"Uğur Ergan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Ergan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Ergan

Funda İyce Tuncel'in renk coşkusu

O en keskin eleştirisel fırça darbeleriyle, “etnik temizlik”, “soykırım”, “katliam”, “göçe zorlama”, adını ne koyarsanız koyun, insanın insana çektirdikleri nedeniyle duyduğu acıları hiç çekinmeden tuvaline yansıtıyor.

İnsanlığın bu kara yüzü içimi çok acıttığından, belki de mübadele kurbanı bir ailenin çocuğu olarak onun “Göç imgeleri” adını verdiği resimleri beni çok etkiliyor. Ancak onun renkçi ve lekeci anlayışla kadınları ve kuşları ayrılmaz bir bütün haline getirdiği, insanı daha çok hayata bağlayan eserlerinin tadı ise bir başka güzel.
Funda İyce Tuncel bu haftaki konuğumuz.
Tuncel öylesine renkçi ki, yukarıda bahsettiğim acıları bile resmederken, onun müthiş renk harmanları sayesinde acılara rağmen yarınlara umutla bakacağınız güç ve enerjiyi kendinizde bulabilirsiniz. Tuncel’i tanıdığınızda aslında onun çoğunlukla pozitif yaşam tarzını tuvale yansıttığını anlayabilirsiniz. Tuncel’den sanatsal açıdan iç dünyasını bize daha yakından tanıtmasını istediğimde, anlattıkları da resimlerinden pek farklı değildi:
“Kadın figürleri ilgi odağım. Çünkü ben de bir kadınım ve kendi hikayelerimi resmetmeliyim diye düşündüm. Böylece kadınların yanısıra kuşlar da tuvallerimin konularını oluşturmaya başladı. Benim kuşlarım da kadındı ve ikisi ayrılmaz bir bütündü. Yeri geldi kadınlar kanatlandı, yeri geldi kuş başlı kadınlar ortaya çıktı. Renkçi-lekeci üslupla yaptığım bu çalışmalarımla kadın ve kuş birlikteliğini kendi içselliğimle bütünleştirip sanat dilimi kurdum.
Resimlerimdeki gerçeğim yaşamın kendisi. Düne veya yarına dair sorgulamalar bunun sonucunda da içtenlik ve samimiyet. Hep spontane çalıştım, resimlerimin lirik olduğunu söylüyorlar ben kendimi buldum bulalı aşkla, çoşkuyla resim yapıyorum.
Boyalarla, fırçalarla başbaşa kaldığımda ne hissediyorsam onu resmederim: Kuşlar, masallar, kadınlar...Yaşamın tam ortasında ben, nefesim, yüreğim. Kalıplar, akımlar, konular hiç önemli değil bana göre. Resim izleyicisini bulur ve içine alır, tam o noktada sihir başlar, mühürlenirsiniz. Yaşadığım sürece mühürlemeye ve mühürlenmeye devam edeceğim, tutkuyla sınırsız bir aşkla. Yaşanmışlıkların resmidir benim resmim, kimseye hesap vermez. Renklerin uçuştuğu, sanallıktan uzak gerçeğin ta kendisidir. Ruhuna dokunan, parmağının ucundaki his gibi yakın. Samimi adanmış resimdir, benim resmim. Dimdik, kararlı, olgun...
Yaşadığım her ‘an’ın çığlığını zerrelerime kadar hissedip zaman makinesindeymişçesine farkına varamadan harcadığımız ‘an’larımızı, hayallerimizi, kaygılarımızı, umutlarımızı, sevdalarımızı ve hüzünlerimizi; kısaca kaybettiğimiz güzellikleri vurgulamak adına nefes almanın en büyük erdem olduğu bilinciyle yüreğimi, ruhumu katarak fırça vuruşlarımda renklerimde, dokularımda, tuvallerime yansıtıyorum.
Dilerim bir gün herkes zamanın durduğu bir noktada renklere karışır ve kendi masalını yaşar. Ben, resimlerimde hep bunu yaşadım. Resimleri izlerken balıkla ve kuşla konuşun. Sanırım size söyleyecekleri var. Ve hiç çekinmeyin hayal kurun. Nasıl olsa, aslında hepimizin istediği ama adını hiç söylemediği bir çift beyaz kanat değil mi? Kanatlarınızın hayalini kurun. Ve sonra Baudelaire’in dediğini yapın. Yani sarhoş olun. Şarapla, şiirle ya da erdemle, siz nasıl isterseniz...”
Tuncel’in resim dünyasıyla ilgili anlattıkları böyle. Eğer eserlerini yakından tanımak istiyorsanız, onlar da size bir tık uzaklıkta. Yapmanız gereken tek şey, internette “www.fundaiycetuncel.com” adresine girmeniz.

AYAZ’IN ‘MAYIS’ SERGİSİ

Ankara’daki resimseverlere yarın akşamlarını boş bırakmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü, Mustafa Ayaz, her yıl artık geleneksel hale getirdiği “Mayıs” sergilerinden bir yenisini daha açıyor. Ayaz’ın Balgat’ta kendi adını taşıyan müzenin giriş katında 500 metrekarelik sergi salonunda yarın saat 18.00’de açılacak sergide, usta sanatçının son dönemlerine ait büyük boyutlu çalışmaları ile desen ve çizimleri yer alıyor.

KENTTE NE VAR?

RC Müzayede’nin Çayyolu Mesa Plaza’daki yeri artık kalıcı müzayede evi haline dönüşüyor. Bu nedenle 11 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00’da değişik sanatçıların eserlerinden oluşan bir müzayede düzenlenecek. Müzayede başlangıç fiyatını katılımcılar kendi teklifleriyle belirleyecek. Diğer bazı sergiler ise şöyle:
Önder Aydın (7 Mayıs’ta açılacak-Galeri Valör/Hilal Mah.), Fatih Karakaş, Ayhan Çetin-Kemal Topçu, Özgür Kaptan sergileri (15 Mayıs’a kadar-Galeri Soyut/Hilal Mah.), Ergin İnan desen sergisi (30 Mayıs’a kadar-Arete Sanat/Yıldız), Seher Amiklioğlu (9 Mayıs’ta açılacak-TESK Sanat/Atatürk Bulvarı), İsmail Gümüş (31 Mayıs’a kadar-Galeri Polart/Hilal Mah.), Saim Erken ile E Gökkaya-P.Şan Aslan-E.Özeskici karma sergi (9 Mayıs’ta açılacak-KAV Sanat/Yıldız), Sevda Mant Şen (8 Mayıs’ta açılacak-A.Gözübüyük Sanat/Çayyolu), Hale Karpuzcu (26 Mayıs’a kadar-CerModern), Erdal Ateş (27 Mayıs’a kadar-Galeri Akdeniz/Hilal Mah.), Abdurrahman Kaplan (10 Mayıs’a kadar-Krişna Sanat/Kavaklıdere), Karma sergi (17 Mayıs’a kadar-Ankara Tenis Kulübü/Ulus), Karma sergi (10 Mayıs’ta açılacak-İ.Altınok Sanat/Kolej.)

X