www.babylon.com.tr
* İnternet ortamında arkadaşlık ve tanışma imkanı sağlayan www.siberalem.com Sevgililer Günü’nde özel bir tanışma fırsatı hazırladı. ‘Aşkın Gözü Kördür’ adlı tanışma partisinde birbirini tanımayan 20 kadın ve 20 erkek katılabilecek. Bu çiftler yine birbirlerini görmeden aynı masaya oturup dört çeşit yemek yiyip, kokteyl ve sınırsız şarap içebilecek. Canlı müzik de olacak. Çiftler gecenin sonunda birbirlerini görmeden mekandan tek tek ayrılacak. Katılımcılar ‘Gecede kim kimdi’ sorusunun cevabını ancak geceyarısı kendilerine e-postayla yollanacak video linkinden öğrenebilecek. Katılmak için www.siberalem.com’a üye olmak gerekiyor.

BALKAN DÜĞÜNÜ TADINDA

* Sıla ilk İstanbul konserini 12 Şubat’ta veriyor. Sevgililer Günü’ne özel bir konseptle yaklaşık 5 bin kişilik bir toplulukla buluşacak. Sanatçının ‘Aşk’a Dair/Konuşamadığımız şeyler Var’ albümünden şarkılar dinlemek isteyenler Lütfü Kırdar Rumeli Salonu’nda olsun diyerek, kapıların 21.00’de açılacağını da hatırlatalım. Bu arada Sıla’nın hemen öncesinde kendi adını taşıyan ilk albümünü çıkaran Barbaros da şarkılarını söyleyecek. www.biletix.com
* Kollektifİstanbul; Sevgililer Günü’nü Balkanlar’ın düğün müzikleriyle Cemal Reşit Rey’de kutluyor. Doğu Avrupa geleneksel düğün müziklerine dayalı repertuarını funk ve caz altyapılarıyla yorumlayan Kolektifistanbul; Aslı Doğan (vokal), Richard Laniepce (saksofon, gayda), Tamer Karaoğlu (akordeon), Talat Karaoğlu (klarnet), Ertan Şahin (tuba) ve Ediz Hafızoğlu’dan (davul) oluşuyor. Bu neşeli konserin konuk sanatçılarıysa Sinan Çelik (kaval), Şenol Filiz (ney), Birol Topaloğlu (tulum), Selim Sesler (klarnet), İzzet Kızıl (perküsyon), Elena Hristova (vokal) ve Ahmet Özden (kaba zurna). Balkanlar’dan düğün havaları dinlemek isteyenlerin biletleri www.biletix.com’da.

HAFTASONU MESAİSİ

1. Caz piyanisti Selen Gülün grubu Selen Trio ve Daniele Camarda’yla bugün 20.30’da Borusan Müzik Evi’nde konser veriyor. Bilet fiyatı 23 lira. www.biletix.com
2. Genç rock grubu Pinhani bugün 21.00’de Jolly Joker Balans’ta şarkılarını söylüyor. Bilet fiyatları 34 ve 67 lira. www.biletix.com
3. Brezilyalı ünlü caz şarkıcısı Catia Werneck bugün ve yarın 21.00’de İstanbul Jazz Center’da. Bilet 45 ve 56 lira. Konserlerde Werneck’e Vincent Vidal (piyano), Munir Hossn (bas) ve Luiz Augusto Cavani (davul) eşlik edecek. www.biletix.com
4. Eskilerden sevdiğimiz rock gruplarından Vega, yenilerden She Past Away’le birlikte bugün 22.00’da Beyoğlu’ndaki Bronx Pi Sahne’de. New wave/post punk grubu ‘She Past Away’ Volkan Caner ve İdris Akbulut’tan oluşuyor Bilet fiyatları 28,50 ve 23,50 lira. www.biletix.com
5. Teoman hayranları bugün 23.30’te İzmir’deki Ooze Venue’ye. Bilet fiyatı 34 lira. www.biletix.com
6. Yarın 22.30’da Bursa Suare’ye gidenler Emre Altuğ’un şarkılarına doyacak. Bilet fiyatları 39,50 ve 34,50 lira. www.biletix.com
7. Ankara’nin ilk Red Night gecesi yarın 23.00’te Three G’de. Lazer gösterileri, gogo dansçıları ve DJ performansları eşliğinde partilemek isteyenlerin ödemesi gereken 28,50 lira. www.biletix.com

VE SAİR GÜNLER

1. Uykusuz Dergisi’nden tanıdığımız mizahçı Alpay Erdem’in stand-up gösterisi 14 Şubat 20.30’da Caddebostan’daki Kulis Oda Sahnesi’nde. Bilet fiyatları 28,50 ve 23,50 lira. www.biletix.com
2. Son zamanların en iyi kadın vokali Birsen Tezer’i Bülent Ortaçgil, İlhan Şeşen ve Gürol Ağırbaş gibi isimlerle yaptığı düetlerle tanıyoruz. Solo albüm de çıkaran Tezer 14 Şubat 21.00’de Beyoğlu’ndaki İndigo’da olacak. Birsen Tezer’e eşlik eden isimlerse Tunç Öndemir (gitar), Emre Tankal (gitar), Mümtaz Solmaz (bas) ve Ahmet Özbilen (perküsyon). Bilet fiyatları 25 lira. www.biletix.com
3. Eskişehirli rock grubu Piiz, geçen yıl kendi adlarını taşıyan ilk albümleri Piiz’i çıkardı. 17 Şubat 23.00’de İzmir’deki Bios Bar’da bir konser verecek grup; Emir Yaşar (vokal), Mehmet Dudarık (davul) Muzaffer Doğan (synthesizers, piyano), M. Doğa Usta (gitar, geri vokal) ve Ahmet Çilingir’den (bas gitar) oluşuyor. Bilet fiyatı 18 lira. www.biletix.com
Yazının Devamını Oku