Çocuk sadece annenin işi değil

Evli olduğu halde birçok anne çocuğunu ‘yalnız’ büyütüyor. Bazı babalar sorumluluklarının evin giderlerini karşılamaktan ibaret olduğunu sanıyor, çocuklarıyla ilgili hemen bütün işleri annelere bırakıyor.

Haberin Devamı

Babalara da doğum çantası

PSİKOLOG CEYDA EKE (İNDA ÇÖZÜM ODAKLI DAN. VE EĞİTİM MERK.)

Babaların çocuklarıyla bire bir ilgilenmeleriyle çocuklarda görülebilecek kaygı, depresyon, somatik sorunlar, dikkat sorunu, asosyallik, agresif veya yıkıcı davranışlar arasında ters orantı var. Yani baba ne kadar çok ilgileniyorsa çocuğun benlik gelişimi o kadar iyi. Hem kız hem de erkek çocuklarının babaya ve onun onayına/desteğine ihtiyacı var. Oyun oynamaktan korkmayan, çabalayan babalar; okumak, sormak, öğrenmek, zaman ayırmak ve uygulamak için efor sarf ediyor. Kültürel norm ve sınırlamalara itiraz edip, çocukları için iyi bir şeyler yapmak istediklerinde desteğe ihtiyaç duyabilirler. Hamilelikten itibaren başlayan sürece, babaların da ‘eşlik eden’den öte yapabilecekleriyle ilgili bilgilendirilmeleri de gerek. Eşlerinin bir anne olarak yaşayacakları, emzirme döneminde ‘dışarıda’ hissetmelerinin yavaş yavaş kırılacağını öğrenmek bile bu süreci başlatabilir. Doğum için hastaneye yatarken babaya da bir doğum çantası hazırlamasıyla başlamak fena olmaz! Bebeğini tutmaktan korkmayan,  hata yapmamaya çalışmaktansa bunları kabul edip düzeltebilen, oyun oynayan, onun meraklarıyla ilgilenebilen, korkularını-sıkıntılarını dinleyip çözüm üretmeye çalışan, bilmediği şeyleri öğrenmeye çalıştığını gösteren, çocuğu yeni şeyleri öğrenirken yardım edip eşlik edebilenler iyi baba... En önemlisi de sarılmaktan, öpmekten ve yüz göz oluruz korkusuyla çocuklarla eğlenmekten korkmayanlara sağlıklı ve iyi baba diyebiliriz.

Haberin Devamı

Çocukla ikisi de oynamalı

PSİKOLOG HAKAN YÜKSEK

Toplum, baba rolü ve fonksiyonunu farkında olmadan pasifize ediyor. Örneğin, ders kitaplarındaki aile çizimlerinde baba gazete okuyan ve TV izleyen, anne mutfak işlerini yaparken, çocuk mutlu görülür. Dizleri üzerinde çöküp çocuğuyla oynayan bir baba ve anne figürünün resmedildiğine hiç rastlamadım. Oyun, çocuğun ruh dünyasına hitap eden bir faaliyet olarak görünmekle beraber fikir geliştirmek, yorum yapmak, analiz yapmak, sorumluluk üstlenmek, yardımlaşmak ve mücadele etmek için çok güzel bir referans alanı. Ruhsal dünyaya ait tüm bu malzemelerin inşaası için anne kadar babanın da yaş dönemine uygun formatlarda oyuna çok ama çok özen göstermeleri gerek.
Ebeveynin çocuğuna beden diliyle, jest, mimikleriyle ve söylemleriyle verdiği geri bildirimlerin önemi büyük. Olumlu geri bildirimler, çocuk benlik gelişiminin temel yapıtaşları. Bu gerçekleşmediğinde çocuğun ruhsal uyumu bozuluyor. Bu da ilerleyen yaşlarda özgüven problemi, benlik saygısının zayıflaması, iletişi güçlüğü ve hatta patolojik temellere kadar varan geniş bir yelpazede gizli bir sorun kaynağına dönüşüyor. Ne yazık ki bu destekleyici tutum pek de bonkörce sergilenmiyor. Muhtemel sebep, kuşaklar arası aktarımda şimdiki anne-babaların bu tutumlardan nasiplerini alamamaları. Bu bir kader değil!

Yazarın Tüm Yazıları